Bu Ara Hangi Oyunu Oynuyorsunuz? 🎮

bu ara hangi oyunu oynayamıyorsunuz

2 Beğeni

Control resonant muazzam olmuş. Onimusha, blood of dawnwalker ile control arasında ennn az beklenti ile girdiğim oyundu. Onimusha bitti çok iyiydi, blood of dawnwalker olmamış bir oyun bence, çok az oynayıp bıraktım. Ama control mükemmele yakın olmuş. Yaklaşık 7 8 saat oldu ve sürekli oynamak istiyorum. Umarım Malazan gelene kadar biter. :sweat_smile: @Erdo abi şiddetle tavsiye ederim. :slight_smile:

3 Beğeni

Ben ilk control’ü oynamaya iki kez niyetlenip ikisinde de mekaniklere ısınamadığım için bırakmıştım. Yine de ikinci oyunu merak ediyorum ama şu an aklıma çakılı kalan tek oyun Dawnwalker :smiley:

İstek listesinin en üstüne yerleştirdim, ilk indirimde alacağım. Şimdilik Crimson Desert a devam. Sen niye Dawnwalker’a gömdün anlamadım :face_with_diagonal_mouth:

3 Beğeni

Abi mekanikleri çok kötü geldi bana. Animasyonlar falan baya itici geldi. Çok giremedim oyuna. Control açık dünya ve yan görevleri o kadar merak uyandırıyor ki ana senaryo oynamıyorum. Dünyayi keşfediyorum. Oyun level dizaynida gayet iyi. 10 saati geçti hala oynayasım var. Tuhaf bir şekilde çekti beni. Bilim kurgu havası da güzel olmuş. Zaten kullanıcı metası da ortada. Çok iyi puan aldı.

2 Beğeni

Eskiden ne güzel oyunların neredeyse tamamının demosu olurdu. Hatta Level dergisi cd leri evde doluydu. Keşke şu demo olayını biraz daha yaysalar. Firmalar demo yayınlamaktan niye bu kadar çekiniyor anlamıyorum.

1 Beğeni

Steam’de neredeyse her oyunun demoları oluyor. Steam demo fest mi bir şey adı. O birkaç günlük sürede ye oyunların hepsinin demosu oluyor.

Firmalar neden demo yapmak istemiyor çünkü buna ekstradan kaynak ayırıyorlar. Hem para hem zaman gidiyor. Bu da oyunun çıkış tarihini erteliyor çünkü yapılması gereken işi öteliyorsun. Takvim tutmuyor. Eskiden E3 vardı hatırlarsın. Gelmesini dört gözle beklerdik. Tüm oyunların E3’e özel demosu olurdu. Oyun tam çıkışını yapınca demoyla alakası olmazdı çoğunun. Geliştiriciler E3 döneminden nefret edemiş. Takvimde geride kaldık. Bugları düzeltmeniz lazımdı onun yerine demo yaptık diyorlardı. Hele küçük bir ekipsen demo işi daha da zor.

Konsol tarafında demo ve güncellemeler konsolun sahibinin iznine bağlı. Sony’den konulursak. Önce Sony inceliyor onay verirse oluyor. Oyuna gelen güncellemeler de böyle. O yüzden Steam de takır takır güncelleme alan oyunlar konsol tarafında biraz zaman geçtikten sonra toplu şekilde güncelleniyor. Konsolun 1. Parti stüdyosundan geliyorsa oyun burada işler hızlı ilerliyor.

1 Beğeni

@Artorias hocamın dediklerine ek olarak pek çok durumda etkisi negatif oluyor diye okumuştum.

Pazarlama bütçesi çok yoksa firmalar demo yapıp olabildiğince fazla kişiye ulaşmaya çalışıyorlar (demo festlerde de genelde AAA o kadar olmuyor zaten), ama insanlara pazarlama bütçesiyle halihazırda ulaşabilen oyunlar için demo çoğunlukla yeni satış getiren değil de satıştan vazgeçtirten bir ekleme oluyor.

