Arabalarım ve Hurdalarım

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/arabalarim-ve-hurdalarim/



Yaşamım bir çöplük. Eskimiş, bitmiş ilişkiler, kör noktalara erişmiş arkadaşlıklar, kaybedilmiş aile üyeleri ve en önemlisi eskimesine engel olamadığım arabalarımla dolu. Arabalarıma olan platonik aşkımın sonu yok. 7 evlilik bitirdim, hiçbirine üzülmedim, tek bir göz yaşı dökmedim. Buna karşın 77 model Alfa Romeo Spider’ım kapısına o dangalak taksi şoförü vurduğunda döktüğüm gözyaşının haddi hesabı yok.… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Merhaba,

Bir önceki öykünüze yapılan yoruma “umarım bir sonraki yazım içinde çiçekler açtırır” demişsiniz. Çiçekler açtırmasa da keyifli bir metin kaleme almışsınız. Elinize sağlık.

Dilinizin sadeliği yazınızın akıcı bir biçimde okunmasını sağlıyor. Kızın ismini kullanırken yansıttığınız ironi çok eğlenceli. En azından ben gülümsedim okurken. Arada okuyucuyla doğrudan iletişime geçtiğiniz yerleri de sevdim. Çoğumuzun artık yakından bildiği “kaybeden/loser” kavramları üzerine kurulu genç erkek metni diyebilirim buna her ne kadar karakteriniz yaşlanmaya doğru adım attığından bahsetse de. Araba tutkusu, o güzelim arabada dolaşmanın hissini anlamayan güzel eğitimli ama mal hatun, çok kere evlenmiş ama bir türlü mutluluğu yakalayamamış göbeklenmeye yüz tutmuş ilişki hurdalığı sahibi kaybeden erkek modeli. Bukowski, Kaybedenler Kulübü, Issız Adam (bir ara nasıl bir furya olduysa) belki biraz Chuck Palahniuk, az da Mister No :slight_smile: (gittikçe uzar bu ortaya karışık liste)

Bu tamamen kişisel fikrim/eleştirim, ben artık bu kaybeden modelinin klişe kaldığını düşünüyorum. Popüler kültür içinden çıkmış ama etkisini artık yitirmiş. Ama belki de yanılıyorumdur. Kimbilir :slight_smile:

Görüşmek üzere

Merhabalar,

Aslında bu yazı çiçek açtırma yazım değildi, belki bir sonrakinde çiçekler açtıracak bir konuyla karşılaşır, gülümsemenizi bahar kokularıyla doldururum =)

Kaybeden erkek kısmında kısmen size katılıyorum. Bence de klişe ama klişe yerine klasik dersem, altlık olarak kullandığım erkek kendini biraz daha iyi hisseder bence.
Hem böyle erkekleri toplum olarak eleştirsek, onaylamasak da onlardan bahsetmeden de edemiyoruz(Ben, Charles, Chuck, Tolga, Çağan, vb.) =)

Vaktinizi ayırıp iki yazımı da okuduğunuz, dahası yorum da yaptığınız için çok çok teşekkür ederim. Yorumlar hikayeleri daha kıymetli yapıyor =).
Selamlar

Aslında bu yazı çiçek açtırma yazım değildi, belki bir sonrakinde çiçekler açtıracak bir konuyla karşılaşır, gülümsemenizi bahar kokularıyla doldururum

Bu temenninizin gerçekleşmesini sabırsızlıkla bekleyeceğim =)

Amacım karakterinize kötü hissettirmek değildi. Klasik diyelim daha iyi hissedecekse. Toplum olarak bahsetmekten bir türlü vazgeçemediğimiz o kadar çok kavram var ki. Belki de klişe kalan benim düşüncemdir ve kaybeden erkek imajı halen aranandır.

Elbette okumak için buradayım, yorum yapsam da yapmasam da. Eğer uygun bir konu gelirse ben de sizin karakterin hatun versiyonunu kaleme alacağım. Bakalım başarabilecek miyim?

Teşekkürler =)

Selamlar Salih,

Okuyucuyu arabanın arka koltuğuna bindirip boğaz turu yaptırmışsın ama korkudan inip dondurma alamadım ben. Allah korusun bir damla dökülse bu herif üç gün koltuk temizletirdi bana. :smiley:

Yalın ve akıcı bir dil kullanmışsın. Karakterin altını doldururken nasıl birisi ile karşı karşıya kaldığımızı anlamakta zorlanmıyoruz. Arabaları ile olan bağının geldiği boyut hayatındaki boşlukların net bir ispatı aslında. Nerede bir yokluk yaşıyorsa onu araba ile doldurmuş ve insanlarda bulamadığı mutluluğu arabalarında aramış…

İlişki biriktirmeyi hurdalığa benzetmeni çok sevdim. Acaba bizler de böyle mi yapıyoruz? Düşündürücü…

Araba örtüsü açmayı cinsel betimlemelerle hiç düşünmemiştim. Ufuk açtın üstat. :stuck_out_tongue:

Keyifli öykü için teşekkürler.

Bekliyoruz o halde =)
İyi yazmalar =))

Ufukçum,
Sen dondurma ye ya, sıkıntı yok. Arabadan indiğin an kapıları kilitler kaçarız =D.

Bu hikayenin devam bölümünde adama şişme araba aldıracağım =P

Teşekkürler yorum için.
Görüşmek üzere

1 Beğeni