Çevirmenin Çemberi: Toz Gibi Yıldızlar


(M. Ihsan Tatari) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/kayip-rihtim/kayip-koseler/cevirmenin-cemberi-toz-gibi-yildizlar/



Isaac Asimov’un dünyaca ünlü Galaktik İmparatorluk üçlemesinin ilk kitabı olan Toz Gibi Yıldızlar’ın çeviri macerasına konuk oluyoruz. (DEVAMI…)


(Serhat) #2

Yazının en çok beğendiğim kısmı “En Zor Kısmı” bölümü oldu. Gerçekten çevirmenlerin işinin ne kadar zor olduğunu bir kez daha hissettim. Ellerine kollarına sağlık.


(Ahmet Boyraz) #3

Ne güzel bir macera. Kendi tanıtımını yazması başlı başına bir muziplik. :slight_smile:
Diğer taraftan Karanlık Bir Dünya adlı öyküsü sağlam bir öyküdür. Zaten kendisini de sağlama aldığını söylüyor. :smiley:


(Cem) #4

Beni zorlayan bir başka şeyse Asimov’un bir bölümde Efemeris (gök günlüğü) üzerinden ışınlanmayı anlatmaya başlaması oldu. E çünkü bu Yıldız Savaşları değil. Ve eğer Asimov ışınlanma gibi bir şeyden söz ediyorsa bunu mutlaka sağlam bilimsel ve matematiksel temeller üzerine oturtmalı. Oturtmuş da… Beni oturttu vallahi. Yerime.

Küçük bir diss atılmış. :smiley: Ayrıca yazının mizahi dili baya güzeldi.


#5

Kalemine sağlık @mit abi. Devam kitaplarını da hemen çevirecek misiniz? Ve Vakıf serisinden kitap çevirecek misiniz?

Bir de konuyla ilgili olmayan bi soru sorsam. İngilizce öğrenmeye çalışıyorum. 2 yaz tatili boyunca dil bilgisi, kurallar vs çalıştım. Bu yaz ise Lord of the Ring’in 1. kitabını alıp okumaya başladım. İlk başlarda ağır aksak kör topal ilerliyordum ama şimdi günde 4 sayfa okuyabiliyorum. (hem de sadece metroda, okula git gel yaparken)

Oyungezerden de tanıyorum sizi. Mesela Heavy Rain’i gayet anlayarak oynayabildim. Horizon zero dawn biraz zorladı.

Fazla vaktini almayayım. Kitap okuyarak İngilizce öğrenilir mi? (Konuşamıyorum ama zaten uygulama yapmadan da olmaz. Turist de bulamayacağıma göre şimdilik bu kısım kalsın.) Bazen bir paragrafta birçok bilmediğim sözcük çıkıyor, sözlükten bakıyorum. Onun dışında, paragrafın çoğunu anladıysam bakmıyorum.
Lotr’u bitirebilirsem Harry Potter’a başlamayı düşünüyorum, o biraz daha kolay okunur gibi geliyor.

Forumun doğrultusu dışında bir ileti olduğu için belirtildiği taktirde iletimi silebilirim.


(M. Ihsan Tatari) #6

Teşekkürler arkadaşlar, beğenmenize sevindim. Üstünde çalıştığım kitapların çeviri maceralarını yazmak benim için de keyifli oluyor :slight_smile:

@Voldemort Yabancı dilini geliştirmenin en etkili yollarından biri bunu zevk aldığın bir etkinlikle birlikte yapmak. İngilizce kitap okumak bunlardan biri. Diğeri de metin ağırlıklı bilgisayar oyunları oynamak. Baldur’s Gate, Divinity, Fallout… gibi gibi. Ben yabancı dilimi bu oyunlar sayesinde geliştirdim. Bir elimde sözlük, öbüründe fare, satır satır ne demek istediklerini anlamaya çalışırdım karakterlerin.

Yabancı dilde kitap okumak da büyük oranda İngilizceni ilerletmende yardımcı olur. Cümlelerin kuruluş biçimi, kalıplaşmış sözler gibi şeyler daha rahat aklında kalır. Ama sen çok ağır bir kitaptan başlamışsın. Yüzüklerin Efendisi, İngilizcesi çok üst seviyede olanları bile zorlayacak türde bir kitap. Onun yerine Dresden Dosyaları, Harry Potter veya Ejderha Mızrağı gibi daha akıcı ve kolay anlaşılan bir şey seçmen daha iyi olabilirmiş.

