Boşluklu Safidan ile Uçkuhan

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/bosluklu-safidan-ile-uckuhan/



O gün Safidan her gün olduğu gibi saat 6.00 sularında -fi tarihinde kurduğu telefonunun hafta içi her gün seçili-alarmının çalmasına fırsat vermeden göğsünün ortasındaki boşlukla uyandı. Gözlerini açtığında perdesi aralık olan camından görünen orman manzarasına baktı. Birbiriyle omuz omuza ağaçlar ile gökyüzündeki bulutlar, hem geceden kalma ayı hem de bir gün daha yeniden doğmaya hazırlanan… (DEVAMI…)

5 Beğeni

Selam @Senaa;

Farklıydı öykü ve bu farklılığı beni içine çekerek sıkılmadan okumamı sağladı. Mizahi dokunuşlar da çok hoşuma gitti. Öyküyü okurken bunun ilk işiniz olmadığını, daha önce de yazmış olduğunuzu düşündüm. Nitekim özgeçmişiniz de bunu doğrular nitelikte. Küçük bir ayrıntı ama aşağıdaki cümleyle beraber anlatıcı-yazar direkt öykünün içine girmiş:

Bilenler bilir, Mecidiyeköy Büyükdere Caddesi’nde bir yayaysanız, yolda sağlı sollu konuşlanmış satış danışmanlarının size sataşmaması için anneniz tarafından Kadir Gecesi’nde doğmuş kadar şanslı bir insan olmanız gerekmektedir.

Cümleyi sevmekle beraber ben anlatıcının direkt öyküye girmesini tercih etmezdim.

Gayet güzel bir öyküydü. Kaleminize sağlık.

Görüşmek üzere, çok selamlar…

1 Beğeni

Selamlar @ebuka,

Öykümü okuyup, yorumladığınız için çok teşekkür ederim öncelikle.

Genellikle bir tema için yazmıyorum, daha doğrusu yazamıyorum ama yazma sevdası öz geçmişimde de bahsettiğim gibi ilk gençliğimden beri benimle. Lisedeki edebiyat öğretmenim şöyle derdi, “Evdeki birine not bile bırakıyor olsan, özel bir yazı yazıyor olduğuna inan.” Belki de bu görüşü düstur edindiğimden, günlük mesajlaşmalarımda bile özel bir şey yazıyormuşum duygusuna giriyorum, ilham fln geliyor işte :smiley: Özetle amatörce bir şeyler karalıyor ve bir yerlerde pek paylaşmıyorum ama size böyle hissettirmiş olmak mutluluk verdi.

Ayrıca mizahi dokunuşlar yorumunu da bu Seçki’de sizden almak oldukça gurur verici. Öykünüzdeki küfürün erkek tekelinde olduğu konusu gibi, mizahın da erkek tekelinde kaldığı konusunda bazı şikayetlerim vardır genel olarak. Bu yüzden sizin gibi öykülerinde mizaha bolca yer veren birine bu duyguyu aktarabildiysem ne mutlu bana.

Eleştirdiğiniz noktaya gelince, aslında Safidan da Uçkuhan da benim özel hayatımda çok yakından tanıdığım ve hikayelerinden esinlendiğim iki karakter. Bu yüzden kendimi bir yazar olarak öyküden bağımsız tutmak en zorlandığım kısımlardan biri oldu. Size de yakalanmışım zaten, baksanıza :see_no_evil:

Değerli yorumunuz için tekrar teşekkürler,

Sevgiyle,

Sena

2 Beğeni

Merhaba Sena.
“Fala inanma, falsız da kalma.” cümlesi başlı başına bir çelişki ve fala inanan milyonlar var. Sanırım falcılık sektörünün bir buluşu bu klişe cümle. Şimdi bana birileri de “bilmem şurda bi falcı var, bi baksa falına bu yazdıklarından pişman olursun” diyecekler de çıkabilir :slight_smile:
Öykündeki karakterlere seçtiğin isimler karakterlerle özdeşleşmiş durumda. Güzel düşünülmüş. Öykünün geneli akıcı ve bu akıcılığa merak da eklenince bir çırpıda okunuyor. İki karakterin hayatlarının nerede kesişeceği sorusu okuru canlı tutuyor.

