Aynadaki Yolcular

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/aynadaki-yolcular/



Aksayan ayağını ardı sıra sürüyerek, bahçedeki ayrıkotlarının arasından süzüldü Toprak. Tanıdık bir keyif hücrelerine dağıldı. Havanın büyülü akımı, etrafında görünmez bir çember oluşturup, onu kuşattı. Sanki burada, evinin bahçesinde, dinginlik onun kamçısıydı. Yaşama dair ne varsa, sanki tam burada güzeldi. Sandaletlerini çıkardı. Ayakları çimenin tazeliğine bulanmalıydı. Biraz daha yürüdü. Mevsimi henüz gelen kamelyaların, açmaya yüz… (DEVAMI…)

3 Beğeni

Tabii ki de ilk yorum benden gelecek! Bu harikulade öyküyü henüz yayına girmeden önce okuma şerefine nail oldum çünkü. :slight_smile: Gaye zaten güzel yazıyor ve biz burada onu daha çok polisiye öyküleriyle tanıyoruz. Bu öyküyle fantastiğe de ne kadar yatkın olduğunu bize gösterdi. İnsanın doğaya ettiği, hayvanlara yaptığı zulüm, alternatif bir evren ve bu evrenlere geçişin bir numaralı kapıları aynalar. Her şey öyküye öyle güzel yedirilmiş ki. Küçük çocuğun diğer çocuğu annesine geri götürmek istemekle istememek arasında kalmasına özellikle bayıldım. Gerginlik veren noktaları severim. Açıkçası benim tercihim acımasızca gelecek olsa da hayvanlarla beraber kalmak olurdu. Küçük kız da iki gün ağlar üçüncü gün susardı :rofl: Ciddiyim, o hayvanların evrenini acımasız ve korkunç insancıklara göstermektense bir kişiyi hayvanlar evreninde tutsak edebilirdim. Uzun vadede küçük kız için de harika olurdu zaten.

1 Beğeni

Her tarzın ayrı güzel ayrı özel gaye öncelikle seni bu çok yönlü kaleminden dolayı içten tebrik ediyorum . Çok ağladım okurken ki hala da ağlıyorum doğanın başına gelmiş en büyük felaket insanoğlu… Ben kesinlikle kalırdım orası benim için huzurun adresi olabilirdi :heart:

1 Beğeni

Merhaba Gaye,

Dün gece uyku sersemi okuduğum ilk öykü seninki oldu ve yatmadan önce de öykünü bitirdiğin sürprizi yanıtlamaya çalıştım kafamda. Yanıtlarım da bakış açıma göre farklılık gösterdi. Bu öyküyle son mu bulsun yoksa bir sonraki öyküye hazırlık mı olsun ya da tamamen farklı bir yöne mi evrilsinler kafamda döndü durdu.

Öncelikle iyi yazıyorsun, o yüzden bu kısmı geçtim :slight_smile: Anlatımdaki akıştan çok keyif aldığımı söylemeliyim ve heyecanı, sürükleyiciliği çok yerindeydi. Sonuna gelip de “ne olacak” dediğim yerde, sürprizle karşılaşınca önce ne yalan söyleyim hayal kırıklığına uğradım :slight_smile: Ama sonra “hmmmm” deyip gülümsedim. Zaten yazmamızın da amacı bu değil mi, kelimelerle şaşırtmak, bazen hızla giden bir aracı duvara toslatmak gibi gibi.

Yarattığın Toprak karakterini, abisiyle olan iletişimini ve abiyi oldukça beğendim. Seçtiğin kelimeler ve anlatım tarzın çok özenli, sade. Abinin içindeki kızgınlığı hissettirdin bana. Kusura bakma biraz karışık yazıyorum. Okuyanı hayatı, içinde yaşadığı dünyayı sorgulatmaya yönelik bir alternatif evren yaratman ve bunu da çok farklı hayvanlarla yapman da çok keyifliydi. Duygusal olarak, öteyi beriyi, bundan sonraki hikayeyi düşünmeden, anlık cevap versem, o dünyada kalmayı seçerdim.

Aklıma takılan bir kaç soru var :slight_smile: belki vereceğin yanıta göre cevabım değişir.