Ve mesajının yanlış bir yanı yok. Silmene gerek de yok :slight_smile:

Galaktik İmparatorluk serisinin devam kitaplarını ben çevireceğim. İkinci kitabın çevirisi bitti hatta, bu ay başında teslim ettim. Üçüncüye başladım gibi ufak ufak. Ama tam yoğunlaşamadım.

Vakıf Serisi’nin çevirisiyle şimdilik bir alakam yok.


#7

Anladığım kadarıyla doğru yoldayım :slightly_smiling_face:

Lotr ile başlamamın sebebi aslında, ingilizce çalışmayı sevmemem -dil bilgisi çalışmayı- ama buna mecbur olmam nedeniyle, hiç sıkılmadan üzerinde çalışabileceğim, aynı paragrafı tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacağım bir şey bulmalıyım diye düşünmem.
İlk fantastik temalı oyun, film ve kitap tecrübemin hepsi de Lotr serisi ile olduğundan dolayı okuduğum ilk İngilizce roman da Lotr olmalı diye düşündüm. Ama kitaba başlayınca biraz pişman olmadım değil. Hele ki şiirlerde öyle bi anlamıyorum ki, anladığım kısımlar arasında karakter bir mekandan diğerine ışınlanmış oluyor :slight_smile:
Yine de kitabın yarısına geldim -Frodo Rivendell’e varmak üzere- ve cevabınız paralelinde daha hevesli olarak devam edeceğim, teşekkür ederim.


(burakkny) #8

Güzel bir çalışma elinize emeğinize sağlık dostum.Telif haklarından dolayı yabancı B.K. çevirileri oldukça sorunlu sanırım. Serinin devam etmesini dilerim. Ayrıca, Arthur C.Clarke’ in eserlerine girme durumu var mı. Özellikle sahaflarda “yandım anam” fiyatına satılan az bulunan ya da hiç olmazsa çok bilinen Clarke klasiklerinin çevirisi ihtimali ufukta görünebilir mi. Düşünsenize içinde bulunduğumuz çağda B.K. klasiklerini ülkede bolca bulup okuyamıyoruz.
Teşekkür eder, kolaylıklar dilerim.
İyi okumalar.


(M. Ihsan Tatari) #9

Teşekkürler, sağ olun :slight_smile:

Arthur C.Clarke’ın eserleriyle ilgili bir bilgim yok. Ben yayıneviin kadrolu bir çalışanı değil, dışarıdan çeviri alan, serbest bir çevirmenim. Bu soruyu İthaki Yayınları Soru Hattı’na sorarsanız daha net bir cevap alabilirsiniz.

Aslında birkaç sene önceye nazaran çok çok daha iyi durumdayız. Çok değil, 5 sene evvel Huxley, Heinlein, Asimov gibi yazarların kitapları sadece sahaflarda bulunuyordu ve ateş pahasıydı. Ama İthaki Bilimkurgu Klasikleri ve Alfa Yayınları’nın PKD baskıları bu durumu iyi yönde değiştirdi. Şimdi çok daha fazla klasiğe ulaşmak mümkün.


(Damla Göl) #10

Ellerine sağlık! Okuru, seveni bol olsun. :slight_smile:

Fakat şu delirten bir çeviri sorunu gibi gözüken şeylerin aslında harf hatası olduğunu keşfetmenin verdiği rahatlamayı taa içimde hissettim. Başıma gelmişliği var. Harika bir duygu! :smile:


(burakkny) #12

Sadece harf hatasından ibaret çeviri sıkıntılarını elbette anlayışla karşılıyoruz. Ancak (başka bir konuya cevabımda da belirttiğim üzere), ülkemizde artan kültür seviyesine rağmen ciddi bir “kaliteli çevirmen” problemi var. Sahaf kitaplarından tanıyacağımız (bizim gençken tanımak şerefine eriştiğimiz) fevkalade yetenekli mütercimlerden sonra günümüz çevirmenleri (sizleri tenzih ederim) gerçekten son derece yetersiz kalıyor. Türkçesi yetersiz, kişiler tarafından yapılmış baştan savma çeviriler piyasada bolca mevcut. Üstelik bayağı iyi yayınevlerinin kadrosunda. Bu sorunu halletmek lazım. Ama nasıl?
Sanırım yayınevleri da kuvvetli referansları olan deneyimli mütercimlerle çalışmalılar.


