Biz Hep Şatoda Yaşadık: Büyük Usta Shirley Jackson'ın Tekinsiz Mirası

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/inceleme/biz-hep-satoda-yasadik-inceleme/



Shirley Jackson’ın Stephen King’ten Neil Gaiman’a dek pek çok ünlü yazara ilham kaynağı olan “Biz Hep Şatoda Yaşadık” adlı başyapıtını inceledik. (DEVAMI…)

7 Beğeni

Tam da bu kitabı okurken bir şey fark ettim: Sabrina’nın yeni uyarlamasında, Peder Blackwood’un eşinin ismi oldukça dikkat çekici: Constance Blackwood. Bu bir tesadüf mü? Hiç sanmıyorum :slight_smile:

Kitabı yarıladığım şu günlerde aklımdakilerin yazıya dökülmüş hali gibi bir inceleme okudum. Hoş, bu incelemeyi zaten yayınlanmadan önce okumuştum, fakat kitabın içine girdiğim için yeniden okudum, özümsedim ve baktım ki meğer aynı düşünceler zihnimde dönüyormuş.

Çeviri özellikle hoşuma giden etmenlerden. Kimi kelime seçimleri beni kalbimden vuracak kadar güzel.

1 Beğeni

Efendim, uyarlamanın fragmanını yayınlanmış:

2 Beğeni

Beklemediğim şekilde beğendim :smiley: Özellikle Merricat içime sindi ki en çok ona dair endişem vardı. Elbette filmin tamamını izlemek gerek.

1 Beğeni

Fragmanı tam kendi izleyicisine hitap eden cinsten. Fragmandaki gizemi ilgi çekici bulan filmi de merak eder, etmeyen etmez. Fragman “Ben karakter merkezli psikolojik gerilimim, aile dramasıyım!” diye haykırıyor ki doğru da :slight_smile:

Beğenmeyenin beğenmeyeceği ama beğenenin de iyi anarak adını kulaktan kulağa yayacağı bir yapıma dönüşebilir. Bazı filmler izleyici kitlesi sayesinden zaman içerisinde kültleşebilir. Belki bu film de öyle olur. Kim bilir :man_shrugging:

Filmin IMDB puanı fena değil ama ticari dağıtım hususunda biraz zorlanmışlar galiba. Bu zamana kadar festivallerde ve sınırlı sayıda ticari gösterime girdi. Acaba, diyorum. Acaba NETFLIX’in -hani kitapla alakası bulunmayan o- Tepedeki Ev’inin başarı, filmin dağıtımcı bulmasını kolaylaştırmış mıdır? :thinking:

Neyse… Kitabı bilince filmi izlemem diyorum. Zaten şüphelerim de vardı. Fragmanda hikâyeyi fazla açık etmemeleri hoşuma gidince benim de izleme hevesim arttı :slight_smile:

Bakalım, buralara ne zaman uğrar :roll_eyes:

1 Beğeni

Birebir yapmışlar gibi geldi bana. Garip bir şekilde ben de @Firtinakiran gibi beğendim. :smiley: Mekan, karakterler tam kafamdaki gibi tam olmuş. Severek izleyeceğimden eminim. :smiling_face_with_three_hearts::heart_eyes::heart_eyes:

1 Beğeni

Kitabı okuyanlar filmden daha çok keyif alabilir belki :thinking: Hikâyeye yabancı izleyiciler filmi izlerken bir şeyleri çözmeye çalışacak; neler oluyor, durum nasıl o noktaya geldi, vs. Kitabı okuyanlarsa neyin ne olduğunu bilip bazı şeyler önceden kafada oturmuş biçimde olay dizisini takip edebilir. Kısaca kafası rahat seyre dalabilir :thinking:

Kitabı önceden okumanın bu tür bir avantaj sağlayabileceğini şu ana kadar fark edememiştim, ilginç :thinking:

1 Beğeni

Filmden kısacık bir bölüm yayınlandı:

Kitptaki “ne onunla ne de onsuz” ikilemi ve oluşan tekinsizlik güzel yansıtılmış. Evet, sahne iki kişi araındaki cinsel tansiyon üzerine kurulu. Fakat, tansiyonu yükselten duruma dikkat çekerim: Durum, biri, uzaklaşmak isteyip uzaklaşamayan, diğeri, karşısındakini uzaklaştırmak için ona yakınlaşan arasında gerçekleşmekte.

Kadın ev sahibi, adamsa o evde misafir. Görünürde adamın yaptığı tek şey ev sahibinin kendisine tahsis ettiği alan içerisinde varlığınj göstermek. Bunu psikanalitik olarak anlamlı kılansa şu: Burada ev metaforuyla temsil edilen şey kadının zihni. Evin boş odaları da dışarıdaki hayattan soyutlandığı için zihnin bakir kalmış, fazla uyarılmamış alanları. Kadının sosyal deneyimi kısıtlandığından o alanlara ve etkilerine yabancı. Adamın hayatına girmesi ve evdeki boş alanlardan birini doldurması, kadında tedirginlik yaratıyor. Bu çok doğal, çünkü zihninin adamın uyandırdığı duygularla alakalı kısımlarına yabancı. O duygulara karşı ne yapacağını bilemediğinden, adam yaklaştıkça mesafesini koruyarak ilgisini sürdürmesi bundan.

Ötekiye karşı aynı anda ilgi ve kuşkuyla duymanın yarattığı tuhaflık güzel vurgulanmış. Tabii burada oyunculara da tebrik etmek gerek. Simgeledikleri duruma göre rol keserken gerektiği kadar oynamışlar. Tamam birinin tepkili birinin tepkisizliği tuhaf ve biraz yapay gelebilir. Ancak süreç doğal biçimde anlatılmaya kalkılsaydı da sahne anlamını yitirecekti; “Pardon, müsait olmadığını bilmiyordum. Ben gideyim.” anından öteye geçemeyecekti. Oyuncuların performansından yansıyan huzusuz ile kayıtsız gerilimi bu yüzden kıymetli.

Uyarlamanın yönetmen tarafında hep bi’ kuşkum vardı. O kliple güvenim arttı. Romanı senaryo gibi uyarlama hatasına düşmemiş. İyice inceleyip kavramaya çalışarak metnin ruhunu sinema diline çevirmek için uğraşmış. Başka türlü böyle bir sahne çıkmazdı.

Güzel, güzel :blush:

1 Beğeni

Kuzen Charles’ın gelmesinden önce Merricat’in söyledikleri ve daha ilk sayfalarda Kuzen Charles’ın niyetini anlamış olmaktan dolayı gerildim biraz. :slight_smile:

Film izlemeyeceğim ama Shirley Jackson Piyango öyküsü çevirisi var mı? İki romanı dışında Türkçe başka kitabını bulamadım.

1 Beğeni

2020 ilk aylarında geleceği söylenmişti ama geçen yazdan beri geleceği söyleniyor. Yine de yayınevinin belirtmesi üzerine çalışmalar bitmek üzereymiş. Siren Yayınları’ndan gelecek kitap 2020 içerisinde.

2 Beğeni