Bir Avuç Çamur


(Murat Barış Sarı) #14

Selamlar,
Ben birkaç aydır bu platforma aşinayım ve okuduğum öyküleriniz içinde bu açık ara en iyisiydi. Bir kere edebiyat sanatını kesinlikle layıkıyla temsil ediyor. Son derece dokunaklı ve duygusal bir öykü. Birçok farklı duyguyu da ayrıca barındırıyordu. Aşk teması da sadece sonunda değil her yerinde kendini hissettiriyor. Mesela şu ibareyi tekrar tekrar okudum "…yağmur toprağı öpüyor."
Çok tebrik ederim harika olmuş gerçekten.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(Tuğrul Sultanzade) #15

Bir önceki seçkide eksikliğiniz hissedildi. Iyi bir dönüş yapmışsınız, yukarıdaki yorumlar aslında söylenebilecek her şeyi söylüyor, yine de bir ekleme yapmak isterim. Doğru kelime bu mu bilmem fakat kaleminiz pastoral türü çok iyi aktarıyor.


(Osman Eliuz) #16

Merhabalar.

Tekrar buradasınız; ne güzel. Yokluğunuzu iyiye yorup daha büyük bir çalışma için olduğunu düşünüyorum.

Hoşunuza gitmesine sevindim. Daha iyilerine diyorum.


(Osman Eliuz) #17

Selamlar ve çok teşekkürler. Cümleleri seçerkenki emeğine de öyle.

Daha iyilerine…


(Osman Eliuz) #18

Selamlar.

Benim de yazarken içinde kendime yer bulduğum, gerçek anlamda hissedebildiğim bir çalışma oldu ve kendi öykülerim arasında en sevdiklerim arasına girdi. Size de geçmiş olması ayrıca mutlu etti beni. Bazen edebiliği abartıyor muyum acaba diye düşünsem de sonuçta cümleleri konuşmayı bilen herkes yan yana dizebilir. Bir fark koymak lazım diye düşünüyorum.

Zamanınıza ve güzel sözlerinize teşekkürler.


(Osman Eliuz) #19

Merhabalar.

Doğa, köy yaşantısı ve o basit ama gerçek ortam içinde nefes alabildiğim, yazarken gerçek manada hissedebildiğim tek yer. O açıdan bu sözünüz teşvik edici.

Teşekkürler ve daha iyilerine.


#20

Sevgili @Osman_Eliuz

Aşağıdaki naçizane düşüncelerim senin dikkatli bir okurun olmamdan dolayı… Umarım haddimi aşmıyorumdur:

Kızın “sağ eli ile sol elini tutması” (neden özellikle sağ el?) ya da on-oniki yaşlarında (gebe kalmak için çok erken, çocuk yaşta bir karakterin seçilmesinin nedeni olmalı?) olması veyahut gözünün eşiğe takılması (onu korkuttu mu? Geçmek için izne mi ihtiyacı var?); bana ilk okurken çok önemli ayrıntılar gelmişti. Bunları okuyunca bir doktor yerine Gibril’e gitmesinin bir sebebi olmalı mıydı? Gibril’in “Kızdan bile daha çok korkuyor?” dediğin an daha fazlasını görmek isterdim. Sonra yanılabileceğimi düşündüm. Kızın başına gelen doğa üstü bir olay olmayabilirdi? Anlattığın hikaye öyle doğaüstü ki belki okurken kendi hayal dünyamı öyküne karıştırdım. Öyle mi?

Ayrıca merakımı mazur gör “Göğsümde hayatı yudumlayan bir yavru var.” derken o zavallı kızcağız tekrar; ama, Ayan gibi bir varlık olarak mı doğdu?

Bazıları içgüdüsel yazar öyküleri sıcak ve samimi gelir ama bir noktada dengesini kaybeder. Bazıları ise planlar, aktarır ve öyküyü bitirip okuduklarında; ellerinde bir hikayeden ziyade duygudan yoksun kelimeler vardır. Öykü seçkisinde bir arkadaş yazmak bir mühendislik, dediğinde bu ifadeyi çok sevmiştim. Bana seni çağırıştırıyor. Kurguluyor, hissettiriyor ve anlattıklarından şüphe ettirmiyorsun.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Erdoğan Küçükçelik) #21