Öncelikle, kızın adı “Afra” bana "Araf"ı çağrıştırdı, bir sonraki öykün eğer olacaksa, kızı Araf’ta bırakmayı tercih ederdim bunun içinde geçiş tüneli yaratırdım belki. Aynalardan arabaya geçen gibi gibi.

Beraber geçirdikleri kazada, onu aksak, babasını bedensiz bırakan, yıllardır kullanılmayan arabada puslanacaktı.

Bu kısma (bedensiz), sanki cansız daha yakışırdı. Sanki baba bedenini kaybetmiş (diş/göz/ayak gibi) de hala yaşıyor gibi bir anlam çıkardım. Beden kelimesini özellikle de kullanmış olabilirsin - bedeni yok oldu bu dünyada ama ruhu bir şekilde yaşıyor - bu da bana bir sonraki öyküye-eğer olacaksa- babayı bir yerlerde okuyacağız hissi verdi.

Son olarak, alternatif evrenle ilgili sorum: Aynalar, çocuğun 12 yaşına kadar olan zamanını gösterirken, 8 yaşındaki aynadan kızla çocuk geçtiğinde kızın beş yaşındaki hali değişmiyor. O zaman, çoklu evrenlerden mi bahsediyoruz? Ya da herkes kendi alternatif evrenine mi geçiyor? Beyin jimnastiği yaparken aklıma gelenler bunlar.

Ben kız ile oğlanın sanırım bir şekilde ortak bir evrende buluşup, evrenler arası gidip gelebilmelerini, oluşan tehlikenin de bertaraf edilmesinde başrolü üstlenen kahramanlar olmalarını isterdim.

Devamı umarım gelir :slight_smile:

Hep yaz biz de hep okuyalım :heart:

1 Beğeni

Merve❣️ Öykümü henüz yayımlanmadan okuman benim için çok kıymetliydi. Övgülerini heybeme, eleştirilerini - burada çok yazmasan da biliyorum ben🤗- başımın üzerine koyuyorum. Cevaplar şahane kapılar aralıyor, düşüncelerime düşünce, düşlerime düş ekliyor. Aklıma yazdım söylediklerini.
Okuyup yorumlaman ve yol arkadaşlığın için teşekkürler❣️

1 Beğeni

Canım canım❣️ Teşekkür ederim Zeynep, bu güzel, onore edici yorum için. Ağlama hiç, güzellikler serptim öyküye, onları hatırla. Fikrin için çok sağ ol. Bakalım bakalım neler olacak😊

Müge❣️ Çok nitelikli ve sağlam bir yorum olmuş, teşekkür ederim.
Hızlıca sorularını ve eleştirilerini yanıtlayayım. Afra’da bir çeşit gönderme vardı evet. Çağrışımı doğru yakaladın. Ben isim seçimlerini çok önemsiyorum. Subliminal mesajlar barındırmaları gerektiğini düşünüyorum. İkisi de Araf’ta şimdilik. Belki Afra tek başına sızacak aynaya, belki ikisi, belki hiçbiri. Cevaplarınız kalemimin yolculuğu şu an.
Bedensiz kelimesi hoşuma gitti. Babasının enerjisinin bir yerlerde döndüğünü belki başka bir şekle büründüğünü düşünüp yazdım. Ama belki cansız gibi bir kelime daha net ve daha az kafa karıştırıcı, haklısın. :blush:
Aynada geçirdikleri yaş değişimlerine gelince, Toprak aksamadığı, sağlam yaşına dönmeyi seçti; ancak Afra’nın böyle bir ihtiyacı yoktu. Bedensel bir değişime gerek duyması anlamsızdı. Aslında o da aynalarda önceki yaşlarını gördü ama aynı kalmayı seçti. Belki bu kısmı fazla örtülü yazdım, daha açık anlatmam gerekebilirdi.
Son olarak, deneysel bir çalışma olsun istedim. Duvara toslamanı pek istemezdim tabi ama bir şekilde finallerde şaşırtmayı seviyorum. Çok teşekkür ediyorum yeniden. Hep yazalım, hep okuyalım. :heavy_heart_exclamation:

1 Beğeni

Selam,

Öncelikle dilin kullanımı, tasvirler ve hem tasvirlerde kullanılan hem duyguları anlatan betimlemeleri çok beğendim.