Emeklerine sağlık. Her zaman edebiyatla kal…
Sevgiler…

1 Beğeni

Senacigim😊
Sana daha öncede söylediğim gibi Secki’nin cesur kalem kadınlarından korksunlar👊
Bu öykünle Secki’ye hos geldin😊
Girişin hızlı, cesur ve sevdiğim ince telde oldu.
Falcinin olayları bir yerlerde görmüş olmasını tercih edebilirdim. Uckagitciligi daha çok uyuyor benim inanma biçimime. Astrolojiye aşığım ama falcilara kapalıyim😊
İyi ki buradasın. Çok öperim.
Sevgiyle✌

1 Beğeni

Tekrar merhaba Sena,

Öykün kararında bir uzunlukta ve gayet de akıcı. İronik, esprili bir anlatım. Kendi içinde de konvansiyonel olmayan yönleri var. Özellikle gözlemleri çok başarılı buldum. Çağı ve çevresini de iyi yakalamış bir öykü.

Derinliği de gayet başarılı verilmiş. İnsanlar içlerindeki boşluğun temeline inmekten korkuyorlar çoğu zaman. Ya da gerçekten boşluğu tanımlamak imkansız.

Özellikle sonunda kim ne yapıyor kısmı çok hoştu.

Bu arada falcı bir sahtekar mı yoksa doğa üstü güçleri mi var ya da özel dedektif mi biraz karışmış durumdayım. -bu açıdan safidan ismini hak ediyor muydu emin olamadım.

Uçkuhan… Zaten bir yalanı yaşıyorduysa da ölüm hele Safidan’dan gelen ölüm biraz fazla oldu ona. Yalanı yaşadığı için hayattakalmayaçalışhan da denilebilir ona. Yine de karısnın bela okumalarını hak ediyordu o konuda uzlaşabiliriz.

Çok eğlendim ve tarz olarak yetkin buldum. Seçkiye hoşgeldin…

1 Beğeni

Sevgili @Senaa

Kalemine sağlık. Öykünü okuduğumda ben de iki farklı duygu uyandı. Ve o iki duygu birbiriyle çelişti durdu. Umarım ne demek istediğimi sana anlatabilirim.

Öncelikle, edebiyata hakim olduğun, sevdiğin, özenin, hem yazma isteğinden hem de yaptığın yorumlardan belli. Bu da seni bence bir sıfır önde başlatıyor bu mecrada.
Öykü ismini çok beğendim, karakterlerin isimlerini de çok özgün buldum. Okumaya başladığımda beni karşılayan ilk cümle çok yorucu geldi. Cümlelerinin uzun olması, bence biraz anlam kaybına ve vuruculuğunun yitirilmesine yol açmış. Biraz bölerek ilerlemeyi düşünebilirsin belki. İzninle bir örnek vermek istiyorum:
"Gözlerini açtığında perdesi aralık olan camından görünen orman manzarasına baktı. "
Bunun yerine acaba eylemi kesip “Gözlerini açtı, aralık perdesinden ya da penceresinden ya da camından görünen orman manzarasına baktı.” desen daha sakin durmaz mı? Yani demek istediğim oradaki “olan” ve buna benzer tamlamaya yönelik kelimeler bana göre anlatımı zayıflatıyor. Metnin genelinde bu uzun cümlelerden var.

Ele aldığın konuyu çok beğendim ve hatta Safidan’ın otele gittiğinde yakalacağı kişiyi kocası sandım. Yani Uçkuhan Safidan’ın kocası diye düşündüm.

Anlatım dilinle ilgili teknik sorunların dışında kurgunun ilerleyişini de çok beğendim. Özellikle son perdede yaptığın özet düşünce çok iyiydi.

Öykündeki falcı düğümünün daha sıkı atmayı düşünebilirsin. Bir falcının sözüyle kara büyü olduğuna inanmak farklı, gidip adam öldürmek çok farklı bu noktada hikaye gerçekçiliğini yitiriyor. Falcı kısmı karışmış, falcının karakteri pek oturmamış ve Uçkuhan neden öldü bunu bilmiyoruz. Ayrıca Safidan’ın karakteri de öyle pat diye silah alıp birilerini öldürecek cinsten değil, hem bu Falcı bu kadar nokta atışı yapabiliyorsa, 35 TL onun için para değil ve adam öldürtmek için başka bir nedeni olmalı, ya da eğer tesadüfen bildiyse bunu hikayen daha açık dile getirmeli.

Öyküne emek verdiğin belli bu yüzden seni tebrik ediyorum. Naçizane düşüncelerimi sade bir okur olarak değerlendirmeni isterim. Hep söylüyorum, işine yarayanı alırsın yaramayanı atarsın :slight_smile:

Tekrar emeğine sağlık
Sevgiler

1 Beğeni

Merhaba Okan,

Yorumun için teşekkür ederim.