Oyunu pazarlarken oyunu nasıl göstereceğini kendin belirliyorsun, ama insanlara demoyu verdiğin zaman insanlar kendileri görüp karar veriyor. Çoğu platformda zaten refund yok, satış yaptıysan para sende. Dijitalde sattıysan ikinci el satışı da yok. Dengeleyen bir unsur yok yani. Eğer nam yapacak kadar kötü bir ürün yoksa elinde millet oyunu pek beğenmezse de tatava etmiyor, backloglarda kalmış oluyor.

Yani hocam demoyu oynayınca oyunu alma kararını vermen için oyunu 85+ görmen gerekiyor diyelim. Ama marketing sana 90 gösterirse aldıktan sonra 80’in altında çıkmadıkça ortamlarda cıngar çıkarmıyorsun. Refund zaten edemiyorsun.

Bu aradaki 5 puanlık fark dağıtımcının cebine giden kar oluyor (hem geliştirme için o kadar adamın o kadar para harcaması gerekmiyor, hem de oyunu en az 80 gören insan sayısı en az 85 gören insan sayısından bayağı daha fazla oluyor). Demo yapıp para harcayan firma hem ekstra iş yapmış oluyor hem bu kardan feragat etmiş oluyor. O yüzden sana marketingle ulaşmak için para harcayabilecek bütçesi olan firmalar demo yapmaz genelde hocam.

2 Beğeni

Yanıtlar için çok teşekkürler arkadaşlar.

Evet Sony de bu durumu biraz kıllatıyor ama konsolda da oyun fiyatlarının iki katı isterken yüzleri kızarmıyor. Bari bi demo salın da o kadar parayı haybeye vermeyelim diyor insan. Şu an listemde bi sürü oyun var. Hepsine yetmeye gücüm zaten yok da en azından parayı verirken içimizin rahat etmesi için bir gıdım oynayıp karar versek fena olmazdı.

1 Beğeni

Valla hocam günümüzde ne yazık ki dağıtıcının amacı bizim bilinçli bir alışveriş yapıp harcadığımız para ve zamandan mutlu olmamız değil.

Sony’de birilerinin bahsettiğiniz senaryoyu ‘demo yaparsak şu kadar maliyet şu kadar conversion oluyor, oyunun reklamını sağdan soldan sürekli gösterirsek şu kadar maliyet şu kadar conversion oluyor’ şeklinde çalışıp kar getiren seçeneği seçtiğine emin olabilirsiniz.

Yukardaki sayılara firma sahip, biz değiliz (ama verilen karar en azından hangi senaryonun karlı olduğuna dair bir fikir veriyor). Demo yokluğunun yarattığı bilgi asimetrisi firmanın işine geliyor hocam.

1 Beğeni

Ne demek. Yardımcı olduysak ne mutlu. Demo yoksa çok güvendiğin bir yayıncıya bakacaksın artık. İlk günden deneyenler vs oluyor.

Misal Resident Evil Requiem de şanslı bir azınlığa oynattılar demoyu da bize oyun çıktıksan sonra verdi mesela Capcom. :joy:

@nefarrias_bredd ben oyun alırken 85+ alması lazım diye almıyorum hocam. Kaç birim paraya ne sunuyor diye bakıyorum ben. 70 dolar verdim 50 saat sürsün filan derdim de yok. Kaliteli vakit geçireyim 6-7 ilk oyun olsun sorun etmem ben. Bu puan işini de zaten çok uzun süre önce bıraktım ben. Filmlerde bakıyorum çünkü sinema izleyicisi oyun dünyası kadar şişirme puan işini sevmez. Şimdi bir oyun çıkıyor 75 puan alıyor. Direkt çöp diyor insanlar. Bu ne zaman normal oldu böyle. Şimdi geçen Resident Evil izledik 6-7 gibi bir şey verdim. Bana geçen birisi hocam filmi niye beğenmedin. Seni takip ediyorum. İyi bir sinema zevkin var. İzlediğin film sayısı belli yazdı. :sweat_smile: abim 9-10 mu vereyim her şeye. Bu da 7lik film işte.

