Bir Avuç Çamur


(Osman Eliuz) #6

Merhaba.

Sizinki gibi yorumları hep sevmişimdir; bana yeni yazarlarla tanışma olanağı sağlıyor bu. İsmini tam olarak gotik koymasam da karanlık tatları seviyorum. Eski çağlarda yazılmış havası öykünün dilinden ve geçtiği mekanlardan dolayı sanırım.

Beğenmenize sevindim ve zamanınıza teşekkürler.


(Osman Eliuz) #7

Selam :slight_smile:

İçinin sıkılmasına ve seni bunaltabilmeme sevindim. Betimlemeleri sevmene de öyle.

Daha iyilerine…


(Sefa Tursun) #8

Selamlar,

Osman Eliuz öyküsü okumayalı biraz vakit geçmiş sanırım, uzun yazılarınız kısalmış ve bu kısalık çok yoğun bir atmosferin oluşmasına yardımcı olmuş. Oluşturduğunuz karanlık- kaotik evrenin özgün ögeler içermesi atmosferi daha da güçlü kılıyor, yazar bizi bilmediğimiz bir evrenin sınırlarında dolaştırıyor ve bu da okurun gerilmesine neden oluyor sanırım, en azından beni gerdi diyebilirim :slight_smile:

Kaleminize sağlık.


(Osman Eliuz) #9

Selamlar.

Seçkiye tekrardan hoş geldiniz; sizi buralarda görmek güzel.

Evet birazcık kısalttım öykülerimi; belki hatırlarsınız; sizin ve Deniz Eksilen’in kısa öykülerdeki başarısını kıskandığımı söylemiştim :slight_smile:

Duygusal öyküleri seviyorum ve olaylarla harmanlamaya gayret ediyorum.

Beğenmenize sevindim. Daha iyilerine…


(Ufuk ) #10

Sevgili Osman,

Öncelikle beni lunaparka götürüp, elimdeki patlamış mısırı ve kolayı alıp, hiç bitmeyen bir korku tüneline kemerlerimi bağlamadan bindirdiğin için teşekkür ederim. Bu öykünün beni soktuğu ruh halinden çıkabilmek için gittiğim Freud isimli çömez psikiyatrist, problemin bende değil insanlığın tümünde olduğunu söyledi, içimi rahatlattı sağolsun. Saatlik ücretin faturasını senin adına kestirdim, nasıl göndermemi istersin? Posta, kargo, eposta? :smiley:

Şaka bir yana, muazzam bir atmosfer içinde yaşanan, karanlık, kasvetli, okuyanın ruhuna işleyen bir öykü kaleme almışsın. Yüreğine, aklına sağlık.

Ben Miyazaki filmlerinin tadını aldım bu öykünde, alsın animasyon yapsın Netflix bu öyküden. Gelsinler Osman Eliuz ile tanışsınlar bir projeye başlamadan önce :smiley:

Yazım dilinin öyküye çok yakıştığı ve leziz bir tat verdiği muhakkak ortada. Kaleminle müthiş atmosferler yaratıyorsun ve içerisine yaşayan karakterler ve akıp giden bir hikaye yerleştiriyorsun. Ne içiyorsan, ben de denemek istiyorum, belki bende de işe yarar. :smiley:


(Osman Eliuz) #11

Merhaba.

Bu bol esprili yorum için teşekkürler; beni hep güldürüyorsun. Kemerleri hiç sevmem heyecanı baltalamamak lazım… E-postamı biliyorsun; faturayı oraya yollayabilirsin :slight_smile:

Netflix harika bir fikir. Kendileri de fark ederler umarım :smiley:

Ne içiyorum; bu sırrı özelde sana söylerim fakat senin buna hiç ihtiyacın yok :wink:


(Nurdan Atay) #12

Atmosferi müthiş, karakter tanımları tam yerinde, nefis bir öykü. Severek, heyecanla okudum. Ellerine yüreğine sağlık Osman Eliuz


(Cem Pala) #13

Osman selamlar.

Uzatmayacağım. Sadece üç alıntı yapıyorum öykünden.

