Bir Avuç Çamur


(Osman Eliuz) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/bir-avuc-camur/



Atlar ve sığırlar. Filizlenen otu katleden mahluklar. Dede Gibril yaşlıydı. Hep yaşlıydı; kambur belinin dik halini görmedim. Ama Dede Gibril yaşlandı, bunu sulanan gözlerinde, seçilen kaburgalarında, kalkmaya mecali olmadığı zamanlarda iki dizi üstünde emeklerken ve çukura döktüğüm kanlı sidiğinde görüyorum. Bana katlanabildiği zamanlarda gözlerime bakıp birkaç kelam ediyor; bu bazen beddua, bazen küfür, bazense bir… (DEVAMI…)


#2

Öykünün tekinsiz atmosferi, şiirsel cümleler, karakterlerin ruh halleri tam bir uyum içindeydi. Baştan sona her cümle özenle seçilmiş gibiydi. Kurgu güzeldi, istemeden de olsa gergin, tuhaf hissettim okurken. Tabii bunda kaleminizin kuvveti etkili. Vurucu yanlar iyi düşünülmüş ve öykünün geneline yedirilmiş. Diğer seçkilerde görüşmek üzere.


(Hiçliğin bekçisi…) #3

Şaşırdım doğrusu. Gotik tarzda bir öykü okumayı beklemiyordum. (Tam tabiri bu mudur emin değilim.) İster istemez Friedrich de la Motte Fouque’yi anımsadım. Onu okurken etrafımı saran aura sizin öykünüzde de yanı başıma oturdu. Eski çağlarda yazılmış havası vardı sanki. Bu tarz öyküler okumayı seviyorum. Kaleminize sağlık.


#4

Selam :smiley:

Hoş geldin Osman…Şöyle güzel bir oh çektim seçkide seni görünce :slight_smile: ( Anladın sen onu :smiley: )

Gelelim öyküye. Muazzam bir öykü çıkarmışsın gene. Öyküyü okurken ben de tıpkı maviadige gibi başından sonuna kadar gerginlikle okudum öyküyü. Ki bunu çok iyi yapıyorsun. İç sıkıcı ve bunaltıcı bir atmosfer yaratıp böylesine akıcı yazman takdire şayan bence :smiley:

Betimlemelerine ayrıca hayran kaldığımı da belirtmeliyim. Bu konuda çok iyisin.

Ellerine sağlık. :slight_smile:


(Osman Eliuz) #5

Merhaba.

Kasvetli atmosferler hep ilgimi çekmiştir; yansıtabilmiş olduğumu hissetmek çok güzel. Kısa bir öykünün üzerinde çalışmak uzuna oranla çok daha fazla üzerine düşebilme olanağı veriyor bana

Daha iyilerinde görüşebilme umuduyla.


(Osman Eliuz) #6

Merhaba.

Sizinki gibi yorumları hep sevmişimdir; bana yeni yazarlarla tanışma olanağı sağlıyor bu. İsmini tam olarak gotik koymasam da karanlık tatları seviyorum. Eski çağlarda yazılmış havası öykünün dilinden ve geçtiği mekanlardan dolayı sanırım.

Beğenmenize sevindim ve zamanınıza teşekkürler.


(Osman Eliuz) #7

Selam :slight_smile:

İçinin sıkılmasına ve seni bunaltabilmeme sevindim. Betimlemeleri sevmene de öyle.

Daha iyilerine…


(Sefa Tursun) #8

Selamlar,

Osman Eliuz öyküsü okumayalı biraz vakit geçmiş sanırım, uzun yazılarınız kısalmış ve bu kısalık çok yoğun bir atmosferin oluşmasına yardımcı olmuş. Oluşturduğunuz karanlık- kaotik evrenin özgün ögeler içermesi atmosferi daha da güçlü kılıyor, yazar bizi bilmediğimiz bir evrenin sınırlarında dolaştırıyor ve bu da okurun gerilmesine neden oluyor sanırım, en azından beni gerdi diyebilirim :slight_smile:

Kaleminize sağlık.


(Osman Eliuz) #9

Selamlar.

Seçkiye tekrardan hoş geldiniz; sizi buralarda görmek güzel.

Evet birazcık kısalttım öykülerimi; belki hatırlarsınız; sizin ve Deniz Eksilen’in kısa öykülerdeki başarısını kıskandığımı söylemiştim :slight_smile:

Duygusal öyküleri seviyorum ve olaylarla harmanlamaya gayret ediyorum.

Beğenmenize sevindim. Daha iyilerine…


(Ufuk ) #10

Sevgili Osman,

Öncelikle beni lunaparka götürüp, elimdeki patlamış mısırı ve kolayı alıp, hiç bitmeyen bir korku tüneline kemerlerimi bağlamadan bindirdiğin için teşekkür ederim. Bu öykünün beni soktuğu ruh halinden çıkabilmek için gittiğim Freud isimli çömez psikiyatrist, problemin bende değil insanlığın tümünde olduğunu söyledi, içimi rahatlattı sağolsun. Saatlik ücretin faturasını senin adına kestirdim, nasıl göndermemi istersin? Posta, kargo, eposta? :smiley:

Şaka bir yana, muazzam bir atmosfer içinde yaşanan, karanlık, kasvetli, okuyanın ruhuna işleyen bir öykü kaleme almışsın. Yüreğine, aklına sağlık.

