Bugün Ben Şunu Öğrendim:


(Can) #684

Barış Özcan’a ait o proje.


(Halil Oğulcan Karamağara) #685

:smiley: Evet çok sağolun, harika bir şey. Çok Faydalı. Hatta şöyle paylaşayım da belki faydası olur.


(Kaan Aşkın) #686

Kızınız olduğuna sevindim. En azından başında sünnet diye saçmasapan bir bela olmayacak. Tuzlama da hâlâ anlamsız, açıklanamayan bir gelenek gerçi.


(Hiçliğin bekçisi…) #687

Aklıma bir anda bir söz geldi.

Tuzlayım da kokmasın, sözünün bu konuyla bir alakası var mı acaba?


#688

Öyle diye biliyorum. Bal falan sürülen adetler de var.


(Hiçliğin bekçisi…) #689

O niye? :rofl::thinking:


#690

Açıkcası hiçbir fikrim yok :confused: Arkadaşa sen ondan böyle tatlısın diye takılıyorduk arada.


#691

Tehlikeli bir gelenek bebek tuzlamak ama herkes işe yaradığını söylüyor :thinking: Kokmamak için (doğruysa tabii) bu riske değmez bence :smiley:


#692

Daha iyi olur böyle gelenekleri sorgulamadan yapan ailelere müstehak.


#693

Konuşmayı böleceğim ama:

Tek oturuşta 300 sayfadan fazla okuyabildiğimi öğrendim. Mola vermeden okuma denemelerim işe yaramış, direncim artmış.

Bitirdiğim kitap Gösteri Peygamberi bu arada. Kimisi için olmasa da benim için büyük bir adım ve deneyim oldu.


(Hiçliğin bekçisi…) #694

Tebrikler… Sadece tebrikler yazınca olmamış. :slight_smile: Umarım ileride de bu odaklanmayı kaybetmeden keyifle okuyabilirsiniz kitapları. Gerçekten bi oturuşta 300 sayfa okuyabilecek kadar kitaba dalmak bir harika.

@NyxNyxNyx Çok yanlış bir yaklaşım. İnsanlar bazen eşlerini kırmamak, huzursuzluk yaratmamak vb. gibi durunlarda kalıp göz yumabiliyor. Çocuk olunca her kafadan bi ses çıkıyor çünkü.


(Cemalettin Sipahioğlu) #695

Ben, o kısa zamanda erişilen yüksek sayfa sayısına ancak uzun yolculuklarda ulaşabiliyorum. Eh, yolculuk esnasında dikkatimi vermek isteyeceğim başka şey olmayınca, dikkatimi kitaba vermesi çok daha kolay oluyor.


#696

Az önce, Othello’nun bir eserden esinlenildiğini öğrendim. Cinthio ya da gerçek adıyla Battista Giraldi’nin, A Moorish Captain’ından.:thinking:

Buna neden şaşırdım emin değilim. Büyük bir merakla şimdi Battista Giraldi’yi araştırıyorum. İngilizce ne varsa artık eh ve keşke İtalyanca bilseydim. :joy:


(Buyici) #697

Tek oturuşta 300 sayfası hangi pozisyonda okudun? Ben 10dk sabit kalamam okurken.En heyecanlı kitapta bile oram buram ağırır, sonra da bişiler tıkıştırmaya giderim. :slight_smile:


#698

Kelimeler akıyor efendim. Bir süre gözlerimin önünden geçip gitmeye başlıyorlar, durduramıyorum kerataları. Cümlelerden örülmüş uzunca bir yol olarak görürseniz bu meseleyi, eminim siz de başarabilirsiniz.


#699

Tdk’da “her halde” ve “herhalde” arasında ince bir çizgi var.

herhâlde
1- büyük bir ihtimalle (zarf)
2- belki

her hâlde
1- kesinlikle (zarf)

Aralarındaki tek fark ayrı yazılmasıyken anlamı çok değişiyor. Günlük konuşmalarımızda bu farkı nasıl anlayacağız bilmiyorum. Ben günlük konuşmamda tüm “heralde” leri belki anlamında anlıyorum. Türkçe’nin küçük bir sıkıntısı bu herhalde.


#700

Günlük konuşmada fonetiğe bakicaz artık ki beyin onu algılıyor zaten


#702

Örnek vereyim: Emre ve Sindella kütüphaneye gidecektir. Waxillium’un kütüphanede yaşadığını sadece Sindella bilmektedir. Emre Sindella’ya sorar:
~ Waxillium da gelecek mi?
~ Her halde.

Şimdi burada Sindella Waxillium’un kesinlikle kütüphanede olacağını bildiği için “kesinlikle” anlamında söylüyor. Emre, Sindella’nın belki anlamında söylemediğini sadece Sindella’nın ifade etme tarzından anlayabilir.


#703

Biz Vanlılar mesela, konuşurken soru eki kullanmayız son kelimeyi uzatınca otomatik olarak soru cümlesi oluyor :rofl:

Bi ara ders boş olduğu için millet dağılmıştı, arkadaşın biride sınıfın WhatsApp grubuna mesaj atmış “hoca gelmiş” (kendi kafasında gelmiiiiş diye kurgulamış) bunun üzerine arkadaşlar geri dönmüştü :joy::joy: Olayı açıklayınca bayağı dalga konusu olmuştu…


(galeme) #704

Her halde ayrı yazılınca zaten kesinlik anlamı bildiriyor. Bunu anlamak neden zor onu anlamadım. Hangi halde? Her halde. Yani bir kesinlik var.