Alaz Cazı'nın Bebelerin Yüreğini Pişirdiği

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/alaz-cazinin-bebelerin-yuregini-pisirdigi/



Söylencelerin söylenmekten öteye geçip; geçmişi bugüne buyurduğu, Kitab-ı Dedem Korkut’un yazıya hiç dökülmediği bir devranda; Boy boylama artık Yâdı yankılamak’tır. * * * Yer sofrasının başında sallayıp durur merdaneyi; ileri geri, geriden ileri ve ileriden geri, biraz sağa ve az biraz da sola… Hamur topağı açıldıkça büyür durmaz; serilir dökülür yetmez arsızca genişler. Ta ki… (DEVAMI…)

2 Beğeni

Yine çok severek okudum Ezgi’nin kaleminden dökülenleri. İlk okuduğumda da söylemiştim (Evet, okuyan varsa yazarımızdan ilk okumaları kapıyorum yani şanslıyım :smiley: ), özellikle sonunu çok beğendim ve içerisindeki hafif fantastik dokunuşta yine beni mest etti.

Mürekkebin hiç bitmesin :two_hearts:

1 Beğeni

Merhabalar arkadaşım, yazı yoldaşım!

Ham halini okumak şans mı bilemiyorum aslında :smiley: Öyküyü beğenmen beni çok mutlu etti gerçekten. Yazımı biraz güç oldu, fikri sabitlemek vakit aldı derken kaygılıydım biraz biliyorsun :slight_smile:

Yorum ve eleştirilerin çokça kıymetli o taslakların size neden iletildiği ortada. İyi ki varsınız, ilhamımız bol olsun!

1 Beğeni

Duygularımız karşılıklı biliyorsun. Ne yazsam eliniz değmeden içime sinmiyor. :two_hearts: her zaman büyük bir zevkle :slight_smile::slight_smile::slight_smile:

1 Beğeni

Sevgili Ezgi. Dede Korkut destanlarına dolaylı bir yaklaşım yaparak yazdığın öykün Anadolu’nun derdini çok iyi anlatmış. Yani bu derdi olan bir öykü ve ben derdi olan öyküleri çok severim. Edebiyatta en önem verdiğim şey betimleme. Hatta bir öyküyü gözümde “Eser” statürüne çıkaran şey betimleme. Sen bunu harika yapıyorsun. Çörek etmek, ufunet basması gibi tabirler de ilgi çekiciydi. Alaz cazı anlatımını gördüğümde ise iş daha da güzelleşti. Alaz cazı, Kadınanam’ın hem en büyük derdi hem de ona kendini göstererek sırrı çözmesine sebep olan en büyük dermanı oldu. Ne diyelim kadınanamın da kaderi böyleymiş. Bu arada kadınanam tabiri Umut Sarıkaya’dan kulağımda o kadar komik kalmış ki ilkin öyküye giremedim :slight_smile: Ama geçti :slight_smile: Ve son olarak: "Suç, boşluktan kurulmuş bir kumpas gibidir. " Kalemine sağlık canım arkadaşım. Nicelerine!

1 Beğeni

Merhabalar Mervecim,

Benim anne tarafım Konyalı; bu çörek açma işleri falan biraz oradan türedi. Birini severken de gadınanam diye seslenir teyzem ondan kalan bir sesleniş oldu aslında ama Umut Sarıkaya’yı hiç düşünmemiştim yazarken :smiley: Komik olmuş :smiley:

Bir arkadaşım söylenceler üzerinden git dediği için türedi aslında bu yadı yankılama işleri. Sözlü anlatımın gücüne sığındım biraz. Her kadının derdi kendine Alaz Cazının söylencesi de değişip durur anlatan değiştikçe.

Teşekkür ediyorum tekrardan ilhamın bol olsuun!

1 Beğeni

Umut veren bir öyküydü. Her şeye rağmen tekrar başlamayı salık veriyordu. Bu mesajı çok değerli buldum.

Dili de özgündü, klasik bir Dede Korkut dili değildi. Yani öyle olsaydı da güzel olurdu ama bu özgünlük de gayet güzel olmuş.