Osman Selamlar,
Seçkiyi okurken ilk aradığım birkaç isimdensin. İlk seni okudum. Kalemine sağlık, çok beğendim.
Öykünün birçok kapalı yönü var, bir kere yazanın ağzından okuduk öyküyü, kimdi o? Neden yüzüne sadece Gibril dede bakabiliyordu? Kıza ne yapmıştı neye sebep olmuştu? Bu tür işaretleri içinde okutuyorsun öykünü ve bu merak duygusu okuyanı feci etkiliyor. Sonunda da hiçbirine cevap vermeyip ne oldu ki dedirtiyorsun. Kalemine kuvvet ne diyelim.
Görüşmek üzere


(Muhammed Dogan) #22

iyi günler, şöyle foruma bir göz atmak için girmiştim. Amacım öykü okumak değildi. zaten daha önceleri de sadece sizin ve birkaç kişinin öykülerine yorum yapmak için giriyordum seçkiye (bu ay seçkiye bile girmedim), sonra forumda kedimin gözleri isimli öyküyü gördüm birkaç satır okuyayım bari dedim. yanlışlıkla hemen altındaki senin öyküne tıklamışım, bir baktım karşımda osman eliuz öyküsü :slight_smile: bir çırpıda okudum, gayet akıcıydı. Öykünün sonunda anladığım kadarıyla karakterimiz de bir gulyabani, ama öykü eksik kalmış gibiydi. Son kısım birazcık daha anlaşılır ve öyküyü tamamlayacak şekilde olabilirdi. mezardan çıkan kızı da sanırım gulyabani hamile bıraktı. Öykü her zamanki gibi kasvetli ve güzeldi, sonu daha açık olsaydı çok daha güzel olurdu. Kaleminize sağlık daha önce de söylediğim gibi böyle devam edip kendinizi geliştirirseniz çok daha güzel öyküler ortaya çıkartacaksınız (hatta kitaplar)…


(Osman Eliuz) #23

Merhabalar.

Öykülerde okuyucuya her şeyi verme taraftarı olmadım hiç. Tabii bunu bazen abartıyor olabilirim. Ve sizden bir yorum görüp de kötü düşünürsem asıl ben haddimi aşmış olurum.

Sağ bileği kavrayan el, gözlerin eşik tahtasına dikilmesi ve iki dizi üstüne çöküş; bu üçünün bir amacı vardı evet ve bunları yakalamış olmanız dikkatinizi gözler önüne seriyor. Üstü kapalı, içinde korku da barındıran küçük bir ibadet sahnesi bu.

Kız için herhangi bir fantastik durum söz konusu değil, tabii yine her şeyi vermeyen öyküleri sevmemin sebebi sizin yazdığınız gibi şeyler; okuyucunun da hayal gücünden yararlanmak. Benim için durum sadece eşikte bir kadından ziyade saf bir beden, bir çocuk görme isteğiydi. Bu Aayan için daha zor olacaktı.
Kızın Dede Gibril’e gelmesinin sebebiyse çaresizliktir belki.

Göğsümde hayatı yudumlayan bir yavru var: Maalesef burada kızın yeniden doğumu söz konusu değil. Sadece Aayan’nın sevgiyi tadışı.

Son cümlelerinizin altında ezilmemek mümkün değil.

Çok teşekkürler, ve elbette daha iyilerine.


(Osman Eliuz) #24

Selamlar.

Aayan farklı bir çocuk yalnızca. Biz insanlar bize benzemeyeni ya dışlarız, ya da ondan korkarız.

Biraz kapalı bir öykü evet, yine de sevdiğini umuyorum. Güzel yorumun için teşekkürler.

Daha iyilerine.


(Osman Eliuz) #25

İyi günler :smiley:

Yanlışlıkla da olsa öykümü okumuş olmanız güzel. Yorumunuzdan sonra iyi ki kapalı yazmışım dedim. Ne güzel; neredeyse yeni bir öykü yazacakmışsınız :slight_smile:

Anlaşılma kaygısı gütmüyorum artık. Her öykü için buna gerek yok diye düşünüyorum.

Yorumunuz için teşekkürler ve daha iyilerine.


(Muhammed Dogan) #26

Yukarıdaki açıklamalarını ve kendi yorumu mu okudum gerçekten çok farklı anlamışım olayı :smiley: yanlış anlama sebebim öyküyü okurken olayları aklımda canlandirmam , ve aklımdaki sahneye kendi hayal gücümün de karışması. Beklediğimden daha kapalı bitmiş öykü, ben gulyabani nin elini uzatıp çok güzelsin demesini , karakterin de aslında gulyabani olduğunu bilmemesi ve kendi cinsinden bir yaratığın onu begenmesiyle bu durumun ortaya çıkması olarak resmettim ( çirkin ördek yavrusu misali), neyse işte bu yüzden Osman eliuz öykülerini seviyorum beyin yakıcı öykü dedikleri bu olsa gerek :smiley:


(Osman Eliuz) #27

Dediğim gibi biraz da okuyucunun hayal gücünden faydalanmayı hedefliyorum; tabii siz biraz abartmış olabilirsiniz :slight_smile: Kızın Gul’yaban tarafından hamile bırakılması hiç aklıma gelmezdi özellikle :smiley:

Kendinize iyi bakın.


