2018 Arthur C. Clarke Ödülü'nün Kazananı Açıklandı


(M. Ihsan Tatari) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/oduller/2018-arthur-c-clarke-odulunun-kazanani-aciklandi/



Arthur C. Clarke Ödülü’nün bu yılki kazananı Anne Charnock’un erkeklerle kadınların tek başlarına çocuk sahibi olabildiği bilimkurgusu “Dreams Before the Start of Time” oldu. (DEVAMI…)


(Ezgi ) #2

Türkçe’ye ne zaman çevrilir acaba?? Hoş öyle bir planı var mı herhangi bir yayınevinin onu da bilmiyorum. Bir çevrilsin fiyatını uygun gördüğüm an kapacağım kitaplardan biri.


(M. Ihsan Tatari) #3

Şimdilik öyle bir haber yok ama böylesine büyük bir ödülü aldığına göre yakında yayınevlerinden biri kapar mutlaka :slight_smile:


(Doğan Sakarya) #4

Son İstasyon faciasından sonra ne bu ödüle ne de bu ödülü alan kitaba güvenim var.


(M. Ihsan Tatari) #5

Son İstasyon bu ödülü almadı ki? İstasyon On Bir mi yoksa? :slight_smile: Okumadım ama GRR Martin acayip övüyordu o kitabı. Neden beğenmediniz? Spoiler’sız bir yoruma hayır demem :slight_smile:

Ayrıca Adalet (Ann Leckie), Şehir ve Şehir (China Mieville) ve Perdido Sokağı İstasyonu (yine China Mieville) gibi güzel kitaplar da var bu ödülü kazanan. Hemen köprüleri yakmayın :slight_smile:


(Doğan Sakarya) #6

Pardon İstasyon On Bir :slight_smile: Neden beğenmediğim ise: Kitap bize vaadettiğini sunmuyor. Goodreads’te şöyle hışımlı bir yorumu mevcuttur. https://www.goodreads.com/review/show/2277859895?book_show_action=false


#7

Konusu çok ilgi çekici umarım Türkçe baskısı gelir


#8

Öncelikle vadetmek sözcüğünü açalım: “Bir işi yerine getireceğine söz vermek.”

Bir anlatı kitabı bize ne hakkında söz verir? Hangi iş hakkında söz verir?

Keyifli zaman geçirme, imgeler denizinde kıyasıya küreklere asılma, bir şeyler öğrenme, okurun hayatını değiştirme…

Hayır, hayır… Bir edebiyat eseri okunmaya başlamadan hiç bir işi yerine getirmek için söz vermez. Ancak kitabı okumaya başlayıp, biraz ilerleyince, ortalarında veya sonlarında bir ihtimal vaatler ortaya çıkabilir. Okumadan önce duyulan vaatlerse ne kitabın ne de o kitabı yazan yazarın vaatleridir. Dıştan içeriye doğru ilerlemek istiyorum.

Okur vaatler, Yukarıda saydığım keyifli zaman geçirme gibi gibi satış politikalarını da içine çeken genelde ünlü yazarların okudukları hakkında söyledikleri oluyor. Vaat verme burada beklenti yükseltmeyle el eledir ve çoğu zaman farklı düşünülüp hüsranla sonuçlanır ki kitap çok iyi olsa da beklenti yanlış yönlendirilmiştir.

Yazar vaatleri, birinin mantıklı diğerinin tuhaf ve itici kaçtığı iki durum mevcuttur. Mantıklı olan yazar yeni yazacağı kitap konusunda okurları bilgilendirir yahut seri kitapsa sıradaki kitabı hemen yazacağı için söz verir. Kimi zaman hüsran kimi zaman takdirle karşılanır. Tuhaf durumsa kitap çıktığında yazarın gereksiz açıklama yapmasıdır ki hem tuhaf hem de iticidir. Tuhaflığı “Kitabımda şunlara şunlara değindim,” diye açıklama yapmasıdır: Zira kurgu kitabının yazar tarafından açıklaması olmaması gerektiğine inanıyorum, yazar zaten demek istediğini kurgusunda söylemiştir. İtici kısım da okura bu konuda güvenmemesi oluyor ki amatörlük işte böyle bir şeydir nazarımda.

Son olarak kitabın vaatleri, metni okursunuz her an bir aksiyon olacak diye inşa edildiği takdirde olmaz yahut karakter kendini anlatır anlatır da sonunda fos çıkar. Karakter yalan söyleyebilir: Polisiyede oldukça örneği de vardır. Ve anlatı içindeki vaatler farklı açıdan yerine getirilebilir. Uzun uzun hakkında konuşmaya gerek yok.