Ben Miyazaki filmlerinin tadını aldım bu öykünde, alsın animasyon yapsın Netflix bu öyküden. Gelsinler Osman Eliuz ile tanışsınlar bir projeye başlamadan önce :smiley:

Yazım dilinin öyküye çok yakıştığı ve leziz bir tat verdiği muhakkak ortada. Kaleminle müthiş atmosferler yaratıyorsun ve içerisine yaşayan karakterler ve akıp giden bir hikaye yerleştiriyorsun. Ne içiyorsan, ben de denemek istiyorum, belki bende de işe yarar. :smiley:


(Osman Eliuz) #11

Merhaba.

Bu bol esprili yorum için teşekkürler; beni hep güldürüyorsun. Kemerleri hiç sevmem heyecanı baltalamamak lazım… E-postamı biliyorsun; faturayı oraya yollayabilirsin :slight_smile:

Netflix harika bir fikir. Kendileri de fark ederler umarım :smiley:

Ne içiyorum; bu sırrı özelde sana söylerim fakat senin buna hiç ihtiyacın yok :wink:


(Nurdan Atay) #12

Atmosferi müthiş, karakter tanımları tam yerinde, nefis bir öykü. Severek, heyecanla okudum. Ellerine yüreğine sağlık Osman Eliuz


(Cem Pala) #13

Osman selamlar.

Uzatmayacağım. Sadece üç alıntı yapıyorum öykünden.

Gelecek seçkide görüşmek üzere, selametle :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #14

Selamlar,
Ben birkaç aydır bu platforma aşinayım ve okuduğum öyküleriniz içinde bu açık ara en iyisiydi. Bir kere edebiyat sanatını kesinlikle layıkıyla temsil ediyor. Son derece dokunaklı ve duygusal bir öykü. Birçok farklı duyguyu da ayrıca barındırıyordu. Aşk teması da sadece sonunda değil her yerinde kendini hissettiriyor. Mesela şu ibareyi tekrar tekrar okudum "…yağmur toprağı öpüyor."
Çok tebrik ederim harika olmuş gerçekten.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(Tuğrul Sultanzade) #15

Bir önceki seçkide eksikliğiniz hissedildi. Iyi bir dönüş yapmışsınız, yukarıdaki yorumlar aslında söylenebilecek her şeyi söylüyor, yine de bir ekleme yapmak isterim. Doğru kelime bu mu bilmem fakat kaleminiz pastoral türü çok iyi aktarıyor.


(Osman Eliuz) #16

Merhabalar.

Tekrar buradasınız; ne güzel. Yokluğunuzu iyiye yorup daha büyük bir çalışma için olduğunu düşünüyorum.

Hoşunuza gitmesine sevindim. Daha iyilerine diyorum.


(Osman Eliuz) #17

Selamlar ve çok teşekkürler. Cümleleri seçerkenki emeğine de öyle.

Daha iyilerine…


(Osman Eliuz) #18

Selamlar.

Benim de yazarken içinde kendime yer bulduğum, gerçek anlamda hissedebildiğim bir çalışma oldu ve kendi öykülerim arasında en sevdiklerim arasına girdi. Size de geçmiş olması ayrıca mutlu etti beni. Bazen edebiliği abartıyor muyum acaba diye düşünsem de sonuçta cümleleri konuşmayı bilen herkes yan yana dizebilir. Bir fark koymak lazım diye düşünüyorum.

Zamanınıza ve güzel sözlerinize teşekkürler.


(Osman Eliuz) #19

Merhabalar.

Doğa, köy yaşantısı ve o basit ama gerçek ortam içinde nefes alabildiğim, yazarken gerçek manada hissedebildiğim tek yer. O açıdan bu sözünüz teşvik edici.

Teşekkürler ve daha iyilerine.


#20

Sevgili @Osman_Eliuz

Aşağıdaki naçizane düşüncelerim senin dikkatli bir okurun olmamdan dolayı… Umarım haddimi aşmıyorumdur:

Kızın “sağ eli ile sol elini tutması” (neden özellikle sağ el?) ya da on-oniki yaşlarında (gebe kalmak için çok erken, çocuk yaşta bir karakterin seçilmesinin nedeni olmalı?) olması veyahut gözünün eşiğe takılması (onu korkuttu mu? Geçmek için izne mi ihtiyacı var?); bana ilk okurken çok önemli ayrıntılar gelmişti. Bunları okuyunca bir doktor yerine Gibril’e gitmesinin bir sebebi olmalı mıydı? Gibril’in “Kızdan bile daha çok korkuyor?” dediğin an daha fazlasını görmek isterdim. Sonra yanılabileceğimi düşündüm. Kızın başına gelen doğa üstü bir olay olmayabilirdi? Anlattığın hikaye öyle doğaüstü ki belki okurken kendi hayal dünyamı öyküne karıştırdım. Öyle mi?

Ayrıca merakımı mazur gör “Göğsümde hayatı yudumlayan bir yavru var.” derken o zavallı kızcağız tekrar; ama, Ayan gibi bir varlık olarak mı doğdu?

Bazıları içgüdüsel yazar öyküleri sıcak ve samimi gelir ama bir noktada dengesini kaybeder. Bazıları ise planlar, aktarır ve öyküyü bitirip okuduklarında; ellerinde bir hikayeden ziyade duygudan yoksun kelimeler vardır. Öykü seçkisinde bir arkadaş yazmak bir mühendislik, dediğinde bu ifadeyi çok sevmiştim. Bana seni çağırıştırıyor. Kurguluyor, hissettiriyor ve anlattıklarından şüphe ettirmiyorsun.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz