Bataklık ve Değirmen

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/bataklik-ve-degirmen/



Koyu renk perdeden sızan yavan ışık, gözümdeki ince örtüyü kaldırıyor. Cılız yansımaların arasından, parmaklarımla yüzümü koruyup, güne aymaya çabalıyorum. Mozart’ın 40. Senfoni’si, odanın duvarlarını yararak, kulağımdaki kiri silkeliyor. Müzik yükselirken, ropdöşambırımı üzerime geçirip, varaklı, ağır kapıyı aralıyorum. İçeri dolan tanıdık sis, tüm bedenime değip geçiyor. Tırabzanları kavrayıp, mermer merdivenleri iniyorum. Mozart’ın orkestrası, daha yüksek bir… (DEVAMI…)

10 Likes

Nereden başlasam bilemiyorum. Yazarın bütün gücüyle okuyucuyu renklerin denizine savurduğunu hissediyorum. Yemek masasında nefesimi tutuyor, boynumdaki ipin nefesimi kestiğini hissediyorum. Harikulâde bir eser, okuduktan iki gün sonra öldüğünüz…
Ayakta alkışlıyorum…

1 Like

‘Okuduktan iki gün sonra öldüğünüz…’ Öyle güzel bir cümle kurmuşsun ki, öykünün etkisinden daha vurgun. Çok teşekkür ederim kıymetli zamanını ayırdığın, aklındakileri paylaştığın için Cüneytciğim.

1 Like

Yorum yapabilmek için üye olmak, sanırım yazdıklarının etkisi büyük bunda… Okudum, okudum ve ötesinde içinde buldum kendimi. Gün ışımaktayken gece olması, sanki masanın bir kıyısında da ben vardım ve hepsini seyre daldım… Kalemine, yüreğine sağlık… Okurken kaybolmak satırlarında ve bittiğinde hani devamı dedirttiğin için, teşekkürler… Sevgilerle arkadaşım, Arzu…

1 Like

Merhaba Gaye,

Hikayelerin, sen yazmaya devam ettikçe, o eski gergin havadan uzaklaşıyor. Ben, böylesini daha çok seviyorum.

Uslüpten bahsetmek gerekirse; öykünün başlarında kullandığın betimlemeler, sonlarında olan betimlemelerden farklıydı. Öykünü farklı zamanlarda mı yazdın?

İlk kısımlara baktığımda yine ağdalı betimlemeler fark ediyorum. Fakat son on paragrafına bakınca, o yukarıdaki betimlemelerden hiç eser yok. Aksine kusursuzdu. Bence böyle devam etmelisin.

Anlatıcıyla bakınca, daha ilk baştan bir rüya, bir hipnoz anlatıcısı gibiydi. Bir önceki hikayende de buna benzer bir anlatıcı vardı. Normalde bu tür anlatıcıları pek sevmem. Fakat bu hikayende böyle bir anlatıcıya ihtiyaç duyup, bunu eksiksizce okuyucuyla paylaşabilmen gayet hoş olmuş. Bu doğrultuda bakınca, kurguda yerine oturmuş.

Hikaye olarak; sanata yön veren ustaları kullanman fantazya ve kurgu açısından şahane. Midnight in Paris’i seyrettikten sonra, üstüne böyle bir öykünün daha insanlarla kucaklaşabiliyor olması, bu eksikliği alıp götürmüş. Aslında bakarsan; herbirimiz dünyaya yön vermiş insanlarla oturup konuşmayı dilemişizdir. Senin hikayende bize bu imkanı verip, o masada olma şerefine nail etmiş. O yüzden teşekkür ediyoruz.

Sevgilerimle,
Gökay

1 Like

Canım Arzu, öncelikle okuduğun ve yorumladığın için teşekkürler. Kendimi yenileyerek yol aldığım bu satırlar dünyasına dahil olman keyif verici. Bunları hissettirebildiğim için son derece mutlu oldum. Yazdıklarımız, okuduklarımız, öğrendikleirmiz ve hissettiklerimiz daim olsun.
Sevgilerimle…

Merhabalar Gökay,

Öncelikle nitelikli eleştirilerin için teşekkürler.
‘O eski gergin hava’ dediğin kısım, aslında vazgeçmeye çalıştığım bir şey değil. Sadece, kısıtlı kelimeleri olan bir platformda, hakkını vererek yapamadığımı düşündüğüm bir şey. Bazı temalarda askıya almamın sebebi budur.
İkinci eleştirine gelecek olursak, evet öyküye başladığım gün ile bitirdiğim süre arasında bir hafta var. Ama genelde betimlemelerle başlıyor ve sona doğru azaltıyorum.
Midnight in Paris, beni son derece etkileyen bir film olmuştu. Bir sokakta kaybolup geçmişe sızmayı ve öylesi insanların arasına karışmayı, heyecan verici bulmuştum. Sana onu çağrıştırıyor olması, gurur verici.
Güzel sözlerin içinde çok teşekkürler.

Sevgilerimle…

1 Like

Aslında “Eski gergin hava” bir eleştiri değil, sadece bir yorum.

Başarılar diliyorum.

Sevgilerimle,
Gökay.

1 Like

Böyle ustaları bir masaya ancak bir başka usta oturtabilirdi. Kalemini ustalıkla kullandığın harika bir öykü olmuş. Öyküyü okurken kısa bir film izliyormuşum gibi geldi. Frida’nın yanında oturmayı bile haketmeyen o sevimsiz Dieo’yu bile öyle güzel anlatmışsın ki… Ayrıca öyküyü okurken sanki bir Woody Allen filmi izliyormuş gibi hissettim. Sonu ise özellikle güzeldi. Bataklık temasını öyküye, o güzeller güzeli tabloyla ve bir insanın kendini bulamayıp başkalarının bataklıklarına sürüklenmesine bağlaman etkileyiciydi. Aynı zamanda sayende kısa bir sanat tarihi turu yapmış gibi hissettim. İyi ki yazıyorsun Gaye. Daim olsun!

