14 Şubat


(Kubilay Günay) #2

Düzenleme için sevgili Şilan’a, ilk değerlendirme ve tavsiyeleri için Muhammed Doğan’a teşekkür ederim. Seçkiye ilk kez öykü gönderdim bu yüzden heyecanlıyım. :slight_smile: Eleştirilerinizi bekliyorum arkadaşlar sizin aranızda bende tecrübe kazanmak istiyorum. Herkesin ellerine ve yüreğine sağlık. Kayıp rıhtım ekibine de bu fırsat için çok teşekkür ederim. :krs:


#3

Merhabalar, siz de benim gibi ilk kez seçkiye katılmışsınız :slight_smile: O yüzden aynı heyecanı yaşamışız.

Kendimde aşmaya çalıştığım ve sizde de gördüğüm bir eksiği belirtmek istiyorum. Sanırım betimleme konusunda biraz daha çalışmamız gerekiyor. Aynı şekilde benzetmelerde de. Yani kırmızı bandı Rambo filmindeki gibi diyerek, okuyucunun gözünde kolayca canlandırmaktansa sadece sözcüklerle anlatabilirdiniz mesela.

Bu konuda - asla ve asla haddim olmayarak! - bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Özellikle kalabalık yerlerde beklerken; mesela bir otobüs terminalinde, bir durakta gördüğüm bir insanı seçip içimden bir yazar gibi konuşarak onu betimlemeye çalışıyorum bazen. Ya da bir nesneyi. Bu tiyatro yıllarımda, gerçekçi oynayabilmek adına hocamın verdiği bir gözlem ödeviydi. Ve çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim.

Hikayenizin kurgusuna söyleyecek sözüm yok, ben beğendim. Rüya kısmında kendini düşen adamın yerinde bulması çok güzel bir detaydı bence. Gördüğümüz rüyaları bile anlatamazken, hiç görmediğimiz bir rüyayı yazmaya çalışmak zordur. Bu detay gerçekten rüyayı rüya yapan şey gibi geldi bana.

Mesela alyans detayını çok sevdim. Çoğu zaman günlük hayatın asıl rutin hareketlerini es geçiyoruz yazarken. Mesela uyandım evden çıktım gibi yazıyoruz. Peki ya tuvalet? Yüz yıkama? Yatağı düzeltme? Perdeyi açma? Bunların hepsini arka arkaya sıralamak tabi ki sıkıcı olur. Ama bazen böyle gerçekçi detayları yazmak güzel bence. Aslında siz karakterin nişanlı olduğunu göstermek için bunu yapmışsınız sanırım. Ama bunu karakterin bu kadar doğal ve gerçekçi bir hareketiyle anlatmanız çok hoşuma gitti.

Son olarak ben daha dramatik bir son beklerken böyle muzip bir şekilde bitmesi de hoşuma gitti. Beni gerçekten şaşırttı ve istemsizce gülümsedim.

Elinize, kaleminize sağlık :pray:t2:


#4

Kurgu ilgi çekiciydi ve anlatımınız akıcı. Ancak bazı yerler çok hızlı geçilmiş gibi geldi. Öykü biraz daha derin işlenebilirdi. Benim gözlerim de daha fazla betimleme aradı. Sonu güzel bağlanmış, gülümsedim.


(Kubilay Günay) #5

Çok teşekkür ederim. Evet betimleme işinin en zayıf olduğum taraf olduğunu düşünüyorum. Gözlemimi artırmak iyi bir tavsiye çünkü küçüklükten beri böyle şeylere pek dikkat etmem. Birşey anlat deseler anlatamazdım mesela :slight_smile: Aceleye gelen bir öykü oldu bir günde yazdım. Rüya anlatmak evet zor bir iş gerçekten, ben kendi gördüğüm bir rüyadan esinlendim dürüst olmam gerekirse. (Düşme olayı rüyamda da vardı çünkü, ama bir detay olarak dikkat etmemiştim siz söyleyince dikkatimi çekti) Nişanlı olduğunu vurgulamak için koydum evet, ben okuduğum romanlarda böyle göndermeleri ve/veya ayrıntıları seviyorum ve dikkat etmeye çalışıyorum. Ben hep finallerin etkileyici olmasını isterim genelde, buradaki finali bende bilmiyordum yazmaya başlarken. Ortalarda aklıma geldi böyle bişey yapmak, güzel düşünceleriniz için teşekkür ediyorum. Birde lütfen çekinmeyin herkesin düşüncesine saygı duyuyorum ve daha yolun başındayım. Herşey benim için önemli hatta keşke bir üstat çıkıp öyküyü yerden yere vursa da bişeyler öğrensem diyorum bazen :smiley:


(Kubilay Günay) #6

Aceleye gelmiş bir öykü oldu gerçekten son gün yazdım. Beğenmenize sevindim, değerli yorumunuz için teşekkür ederim :slight_smile:


(Cem Pala) #7

Kubilay Bey merhaba,

Seçkiye hoş geldiniz…

Öykü ile ilgili kafamda beliren ilk kelime şu oldu: İlginç. Bunu tabii ki olumlu anlamda söylüyorum. Yukarıda arkadaşlar bahsetmişler; eğer betimlemeler biraz daha fazla olsaydı güzel olabilirdi. Ancak benim için daha önemli bir durum var ki, o da hızlı gelişen olaylar…

Kurgunun daha girift olması, öykünün ayaklarını yere daha sağlam basmasını sağlardı.

Bir de mesela aşağıdaki gibi direkt hızlı sonuçlar var.

Yani yaratığın adamla telepatik bağa sahip olması nedeni ile dünya bir daha eskisi gibi olmayacak gibi bir anlam çıkıyor. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. Biraz zorlandım da yazarken :slight_smile:

Çok uzatmayayım, gözüme ilişen noktaları sizinle paylaşmak istedim. Elinize sağlık diyeyim tekrar.

Gelecek seçkilerde de görüşebiliriz umarım.


(Bahadır Satır) #8

Seçkiye hoş geldiniz. Önceki yorumlara katıldığımdan, aynı şeyleri tekrar etmemek adına genel olarak kurguyu beğendiğimi söylemek isterim. Elinize sağlık


(Kubilay Günay) #9

Teşekkür ederim olumlu görüşleriniz için :slight_smile: Olayların hızlı gelişmesi ve ara sahnelerin olmaması (veya çok kısa olması) olayını öyküyü göndermeden ilk değerlendiren arkadaşım Muhammed’de dile getirdi. Öykü üzerine biraz düzeltme ve ekleme yaptım (uzaylı varlıkların baskın için geldiği son sahne direkt gerçekleşiyordu, aletlerin bozulmaya başlaması gibi şeyler ekledim) Ne demek istediğinizi anladım aslında o yüzden, fakat cümle analizini tam anlayamadım :smiley: Mesela o konuya değinmemi mi isterdiniz öykünün ilerisinde? Yoksa ifadeyi daha açık ve uzun yazmamı mı tercih ederdiniz? (bu kanıya nasıl vardık tarzında). Elbette yazara karışmak gibi düşünmeyin, zaten eksikliklerimi ve başka fikirleri görebilmek adına buradayım. Teşekkür ederim tekrar aklınıza takılanı benle paylaştığınız için :slight_smile:


(Kubilay Günay) #10

Çok teşekkür ederim :slight_smile:


#11

Merhaba Kubilay. Seçkiye hoş geldin. :slight_smile:

Öncelikle eline sağlık. Yukarıda bir çok yorum yapılmış. Ben de bir okur olarak beni rahatsız eden hususu ya da başka bir deyişle beklentimi söyleyeyim :slight_smile:

İlk olarak hikayenin hızlı akması ve acelecilik. Bu beni rahatsız etti. Genel olarak sanki bir hikaye değil de bir hikayenin özetini okumuş gibi hissettim.

İkincisi ise karakterin durumu. Yani iki yıldır denekle alakalı rüyalar görüyorsa ve bununla alakalı vicdan muhakemesi varsa ( Öyle olduğunu varsayarak söylüyorum) bunu biraz daha derinleştirebilirdin.

Rüya kısmını ayrıca beğendim. Bu kısımda da çok hızlı geçişler oluyor mesela ancak rüya olduğunu bize anlattığın için bunu kabul edebiliyoruz ve göze batmıyor.

Umarım meramımı anlatabilmişimdir. Görüşmek üzere :slight_smile:


(Kubilay Günay) #12

Evet Umut Bey sizi anlıyorum. Derinlemesine konuya girmek isterdim ama bende fazla vakit almayayım. Öykü yazma deneyimim fazla yok. O sebepten normal veya iyi bir öyküye göre ne kadar akıcı ve aceleci gittiğim konusunda bir fikrim yok. Fakat arkadaşımın ve yukarıdaki diğer arkadaşların örnekler vermesi yolu ile kavramaya çalışıyorum durumu.

Karaktere gelecek olursak evet o ilişki daha iyi işlenebilirdi, öyküyü yazarken ilk planda böyle bir telepatik bağ düşünmemiştim. Sonradan aklıma geldi ve yazdım, sonrasında da sanırım buna değinme gereği duymadım. Öykü daha uzun olsaydı deginebilirdim belki. Ben tekrar okuduğumda kendi adıma bu konuda bir eksik veya rahatsızlık duymadım. Ama şu var ki size de hak veriyorum, daha fazla olabilirdi ama tercih etmedim. Tercih etsem daha hoş olur muydu, olurdu herhalde :slight_smile:


(Kubilay Günay) #13

Ayrıca genel olarak konu ve kurguyu beğendiğiniz için mutlu oldum dostlar :slight_smile: Diğer şeyler için üzerinde düşüneceğim ve kendimi geliştirip bir daha ki öykülerde daha iyi olabilmek adına çaba göstereceğim. Umarım gelecek ay yine hep birlikte oluruz :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #14

Merhaba
Evet bir yetenek, bir hayal gücü var. Hatta eğlenceli de bir kalemsiniz sezdiğim kadarıyla. Ama ilk öykünüz olduğu da küçük nüanslarla anlaşılıyor. (Seçkiyi kastediyorum tabi). Stilinizi tam oturttuğunuzda çok keyifli öyküler yazacağınıza bu öyküyle inandım.
Gelecek seçkilerde görüşmek üzere.


(Kubilay Günay) #15

Sağolun Murat Bey, böyle güzel şeyler duymak beni onure etti.


(Ufuk ) #16

Merhaba Kubilay, Seçki’ye hoş geldin. Öykünle ilgili gelen her yorumda sevinçle acaba ne yazılmış diye okuduğunu tahmin edebiliyorum. Çok keyifli bir heyecandır o. Hepimiz o yollardan geçtik sonuçta :slight_smile:

Öyküne gelirsek; senin sözlerin doğrultusunda, öykü yazma deneyimi olmayan birinin bir gün gibi kısa bir sürede böyle bir öykü ortaya çıkartabilmiş olması bence büyük başarı. Bir kere sürükleyici bir hikaye kurgulamışsın ki bir öykünün çimentosudur o. Okuyucuyu kendine bağlayan bir hikaye anlatmak çok önemli bir meziyet. Tebrik ederim bu açıdan.

Teknik anlamda diğer arkadaşlar belirtmişler eksiklikleri. Kendini geliştirmen, daha çok okuman daha çok yazman gerekiyor diye düşünüyorum. Gözüme batan noktalar vardı öykünde.

Örnek vermek gerekirse, bazı kelimeler arka arkaya çok sık kullanılmış.

Böyle bir canlıya bakıyor olmak yeterince ürkütücüyken, onun da bana baktığını görmek daha ürkünçtü.

O yanıma yaklaşırken enerji yoğunluğundan dolayı ayakta durmakta zorlandım. Yer çekiminin de etkisiyle omuzlarım düştü. Dizlerimin üzerine çökmek durumunda kaldım. Başımı kaldırmakta bile zorlanıyordum.

O varlık, gerçekten Dünya’ya barış için gelmiş olabilir miydi? Bu rüya kaç gündür bastırdığım vicdanımın bir dışa vurumu olabilir miydi?