Diğer söyleme de değinmek istiyorum. Dünyada yaşayanların çoğu ölmüştür ve müzisyenlerle tiyatrocular mesleklerini icra ediyorlardır: Saçma mı? Hiç de değil; çünkü onlar sanatçı ve tepkileri de sanat çerçevesinden pek çıkmaz. “Hurra silahları kapın, gruplar kurun, insanları vurun,” diye deselerdi bana daha saçma gelirdi.

Baska bir kitap: Kvothe büyük bir acının içinde kıvranırken lavta enstrümanını eline alır ve müzikle duygularını dışa vurur.

Kıyamet sonrasını temel alan eserler genelde şiddet ön plana çekiyorlar. Bunu net olarak düşünmek için kendi küçük kıyametimizi hayal etmemizin yeterli olacağını düşünüyorum. Yakınlarımızı kaybettiğimizde silaha sarılıp kötü avına mı çıkarız ya da çıktık? Savaşlarda müzisyenler ne yapıyordu? Savaş gibi toplumsal yıkımın eşiğindeyken enstrümanına sarılmayan müzisyen var mıydı?

Vaatler, beklentiler ve ödüller bazen okumamızı yahut bakış açımızı o kadar değiştiriyorlar ki yoksa kurgu sanatına zarar mı veriyorlar? Sorular ve sorular…

Not: Üslubuma takılmayınız, pili biten bir telefonda stres içinde karaladım…


(Hiçliğin bekçisi…) #9

Bu yoruma o kadar çok katılıyorum ki… Nitelikli-niteliksiz yorumları okuyarak kendi beklentilerimizi öyle bir hâle getiriyoruz ki kitaplar işkenceye dönüşüyor. Bu sebeple yorumlardan hep uzak kalırım. Çok nadir eksi ve artı yönlerini açık yüreklilikle dile getirdiğine inandığım kişileri takip ederim. Beklenti olusturmak hayattan, kitaptan, filmden, kişilerden soğumaya sebep olur. Düşünce ve ön fikir dünyası asla gerçek olan şeyle örtüşmez. Bu da bol miktarda hayal kırıklığına sebep olur. Deneyim her zaman en iyisidir.

Diğer yandan her kişinin okuma zevki çok başkadır. Kişiye hitap eden şeyler çok başkadır. Bu bizlerin yaşadığı hayat ve edindiğimiz düşünce biçimi ile aynı doğrultuda ilerler.

Ömrü boyu fakirlik çeken bir kimseye yokluk ile alakalı kitaplar hitap edebilir. Kendinden parçalar bulabilir ve yalnız olmadığını bilmek bile bir parça onu rahatlatabilir fakat sefilliği televizyondan, filmlerden izlemiş üst kesim, ukala bir insan bu tarz eserleri acındırılma olarak görebilir. Bunun tam tersi de olabilir. Hayatı boyuca sıkıntı çeken insan bu tip eserleri kendi hayatıyla kıyaslayıp kendisinin daha çok kötü durumda olduğuna kanaat getirip kitabın saçmalık olduğunu düşünebilir. Daha iyi durumdaki kişi de empati kurabilir vs. Bunlar tamamen kişiden kişiye, hayat şekline, düşünme becerisine, bakış açısına, karaktere göre değişir. Yani karşımızaki bir yabancının hangi şart ve durumlarda o kitabı sevdiğini veya sevmediğini okuyarak bir yargıda bulunmamız bir hatadır bana göre. Bu sebeple kısmen tanıdığım, epey tanıdığım ve okuma zevklerimin uyuştuğunu gözlemlediğim kişilerin yorumlarına kulak veririm. Aksi durumda kendim bir yorum yapana dek beklemeyi tercih ederim.

Habere gelecek olursam; kitabın konusu ilginç olmakla beraber kendi adıma biraz düşünmem gereken bir eser. Çok fazla göze sokularak toplum analizleri yapılıyorsa muhtemelen okuyamam fakat bunu bireylerin üstünden güzel bir dil ve hikaye ile anlatmış ise şans veririm.


#10

Bu güzel yorumunuz için teşekkürler, ben de sizin yorumunuz için aynı şeyleri düşünüyorum:

Ayna etkisi oldu. :joy:

Belirlediğim bir iki isim yok değil… :unamused: :innocent:


(Metal Storm) #11

Herhalde N.K. Jemsine ödül vermekten vazgectiler.