1 Like

Merve bu motive edici yorum için çok teşekkür ederim. Hangi cümlesini tutsam, heyecan verici. Senin gibi, hayatını tarihle kuşatmış birinden okunabilecek en pozitif eleştirilerden biri sanırım. Teşekkür ederim :two_hearts:

1 Like

Öykünün en temel başarısı bence geçiş süreci olmuş. Evet Midnight In Paris’e benziyor ve bu şekilde 10.000 kelime daha okutabilirdi kendisini ama finalde öyle ustaca dönüşüyor ki hem geriyor hem de düşündürüyor.

Keşke uşak savaşsaydı demeden geçemiyorum ama, bazen başa geleni veya olunan şeyi kabul etmemek gerekiyor ve bu mücadelenin biteceği de beklenmemeli. Hayat sürdükçe sürecektir bu mücadele.
Büyük beğeniyle okudum elinize sağlık.

Not: Picasso bence de kübist ve biraz polemiğe katkım olsun, Frida’ya kolonyal bir küçümseme ile yaklaşmış sanırım.:slight_smile:

1 Like

Merhabalar @MuratBarisSari
Bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Gerilimi hissettirebilmek esas amacım oluyor genelde öykülerimde, sizden de bunu verebildiğime dair yorum almak hoşuma gitti.
Aslında kendimizle ne kadar barış içinde isek, hayatla o kadar çetin savaşabiliyoruz. Bu hikaye, bunu başaramamış birinin öyküsüydü.
Picasso bana kalırsa da Kübizm’le tanındığı için tam anlamı ile Kübist :blush: Ama Frederic’in dediği gibi, Klasizm temsili eserlerini yok saymamız mümkün değil.
Frida’ya kurduğu cümleyi ben övgü olarak algılamıştım ilk duyduğumda, ama yorumunuz beni şüpheye düşürdü. İnceleyeceğim.
Tekrar teşekkürler.
Sevgilerimle…

1 Like

Merhaba. @gayekcelik :clap::clap::clap:

Çok beğendim. Özellikle sonu harikulade olmuş.

Gerçekten insanı düşündürüyor. Böyle büyük beyinler neden hep ölüme saplantılı yaşıyorlar?

Okurken masada görmek istediğim biri oldu. Umutsuzca bekledim, acaba çat kapı yapar mı diye. :sweat_smile: H.R Giger’ı görmek isterdim. Kasvetli havaya bir tık katkısı olurdu. Benim ilham aldığım isimlerden biri.

Elinize sağlık, her seferinde bir üstüne taşıyorsunuz. Sizi okumak büyük zevk. :ok_hand:

1 Like

Merhaba @ulu.kasvet :slight_smile:
Çok teşekkür ederim, ne mutlu oldum!
Büyük beyinlerin, büyük yeteneklerin karanlık bir tarafı oluyor sanırım her daim. Van Gogh, sınırları biraz aşanlardan biri.
Ne muazzam olurdu düşününce, bende çok beğenirim Giger’ı :slight_smile: Aklımda çok ressam vardı; ama onları hiç tanımayanları, isim karmaşasında boğmak istemediğim için biraz eleme yaptım. Çok adil oldu mu bilemiyorum?
Önceki öykümdeki ‘gizem’ vurgunu dikkate aldım. Daha iyi kotarabildiysem şahane.
Sevgilerimle…

1 Like

Selamlar @gayekcelik hanım :slight_smile:
Öncelikle öykünüzü okurken bir çok kişinin de dediği gibi Paris’te Bir Gece Yarısı filmi akıllara geliyor. Bir sürü sanatçı hepsi bir arada ve çok canlı, evet kesinlikle öykünüz için en uyumlu kelime canlı diye düşünüyorum. Gayet bilgili ve ufku açık bir insan olduğunuz da gözlerden kaçmıyor. Akıcı, meraklandıran, curcunası yerinde bir öykü. Emeğinize ve dimağınızı sağlık diyorum efenim :slight_smile: Yeni öykülerinizi merakla bekliyorum :pray:

1 Like

Merhabalar @Duskalem
Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Doğru kişiler okumadıktan sonra, iyi öyküler yazmamızın pek bir anlamı kalmaz diye düşünüyorum😊 Burası bunun için iyi bir buluşma noktası.
En kısa zamanda sizinde öykünüzü okumak istiyorum.
İlhamınızla kalın🙌

1 Like

Rica ederim. Mutlaka değerlendirmelerinizi dinlemek ve fikirlerinizi almak isterim :slight_smile: Sizin de ilhamınız ve kalem gücünüz bol olsun :pray:

1 Like

Merhabalar,

Öyküyü baştan sona severek, büyük bir keyifle okudum. Frida’yı görünce şaşırdım, mutlu oldum. Ve karakterler daha da belirginleşince merakım katlandı.

Finalin nasıl olacağını, sona nasıl bağlanacağını merak ediyordum. Beklenmedik bir son oldu. Güzel ve insana bir parça hüzün veren türden. :slight_smile:

Kaleminize sağlık.

2 Likes

Merhabalar @Kitsune
Bende sizin yorumunuzu büyük bir keyifle okudum. Zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumladığınız için çok teşekkürler😊
Sevgilerimle…

1 Like

Merhabalar,
Öyküyü oldukça beğendim. Anlatım dilinizi ayrıca sevdim. Bilmiyorum kitabınız falan var mı?
İlk fırsatta diğer öykülerinizi de okuyacağım :slightly_smiling_face:

1 Like