2 Beğeni

Yok hocam zaten 85 derken kastettiğim metacritic puanı değildi. Noktam temelde şuydu: demoda görüp alma kararı vermene yol açacak kalite eşiği, pazarlama sayesinde yüksek beklentiyle aldığın oyun altında kalınca ortalığı velveleye vereceğin kalite eşiğinden daha yüksektir. En azından çoğumuz için durum böyle. Dağıtıcı, bu ikisi arasındaki farkı demo yapmayarak cebine indiriyor.

85-80 derken kastım dergi puanı değil de senin gözündeki not idi.

1 Beğeni

Şimdi oldu hocam. Ben bir şeye bakıp hoşlanıyorsam zaten dediğiniz gibi puanı benim için bu ürün alınabilir kategorisinde oluyor. Eskiden dergi puanları iyiydi ama. Hakkı neyse ona hak ettiğini veriyorlardı. Şimdi dünya değişti 85’in altıysa ayvayı yiyor firmalar. Puan aralığı 85-100 aralığına sıkıştı çünkü.

Obsidianın Fallout New Vegas oyununu 85 puan alacaksanız yoksa ekstra para alamazsınız demesini bilir misiniz? Oyun 84 puanda kaldı…

Oyun sürem market fiyatı gibi 69,9 :face_with_hand_over_mouth:

Güzel tespitler. Genellemelerin hepsine karşı olsam da oyun geliştiricilerinin büyük bir çoğunluğu için nokta atışı bir senaryo bence.

Kendimden yola çıkarsam normalde almayacağım ama demosunu beğendiğim için aldığım bir oyun yok. Ama demosu olsaydı almayacağım ama dijital çöplüğümde yer kaplayan bir çok boş oyun var. :smiley:

Benim rahatsız olduğum asıl değişim bitmemiş oyun çıkışları. Benim kadar eskiler hatırlar. Sadece fiziksel olarak oyunları temin ettiğimiz zamanlarda güncelleme olayının imkansızlıklarından tamamlanmamış oyun çok nadir çıkardı. Şimdi o zamanlara kıyasla pre-alpha tam sürüm çıkartıyorlar sanki :slight_smile:

30 senedir hemen hemen her AAA oyunu denemişimdir ama tüm içeriklerini tükettiğim oyun çok azdır. Merak giderme gibi benimkisi, zaten oyun firmaları da en çok benim gibi kitleden kar ediyor :smiley: Zararım yok karım çok firmalara…

Son ~10 yılda benim de yok hocam. Öncesinde dergilerin yanında falan gelen cd’lerden görüp yıllar sonra bulup aldığım çok oyun olmuştu ama.

Bu konular beni de çok rahatsız ediyor valla hocam. Prensip olarak early access hatta preorder vesaire işlerine karşıyım, hayatta girmiyorum öyle işlere.

Zelda hariç. Zelda benim iki gözümün çiçeğidir, her oyununa düğmeler aktive edildiği gibi basıyorum preorder’ı. Ama bence Zelda bu noktada rüştünü ispatlamış bir seri o sayılmaz :melting_face:

AAA oyunlardan gittikçe daha az zevk almaya başladım ben hocam. Yine son 10 yılda oynayıp vasat/vasat altı bulmadığım AAA oyun Nintendo ve Fromsoftu saymazsak yok gibi bir şey sanırım. Persona 3-5 belki? :thinking:

1 Beğeni

Bende artık Diablo 1 den beri gelen şimdilerde POE2 sezonlarını takip ettiğim bir hastalık, birde her MMORPG yi deneme çılgınlığı (kaç oyuna preorder yapıştık wow killer diye sayamam) hariç az biraz rekabetçi oyunlarda da varım ama eskisi kadar rekabetçi değilim sanırım :slightly_smiling_face:

