Deniz Ürpertisi


(Cüneyt Özkurt) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/deniz-urpertisi/



Sokağın başındaki yokuşun ilerisindeki dar dönemeci biraz geçince sağdaki ilk bina Doğu’nun yaşadığı apartmandı. Sarı, eski püskü bir apartman dairesinde yaşıyordu. Daire, güneş almadığından arka odada rutubet kokusu hâkimdi. Dış kapı; dar, uzun bir koridora açılıyordu. Kapının girişindeki rafta ontoloji üzerine birkaç kitap vardı, gözüme çarpan diğer kitaplar da siyaset bilimi üzerineydi. “Doğu’nun bütün bu… (DEVAMI…)


(Merve Aydın) #2

Cüneyt öykü ne kadar güzel olmuş! Aslında öyküyü okuyup bitirdiğim andaki sesli tepkim bu oldu. ‘Bu öykü ne kadar güzel olmuş.’ dedim kendi kendime. İçinde mektup ve günce geçen öyküleri özellikle seviyorum. Sen de burada mektuplarla, günceyle ve güzel düşünülmüş bir oyunla okuyucuya çok keyifli bir öykü vermişsin. Kelimelerin hissi içime çok güzel aktı. Şu cümleyi ise özellikle beğendim: Bu masum halimin gardiyanı mı olmalı? Masum hallerimize gardiyanlık yapanlardan hiç hoşlanmadığım için bu soruyu çok yerinde ve çok estetik buldum. Ayrıca gardiyan kelimesinin yetenekli bir yazarın elinde romantik bir cümleye girdiğinde ne kadar hassaslaşabileceğini hatta naifleşebileceğini de görmüş oldum. Hep yaz Cüneyt. Bu kalem her geçen gün daha da güzelleşiyor çünkü. Selamlar, sevgiler.


(Recep Sacit özkurt) #3

Deniz Ürpertisi Gönderisinden tartışılmaya devam ediliyor:
Deniz Ürpertisi öyküsünde,
sonunda gerçekleri acı bir biçimde öğrenen sevgilinin onu çok seven aşkına artık başka hırsları için dönmeyeceği,onu çok seven erkeğin ise bunu görerek “O” onuncu adımla onu hayatın bataklığına bırakıp evine dönüşü,ve kızın ona geri dönüşüne ise artık kapılarını kapattığı çok ince hicvedilerek anlatılmış,ders niteliğinde bir öykü.Giriş fantastik,mektup (anlam olarak düşünüldüğünde)çok güzel,sonuç ise maalesef günümüzün genç aşıklarının ibret olacak aşk sandıkları beğenilerinin sonunda ızdırap verici hazin durumları,Oysaki sevginin gücü ve gerçek aşkı arayanların dikkat etmeleri gerekenler Hikaye yazarımız Cüneyt Özkurt tarafından bence mükemmel bir öykü ile sunulmuş.Kendi adıma çok eğitici buldum,Diyorum ki Cüneyt devam…


(Cüneyt Özkurt) #4

Her şeyden öteye burada sizlerin bir kelimesi benim için hazinedir. Rıhtımımızda, öykülerimiz bizim… ve yaşadığımız anlardan sonraya iletilecek. Bizim var olduğumuz, kalp sızıları rehberimizin sayfalarında kendilerini hissedecekler. İşte o zaman biz, o limanda hep beraber oturup engin denizi seyredeceğiz.
Teşekkürler Mervecim!


(gayekskn) #6

Kendimi tek başıma bir tiyatro salonunda otururken buldum. Kapının açılırken çıkardığı tıkırtıyı, ormandaki ağaçların hışırtısını bir tek ben duydum, balçığın rengini yalnız ben gördüm. Çok etkilendim, senin karanlık tarafını görmeyi daha çok sevdim. Ellerine sağlık. Yolun açık olsun Cüneyt.


(Cüneyt Özkurt) #7

“Deniz Ürpertisi”'nin perdesi kapanır. Beklemeye devam ederiz… Ardından “Bataklık ve Değirmen” sahnelenir. Burada yazarların kurgusu yükselir. Frida’nın kalp acısı gözlerimizi eritir. Artık renkleri göremeyiz. Hayal ederiz… Çok teşekkür ediyorum… sizler harikasınız dostlarım.


(Abdullah Emre Aladağ) #8

İnsanın yüreğine dokunup, içini ürperten, kelimeleri sağlam ve kuvvetli bir kalemin elinden çıktığı oldukça aşikar bir öyküydü bu okuduğum… Kaleminize ve yüreğinize sağlık diyorum… Umarım yazmayı bırakmaz ve böyle vurucu öykülerle sizleri daha sık okuma şansına erişmiş oluruz :slight_smile: Kaleminiz dert görmesin :pray:


(Cüneyt Özkurt) #9

Lodosun bizi savurduğu bu rıhtımda düşlemleri ve kalemlerriiyle yelken açmış dostuma selam olsun. Çok teşekkür ediyorum.