Öykünün ilk yarısını çok beğendim. Çok sağlamdı. İkinci yarısı hayal gücünün çok etkin olduğu bir bölüm olmuş. Bir ana fikir vermiş ve bu da son derece doğru ama ilk yarısı bence spot ışıkları ile aydınlatılmış gibi olmuş. Ben loşluğu tercih ediyorum bu öyküde ve bütün bunların rüya olmasını Toprak için çok üzülerek de olsa tercih ediyorum.

Kalemine sağlık…

1 Beğeni

Merhaba Murat,
Teşekkür ederim hem güzel sözlerin hem cevapladığın soru için.
Finali rüya olan öyküler bence kocaman bir ‘ama’ etkisi bırakıyor geriye. Sanki öncesinde anlatılan her şey anlamsızmış gibi. Bu yüzden sanırım böyle bir final tercih etmem.
Spot ışıkları aslında sende ve diğer okuyucularda :slight_smile:
Öykünün ilk kısmı, diğer bölümler yazılınca çok kopuk kaldı gibi geldi esasen bana. Dönüp değiştirmeyi düşünmüştüm. Bu yüzden beğenmen ayrıca mutlu etti beni.
İlk fırsatta sizlerin öykülerini okuyup yorumlayacağım.
Görüşürüz yorumlarda :slight_smile:

1 Beğeni

Her zamanki gibi yine zengin bir dil, akıcı bir anlatım, başarılı bir fikir.
Alışık olduğumuz @gayekcelik :sweat_smile:

Kalemine sağlık, diyecek çok bir şey bulamadım, açıkçası senle alakası olmayan bir durum; bu öykü ilgimi çekmedi. Ta ki sona kadar. :sweat_smile: Kayıp Rıhtım: Bandersnatch olmuş resmen. Ben öyküyü bitiremedim ama bence her şey rüya olmasın. En sevmediğim son şekli, çünkü hiçbir şey değişmiyor; sıradan, monoton hayatımıza geri dönüyoruz ve her şey aynı kalıyor. Ben karakterdeki asıl değişimi görmek istiyorum. O yüzden bu gerçeküstü yolculuğa devam etsin diyorum.

Görüşmek üzere. :pray: Kalemine sağlık. :+1:

1 Beğeni

Merhaba Kasvet😊
Girişteki cümlelerin göğsümü kabarttı, teşekkürler.
Pek sana göre bir öykü değil esasen, sarmamasına pek şaşırmadım. Yine de sona kadar okuma nezaketini gösterdiğin için teşekkür ederim🙈
O zaman bu öykünün finalinde görüşürüz.
Bir dahaki ay seni de görelim yeniden aramızda. Dede Korkut seni epey yordu sanırım😊
Sevgiyle…

1 Beğeni

Öykünüzü beğendim. Duyguları yaşatıyordu. İlk kısım mikro ayrıntılara inerken isyanlı bir dram hissettirdi niyeyse bende. Özellikle karıncaların olduğu paragrafta,şirazesinden çıkmış hayat kaygısı ekseninde varoluşsal bir sorgulama var gibiydi.
Kurgu kısım ise felsefik/durgun dram taşıyan ilk kısımdan ‘Hakuna matata’ tamtamları çalan bir moda ani geçiş yapar gibi oldu.
Hikayenin sonuna dair; kız gitsin Toprak kalsın. Yıllar sonra kız sıkı bir hayvan hakları savunucusu olarak tekrar dönsün, ardından istemeden de olsa Toprak’ın abisini de getirsin. Toprak da ‘Ormanın Çocuğu Mogli’ tarzında bir kimliğe bürünmüş olsun. :slight_smile:
Kaleminize sağlık.

1 Beğeni

Merhabalar😊
Teşekkür ederim okuyup yorumladığınız için.
Yazarken değil ama okurken ‘Hakuna Matata’ etkisini bende aldım. Belki bir dışa vurum.
Finalle ilgili yaratıcı fikrinize de teşekkür ederim. En kısa zamanda sizin öykünüzü de okuyacağım.
Görüşürüz sonraki Seçki’mizde.