Ama çıksa gözü kapalı atlacağım oyunlar olabilir gelecekte bilemeyiz. :slightly_smiling_face: Hala bir el atıp bırakıyorum çoğu oyunda. JRpg de yokum ama. Genel olarak anime vs kültürü de sıfır bende. Rpg leri “bu çan çin çon bana gelmez” diye kenara atıyorum. Sevenleri kusuruma bakmasın :grinning_face:

Dishonored 1. Oyunu bitirdim 2. Oyuna bu akşam başlayıp hafta içinde bitirmeyi düşünüyorum

3 Beğeni

Resident Evil 4 Remake’i bitirdim. Birkaç tanesini kaçırsam da Madalyon vurma, fare avlama, mini bosslar gibi Challenge’ların da çoğunu yaptım. 20 saat sürdü. Broken Butterfly’ı biraz erken fulledim, o yüzden bazı boss savaşları fazla kolay oldu :slightly_smiling_face:

RE4 Remake şimdiye kadar yapılmış en iyi remake, net… Olabildiğince orijinal oyuna sadık kalarak, gameplay, karakterler, bulmacalar, bölüm tasarımları, müzikler derken baştan aşağı tüm konularda orijinal yapımın üstüne koyarak modernize etmeleri “Remake böyle yapılır” dedirtiyor.

Parry mekaniği, sersemleyen veya yere düşen düşmanları bıçaklama animasyonu, stealth kill, silahların D-Pad’e atanabilmesi, Ingrid ve Ada ile görüntülü görüşmelerin oyun içinde gerçekleşmesi, Ashley’nin can barının kaldırılması gibi gibi yenilikler de çok yerinde gameplay modernleştirmeleri olmuş.

Remake’in ilk bölümleri orijinal oyuna oldukça sadık şekilde ilerliyor. Özellikle ashley ile buluştuktan sonraki bölümlerde zaman, mekan ve olay farklılaşmaları gözle görülür şekilde gelişiyor. Oyun “Remastered” değilde “Remake” olduğu için bu farklılaşmalar ne olacak merak ederek oynadım, sürekli bir falso aradım ama bulamadım desem yeridir. Hiçbir ekleme ve farklılaşım sırıtmıyor, takdire şayan…

Orijinal oyunda olan yavaş yavaş aşağıya inen dikenli tavan, yuvarlanan kaya, maden arabası gibi Indiana Jones’dan esinlenen birçok sekans vardı, bunların çoğunu kaldırmışlar. Kameraya doğru koştuğumuz QTE sekansları komple çıkarılmış. Ramon Salazar’ın dev heykelinden kaçtığımız kısmı Remake’de tekrar oynamayı çok istedim ama malesef yoktu :sad_but_relieved_face: Maden arabası sekansı gibi orijinal oyunda çok tekdüze olan bölümler ise feci eğlenceli hale getirilmiş.

Orijinal oyunda kare kare olan parçaları tek tek kaydırarak görseli tamamlama, heykel itme veya aynaları döndürerek ışığı yansıtıp kapıyı açma gibi hemen hemen her oyunda gördüğümüz sıradan bulmacalar kaldırılmış. Yerine daha yaratıcı bulmacalar eklenmiş. Tek sıkıntısı çok kolay olmaları.

Bu Japonların Woke LGBT Feminazi falan iplememesine bayılıyorum. Adamların kesinlikle bunları yağlama gibi bir dertleri yok. O yüzden Ashley bildiğimiz baş belası Ashley olarak duruyor. RE4 batılı bir stüdyonun elinde olacaktı ki aman Allahım… Remake adı altında hastalıklı ideolojilerin propagandası için yapacakları rezillikleri kepazelikleri hayal bile edemiyorum.

Steam’de şu an itibarı ile yine 7 dolara düşmüş durumda. Böyle bir oyun için çok çok uygun bir fiyat.

8 Beğeni

1 Beğeni