Sevgiler,

Sena

Gaye’ciğim :),

Güzel dileklerin ve yorumun için çok teşekkür ederim. Cesur kalem kadınlar sınıfına layık gördüğün için de ayrıca teşekkürler :slight_smile: ama böyle yazarlık ve cinsiyetin konuşulmadığı günler gelse keşke, daha mutlu bir toplum oluruz o zaman sanki. :slight_smile:

Senin gibi polisiye yazan birine böyle kısımlarda yakalanmamak mümkün değildi zaten, falcılığa inanmıyorsun ama ya o üç harfliler, onlar da mı bilemez otel bilgilerini :see_no_evil::joy:

Tüm yorumun için tekrar teşekkürler,

Ben de öperim, görüşürüz.

Sena

1 Beğeni

Merhaba Murat,

Güzel eleştiri ve övgülerin için bolca teşekkür ediyorum. Burada kalemine ve birikimine güvendiğim yazarlardan birisin, o yüzden her yorumun çok kıymetli. Var ol! :pray:t2:

Öykümü ironik, esprili hatta satirik sınıfına yerleştirmen de amacıma eriştiğimi göstererek çok memnun etti.

Falcı kısmındaki kafa karışıklığına gelince; :slight_smile: kara büyüyü çözdürmesi için vereceği ilaca kadarki kısımda kendisinin üç harflileri yardımcı oluyor ancak bu ilaç tabii ki Safidan’ın derdine deva değil. Bu yüzden cinleri vesilesiyle belli bilgi donanımı olsa da, masum insanların derdine çözüm bulma konusunda bir dolandırıcı olmaktan öteye gidemiyor. :smiley:

Uçkuhan’la ilgili yorumunda ise inceden, aldatanerkeklereyöneliksiddetehayır hashtag’i açtığını hissettim. :smiley: Tabii ki ölümü hak etmedi, öyküm gerçekçilikle fantastiklik arasında mesajı vermek için durumu en absürt noktalara itmeye yönelikti. Bu bağlamda ben amacıma ulaşmışım ama okuyucunun kafası karışmış, tarz üzerine daha çok çalışmam gerekecek diye düşünüyorum.

Tekrar çok teşekkürler tüm yorumların için.

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Merhaba @Muge_Kocak,

Çok kıymetli yorumlarının hepsi için önden ve bolca teşekkür ederim, ister sade bir okur olarak ister yazar olarak iletebilirsin, ben yükleme bakarım, öznenin titrine takılmam. :slight_smile:

Bu sitede yayınlanan ilk öyküm, evet ama başka öykülerim, şiirlerim, denemelerim de var amatörce fakat bir yerlerde paylaşmıyorum, yazmaktan çok da okumaya zaman ayırıyorum aslında. Çokça okuyunca, yazma kısmı da daha kolay akıyor diye düşünüyorum. 1-0 önde başlamak tabirin çok hoşuma gitti, böyle yansıması benim açımdan şahane! Tekrar sağ ol!

Bu yorumunla ilgili olarak hangi iki çelişkili duygu uyandığını çok anlayamadım aslında. Duygudan kastını; öykünün damağında bıraktığı, hüzün, öfke, keyif vs. Gibi şeyler diye düşünmüştüm ancak yorumunun ilerisinde genel gözlemlerini aktarmışsın. Duygudan bağımsız geldi ama bunlar da kabulüm :slight_smile:

Bu eleştirine tespit gibi tespit diyebilirim. Benim de öyküyü yazdıktan sonraki tüm okumalarım çünkü; bu lanet olası birbirine karışmış yumak biçiminde yazdığım örgü çilelerini açmak üzerine oluyor. Bak, yine yaptım. Engel olamıyorum kafamdaki düşünceleri uzun ve karışık yazmaya. Daha sonra onları kesip, kırpıp düzenlemek ve bağlaçlardan arındırmaya da dolaysız tümleçlere çevirmeye, zincirleme olmayan tamlamalara döndürmeye epey vakit harcıyorum gerçekten. Belki de daha basit düşünüp, basit aktarmalıyım kağıda. Bu tamamen üzerinde çalıştığım bir alan. Hele öykünün ilk halini görseydin, daha da çok yorulurdun, iyi ki biraz düzenlemişim. :slight_smile:

Flash Tv / Gerçek Kesit Programı, Perihan Savaş’ın sesiyle okunmalı. Oradan uyarlama yaptım. :smiley: Beğenilmesine çok sevindim. :pray:t2:

Falcı kısmı ile ilgili, Gaye ve Murat’a da benzer yorumlar yaptım, yinelemeyeyim. Öykünün ana fikrini abartarak hem ironik hem kara mizah tarzında yazmaya yöneldiğim için bu gibi mantık unsurlarını devre dışı bırakmışım. Okuyucu yorumlarında haklısınız. Bu arada Mecidiyeköy’de elinde bu tabelayı tutan çocuk hala duruyor ve 35 Tl’ye kara büyü teşhisine kadarki her şeyi yapıyorlar. İlgilenenlerin dikkatine :see_no_evil:

Tüm yorum ve değerlendirme için tekrar teşekkürler,

Sena

1 Beğeni

Aslında bu duygu durumunu anlatamamış olabilirim. Şöyle; cümlenin anlattığı çok güzel ama kelimeler karışık, karakterler çok güzel ama netlik verilmemiş, konu harika ama kurguda eksik var gibi gibi. Aslında, bu söylediklerimi çok ufak dokunuşlarla giderebilecek birikime sahip olduğuna inanıyorum. Ve aslına bakarsan sen dahil hepimiz, buraya öykü yüklerken genelde sadece kendimiz okuyoruz ne redaksiyon ne başka bir editör işin içinde.

Ben hep şunu düşünüyorum, yazdıklarımı bir yayınevi değerlendirmeye kalksa eminim bir çok düzenlemeden geçer. O yüzden olduğumuz nokta aldığımız eleştiriler normal aslında.

Son olarak bir şey paylaşmak istiyorum: zamanın birinde bir yazımı bir editöre göndermiştim. Baban gelen cevap aynen şuydu*: Henüz metniniz acemi. Kurgusu zayıf ve merak unsuru yetersiz. Ama böyle başlar. Daha fazla öykü okumalısınız.*

Önce üzüldüm. Ama sonra canımı sıkan bölümü attım, yoğun okumalarıma devam ettim. Bilmem belki de haklıydı. Ama çok önemli değil, önemli olan benim ben çıkardığım. Murakami diyor ki; editörleri hep dinlerim, beni eleştirenleri de ama sonunda kafama uyanı yaparım uymayanı atarım :slight_smile:

Kaleminiz daim olsun

1 Beğeni

Bence hepimiz genellikle bunu yapıyoruz. :slight_smile:

Tüm yorumlarında haklısın. Öyküyü yazmaya başlama sürecimde @MuratBarisSari ile konuşmuştuk, mükemmel olmasını istediğim için kaç aydır forumdayım ama bir şey paylaşmıyorum diye. O da mükemmeli beklersen hiç yazamazsın demişti. Genel yaşam tarzım da bir şeyin mükemmel olmadığı zaman hiç yapılmaması yönündeydi ama bu keskinliğimi son dönemlerde törpülemeye çalışıyorum. Bazen bir yerden başlamak gerek, sonra mükemmele gitmek için çabalamak gerek. Siyahtan beyaza geçilmiyor, bolca grili bir yolculuk var arada, iyi yazar olmak ve olmamak yolculuğunda.

İlk öykü eleştirilerimi aldığım için çok mutluyum. Sırayla herkesin yorumundan kendime notlar alıyorum. Bu yüzden okuman ve fikirlerini aktarman çok değerli.

Bu arada önceki aylardaki bir öyküye “muhasebeci Mehmet mi yazdı” tarzında bir yorumun vardı. Ben de mali müşaviriiiiiimmmm, muhasebe müdürüyümmmm, belli oluyor mu? :see_no_evil::see_no_evil::see_no_evil: :joy:

Görüşmek üzere.

Sevgiler,

Sena

2 Beğeni

Aman ya o yorumum da yanlış anlaşıldı. Devamını okumuşsan ben de mesleğimi yazmıştım. Galiba bir süre yorum yapmayacağım :slight_smile:

1 Beğeni

Ahhahaha, yok küstürmeyeyim yorumculuğa, bırakma sakın. :joy:

Okudum devamını da, şaka bir yana, ben de kendimi muhasebeci imajına uymayan biri olarak tanımlıyorum. Maalesef bazı genellemeler yapışıyor. Adımız çıkmış, ne yapalım. :slight_smile:

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Merhaba. Bana Muhasebeci Mehmet derler. Hakkımda ileri geri konuşuyormuşsunuz, doğru mu? :blush:
Güzel sohbetinize o yorumunuza dahil olmuş biri olarak müdahalede bulunmak istedim :joy:
Sevgiler ikinize de.

