Bir Cinayet Anatomisi

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/bir-cinayet-anatomisi/



Uzun bir gölgesi vardı. Hem de çok uzun. Sıcaklığı ilk hissettiğimde “Yaptım Sonunda!!!” dedim. Her yaptıkça diğeri daha kolay oldu. Zafere bir adım daha yaklaştım. Şimdi o uzun gölgesinin nasıl küçüldüğünü izliyorum. Nemli pis koku bedenimin tüm hücrelerini ele geçirirken, loş ışıkta ellerimdeki kana bakıyorum. Belki de burada bir an önce kaçmalıyım. Ama kaçma isteğim… (DEVAMI…)

İlginç olmuş. Edebiyatta kökleri olan bir öykü gibi ayrıca ciddi bir şizofren anladığım kadarıyla.
Ben daha çok anlatıcı tarzı ile ilgilendim. First person anlatımlarda benim de yaşadığım bir ikileme düşmüş olabilirsiniz.
1-Yani adam kendisini ve eylemlerini anlatsın mı?
2-Ama zaten o yapıyor bu eylemleri kime anlatasın kendisine mi? Okuyucudan haberdar mı değil mi?
Bence adam kendisini okuyucuya anlatmalı. Bu öyküde ise anlatıcı daha çok bir iç ses. Benim de böyle öykülerim var. İyi ya da kötü değil bir seçim meselesi bu. Hatta adamın psikolojik durumuna iyi de uymuş.
Herşeyin sonunda edebi bir eser olmuş çala kalem değil, tebrik ederim.

Değerli zamanınızı ayırıp yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim