2017 Nebula Ödülleri'nin Adayları Açıklandı

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/oduller/2017-nebula-adaylari/



Fantastik ve bilimkurgu edebiyatının en prestijli ödüllerinden biri olarak görülen Nebula’nın bu yılki adayları belli oldu (DEVAMI…)

4 Beğeni

N.K. Jemisin‘i de keşke başka bir yayınevinde görsek.

Bir düzeltme: Tanıdık tek bir yazar var demiştim, iki tane varmış. Biz Gayet İyiyiz’in yazarı Daryl Gregory‘nin yeni kitabını Spoonbenders (Kaşıkbükücüler) atlamışım. @irbis haber verdi, sağ olsun.

Bu arada Beşinci Mevsim’i okuyan var mı bu arada? İstisnasız her ödüle aday olup duruyor. Acaba sadece siyahlar hakkında yazan siyahi yazarlara destek olma modasından mı, yoksa gerçekten de iyi bir bilimkurgu mu diye merak ediyorum.

1 Beğeni

Spoonbenders’ı diliyorum İthaki’den okuruz^^ @irbis ve ekibi Biz Gayet İyiyiz’de çok iyi iş çıkarmışlardı.

Beşinci Mevsim okuma listedem ama bir türlü başlayamadım :roll_eyes: Okuyan varsa ben de yorumları duymak isterim :slight_smile:

Ben de Jemisin’in bu kadar öne çıkarılması bu ikisinden hangisine bağlı merak ediyorum. Ancak Reddit’te kendisi hakkında olumlu yorumlar gördüm. Belki de her ikisinden dolayı.

Goodreads’teki yorumumu buraya da ekleyeyim. Ben fazlaca beğenmiştim.

  • Coğrafik olarak fazla aktif olan bir dünyada, “Sükunet”(the Stilness) adı verilen bir kıtanın üstünde Toprak Baba’nın(Father Earth) öfkesi olan büyük iklimsel ve yeryüzü değişimlerinin -bunlara “Mevsim”(Seasons) deniyor- olduğu kıyamet -kıyametler- sonrasında bir dünyada geçiyor.

  • Kitap değişik bir büyü sistemini -orojeni- bir şekilde jeoloji bilimine bağlıyor ve etten kemikten karakterlerini sunarken aynı zamanda birçok farklılığa da yer veriyor. Kıyametlerin oluşturduğu bir kültür, baskıcı rejimin farklı olana yaptığı insanlık dışı uygulamayı çoğunluğun iyiliği adı altında rasyonalize etmesini tek bi bakış açısından başarılı bir şekilde anlattığını düşünüyorum. Fakat normal -orojeni yeteneği olmayan- bireylerin orojeniklere(Jemisin’in büyücüleri diyorum) olan bakış açısına fazla değinmeden, yöneticilerin davranışlarını ise yüzeysel bir açıklama şeklinde vermesini i biraz yetersiz buldum.

  • Karakterlerden, Essun’un ikinci tekil şahıs üzerinden anlatılan bakış açısında karakterin kayıplarından dolayı çektiği acının, yoğunluğunu ve somutluğunu aşırı canlı bir şekilde hissettim. Bu karakter ile olan duygusal bağımı güçlendirirken onun toplumun dinamikleri açıklaması için de sıradışı bir imkan sunuyor.
    Bir diğer karakter olan küçük kızın, Damaya’nın ise farklılığın çevresinde oluşturduğu korkuyu deneyimlerken ona yanaşan, sevgiye benzer bir izlenim verene karşı açılışını ve gücüyle birlikte evreni tanıtmak adına okuyucuya yardımcı olmak bakımından başarılı bir karakterdi.
    Üçüncü karakterimiz, Syenite ise bir akademi -veya bakış açısına göre hapishane- olan “Merkez”(Fulcrum)'den başlayan yolculuğuyla okuyucuya orojeniyi tanıtıyor. Korkulan ama aynı zamanda gereklilik adına varlığına tahammül edilen bir sanat orojeni. Bir tabu olması yetmezmiş gibi insandan daha aşağılık bir seviyede görülen, buna rağmen toplumun ve kültürün devamlılığı adına orojenlerin gerekli bir araç olduklarını renkli yol arkadaşı ile olan diyaloglarıyla okuyucuya aktarıyor.
    Kendimce özetim, Essun, acıyı ve acının insanı dönüştürdüğü şeyi, Damaya keşfedilişi ve masumluktan gerçekliğe adımı, Syenite ise katı disiplinin öğretilerini ve çevredeki bireylerin değişik olana bakışının karşısındaki temsiliydi.

  • Jemisini didaktik bir şekilde dünyasını tanıtmak yerine, karakterlerin gördüklerinden, tecrübelerinden yararlanarak aktarmayı seçmesini beğendim. Bu da arka arkaya akan bir bilgi şelalesi yerine damlaya damlaya göl olur mantığı ile hareket ettiği için sıkıcılığı azaltıyor. Kitap baskının, toplumdan dışlanmanın, olduğun şey yüzünden insanların senden korkmasının ve bu korkunun temelinde yatan şeyin bir şekilde nefret olduğunu hissettiren o acımasız ama hayatta kalanlardan oluşan toplumda sadece yaşamak isteyen fakat kimliğinden ve doğumdan gelen hakkından dolayı bunu istediği gibi sessiz yapamayanların kitabı, hikayesi.

Okumayı seven arkadaşlara tavsiyemdir. Hata varsa affola.

5 Beğeni

Sizleri bilmem millet ama, benim iştah birden açılıverdi :grin:

1 Beğeni

Konu Jemisin olduğunda herhangi bir siyahi yazar siyahi kitap yazmış da sevilmiş gibi bir durum söz konusu değil. Gerçi hiçbir yerde böyle bir şey geçerli değil de, neyse.

  1. yüzyılın en iyi fantastik serisinden birinden bahsediyoruz. Benim en sevdiğim kitaplardandır. Bu kadar coştuğum son fantazi Dikenlikler Prensi olmuştu. Ki onu da dört-beş kere okumuşumdur.

Jemisin’in değerini bilin, gençler. Bilinmiyor. Böylesi az gelir.

1 Beğeni

Cevaplar için teşekkürler @ogzkaan ve @irbis. Jemisin’i hiç okumadığım için ve son dönemlerdeki ödüllü kitaplar çoğunlukla bana hiiiiç hitap etmediğinden temkinli yaklaşıyorum artık bu tür yeni ve fazlasıyla göz önünde olan yazarlara . Jemisin’in Lovecraft’ı bol bol yermesi de ona karşı bir önyargı oluşturmadı değil bende tabii.

Yine de @Bay_Karamsar’ın da dediği gibi iştahım kabarmadı değil kitaba karşı :slight_smile: Teşekkürler tekrardan.

1 Beğeni