Deneğin soyundan olan yabancılar baskına gelmişti ve içerdeki herkese lazer silahlarıyla ateş ediyorlardı. Odada ki insanların şok geçirerek birer birer yere yığıldığını gördüm. Fakat hiçbiri, bana dönüp ateş etmemişti.

Ortalık birden kan gölüne dönmeye başladı. Bense olanlar karşısında donup kalmıştım. En son üst kattaki balkondan ağaçlara düşen bir adamı gördüğümü hatırlıyorum. Sonrasında bir anda görüşüm bulanıklaşmaya başladı.

Benzer bir kaç örnek daha vardı ama kendinin bulması daha iyi olacak sanırım. :slight_smile:

Ayrıca betimleme ve tasvirlerdeki eksiklik diyaloglarda da kendini göstermiş diye düşünüyorum.

Başımı çevirmeden sordum;

“Deneğin kıyafet analizi geldi mi?”

Aceleci bir ağızla;

“Deneğin astronot giysisinin analiz sonucu daha çıkmadı efendim. Muhtemelen bu gece sonuç alırız diye umuyorum.”

Beraber yıllardır çalışan insanların bu şekilde bir diyaloga gireceğini sanmıyorum.

Ben olsam şöyle yazardım bu kısmı;

“Deneğin kıyafet analizi çıktı mı?” diye sordum yardımcıma, başımı dahi çevirmeye tenezzül etmeden.

Aceleyle, “Hayır efendim ama sonuçların bu akşam gelmesini bekliyoruz,” diye yanıtladı.

Başarılarının devamını dilerim, diğer seçkilerde görüşebilmek ümidiyle…


(Osman Eliuz) #17

Merhabalar ve hoş geldiniz seçkiye.

Arkadaşlar öykü hakkında bir sürü şey söylemiş, çoğuna katılıyorum, uzatmamak adına tekrarlamayacağım o sebepten; göz önünde bulundurmalısınız.

Öyküyü bir günde yazmış olmanız ve bunu dile getirmeniz bile başlı başına bir cesaret örneği; ortalama üç-dört yıldır bir şeyler yazan -yazmaya çalışan- ben, halen bir gün gibi bir sürede öykü yazabilmiş değilim.

Bir olay öyküsü için ve tabii ilk öykünüz olması hasebiyle kabul edilebilir bir metindi okuduğum. Gelecek seçkilere de katılmalı, kendinizi geliştirmelisiniz.

Ellerinize sağlık.


(Ufuk ) #18

ortalama üç-dört yıldır bir şeyler yazan -yazmaya çalışan- ben, halen bir gün gibi bir sürede öykü yazabilmiş değilim.

+1 diyorum Osman.

Ben de ona şaşırdım valla.

Yazıp yayınlamayı geçtim, benim öykülerin üzerinden geçmem en az bir hafta sürüyor. :rofl:


(Osman Eliuz) #19

Değil mi ama; aynı şekilde benim de öyle :slight_smile:


(Kubilay Günay) #20

Aslında bir sürü şey var tabi burada hepsine giremiyorum. Bir günüm yoktu bir buçuk günüm vardı yazmak için ve birkaç şeyi editör misali arkadaşım düzeltti. Öyküye yabancıyım evet ama bir roman yazmakla uğraşıyorum 2 yıldır. 2 yıl boyunca vakit bulabildiğim kadar yazarlık nedir ne değildir anlamaya idrak etmeye çalışıyorum. Sanırım bir çok eksik hem yazma pratiğiyle hem de okuyarak zamanla düzelecektir diye umuyorum. Sonradan okuduğumda bende baya bir eksiklik farkettim ki ilk okumalar da farketmedigim şeyler farkettim. Sizlerin de yardımıyla elbet. Söyleme cesaretine gelince teşekkür ederim, buraya eksikliklerimi görmeye geldim dediğim gibi. Bu işi biliyorum (kendimin olabilecek en iyi seviyesindeyim) desem eserim ile bunu kanıtlamam gerekirdi. Sonra gülünç duruma düşerdim :slight_smile:


(Kubilay Günay) #21

Kısa sürede kurgu ve konuyu bağlamak şans işi. Yazdıktan sonra kendim memnun kalınca katılmak istedim. Özellikle “Astronot” teması beni içine çekti.