1 Beğeni

Nihayet öykünün birinci kısmını okudum. Tabii bir şeyler yazmak da icap ediyor, adettendir diyerek başlayabiliriz yazmaya. Tabii bu yazacaklarımı, şu an için, öykünün ikinci bölümünden bağımsız olarak düşünmek lazım.

Öncelikle, kendi zevklerimden uzak olarak düşündüğümde öykünün oldukça başarılı olduğunu, dilin ustalıkla kullanıldığını;ancak yer yer daha farklı bir sözcük kullanılsaydı daha mı iyi oldurdu diye düşündüğüm kısımlar oldu. Söz gelimi “Alternatif Evren” oldukça fantastik, daha önce kulağıma çağrışımlar yapan bir mekan olarak çalındı. Aynı şekilde Toprak’ın “Kuantum,” şeklindeki tahmini onun fizikle ilgili bilgisini gösterdi bana. Belki öykünün başında fizike merakı üzerine karakter açılımı yapılmış olsaydı bu kısımda şaşırmayacaktım diye düşünüyorum.

Bunların haricinde öykünün kötü karakteri ağabeyin Toprak’a destek olan, iyi bir ağabey olması öyküye daha fazla sarılmama neden olabilirdi. Belki kötü karakter-karakterler dışarıdaki serseri bir çocuk grubundan seçilebilirdi.

Öykünün bu bölümünde yazarın öyküden romana gitmek istediğini çokça hissettim. Ona göre karakterler git gide çoğalmaya başlamış. Gaye’nin hali hazırda bir romanı olduğunu, öykünün onun için romanları için bir tür pratik olduğunu hissetmemi sağlıyor. Bu konuda yanılıyor olma ihtimalim var.

Öykünün içerisinde kullanılan temadan ziyade temalar olduğu açık. Ayın seçilen teması üzerinden yazarın kendi teması oluşmuş ve öyküye de ismini yazarın kendi teması olarak yazılmış. Bunu da fark etmedim değil :slight_smile:

Toprak, karakter ismi olarak çok doğru seçilmiş. Bu konuda tebrik etmem gerekiyor. Doğayla bütünleşik ve aslında özü yansıtmış.

Fantastik dünya da Gaye’nin olmazsa olmazı. Bu dünya onun yazımını güçlendiriyor ve kurgusunu istediği gibi şekillendirebiliyor, bu da bir gerçek. Bazen biraz daha günümüz insanına karışsa, kalabalığa diye düşünsem de yazarın konfor alanına karışmak olmaz, nasıl isterse öyle yazmalı diyerek kendimi avutmaktayım.

Öykünün birinci bölümü oldukça başarılıydı. Canı gönülden tebrik ediyorum. Öykülerinin ve romanlarının sonunun gelmemesini diliyorum. Biliyorum ki gelmeyecektir. İkinci bölümde görüşmek üzere diyorum. Sevgilerle arkadaşım. Tebrik ederim!

1 Beğeni

Cüneyt, analizlerin, eleştirilerin, övgülerin için teşekkürler arkadasim😊 Var ol✌ Hepsini dikkate alacağım. Finali içinde fikrini bekliyorum.

1 Beğeni

Yeni bir yazar kazandım ben :slight_smile: Büyüyen bir öykünün içerisinde gittikçe küçülen kelimelerle dar sokaklar oluşturmuşsunuz. İşte o dar sokaklar bir mahalle olmuş. Sonra mahalle diğer mahallelere bağlanmış ve göz açıp kapayıncaya dek şehri örmüş cümleleriniz.
Öyküyü okuyunca tam olarak hissettiğim şey buydu. Çünkü nefes alıyordu.

Tebrikler. Şu şöyle olsaydı vs. diyecek yer bulamadım :slight_smile:

1 Beğeni

Çok güzel bir yorum bu. Çok mutlu oldum. Teşekkür ediyorum. Cümlelerden örülü şehir çok iyi bir kullanım. Bu cümle üzerine bir roman yazılabilir.
Sevgilerimle, görüşmek üzere🤟

2 Beğeni