Beğendiğiniz Kitap Alıntıları


(Mesru) #310

‘‘Bu dünya, dünyaların en iyisi değildir. Mevcut dünyaların en iyisidir.’’
Eşref Saat - Şevket Rado


#311

Ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım, küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü. “Kendini karşındakinin yerine koy” ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım.

Kinyas ve Kayra


#312

Beni anlamak için söylediklerimden çok sustuklarımı dinleyin… Çünkü ben, söylediklerimden çok sustuklarımda gizliyim.

Jean Christophe


#313

“Öfkeye teslim olmuş biri, doğrular konusunda yanılgıya düşebilir.” Mars’ta Zaman Kayması Philip K. Dick


(Ahmet Boyraz) #314

Bu defa gök zifiri karanlıktı ve korkunç yağmur yağıyordu. Smith gökyüzüne bakarken, yağmur sağanağa dönüştü.

«Bardaktan boşanırcasına yağıyor» dedi
Smith.

«Hayır efendim, bardaktan değil, gökten boşanıyor» diye itiraz etti robot.

John Smith bu itiraza verecek cevap bulamadı. Robota bakıp iç geçirdi.

Uzaydan Gelen Konuk - Isaac Asimov


#315

Nilüferler…Yalnızca bu çiçekler, hep bir yerlere gidecekmiş gibi azade ve özgür oluyorlar ama küçük bir havuzun içinde bir yere gitmeden yaşıyorlardı. Hayatta böyle bir şeydi benim için; hep bir yerlere gidecekmiş gibi duran, yalnız ve bir yere gitmeyen bir çiçek. Bütün bir hayatın özeti buydu. Bende bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim, öyle solgun bir nilüfer gibi bir havuzun içinde yalnız başıma durdum, köklerimi salamadım, ne olduğum yere sağlamca yerleştim, ne başka diyarlara kaçabildim, içinde durduğum havuzla birlikte kirlenip eskidim. Bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler oldu ama kimse yakasına takmadı beni, kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp büyütmek için uğraşmadı, onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda tek başına yüzebileceğimi düşündüler, ben de yüzdüm, kederi, yalnızlığı, kirlenmeyi öğrendim ve hayata benzedim.

Ahmet Altan - Tehlikeli Masallar


#316


#317

"Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez… Bir stil meselesi. Ya ağzına soktuğun bir 38’lik ya da ölene kadar kendini oksijenle zehirlemek.’’


(Boş İnsan) #318

“Aklını kullanabilen insanlar mı? Hayır, bu mümkün değil; bu noktada yazar ne yazık ki maksadını aşıyor!”

Maymunlar Cehennemi, Pierre Boulle


(Mustafa Yıldız) #319

Ahmet Ümit, Elveda Güzel Vatanım

Ben bu kitabı daha önce okusaymışsım keşke. Bu Ahmet Ümit’in okuduğum ikinci kitabı. Kırlangıç Çığlığı’nı fena bulmasam da bu kitap bambaşka birşeydi. Umarım diğer kitapları da bu seviyededir.


(Halil İbrahim Çelik) #320

“Suçlanan bir tutum haline geldi bir şeyin peşinde olmamak.”

Theodor Adorno / Minima Moralia


(Bird of Hermes) #321

“İnan bana büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur. Her şey unutulur, büyük aşklar bile. Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır. Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar. İşte bunun içindir ki yaşamında büyük bir aşka, mutsuz bir tutkuya sahip olmuş olmak yine de iyidir. Bu en azından bizi çökerten nedensiz umutsuzluklar için bir korunmadır.”

Mutlu Ölüm~Albert Camus


#322


(Cihan) #323

Ben üzgündüm.
Ama onlara “Yorgunum” dedim.

Küçük Prens


#324

”Kırk bin can toplasa bütün sevgisini etmez ki benim ona olan aşkımın dengi.”

William Shakespeare – Hamlet


(Halil İbrahim Çelik) #325

“Her insan yüreğinde hem karanlık hem de aydınlık olanı taşır. İnsanoğlu birçok parçanın bileşkesidir; senin bir zamanlar olduğun gibi saf, berrak bir ateş değildir. Zekası sık sık duygularıyla çatışır, istenci ihtirasıyla… Ülküleri çevresine ters düşer ve eğer onların peşi sıra giderse, eskiyi nasıl yitirmekte olduğunu yüreği sızlayarak görür. Ama onların peşi sıra gitmezse bu kez de yeni ve soylu bir düşü yüz üstü bırakmanın acısını duyar. Ne yaparsa yapsın, bir kazanç ve bir kayıp, bir kavuşma ve bir ayrılık hissedecektir. Gidenlerin ardından yas tutar ve yeni olandan korkar. Mantığı geleneğine ters düşer. Duyguları, diğer insanların ona zorladığı kısıtlamalara karşı çıkar. Bunların sürtüşmeleri sonucunda ise, senin insanoğlunun laneti dediğin ve hor gördüğün şey doğar: Vicdan!”
-Işık Tanrısı


#326

“Yerinden oynamış cüruf yığınının üstünde duran Souvarine’in birden ayağa kalktığı görüldü. Arka tarafta can çekişen zavallıların tepesine bütün ağırlığıyla çöken yıkıntının karşısında ağlayan Mahaude ve Zacharie’yi tanımıştı. Son sigarasını attı ve arkasına dönüp bakmadan, iyice bastıran karanlıkta uzaklaştı. Karartısı gittikçe küçüldü ve sonunda kayboldu karanlıkta. Bir meçhule doğru gidiyordu. Son derece sakin bir tavırla, yok etmeye doğru gidiyordu, şehirleri ve insanları havaya uçuracak dinamitin bulunabileceği her yere gidiyordu. Komaya girmiş olan burjuvazi, her adımında, ayağının altındaki kaldırımın havaya uçtuğunu işittikçe, bunu yapan hiç kuşkusuz Souvarine’den başkası olmayacaktı.”

Émile Zola - Germinal


#327


#328

Namuslu olmak ne zor şeymiş meğer. Bir gün Almanlar’ın pabucunu yalayan, ertesi gün İngilizler’e takla atan, daha ertesi gün de Amerika’ya kavuk sallayan soysuzlar gibi olmak istemedik… Kanunlu, kanunsuz baskılar altında ezile ezile pestile döndük. Bugünün itibarlı kişileri gibi, kese doldurmadık, makam peşinde koşmadık. İç ve dış bankalara para yatırmadık. Han, apartman sahibi olmak, sağdan soldan vurmak ve milleti kasıp kavurmak emellerine kapılmadık. Milletin derdine derman olacak yolları araştırmak istedik. Bu ne affedilmez suçmuş meğer!

Sabahattin Ali - Markopaşa Yazıları ve Ötekiler


#329

“Evet, kusurluydu. Fakat gönül meselelerinde bunun ne önemi var? Biz insanlar bir şeyi sevdik mi severiz. Mantığın bunda yeri yoktur. Hatta mantıksız sevgi pek çok açıdan gerçek sevgidir. Sevmek için bir sebep oldu mu herkes sevebilir.”

Bilge Adamın Korkusu / Patrick Rothfuss