Beğendiğiniz Kitap Alıntıları


(Zeynep) #350

Konuşmamak ne iyi, bir bilsen.İnsan elbette konuşmak istiyor; dert yanmak, haklı çıkmak istiyor.Fakat kelimeleri insana ihanet ediyor, insan kendine ihanet ediyor.Kendinden nefret ediyor…
Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay


#351

Ben aşktan daima kaçtım.Hiç sevmedim. Belki bir eksiğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde… Fakat daima ödersiniz… Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz.

Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü


#352

Mektubun kendisine yazıldığı kişiden başkasının okumaması için yazıyı gizleme işlemine gelince, bu konuda bilinmesi gereken birtakım usuller vardır…
Söz konusu usullerin en sağlamı, taze süt alıp yazıyı onunla papirüsün üstüne yazmaktır. Mektubu alan kişi, üzerine sıcak papirüs küllerini serptikten sonra Allah’ın izniyle yazılar görünür hale gelecektir. İstersen beyaz zaç yağı suyu da kullanabilirsin. Bu durumda mektubu alan kişi üzerine zaç yağı tozu serpmelidir. Eğer yazının gündüz vakti gizli kalıp geceleyin okunabilir hale gelmesini istiyorsan, o zaman kaplumbağa ödüyle yazmalısın.

İslam Dünyasında Kitabın Tarihi
Johannes Pedersen

Metnin Arapçasını içeren orijinal kaynak:

el-Ikdü’l-ferîd
Kurtubalı İbn Abdirabbih (860-940)


#353


(Burak Mermer) #354

Aslında okuduğum bir kitap değil ama bugün Bir Yudum Kitap’tan geldi bu, çok beğendiğim için sizinle de paylaşmak istedim:

Biraz da iyi tarafından bakalım. Modern okul sisteminin ardında yatan mantık kavrandığında tuzaklarından kurtulmak da kolaylaşır. Okullar çocuklara işçi ve tüketici olmayı öğretir, siz kendi çocuklarınıza lider ve maceracı kişiler olmayı öğretin. Okullar çocuklara düşünsel olarak itaat etmeyi öğretir, siz kendi çocuklarınıza eleştirel ve bağımsız düşünmeyi öğretin. Okulun istediği gibi yetiştirilmiş çocukların sıkılma eşikleri çok düşüktür, siz kendi çocuklarınıza hiçbir zaman sıkılmamalarını sağlayacak kendilerine ait bir dünya yaratmaları için yardım edin. Çocuklarınıza tarih, edebiyat, felsefe, müzik, sanat, ekonomi, ilahiyat ve okulda öğretmenlerinin itinayla kaçındığı daha pek çok konuda ciddi, “yetişkin işi” kaynaklar sağlayın. Çocuklarınızı yeterli bir süre yalnız bırakın, böylece kendi başlarına kaldıkları zaman mutlu geçirmeyi öğrensinler. Okulların istediği gibi yetiştirilmiş kimseler yalnız kalmaktan nefret etmeye koşullanmışlardır. Sürekli olarak televizyonun, bilgisayarın, cep telefonunun, çabuk edinilen ve çabuk kaybedilen sığ dostlukların kendilerine arkadaşlık etmesini isterler. Oysa çocuklarınız daha önemli bir hayat sürmelidir ve sürebilirler de.

Fakat ilk önce okulun ne olduğunu sizin iyice anlamanız gerekiyor. Okul genç zihinlerin denek olduğu bir laboratuvardır, bir şirkete dönüşmüş toplumun ihtiyaç duyduğu alışkanlıkların ve davranış kalıplarının üretildiği bir imalathanedir. Zorunlu eğitimin çocuklara ancak kazara faydası olabilir zira asıl amacı çocukları birer uşağa dönüştürmektir. Çocuklarınızın çocukluğunun zaruri olandan bir gün bile daha uzun sürmesine izin vermeyin. David Farragut daha 9 yaşındayken ele geçirilmiş bir İngiliz gemisinin kaptanı yapıldıysa, Benjamin Franklin aynı yaşta bir matbaacının yanında çırak olarak çalışmaya başlayıp bugün Yale’de bir son sınıf öğrencisinin kaldıramayacağı kadar yoğun bir okuma yazma seferberliğine girdiyse sizin çocuklarınızın da bütün bunları yapmamaları için hiçbir sebep yoktur. Uzun hayatım ve devlet okullarının duvarları arkasında geçirdiğim otuz yıllık sürenin ardından diyebilirim ki etrafımız dâhilerle dolu. Gerçekten eğitilmiş erkek ve kadınlardan oluşan bir insan grubunu nasıl idare edeceğimizi henüz belirleyemediğimiz için dehayı bastırıyoruz. Bana kalırsa bunun basit ve bir o kadar da onurlu bir çözümü var. Bırakın herkes kendini yönetsin.