2 Beğeni

@Senaa Selam,

Ben bu öyküyü Gerçek Kesit’e benzettim. Gerek anlatım tarzı olsun, gerek gerçeküstüne göz kırpan bağlantılar olsun, gerek daktilo sesleriyle hayat bulmuş son hikâyeleri olsun; tam bir Gerçek Kesit bölümü olmuş bu. :sweat_smile:

Şaka bir yana kaleminize sağlık. Beğendim ben öyküyü. Başarılı bir kurgu, samimi bir dil. Diyalogları biraz eksik buldum. Bu konuda zaafım var, abartıyor da olabilirim o yüzden her eleştirimi kendi bilişsel süzgecinizden geçirerek uygulamanızı temenni ederim.

Mesela bu cümleler pek inandırıcı gelmedi bana. Diyalog yazarken sesli biçimde kendi kendime konuşurum ben. Kulağa hem doğal hem de fonetik açıdan güzel geliyorsa yazarım. Bir tavsiye olarak belirteyim.

Bir de bir Türk kahvesi, üstünde iki Americano insanı bi’ tuhaf eder. El ayak titretir, taşikardi yapar. Bu detaylar önemli. :blush:

Kaleminize sağlık. :pray: Görüşmek üzere.

Ek: Bu arada Seçki’nin kadın yazarlarına teşekkürü bir borç bilirim. Kaleminizi sakınmadan yazdığınız bu öyküler çok güzeldi, tebrik ederim. :+1:

2 Beğeni

Selam @ulu.kasvet,

Gerçek Kesit :see_no_evil: Aslında evet, Safidan karakteri benim arkadaşlarımdan biri, hatta kendisi bir öykümde, şiirimde ilham olur diye beni gaza getirerek onunla falcıya gitmeme ikna etti, yoksa asla gitmezdim. Ve “kızım sende kara büyü var”, “nee, kara büyü mü çok korkarım ben böyle şeylerden, çözmek için ne yapmam gerekiyorsa yaparım” kısmına kadar tamamen gerçek bir kesit, bizzat yaşadım çünkü. :joy:

Uçkuhan da keza yakın arkadaşlarımdan biri, o da kızla otele gitme için randevulaşma kısmına kadar yaşamış biri. Bu nedenle olaylar maalesef o programdaki kadar absürt olarak yanıbaşımda duruyordu, valla ben bişiy yapmadım. Sadece yollarını kesiştirip, iyice absürtleştirdim. Sonucunda baktım ki Perihan Savaş olmuşum, kapanışı da Sarı Bıyık efsaneli Gerçek Kesit’e selam göndererek yapayım dedim. :joy: Dikkatini çekmesine çok sevindim. Teşekkürler.

Dialoglarla ilgili yorumunu anlıyorum, konuşma dilini, vurguları, mimikleri kağıda aktarmak zor. Cümle gerçekçi bile olsa seslendirdiğindeki vurgu benim yazarken yapmak istediğimle match etmemiş olabilir. Anlıyorum ne demek istediğini.

Kahve konusuna gelince, @Arokan da aynı yorumu yapmıştı, daha yeni kahve içmedi mi bu arkadaş diye ama ellemedim o kısmı. Bizler ofis çalışanı olarak günde gayet kahve tüketiyoruz aslında, taşikardi bize masal geliyor, diyebilirim. :slight_smile:

Samimi yorumun için ben teşekkür ediyorum.

Bu ay gözlerimiz seni aradı bir de, Piramit mi sarmadı, vakit mi yoktu?

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

@ulu.kasvet,

Selamlar tekrar, ben bitirdikten sonra yorumuna ekleme yapmışsın. Ayrıca cevap vermek istedim. :slight_smile:

İçten teşekkürünü alıyorum, çok mutlu oldum ancak seni tenzih ederek söylüyorum, lütfen yanlış anlaşılmasın; “kadınsınız ama nasıl da yazmışsınız” yorumu yerine cinsiyetime bakılmadan, cümlelerime bakıldığı, ötekileştirilmediğim bir edebi dünyada kalmayı diliyorum.

Çok teşekkürler tekrar :pray:t2::slight_smile:

Sena

2 Beğeni

Tekrar selam,

Ya aslında o eklemeyi yapmamın nedeni şuydu:

Ben böyle bir şey söylemiştim. Bakıyorum bu ay Seçki’deki öyküler içlerinde tam ayarında bir karanlık taşıyor. O yüzden bir teşekkür etmek istedim. Tesadüfi olarak kadın yazarlara denk geldi bu cesaret; benim de isteğim o yöndeydi. Mesele budur. :blush:

Bu arada ilk öykünmüş, hoş geldin. Daha nice öykülere… Benim başka işlerim var, yine üretiyorum; Kayıp Rıhtım’a değil başka yerlere. :wink: Mutlaka buluşuruz yine.

Görüşürüz :pray:

3 Beğeni