Al Köpüklü Yağma

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/al-kopuklu-yagma/



Altan Urag – Khukh Tolboton Gündüzün ölen onlarcasının ahlarından kahırlanıp yoğunlaşmışçasına dumanlı ve her yerinden inlemeler duyulan uğursuz göğün altında yakacak kuru dal aramaktaydı Gökalp. Yarı bozkır, yarı ormanlık tuhaf bir karışımın kenarındaydılar. Bedeni ağrılarla boğuşurken, yüreği sığınacak bir sıcacık köşe arzuluyordu. Ölesiye yorgundu, bitesiye güçsüz. Ciğerleri parçalanmış, dağılmak üzereydi. Bu yılki Keneş toplanmadan önce,… (DEVAMI…)

1 Beğeni

sıcak sıcak yazayım yorumumu…
normalde yazdığınız tarz benim okuma listemin başında yer alır. böyle hikaye bulduğum zaman sömürürüm acımam.
ama;
dilinizin sürekli ağır gitmesi (buradaki kelime doğru mu bilmiyorum ama çok yorucu anlamında) normal olayların bile kelime seçimlerinin yine ağır olması beni yordu. kısa bir öykü ama okurken yordu
elinize sağlık.

Normalde yazdığınız tarz yorumlar benim okuma listemin başında yer alır. Böyle yorum bulduğum zaman, sömürürüm acımam ama dilinizin sürekli ağır gitmesi (buradaki kelime doğru mu bilmiyorum ama çok yorucu anlamında) normal durumların bile kelime seçimlerinin yine ağır olması beni yordu. Kısa bir yorum ama okurken yoruldum. Şaka bir yana :slight_smile: , yorumunuz için teşekkür ederim.

Daha iyilerde görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Selamlar,

Öykünüzün ilginç bir hali vardı doğrusu. Size has birkaç cümle gördüğüm için belki de bu şekilde düşünmeme neden oldu bu durum. Ben okurken keyif aldım. Düzeltilmesi gereken birkaç hata fark ettim, onlarıda tekrar gözden geçirdiğiniz takdirde kolayca düzeltebilirsiniz bence. Bu yüzden onlara değinmiyorum.

Bunun dışında söylemek istediğim birşey var. Bunu Nuri Bey yazdığı için dolaylı yoldan onun eleştirisinden yola çıkarak izah etmek istiyorum. Diliniz ve kullandığınız teknik size özel olsun. Benim ya da bir başkasının söylemesine göre şekil almayın bence bu konuda. Ağır bir dil, sade bir dil, süslü bir dil vs… Siz kendinizi hangisi ile daha rahat ifade ediyorsanız onu tercih edin. Şahsen ben de sizinkine benzer bir teknik kullandığım için benim hoşuma gitti betimlemeleriniz. Fakat daha düz ve sade bir teknik kullansaydınız yine eleştirimi o teknik içerisinde tutunabilmesiyle alakalı yapardım, kişisel olarak beğenmememle ilgili değil.

Sadece farklı türlerde yazmayı egzersiz olarak alışkanlık haline getirebilirsiniz. Söylediklerimi tamamen sizin kaleminizin sizi istediği yerlere getirmesi açısından sarf ediyorum. Elinize sağlık, kendinize iyi bakın.

Garip bir cevap olmuş. Evde kalmanın psikolojik etkisi olsa gerek alınganlık katsayım fazla. Gerçi hatırlayacak mıyım emin değilim ama bundan sonra öykülerinizi yorumlamayacağım. İyi bayramlar.

1 Beğeni

@nkurucu Teşekkür ederim. İyi bayramlar.

@UlianaHippogrief Merhaba, yorumunuz için size de teşekkür ederim.

Virüslenen kişiyi değil de, virüs olan kişiyi yazmak isterken yetiştiremedim. Son teslim gününün gecesinde de bütün eksikleriyle en bağlanabilmiş hali bu oldu. :slight_smile: Osman Eliuz kardeşimin çok güzel ifade ettiği gibi “olaydan öte hikaye ediş” daha çok ilgimi çekiyor. Evet, farklı tarzda/türde en basitinden kahraman bakış açılı bir metin yazabilmek en büyük isteğim.

Denemeye, yanılmaya ve tekrar denemeye devam. :slight_smile: İyi bayramlar.

2 Beğeni

Merhana

Öykünüz guzeldi. Kahramanın salgına yakalanıp yakalanmayacagini merak ettirdi.
Ertuğrul ve Gökalp in konuşmaları çok samimiydi. Yabancı durmadı. Hikayenin gelişme kısmını gayet iyi işlemiş kahramanlarınız. Finali ise çok güzel. Yarasa çorbası da güzel buluş olmuş tebrikler

1 Beğeni

Merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim.

Yarasa çorbası ancak korona virüsü bilgisi ile anlamlı -ki o vidyonun da sonradan Çin dışında Palau adasında çekildiği çıktı-, diğer türlü dayanaksız kalıyor ama aceleye geldiği için başka türlü bağlama imkânı yoktu. :slight_smile:

Daha iyilerinde görüşmek dileğiyle.