Gelecek seçkide görüşmek üzere, selametle :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #14

Selamlar,
Ben birkaç aydır bu platforma aşinayım ve okuduğum öyküleriniz içinde bu açık ara en iyisiydi. Bir kere edebiyat sanatını kesinlikle layıkıyla temsil ediyor. Son derece dokunaklı ve duygusal bir öykü. Birçok farklı duyguyu da ayrıca barındırıyordu. Aşk teması da sadece sonunda değil her yerinde kendini hissettiriyor. Mesela şu ibareyi tekrar tekrar okudum "…yağmur toprağı öpüyor."
Çok tebrik ederim harika olmuş gerçekten.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(Tuğrul Sultanzade) #15

Bir önceki seçkide eksikliğiniz hissedildi. Iyi bir dönüş yapmışsınız, yukarıdaki yorumlar aslında söylenebilecek her şeyi söylüyor, yine de bir ekleme yapmak isterim. Doğru kelime bu mu bilmem fakat kaleminiz pastoral türü çok iyi aktarıyor.


(Osman Eliuz) #16

Merhabalar.

Tekrar buradasınız; ne güzel. Yokluğunuzu iyiye yorup daha büyük bir çalışma için olduğunu düşünüyorum.

Hoşunuza gitmesine sevindim. Daha iyilerine diyorum.


(Osman Eliuz) #17

Selamlar ve çok teşekkürler. Cümleleri seçerkenki emeğine de öyle.

Daha iyilerine…


(Osman Eliuz) #18

Selamlar.

Benim de yazarken içinde kendime yer bulduğum, gerçek anlamda hissedebildiğim bir çalışma oldu ve kendi öykülerim arasında en sevdiklerim arasına girdi. Size de geçmiş olması ayrıca mutlu etti beni. Bazen edebiliği abartıyor muyum acaba diye düşünsem de sonuçta cümleleri konuşmayı bilen herkes yan yana dizebilir. Bir fark koymak lazım diye düşünüyorum.

Zamanınıza ve güzel sözlerinize teşekkürler.


(Osman Eliuz) #19

Merhabalar.

Doğa, köy yaşantısı ve o basit ama gerçek ortam içinde nefes alabildiğim, yazarken gerçek manada hissedebildiğim tek yer. O açıdan bu sözünüz teşvik edici.

Teşekkürler ve daha iyilerine.


#20

Sevgili @Osman_Eliuz

Aşağıdaki naçizane düşüncelerim senin dikkatli bir okurun olmamdan dolayı… Umarım haddimi aşmıyorumdur:

Kızın “sağ eli ile sol elini tutması” (neden özellikle sağ el?) ya da on-oniki yaşlarında (gebe kalmak için çok erken, çocuk yaşta bir karakterin seçilmesinin nedeni olmalı?) olması veyahut gözünün eşiğe takılması (onu korkuttu mu? Geçmek için izne mi ihtiyacı var?); bana ilk okurken çok önemli ayrıntılar gelmişti. Bunları okuyunca bir doktor yerine Gibril’e gitmesinin bir sebebi olmalı mıydı? Gibril’in “Kızdan bile daha çok korkuyor?” dediğin an daha fazlasını görmek isterdim. Sonra yanılabileceğimi düşündüm. Kızın başına gelen doğa üstü bir olay olmayabilirdi? Anlattığın hikaye öyle doğaüstü ki belki okurken kendi hayal dünyamı öyküne karıştırdım. Öyle mi?

Ayrıca merakımı mazur gör “Göğsümde hayatı yudumlayan bir yavru var.” derken o zavallı kızcağız tekrar; ama, Ayan gibi bir varlık olarak mı doğdu?