Sadece bir iki fiil metnin genelindeki havadan daha modern kalmış diye düşünüyorum. Ama genel manada dil özgün olduğu için sorun değil.

Ellerinize sağlık…

1 Beğeni

Merhabalar,

Dede Korkut Hikayelerinin sözlü edebiyattan türemesinden yola çıkararak ilerledim biraz. Yas sürecinin paylaşılmasına dair bir tını yakalamak istedim. O umudu okurken bulduysanız ne mutlu bana :slight_smile:

Dil konusunda kendi arafımda kaldım. Modern bir çağa geçiyor aslında öykü ama bu devrin hikayesi de değil böyle bir şey çıktı en son :smile:

Kıymetli yorumunuz için çokça teşekkür ederim,

İlhamınız bol olsun!

1 Beğeni

Merhaba @zencefilos
İzin verirsen senle devam ediyorum :slight_smile:

İlmek ilmek işlediğin ve emek verdiğin çok belli öyküne. Kelimelerine sağlık. Daha önce okuduğum halde yorumlamadan önce tekrar okumak ve özümsemek istedim. Çok güzel bir konuyu ustaca işlemişsin. İçinde altını çizeceğim sağlam cümleler var. Hatta birisi bana “bu bir Hakan Günday” cümlesi dedirtti. Bu günlerde çağrışımlar yaşıyorum bol bol :slight_smile:

Bir kaç kelime öykünün bütünlüğünde yer almasa da olur dedim ama çok da önemli değil (takılmak fiili gibi :slight_smile:

Bir yerde takıldım. Küçük bir yer. Alaz Cazı çocukların arasında sekip dururken sonraki bölümde tek bir çocuğun yanında olduğunu vermek istemişsin bize aşağıdaki cümleyle yanılmıyorsam.

Tıpkı kendisi gibi geciken, hatta zorla getirilen annesi de Alaz Cazı’yı bir çocuğun –öz kızının– ağzının kıyısındayken görmüş olmalıydı

Bu benim için biraz üstü kapalı oldu yani bir kaç kere okuduktan sonra anladım. Ama benden de kaynaklı olabilir :slight_smile:

Keyifle okudum tekrar tebrik ederim.

1 Beğeni

Merhabalar Müge,

Çok güzel şeyler söylemişsin gerçekten bu öykü bu kadar var mıydı dedim yorumunu okurken :slight_smile: Kelime mevzusunu @MuratBarisSari söyledikten sonra da not almıştım en kısa sürede tekrar okuyup o kelimeleri düzenleyeceğim. Hatta aklınızda kalanları söylerseniz çok sevinirim :slight_smile:

Alaz Cazı aslında çocukların tamamına kast ediyor. Yadı yankılamaya gelmezse o kişi tüm çocuklar telef oluyor gibi düşünmüştüm. Belki ilave bir tümce orayı daha net verebilir. Minik düzenlemelerle daha net oluyor kurgu buranın bu dönüşlerini seviyorum :smiley:

Tekrar çokça teşekkür ederim konu biraz hassas gibiydi ama hoşuna gitmesi de beni ekstra mutlu etti.

İlhamın bol olsun!

2 Beğeni

Takıldığım kelimeler/anlatımlar dediğim gibi benim algımla da ilgili olabilir. Sonuçta sadece bir okuyucu olarak gözlemlerimi dile getiriyorum :slight_smile:

Lakin o gece yapması gereken anlatıdan ötürü umutsuzluk hissi ele almıştır her yanını.
Her kadın gibi o da korkardı sıranın bir gün kendisine de gelebilme ihtimalinden.
Ne kadar arasa da evdeki matemi silip yok edecek bir süpürge bulamamıştır.
Fakat neden tam bir yıl sonra bu yâdı yankılamak gerektiğine takılabilirdi.

Bu anlatımlardan süpürgeli benzetme önce hoşuma gitti ve gülümsedim. Ama daha sonra nedense bu metin içinde yabancı durdu gözüme. Bir sorun var gibi. Yani matemin ve olayın ağırlığı yanında süpürge betimlemesi hafif kaldı. Süpürülmesi ve yok edilmesi… Hmmm bilemedim.