(M.Gökay Okutucu) #10

Merhaba Cüneyt,

Bu paragraftan anlaşılıyor ki diğer hikayelerinle ilintili bir hikayeydi bu. Fakat diğer hikayelerindeki masalsılıktan da uzak bir hikayeydi.

Kurgun gayet başarılı olmuş. Diğer hikayelerinle olan bütünselliği de göz önüne alırsak; uzun bir hikayenin son sayfasını paylaşmışsın.

Aslında senin bu tür karanlık hikayeler yazdığını bilmiyordum(Hoş, sadece önceki iki hikayeni biliyorum, o kadar). Öyküye başladığımda da yine aynı masalsı havayı soluyacağımı düşünmüştüm. Fakat sonu epey şaşırttı. Orta kısımlarda tepe yapmış olan romantik anlatım; sonunda Doğu’nun kör, saplantılı, düğümlü melankolisiyle, sıfır noktasına varmış.

Ayrıca önceki hikayelerinde olmayan renk, durum, koku, doku detayları fark ettim. Bu uslübünde bir değişikliğe gittiğini mi gösteriyor? Önceki anlatım tarzın; daha kendine has ve kendi içinde tutarlıydı. Benim fikrim önceki, üslubunu koruman ve onun masalsı havasını; gerek karakter seçimleriyle, gerek öykü zamanı, mekanı ve dokusuyla zenginleştirmen. Ve bunu herkesten iyi başaracağına inanıyorum.

Bana gelince; ben melankolik, karanlık hikayeleri pek sevmiyorum. Fakat kendini bu şekilde yansıtıyorsan, böyle devam etmen tabii ki daha iyi olacaktır.

Sevgilerimle,
Gökay


(Cüneyt Özkurt) #11

Harika bir yorum bu Gökay. Bütüne bakıp değerlendirdiğin için teşekkür ediyorum.
Dediğin ölçülere dikkat edeceğim. Konu itibariyle başarabilecek miyim emin olamıyorum. Eğer başarabilirsem iyi bir gelişme olacaktır öyküler için. Çok teşekkür ediyorum. Sevgilerle!


(M.Gökay Okutucu) #12

Aslında; burada yazan herkes, kendi uslübüne yakın rıhtım yazarlarının ya da sürekli okuduğu, eser bırakmış yazarların öyküleriyle yakınlık kuran hikayeleri daha çok benimsiyor.

Bu eksenden bakınca, ben senin öykülerini beğeniyorum. Belki de senden beklediğim şey bir Le Guin tarzı fantastik hikaye. Böylesini bir denesene? İnanıyorum ki, seninle uyum sağlayacak bir minval oluşacak.

Hayallerden kağıda ve mürekkebe,
Başarılar diliyorum.


(Murat Barış Sarı) #13

Bataklıktaki bir ruh olağanüstü anlatmışsınız. Doğu’nun Dora’yı kurtarmış olmasına bayıldım. O kendini kaybetmiş saydı ama bence Dora’yı kurtardığı an belki de hayatında ilk kez hayatının kontrolünü eline almış oldu. Bataklıktan Dora’yı çektiği gibi kendisini de yukarı çekti. O bir süre sonra kendini yine fazla naif ve saf bulup üzülebilir ama aslında kendisi olduğu, kendisini sevdiği gerçek bir kurtuluş anıydı bu diye düşünüyorum.
Eserin kurgulanmasını, mektupları, müzikleri ve oynanan oyunun başarılı olduğunu da düşünüyorum teknik olarak.
Elinize sağlık.


(Cüneyt Özkurt) #14

Çok güzel söyledin Gökay ve tespitlerine, değerlendirmelerine baştan sona katılıyorum. Çok zorlu bir yol çizdin bana; ama ne olursa olsun denemeye değer. Düşüncelerin çok mühim benim için. “Bundan yirmi sayı sonra ve sonrasında ne kadar evrileceğim?” bunu düşünüyorum.


(Cüneyt Özkurt) #15

Doğu’nun ruhuyla buluştuğunuz için minnettarım. Rıhtımdaki bu öyküde yer alan kahramanlarımızı anladığınız için ise çok mutluyum. Burada sizlerle bir şekilde tanışmak ve paylaşmak fırsatı paha biçilemez. Çok teşekkür ediyorum.