Bazıları içgüdüsel yazar öyküleri sıcak ve samimi gelir ama bir noktada dengesini kaybeder. Bazıları ise planlar, aktarır ve öyküyü bitirip okuduklarında; ellerinde bir hikayeden ziyade duygudan yoksun kelimeler vardır. Öykü seçkisinde bir arkadaş yazmak bir mühendislik, dediğinde bu ifadeyi çok sevmiştim. Bana seni çağırıştırıyor. Kurguluyor, hissettiriyor ve anlattıklarından şüphe ettirmiyorsun.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Erdoğan Küçükçelik) #21

Osman Selamlar,
Seçkiyi okurken ilk aradığım birkaç isimdensin. İlk seni okudum. Kalemine sağlık, çok beğendim.
Öykünün birçok kapalı yönü var, bir kere yazanın ağzından okuduk öyküyü, kimdi o? Neden yüzüne sadece Gibril dede bakabiliyordu? Kıza ne yapmıştı neye sebep olmuştu? Bu tür işaretleri içinde okutuyorsun öykünü ve bu merak duygusu okuyanı feci etkiliyor. Sonunda da hiçbirine cevap vermeyip ne oldu ki dedirtiyorsun. Kalemine kuvvet ne diyelim.
Görüşmek üzere


(Muhammed Dogan) #22

iyi günler, şöyle foruma bir göz atmak için girmiştim. Amacım öykü okumak değildi. zaten daha önceleri de sadece sizin ve birkaç kişinin öykülerine yorum yapmak için giriyordum seçkiye (bu ay seçkiye bile girmedim), sonra forumda kedimin gözleri isimli öyküyü gördüm birkaç satır okuyayım bari dedim. yanlışlıkla hemen altındaki senin öyküne tıklamışım, bir baktım karşımda osman eliuz öyküsü :slight_smile: bir çırpıda okudum, gayet akıcıydı. Öykünün sonunda anladığım kadarıyla karakterimiz de bir gulyabani, ama öykü eksik kalmış gibiydi. Son kısım birazcık daha anlaşılır ve öyküyü tamamlayacak şekilde olabilirdi. mezardan çıkan kızı da sanırım gulyabani hamile bıraktı. Öykü her zamanki gibi kasvetli ve güzeldi, sonu daha açık olsaydı çok daha güzel olurdu. Kaleminize sağlık daha önce de söylediğim gibi böyle devam edip kendinizi geliştirirseniz çok daha güzel öyküler ortaya çıkartacaksınız (hatta kitaplar)…


(Osman Eliuz) #23

Merhabalar.

Öykülerde okuyucuya her şeyi verme taraftarı olmadım hiç. Tabii bunu bazen abartıyor olabilirim. Ve sizden bir yorum görüp de kötü düşünürsem asıl ben haddimi aşmış olurum.

Sağ bileği kavrayan el, gözlerin eşik tahtasına dikilmesi ve iki dizi üstüne çöküş; bu üçünün bir amacı vardı evet ve bunları yakalamış olmanız dikkatinizi gözler önüne seriyor. Üstü kapalı, içinde korku da barındıran küçük bir ibadet sahnesi bu.

Kız için herhangi bir fantastik durum söz konusu değil, tabii yine her şeyi vermeyen öyküleri sevmemin sebebi sizin yazdığınız gibi şeyler; okuyucunun da hayal gücünden yararlanmak. Benim için durum sadece eşikte bir kadından ziyade saf bir beden, bir çocuk görme isteğiydi. Bu Aayan için daha zor olacaktı.
Kızın Dede Gibril’e gelmesinin sebebiyse çaresizliktir belki.

Göğsümde hayatı yudumlayan bir yavru var: Maalesef burada kızın yeniden doğumu söz konusu değil. Sadece Aayan’nın sevgiyi tadışı.

Son cümlelerinizin altında ezilmemek mümkün değil.

Çok teşekkürler, ve elbette daha iyilerine.


(Osman Eliuz) #24

Selamlar.

Aayan farklı bir çocuk yalnızca. Biz insanlar bize benzemeyeni ya dışlarız, ya da ondan korkarız.

Biraz kapalı bir öykü evet, yine de sevdiğini umuyorum. Güzel yorumun için teşekkürler.

Daha iyilerine.


(Osman Eliuz) #25

İyi günler :smiley:

Yanlışlıkla da olsa öykümü okumuş olmanız güzel. Yorumunuzdan sonra iyi ki kapalı yazmışım dedim. Ne güzel; neredeyse yeni bir öykü yazacakmışsınız :slight_smile:

Anlaşılma kaygısı gütmüyorum artık. Her öykü için buna gerek yok diye düşünüyorum.

Yorumunuz için teşekkürler ve daha iyilerine.