Eğitim - Bir Kitle İmha Silahı - John Taylor Gatto (Çevirmen: Mehmet Ali Özkan)


#355

Bence insan, yakınlarını sevmek olanaksızlığıyla birlikte doğar. Akrabalar arasındaki sevgi bu bakımdan iğrençtir. Hak edilmemiştir çünkü. Sevgiyi hak etmek gerekir.

Dostoyevski - Delikanlı

En sefil, en sıradan birine demir yolu bileti satmak gibi bayağının bayağısı bir görev verin; bilet almaya gittiğinizde, size gücünü göstermek için, bu sefil yaratık bir anda size sanki Jüpiter’miş gibi bakma hakkını görür kendinde.

Dostoyevski - Ecinniler


(Onur Selamet) #356

“O sırada etrafındaki dünyanın gürültü ve uğultularını işitirsin, insanların nasıl yaşadığını duyar, görürsün… onlar gerçekten yaşamaktadır, onların yaşamı ısmarlama değildir, onların yaşamının bir rüya, bir uyku, bir sanrı gibi dağılıp gitmediğini görürsün, yaşamlarının hep yenilendiğini, hep tazelendiğini, bir saatlerinin diğerine benzemediğini fark edersin; korkak hayalgücüyse bayat, bayağı denecek kadar yeknesaktır; sanrıların, fikirlerin kölesidir, aniden güneşi örterek güneşine o kadar düşkün Petersburg’un yüreğine çöreklenen ilk bulutun kölesidir; sıkıntıya boğulmuş bir hayalgücü neye yarar! O yorulmak bilmez hayalgücünün de bir gün yorulacağını, sürekli gerilim içinde olmaktan bitap düşeceğini hissedersin, çünkü büyümekte ve eski ideallerini geride bırakmaktasındır; o idealler de parçalanıp toza toprağa karışır; eğer başka bir yaşamın yoksa yenisini yine bu parçalardan inşa etmek gerekir.”

- Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, “Beyaz Geceler”


#357

İnsan yalnızca bir beden olmayı kaldıramıyor. Bu çok belli, diye düşündü Cemil. Halbuki yalnızca bedeniz ve bununla baş edemediğimiz için ruh diye bir şey icat etmişiz. Doğrusu parlak bir fikir!

Barış Bıçakçı – Sinek Isırıklarının Müellifi


#358

Adalet mi kazanacak diyorsunuz? Elbette! Çünkü kazananlar ADALET olacak.

Don Quioxte Doflamingo
One Piece


#359

“Artık az kalmıştır herhalde. Bitmek üzeredir. Acının doruklarını yaşadım ve daha fazla acıya dayanamam.”

Otomatik Portakal / Anthony Burgess


(tayfun) #360

Ama artık gitmek geliyor içimden.
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden, dönüşü olmayan yerlere.

Ataol Behramoğlu


(Hamdemit Abi) #361

“Children are dying."

Lull nodded. "That’s a succinct summary of humankind, I’d say. Who needs tomes and volumes of history? Children are dying. The injustices of the world hide in those three words.”


#362

Kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanında olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. Ondan ötesini bilmiyorum!

-Kumarbaz, Dostoyevski


(Can) #363

Evet, sana ihtiyacım var. Çünkü bir bulutun gölgesi ve bir düşüncenin şarkısı hakkında sohbet edebileceğim tek insan sensin.

Vladimir Nabokov, Véra’ya Mektuplar


(Burak) #365

“Who has never killed an hour? Not casually or without thought, but carefully: a premeditated murder of minutes. The violence comes from a combination of giving up, not caring, and a resignation that getting past it is all you can hope to accomplish. So you kill the hour. You do not work, you do not read, you do not daydream. If you sleep it is not because you need to sleep. And when at last it is over, there is no evidence: no weapon, no blood, and no body. The only clue might be the shadows beneath your eyes or a terribly thin line near the corner of your mouth indicating something has been suffered, that in the privacy of your life you have lost something and the loss is too empty to share.”

  • Mark Z. Danielewski, House of Leaves

#366

Beğeneyim de İngilizce bilmediğim anlaşılmasın :smirk:


#367

Bu kitabın Türkçe baskısı var mı?


(Can) #368

Bildiğim kadarıyla yok. Bir ara yayınlandı diye bir haber görmüştüm dergiydi sanırım. Ben alıntıyı birinden aldım.

@Marius mesajınız görünmüyor okuyamadım.


#369

Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır.

Oğuz Atay - Tutunamayanlar


(Beren) #370

“Avrupa aynaya baktığında dünyayı gördüğünü sanıyordu.”

“Irak Savaşı, Batı’nın petrolünü Doğu’nun kumları altına koymuş olan Coğrafya’nın yaptığı hatayı düzeltme ihtiyacından doğdu. Ancak hiçbir savaş şunu dürüstçe itiraf etmez:
-Çalmak için öldürdüm.”

“Yahudi avı her zaman için bir Avrupalı sporu olmuştur.
Şimdiyse, bu sporu hiçbir zaman yapmamış olan Filistinliler diğerlerinin hesabını ödüyor.”

Aynalar Neredeyse Evrensel Bir Tarih - Eduardo Galeano