2019 Sundance Film Festivali'nde Dikkat Çeken 5 Film


(oh, hi mark!) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/sinema/2019-sundance-film-festivalinde-dikkat-ceken-5-film/



Bağımsız film sevenler için âdeta sinema şöleni olan 2019 Sundance Film Festivali sonlandı. Biz de sizlere bu festivalin sinema sektörü için ne ifade ettiğini yazdık ve bu yıl görücüye çıkanlar arasında en beğendiğimiz yapımların beşini sizler için derledik. (DEVAMI…)


(Okan Akıncı) #2

Şu güzel filmlerden biri bile Türkiye’deki sinemalarda ya hiç yayımlanmayacak ya da kıyıda köşede üç beş salonda bir hafta yayımlanacak. Sundance Festivalini ilgiyle takip ediyorum. Bu sayede her sene muhteşem filmlerden haberdar oluyorum. Ne yazık ki sinema salonunda izleyemiyorum. Onun yerine birbirleriyle patlamış mısır kavgası yapan; kalitesiz film yayımlayan salonların sahipleri ve kalitesiz filmleri yapan sözde sanatçıların ortaya çıkardıkları şeylere maruz kalıyoruz.


#3

Bu filmlere erişmek için festivalleri bekleyeceğiz artık. Bu filmleri, Filmekimi , İf ve yerel film festivalleri sayesinde izleyebiliyoruz.
Ayrıca Netflix’in de buradaki filmlerle ilgilenmesi olumlu bir şey. Bağımsız sinema filmlerini platformuna düzenli olarak kazandırsa,özellikle Türkiye’de kendisine sadık bir başka kitle daha edinirlerdi.


(Okan Akıncı) #4

Festivallerden yana çok umutlu olmamak gerek. Sinemalarda sansürün önünü açan yeni yasayla birlikte bu filmlerin önü kesilebilir.


#5

Festivallerde de yayınlanacak filmleri kurullar izleyecek mi? Yoksa sadece vizyona gireceklerden mi sorumlular? Bu benim aklımı kurcalıyor.

Şurada bir röportaj mevcut Oradan bir alıntı paylaşıyorum.

Bunun haricinde son üç-dört yıldır festivallerde sansür tartışmaları oluştu. Ankara yasalarda da var olan ve biraz da kendini korumak için ‘Ben artık Türk filmlerinden de uygunluk belgesi istiyorum’ demeye başladı.

Festivaller de ne yazık ki risk alamadılar ve Türk filmlerinden uygunluk belgesi talep etmeye başladılar. Bu ciddi bir otosansür ve sansür problemi yarattı. Yeni gelen yasada ara bir madde konuldu. Filmler artık uygunluk belgesi alınmadan da gösterilebilecek ama filme +18 yaş ibaresi konulacak. Bu konuya da aslında ara bir kazanım gibi bakılabilir.


(oh, hi mark!) #6

maalesef öyle. başka sinema sayesinde az da olsa belirli salonlara gelenler olabiliyor. onlar da tekelleşme yüzünden fazla dayanamıyorlar tabii. örneğin y. erdoğan’ın son filmi 1400 salonda gösterime girdi. (türkiye’de toplam 2789 sinema salonu var) bu korkunç bir rakam. seyircinin hangi filmi izleyeceğini şirket ve mainstream türk filmlerinin yapımcıları belirliyor özetle.


(oh, hi mark!) #7

dün netflix, Extremely Wicked, Shockingly Evil, and Vile’ı satın aldı. bizim gibi sinema takvimi tekel üzerinden belirlenen ülkelerde amazon, netflix, hbo gibi şirketlerin buradan filmleri alması çok iyi oluyor. velvet buzzsaw da geçen hafta netflix’te yayınlandı.


(Okan Akıncı) #8

Yılmaz Erdoğan’ın filminin her sinemada bir salonda gösterilmesini anlayabilirim ama bu çok daha fazlası. 10 tane salonu olan bir sinemada en az 7 salonda bu filmi göstermek filme olan talebin yüksekliği ile açıklanamaz. Bu resmen seyirciye bu filmi dayatmak, ille de bu filmi izleyeceksiniz demektir. Tek bir filme bu kadar çok salon ayırırken yüzlerce bağımsız filme tek bir tane bile salon ayıramamak o filmleri yok saymaktır.

Filme olan talep yüksekse elbette yüksek bir oranda salon ayrılabilir ama buradaki salon sayısı o sınırı çoktan geçmiş. Yakında gelecek Recep İvedik 6’da da bunu göreceğiz. Daha öncekinde görmüştük.