2020 Nobel Edebiyat Ödülü Kazananı Açıklandı

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/oduller/2020-nobel-edebiyat-odulu-kazanani/



2020 Nobel Edebiyat Ödülü sahibini buldu. Ödülün kazananı 77 yaşındaki Amerika Birleşik Devletleri doğumlu şair Louise Glück oldu. (DEVAMI…)

3 Beğeni

O sene bu sene de değilmiş :frowning:

1 Beğeni

Hiç tahmin etmemiştik bu ismi. Her sene Murakami, Murakami. Vermeyecekler artık.

2 Beğeni

Bir gün King de alacak o ödülü. Borges’ın dediği gibi olmaya başladı. “Benim Nobel maceram artık bir İskandinav efsanesine dönüşmeye başladı. Her sene adayım…”

King’e vermezler. Nedense fantastik, korku ve bilimkurgu türüne neredeyse hiç vermediler. Borges almalıydı, Murakami ölene kadar almazsa, aynısını onun için de tekrar edecek gibiyiz.

1 Beğeni

Evet, Akademi sanırım "entelektüel burnu büyüklük"ten dolayı bilimkurgu ve fantastik ağırlıklı yazan yazarlara ödül vermiyor. Tolkien’de, Lewis tarafından önerilmiş ama edebi yönünü “zayıf” buldukları gerekçesiyle ödülü ona vermemişler. Ödüllere katılmamak ve takmamak en iyisi. King’in umrunda bile değildir muhtemelen. :smiley:

2 Beğeni

Şöyle Tolkien, H. G. Wells falan alsaydı, ödülün prestiji de yükselirdi. Yıllarca efsaneleşmiş isimler yerine, gidip belli başlı dillere bile çevrilmemiş yazarlara veriyorlar. İlk senelerinde Tolstoy’a vermemeleriyle en büyük ayıbı etmişlerdi zaten. Bizden de Yaşar Kemal almalıydı bence, Orhan Pamuk’a gelene kadar bir çok yazarımız vardı. Tamamen popülizm namına verildi Türkiye’ye bence.

3 Beğeni

Türk okuru dünya edebiyatını yalnızca kendi raflarında şark kurnazı yayıncılar ve kitapçılar tarafından şişirilip duran “büyük” yazarlardan ibaret sandığı için her sene entelektüel açıdan aşırı derin olan tahminlerinde yanılmaya mahkum gibi duruyor. :slight_smile:

Louise Glück şiirlerine göz atmak istiyorum.

5 Beğeni

Dilimize bir kez çevrilmiş, o kitabın da baskısı yok.

1 Beğeni

Orhan Pamuk’un Türkiye’de Ermeni soykırımı yapıldı. Şu kadar Ermeni katledildi diye bir demeci vardı. Akabinde kendisi Nobel aldı.

1 Beğeni

Nobel edebiyat ödülü edebiyatın en prestijli ödülü olması nesnel olması anlamına gelmiyor. Tolstoy, Çehov, James Joyce, Virginia Woolf, Borges gibi yazarların kazanamadığı ancak Bob Dylan’ın kazandığı bir ödül sonuçta. Şimdi benim yaptığım yorumda nesnel değil aslına bakarsak.:slight_smile: Zaten edebiyatta nesnel bir değerlendirme olmaz herkesin kendine ait bir zevki vardır ve benim açımdan net olan durum Nobel komitesinin edebî zevki ile benim edebî zevkim uyuşmuyor.:slight_smile:

1 Beğeni

Şimdiden söyleyeyim, Stephen King nobeli alamaz. Bunun tabii ki kendisinin daha “bestseller” ve edebi derinliği daha az olan şeyler yazmasıyla alakası var ama en büyük sebep nobel akademisinin zaten cinsiyetçilik tartışmalarıyla gündem olduğu bir dönemde ödülü beyaz bir Amerikalı erkeğe vermeyecek olması. Yıllardır konuşuluyor bu zaten, Thomas Pynchon, John Updike ve Cormac McCarthy’nin bu sebeplerle ve Nobel Akademisinin Amerikan Edebiyatını küçümsemesiyle beraber ödülü alma ihtimalinin düşük olması. Üstüne bir de bu yıl da Amerikalı bir yazar alınca bu işin tuzu biberi oldu. Wikipedia’ya girerseniz neredeyse 1920den beri Nobel Edebiyat Ödülü niye bu kişiye verilmedi diye tartışma dönüyor. Steinbeck’in ödülü alması bile eleştirilmiş. Thomas Pynchon’ın ödülü alamama sebebi ödülü kazanınca ödül törenine gitmeyecek olması bile olabilir. Kendisi basına bile fotoğraf vermeyen biri, toplam 4 fotoğrafı ya var ya yok.

