Distopyalar Ne kadar Gerçek?


(Uygar Özdemir) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/distopyalar-ne-kadar-gercek/



Savaşların, yıkımların ve yaşamın içindeki distopyaların sanatçıyı nasıl etkilediğini keşfetmeye hazır olun. Apayrı sanat dallarından eserler ve yaratıcıları, “Distopyalar Ne kadar Gerçek?” başlıklı dosyamızda buluşuyor! (DEVAMI…)


(Emre ) #2

Kendi beyin süzgecime göre algılayabildiğim iyi yazılmış distopyaların hepsi gerçek. Yazarlarının eline sağlık. Aldous Huxley ve George Orwell’in şu son yüzyılı değiştirdiğini görüyorum ve önümüzde birkaç on yılları da hala değiştireceğini hissediyorum.


#3

Şekillendirilen gerçekliklerimizin distopyalardan ilham alındığı bir dönemde yaşıyoruz ve gelecek olanı kayıtsızlıkla seyretmekten öteye gidemiyoruz.

Aldous Huxley haklıydı:

“Bana öyle geliyor ki bir ya da iki nesil sonra insanların esareti sevmelerini sağlayan ilaçlara dayalı bir sistem geliştirilmiş olacak. Böylece tüm toplum acı vermeyen bir toplama kampına dönüştürülecek ve insanlar özgürlüklerinin ellerinden alınmasından mutlu olacaklar; Çünkü propaganda ya da ilaç kullanarak beyin yıkama sonucunda insanlar isyan etmeye dair bütün arzularından arındırılmış hale gelecekler.”

Artık ilaçlara bile gerek kalmadı. Bunun yerine; medya ile algı yönetimi, ekonomik bağımlılık ve hayatta kalma mücadelesi, terörize edilerek özgürlüklerinin elinden alındığı ve küreselleşmeyle tektipleştirildiği, gösterilenden başka türlü olamayan bir toplum yapısı vd. var.


(Deniz) #4

Çok uçuk fikirler olsa da bana da mantıklı gelenleri var, yok değil.


(Emre ) #5

1984’ün içinde yaşıyoruz ya, distopyalar nasıl gerçek olmayabilir ki.


(burakkny) #6

“Distopyaların hangileri gerçek olabilir”. .şeklinde bir başlık konuyu daha iyi anlatabilirdi. Nitekim distopyalar şu zaman için “gerçeklik” arz etmediği gibi gerçek olması da hiç bir zaman mümkün olamayabilir. Tamamı baskıya dayalı “kötümser fütüristik senaryolar” olarak ifade edebileceğimiz bahsekonu distopyaların, içinde bulunduğumuz zamanın sosyal, ekonomik, ahlaki ve inançsal şartlarına göre korkutucu olması, bunların gelecekte “aynen” gerçekleşeceğini göstermez, uygarlığımız öngöremeyeceğimiz sapmalar gösterebilir ya da bugün düşünülememiş farklı distopik senaryolar gelecekte gerçekleşebilir.
Ancak bilinen distopik senaryolar içerisinde gerçekleşmesi en mümkün olanlarının Kafka’nın Dava’sı ve Jack London’un Demir Ökçe’si olduğunu söyleyebilirim.