Bilimkurgunun Kraliçesi Ursula K. Le Guin'den “Vahşi Kızlar” Yeniden!


(Pilav Ye, Kadınlara İnan) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: http://kayiprihtim.com/haberler/bilimkurgunun-kralicesi-ursula-k-le-guinden-vahsi-kizlar-yeniden/



Ursula K. Le Guin’in kaleme aldığı “Vahşi Kızlar”, şimdi yepyeni bir baskı ve Ayrıntı Yayınları etiketiyle tekrar raflarda! (DEVAMI…)


(Hazal Çamur) #2

Versus baskısını okuyup sevmiştim, fakat Ayrıntı farkı nedeniyle tekrar okumak isterim :slight_smile: Kaldı ki Le Guin kitaplarının her okumada daha derinlere dalmak gibi bir özelliği var.

Hazır yeri gelmişken bu güzel kitap için yorumumu da yapmış olayım.

Le Guin’e Locus, Asimov ve Nebula Ödülü kazandıran “Yaban Kızlar” öyküsü, şüphesiz ki okura bir değil, birden fazla şeyi aynı anda sunuyor. Bir yanda cinsiyet ayrımcılığı, diğer yanda ırkçılık ve sınıf ayrımı, bir diğer uçta ise ekonomik dengeyi görüyoruz. Ya da gelir adaletsizliğini. Bu kısacık, her zamanki gibi yalın ve okuması kolay öyküde sizi diliyle yormadan, sadeliğin sularında yüzdürerek derin düşüncelere sokuyor. Aslında şöyle bir durum var, son sayfanın son paragrafına kadar belki de hiçbir şey anlamayacaksınız. Ne fark eder? Siz bu saydıklarımı kaçırsanız bile sonu size kaçırdıklarınızın tamamını hatırlatır nitelikte.

Öyküde en çok sevdiğim yan, cinsiyet ayrımcılığında bahsederken erkeklerin hakkını da vererek eleştirmesi olmuş. Kadınlara köle gibi davranan erkeklerden çok, eşlerini seven ve onlara düşkün erkekler görüyoruz. Ancak bu erkekler aynı zamanda güçlü, lider ve aileden sorumlular. Tüm güç ve sorumluluk yine onların üzerinde. Yazar istese, bildiğimiz ve gerçekçi olarak kabul edebileceğimiz, sevgisiz erkek modeli ve kölesi gibi kullandığı kadını portresini burada çizebilirdi. Bu kurgu da olmazdı, çünkü varlıklarını biliyoruz. Ancak “tam olarak” yapmamış. Ayın karanlık yüzü kadar aydınlık yüzünün varlığına da dikkat çekmiş, hakları teslim etmiş. Fakat eleştirisinden ve yanlış gördüğüne parmağını saplamasından da vazgeçmemiş. Ondan bekleyeceğimiz gibi.

Bir diğer beğendiğim kısmı adaleti işleyişiydi. Adaletin ne olduğunu bilmeyen bir toplumda isyanın düşünülemeyeceğinden öykü içinde bahsederken ne kadar haklı olduğunu, karakterlerin tepkileriden rahatlıkla çıkarıyoruz.

Kitap 100 sayfa, ancak Yaban Kızlar öyküsü 54 sayfa sürüyor. Arından gelen iki makale, bir söyleşi ve birkaç şiirse bonus olarak önümüzde duruyor. Le Guin’in yazdığı iki makaleyi de hararetle kafa sallayarak, her sözüne katılarak okudum. Eleştirdiğim konulara düşünmediğim bakış açıları getirmesi de beni ayrıca mutlu etti.

İncecik ancak dopdolu, yalın görünümlü girift bir kitaptır Yaban Kızlar.

Meraklılarına duyurulur.