Behzat Ç. – 4. Sezon 9. Bölüm İncelemesi: Tatmin Eden Bir Sezon Finali

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/inceleme/behzat-c-4-sezon-9-bolum-inceleme/



Ve Behzat Ç. sezon finaliyle BluTV’deki yerini aldı. Bizler de izleyip hem son bölüm hem de sezonun geneli hakkında bir değerlendirme yaptık. (DEVAMI…)

3 Likes

Tebrikler, gayet güzel özetlemişsiniz. 9 bölümü de izledim. Bir-iki kelam da ben söyleyeyim.

Her şey bir yana bu dizinin var olması benim için önemli. Umarım bir çok sezon daha devam eder. Elbette iyi bir senaryo ve Hayalet-Akbaba-Şevket-Memduh başkanın var olması şart. Doğruya doğru, izlediğim her şeyden çok sıkıldım. Dönüp dönüp yeniden izliyorum sevdiklerimi. Netflix iyi hoş amma biz siyasetten nefes alamazken adamların ultra medeni dünyalarında özgürce takıldıkları komik Amerikan dizilerinden alaınacak tat ne kadar olabilir? Aramızda kültürel olarak uçurumlar var. Bizden daha kötü durumda olan Afrika vb ülkelere dair bir şey izlemek istemiyorum, dram kotamız doldu taştı!

Seyredecek bir şey yok ve ben Akbaba ile Hayalet’in ''kuzey doğu- saat bir yönünde ‘’ diyaloğunu düşünüp gün içinde gülümseyebiliyorum!

Eleştirdiğim birinci mevzu; muhalif olmanın b.kunu çıkarmamak lazım. Derin devlet filan tamam da koskoca ülkedeki en güçlü adamlar sırf Behzat dönsün diye neden cinayet büronun dört adamını harcadı? Çıkış noktası bu olmamalıydı. Başka bir şey bulunamaz mıydı amirimin dönmesi için?

Şu delilik işi de çok abartıldı. Bu kadar ‘‘öbür taraf’’ a karışmış bir adam nasıl gündelik hayatını sürdürüyor?

Çok aşırı küfür var. Rahatsız edici boyutta. Mahir bu ekibe çok uygun ama Hayalet’i Mahir’e ezdirmek?? Yanlış.

Bu derin devlet muhabbetini bırakıp her bölüm yeni bir cinayet çözseler, ekibin kendi iç hikayeleri alttan alta aksa, hiç alkol almayan ben gibiler bile çakırkeyif olsa, pilli bebek yeni şarkılar yapsa…Yeter de artar bile.

Blogumda da yazmıştım, okumak isterseniz

Behzatın yeni sezonu, son günlerde sıkça tekrarladığımız “eskiden herşey ne güzeldi be” benzeri serzenişlerimize ufak da olsa bir terapi oldu. Bunca zaman aradan sonra anakadronun büyük oranda korunabilmiş olması ciddi bir başarı bence. Harun ve Eda’nın o kadar da vazgeçilmez olmadığını, hatta Cevdetin eksikliğini bile daha fazla hissedeceğimi düşünemezdim. Yeni elemanları elbette yadırgadım ve sezon sonuna geldiğimizde bile tam oturmadılar bence, ama oturacaktır. Sezonla ilgili en olumlu ve en olumsuz saptamalarımı belirtmek isterim, ama henüz izlememiş olanlar için SPOİLER içerecektir:

En olumlusu Memduh Başgan karakterindeki yüksek oyunculuk performansıydı (son bölümde behzatın evine giderek söylediği “saçma” sözler karaktere yakışmadı bence ama bu durum oyuncunun değil senaristin hatasıydı elbette).
En olumsuz görüşüm ise Behzatın ruhsal hallerinin çok ani değişmesiydi. Psikiyatr ile görüşürken aniden şizoya bağlayıp sonra aniden düzelebiliyordu. Bu normal yaşamda o kişinin numara yaptığının işaretidir aslında. Ve bu tuhaflığı bölüm sürelerinin kısalmasına bağlamak da çok doğru değil, çünkü behzat bunu önceki sezonlarda da yapıyordu. Bu sezonda ise ruhsal durumdaki bu ani geçişkenlik beni artık en çok rahatsız eden durum haline geldi.