(Yakışıklı) #28

Merhaba Osman,

Sonunda oturup okuyabildim öykünü. Çok uzatmaya gerek yok, bekleneni fazlasıyla vermişsin. Atmosfer yeterince övülmüş, o yüzden izninle anlatımı öveyim. Gerek yazarken, gerekse okurken en sevdiğim anlatım türü birinci şahıs şimdiki zaman, fakat öyküdeki anlatımı sevmemin yegane sebebi bu değil. Hayâl gücünün ürünlerini okuyucuyu sıkmadan kağıda dökebiliyorsun, öyle ki inişleri, çıkışları, virajları, duraksamaları, her şeyi çok yerli yerinde öykünün.

Güzel öykü, her satırı ayrı meş’um. Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle.


(Mustafa Güngören) #29

Selamlar Osman,

Her zamanki gibi döktürmüşsün yine. Okuyabildiğim bütün öykülerin muazzam; ama en sevdiğim öykün bu oldu; diğer eserlerin kusura bakmasın. :wink:
Akıcı, sıkmayan ve dozunda bir merak unsuruyla anlatışın beni benden aldı. Öyküyü okumuyordum adeta oradaydım. Karakterlerin birbirinden çok farklı ve çok iyi işlenmiş; oldukça gerçekçi. Bu tarz öyküleri ve romanları seviyorum: hafif bir gerilim, dram ve kaotik bir atmosfer. Her şeyi bir yapboz gibi ustaca kurgulamışsın. Daha ne denir bilmiyorum. Yakında bir daha okuyacağım kesin. Ellerine sağlık.
Yeni öykülerde görüşmek üzere. :slight_smile:


(Osman Eliuz) #30

Merhabalar.

Öyküde en az olay kadar anlatım şeklinin de önemli olduğunu düşünüyorum. Ve benim de kullanmayı en sevdiğim zaman bu. Ama bunu çoğu zaman öykü belirliyor.

Güzel sözlerine ve zamanına çok teşekkürler. Öykünün hoşuna gitmesine sevindim.


(Osman Eliuz) #31

Selamlar.

Sözlerin teşvik edici. Benim de en sevdiğim öykülerimden biri oldu Bir Avuç Çamur; sana da geçmiş olması ne güzel. Duygusal ve biraz da karanlık ortamları okumayı ve yazmayı seviyorum ben de.

Beğenin ve fazlaca cömert yorumun için çok teşekkür ediyorum :slight_smile:

Daha iyilerine…


#32

Alıntılamak istediğim ne varsa alıntılanmış, övmek istediğim ne varsa övülmüş… :smiley: Bana bir şey kalmamış…

O zaman kısa tutup çok beğendiğimi söylemekle yetineceğim.
Kızın yaşına ben de biraz takıldım. Ve beni biraz tedirgin ettiğini ve öyküye devam etmekle etmemek arasında kaldığımı itiraf etmeliyim. Ama iyi ki devam ettim ve sonunu da okudum.

Bazen farklı olmak adına, temadan çok uzak öyküler yazılabiliyor. Sizinse, hiç dolandırmadan hikayenin sonunu bildiğimiz Gulyabaniye (Nesini biliyorsam?) bağlamanız çok hoşuma gitti. Bazen anlatım, betimlemeler ve duygu aktarımı o kadar güzel oluyor ki, temanın en saf haline dokunması benim gözümde yazarı yüceltiyor biraz seçkilerde. Farklı bir yol seçip şaşırtmak yerine, beklenen sıradanı en güzel şekilde işleyip vermek olarak tanımlarsam belki ifade edebilirim kendimi.

Kaleminize, emeğinize sağlık :krs:


(Osman Eliuz) #33

Merhabalar.

Tema için farklı öyküler yazılmasını da sevsem de direkt tema ile bağlantılı öykülerin de dediğiniz gibi çekiciliği yok değil. Karakterin yaşı hakkında yukarıda söylediğime ekleyecek bir şeyim yok sanırım :slight_smile:

Zamanınıza ve değerli yorumunuza teşekkür ederek daha iyilerine diyorum. Beğenmenize sevindim.