(M. Ihsan Tatari) #13

Çok teşekkürler Damla. Çevirmenin hâlinden en iyi çevirmen anlar :slight_smile:


(Bülent Özgün) #14

Yine harika bir yazı İhsan Bey, ellerinize sağlık. Harf hatası kısmı beni çok şaşırttı. Bu tür şeyler çevirmenin yükünü arttırıyor. Siz aslında bunlarla uğraşmak durumunda kalmamalısınız ama içiniz rahat etmiyor, biliyorum.

Vallahi eğer Asimov yayıncısı bile hataları göremiyorsa ben Türkiye’de böyle hataların olmasını normal karşılayacağım bundan sonra.

Aydınlatıcı, öğretici bir yazıydı. Çevirmenlerin o büyük emeğini bir kez daha fark ediyorum. Hele sizin gibi işini bu denli titizlikle yapan çevirmenleri gördükçe hayranlığım katbekat artıyor.


(Mustafa Güngören) #15

Ellerine sağlık İhsan abi. İşini iyi yapan ender insanlardansın.
Nedense başından geçen çeviri yaşantını okurken; özellikle zorlandığın, akla hayale gelmeyecek şeyleri araştırıp ‘kafandaki saçları yolma kıvamına geldiğinde’ daha büyük bir haz duyuyorum… Evet, kabul kötü biriyim. :smiling_imp:


(M. Ihsan Tatari) #16

Teşekkürler @periyodiknesriyat. Kurgu hatası, mantık hatası vs düzeltip isim tekrarlarını azaltarak çevirinin yanında yazarın editörlüğünü yaptığım çok olmuştu ama yazım hatasına ilk defa denk geldim. Asimov gibi bir yazarın önemli bir eserinde rastlamam da enteresan oldu doğrusu :slight_smile: Ve estağfurullah. Mahcup ediyorsunuz. Teşekkürler tekrardan.

@valarrr Ahaha :smiley: Çektiğim sıkıntıları allayıp pullayıp anlatarak insanları gülümsetmekte üstüme yoktur. İşin kötüsü herkes başıma bir şey gelse de gülsek diye bekler oluyor, öyle bir yan etkisi var :slight_smile: Teşekkürler.


(Ufuk ) #17

Bu yazıyı blogunda okumam, keşke bunu Kayıp Rıhtım’da da paylaşsa, diye içimden geçirmem ve blog yazının sonunda ilk olarak burada paylaşmış olduğunu görmem…

Tarifsiz. :slight_smile:

Ellerine, emeğine sağlık İhsan.


(Hazal Çamur) #18

Abi eline sağlık. Yine acınla eğlendik :slight_smile:

Asimov’un senin ellerine teslim edilmesi kadar içimi rahatlatan bir şey yok. Çeviri hatalarının, Türkçe bilmeyen çevirmenlerin satırlar arasında uçuştuğu şu düzende çölde vaha gibisin.

Emeklerin takdir ediliyor, lütfen bunu unutma :slight_smile:

Bir de bu kitabı konuştuğumuz şu dakikalarda şunu paylaşmazsam ölürüm,


(M. Ihsan Tatari) #19

Teşekkürler Ufuk :slight_smile: Facebook çıktı, Blogger öldü ne yazık ki. Ama arada sırada eski yazılarımı oraya atıp bir nevi suni teneffüs, kalp masajı falan yapıyorum :slight_smile: Arşiv vazifesi görüyor diyebiliriz. Tekrar teşekkürler.

Hahaha :smiley: Aya Benzer Yüreğim, Toza Benzer Yıldızlar, Aşk Güneşe Benzer… bu akımdan gidiyoruz bakalım. Satürn Gibisin Sevgilim diye bir kitap çevirirsem yakında şaşırmam :stuck_out_tongue: Teşekkürler Hazal ^^


(Hazal Çamur) #20

Ay zalim bir sevgili oluyorsa Satürn bir "gibi"den daha fazlası olmayı hak ediyor bence :smiley:

Yeni kitaplar için takipteyiz.