Diğer koyu ile işaretlediklerim de düzeltilip bence metne uygun bir anlatım kazandırılabilir.

Çocukların arasında seken Alaz Cazı’ya bir tık daha korkutucu bir ifade verebilirsin, sekerken ağzında bir yürek parçası olsun mesela ya da uzun tırnaklarının altında et parçası (sadece örneklemek için söylüyorum).

Eğer çocukların tamamı söz konusuysa sonraki anlatımındaki bir çocuğu kaldırıp sadece öz kızına yaklaşırken gibi tanımlayabilirsin.

Benim söylediklerim çok ayrıntılı ve göreceli olabilir.

Sonuçta, yukarıda belirttiğim gibi metnini çok beğendim eline sağlık tekrar :slight_smile:

2 Beğeni

Sevgili @zencefilos

Bir öyküyü okumaya başladığımda o öykünün nerede geçtiğine bakıyorum. Örneğin, yazar bize hikayeyi olay akışında mı anlatıyor ya da çeşitli lokasyonları olaylar ile mi örtüştüyür veyahut öykü daha öznel bir düzlemde, karakterlerin ruhsal dünyasında mı yaşanıyor. Çoğu zamana yazar hangisini seçerse öykünün vermek istediği mesaj ve okuyucunun konsantrasyonunu verdiği yer de bunlarla bağlantılı oluyor.

Olay akışı ise genelde amaca yönelik anlatımı (şifayı bul, kızı kurtar, kupayı kazan :slight_smile: ya da Lokasyonlarda ise kaçma-bulma-arama gibi bir amacı mı var diye düşünürüm. Oysa bunlar arasında beni en çok meraklandıran Öznel ortamda geçenler yani karakterin duygusal olgunluğu, ruhsal derinliğinin artması ya da burada olduğu gibi kendiyle barışması ve onu yalnızlaştıran tüm etmenlere cevap bulması hikayesi genelde benim en sevdikelrim arasında yer alıyor.

Bu öyküyü olay akışında alokasyon bazlı anlatsan inanılmaz bir korku-gerilim yansıması yaratabilecek iken sen karaktere yoğunlaşmışsın, Karakterin, kesin adımlarla aydınlandığın, sorularına cevap bulduğunu, kendisi ile barıştığını ve içinde bir cesaret yaratıp kendisini düşünmeden bir kahramana dönüştüğünü yazmışsın.

Sanırım en zorlu yol da bu olsa gerek.İçimizdeki kahramanı bulmak, iblislerimizi yenmek ve kendimzile barışmak.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz

3 Beğeni

Çok güzel yerlere değindin cidden teşekkır ederim Müge :slight_smile: Elbette öznel olacak ama metni daha akıcı hale getirmek için hayli işlevli bir yorum oldu.

Bu arada matem ve süpürge kısmını yazarken aklımda çok tatlı bir nüans vardı ama şu an kaybettim bulamıyorum :smiley: O kısmı özellikle ele alacağım. Alaz Cazı için betimleme ve detay da şart gibi. Bahsettiğin versiyon daha bir içine alacak kurguyu okuyan kişiyi :+1:

Çokça teşekkür ederim eleştirel bakışın için hayli kıymetli bir değerlendirme oldu :slight_smile:

1 Beğeni

Merhabalar @Dipsiz

Yukarıdaki kısım öyküyü yazarken kafamda şekillenen fikre çok yakın bir yaklaşım oldu gerçekten. Yas sürecini atlatmak hep bir kahramanlık gibi gelir bana. Alabildiğine güç bir durum ve bir yandan da mecbursun yaşamaya. Elbette içinde geçmişin anısıyla devam ediyor insan ama tükenerek tükettiğimiz bir devir gibi tamamı.

Olay akışı bir miktar fazla geride kalmış gibi de geldi @Muge_Kocak yorumladıktan sonra minik birkaç dokunuş yapıp ortayı bulacağım.

Kıymetli yorumun için tekrar teşekkür ederim,

İlhamın bol olsun; en yakın zamanda öykünde görüşmek dileğiyle!

1 Beğeni