Zaten yılda 1 verilen bir ödülü kimsenin hakkını yemeden nasıl dağıtabilirsiniz ki? Aşağı yukarı tek cümlede neden ödülü o kişiye verdiklerini açıklıyorlar. Orhan Pamuk için “şehrinin melankolik ruhunu arama yolculuğunda kültürlerin çatışma ve iç içe geçmesi için yeni semboller keşfediyor” demişler. Tabii bu da kimseye yeterli olmuyor çünkü çok öznel bir cümle. Bir de kendisinin malum açıklamaları o dönem gündem olunca “bunları söyledi de aldı” gibi bir fikir oluştu. Bir diğer ilgi çeken nokta da Bob Dylan’ı da sayarsak son 5 yılda Amerikan Şiiri 2 ödül aldı. Bu konuda bir trend oluşmuş gibi.

Adaylar listesi bildiğim kadarıyla 50 yıl sonra açıklanıyor, bu nedenle şu an kimler adaydı diye konuşmak en fazla spekülasyon olur. İşin içinde lobicilik ve siyaset illa ki vardır tabii. Yaşar Kemal neden alamadı mesela onu da bilmiyoruz. İnternette aratınca birkaç dedikodu var ama fazlası yok elimizde. Geçen yıl verilen ödülde de forumda konuşuldu bunlar. Geçen yıl ödül alan Peter Handke Bosna Savaşında Soykırım yapan Sırp komutanları savunan birisi sonuçta. Akademi’nin siyasi bir duruşu varsa bu kişiye niye ödül veriyor bunu bilemiyoruz.

1 Beğeni

İşin çok çok büyük bir kısmı lobicilik ve siyaset. Bunu da kötü anlamda söylemiyorum. Sadece öyle.

1 Beğeni

Ödülü kazanan teyzemiz fantastik şiirler yazan bir Amerikan. İsterseniz bir şiirini çevirdim, paylaşayım sizinle.

BİR ADANMIŞLIK EFSANESİ

Hades, onun için topraktan yarattırdığı
bu kızı sevmeye karar verdiğinde
her şey çayırına kadar aynı kalmış
ama bir yatak eklenmiş.

Güneşin ışığı bile aynı, çünkü
genç bir kız için parlak bir ışıktan
mutlak bir karanlığa gitmek zor olurdu

Yavaş yavaş, geceyi önce dalgalanan yaprakların
gölgeleri olarak tanıtacağını düşündü.
Sonra ay, sonra yıldızlar. Sonra ay yok, yıldız yok.
Persephone’nun buna yavaşça alışmasına izin verecekti.
Bittiğinde bunu rahatlatıcı bulacağını düşündü.

Dünyanın bir kopyasıydı
burada aşk olmasının dışında.
Herkes aşk istemiyor mu?

Uzun yıllar bekledi,
bir dünya yarattı,
otlaklarda Persephone’u seyretti.
Persephone, bir kokucu, bir gurme.
Tek bir ihtiyacın varsa diye düşündü
hepsine sahipsin.

Herkes geceleri sevgili bedeni,
pusulayı, kutup yıldızını hissetmek
istemez mi, diyen sessiz nefesi duymak
Ben yaşıyorum, yani
sen de yaşıyorsun, çünkü beni duyuyorsun,
burada benimlesin. Ve biri döndüğünde
diğeri de…

Persephone için inşa ettiği
dünyaya bakarak,
karanlığın efendisi böyle hissetti. Burada daha fazla kokunun olmayacağı
kesinlikle yemek yemeyeceği
asla aklına gelmedi.
Suç? Terör? Aşk korkusu?
Hayal edemediği bir şey vardı;
hiçbir sevgili onları hayal etmez.

Düşlüyor, buraya ne isim koyacağını merak ediyor.
Önce düşündü: Yeni Cehennem. Sonra: Bahçe.
Sonunda, adını vermeye karar verdi;
Persephone’nun Kızlığı.

Yatağın ardında, düz otlakların üstünde yükselen
yumuşak bir ışık. Onu kollarına alıyor.
Seni sevdiğini söylemek istiyor, hiçbir şey sana zarar veremez.

ama o düşünüyor
bu bir yalan, bu yüzden sonunda diyor
sen ölüsün hiçbir şey sana zarar veremez
ona görünense
daha doğru, daha umut verici bir başlangıç.

1 Beğeni