Dök İçini Rahatla

Hoşgeldiniz. Maalesef insanlar acımasızlar ve öyle kalmaya devam edecekler. Bir kitabı yayınladığınızda bunu herkese açık yaptığınız için iyi eleştiriler geleceği gibi hakaret bile edenler, küçük görenler olacaktır. Bahsettiğiniz büyük yazarların da başına bunlar gelmiştir ve hala da geliyor. Göğsünüzü gerip doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmaya devam etmelisiniz.

Ben biraz farklı bir noktadan da yaklaşmak istiyorum ama konuya. Sizin bu kadar zaman ve emek verdiğiniz o koca dünyayı tanıması için harcaması gereken büyük emeği okuyucudan beklemek ne kadar doğru ya da gerçekçi? Ben ortalama üstü kabul edebileceğiniz bir fantastik okuyucusu olarak Sanderson’ın bile dünya yaratımına artık katlanamıyorum. Yazarın muhteşem bulduğu fikirler bir yerden sonra yeter bu kadar detay, aksiyon nerede be kardeşime dönüşüyor ve bu konuda yalnız değilim. Dünya yaratmak inanılmaz keyifli olsa da onlarca farklı dünya okuduktan sonra yeni bir tanesini daha keşfetmek inanın çoğu zaman zahmete değmiyor. Rüştünüzü ispat edene kadar (bilinen, iyi satan bir yazar olana kadar) okurdan daha az emek isteyecek eserler vermek daha mantıklı bir seçim olacaktır. İlla üçleme yazmak istiyorsanız da kendi içinde başlayıp biten, epik olmayan fantastiklerin okuyucu tarafından daha kolay okunduğunu hesaba katarak belki de bu yöne ilerlemek daha iyi olabilir. (misal Robert jackson Bennett bu konuda ilk aklıma gelen yazar).

8 Beğeni

Teşekkür ederim, hem hoş geldiniz dediğiniz hem de vakit ayırıp uzun uzun yazdığınız için.

Şunu netleştireyim derdim insanların evrene ilgi göstermemesi değil. Onu beklemiyorum zaten, kimse benim kurduğum dünyayı öğrenmek zorunda değil. Postta o detayları sıralamamın sebebi de ilgi istemek değildi, sadece bu işin ne kadar zaman yediğini anlatmaktı. Yanlış anlaşılmaya açık yazmışım, o benim hatam afedersiniz.

Benim dert yandığım şey kötü niyetli eleştiri. Eserle ilgili değil, insanı küçültmek için yazılmış olanlar. “Şurası zayıf kalmış” diyene sonuna kadar açığım, ondan öğreneceğim şey var. Ama diğerinden öğrenilecek bir şey yok, o yüzden canımı sıkıyor.

Diğer söyledikleriniz için ayrıca teşekkür ederim. Aslında kitap tam da dediğiniz şeye yakın bir yerden ilerliyor. İlk kitapta okura yığılan bir dünya ansiklopedisi yok; anlatı hukuk algısı ve bürokrasi üzerinden yürüyor. Kurduğum sistemlerin çoğu arka planda duruyor, metne ancak lazım olduğu kadarı sızıyor. Bennett’i de not aldım, bakacağım. Tekrardan teşekkür edeirm.

4 Beğeni

Tam anlamıyla kesintisiz sadece bu yıl çalışmıştım. Benimki biraz da hayatımda hiçbir konuda olumlu sonuç alamamış olmamdan kaynaklanıyor. Ve stres yakın zamanda beni sağlığımdan edecek gibi duruyor. Bu yüzden de endişeliyim. Yanıtınız için teşekkür ederim, sağ olun. Umarım bir şeyleri yoluna koyabilirim.

2 Beğeni

Hocam öğretmenlik mezunuyum, yalnız hissetmeyin diye yazıyorum, ilk girdiğim sene çok alım olmasına rağmen atanamama zekâsızlığını gösterdim, sonraki seneler zaten atama falan kalmadı, zaten üniversite sınavları da dahil mental olarak sınavı becerebilen bir insan olmadığıma inanıyorum artık, bu seneki sınavlara girmedim o yüzden.

Benim bu saatten sonra fikrim ya akademiyi zorlamak (burada da hocalar çalışmayan öğrenciye kadro dilencisi muamelesi yapabiliyor, biraz kırılmayı göze almak gerekiyor) ya da özelde devam etmek ya da evimin kadını olmak, matematiği de kendi çocuğuma öğretirim artıksjjs.

Matematikte özel ders verme imkanı oluyor, o beni biraz götürüyor. Sizin sıralamalarınız iyiymiş yine, eğer kendinizde o gücü buluyorsanız yine girin sınava, ama bence bir yerden de çalışmak gerekiyor. Ben ilk ücretli yapmıştım kısa bir dönem, çok zorlayıcı ama kafanıza estiğinde çıkabildiğiniz için rahat, en azından başvuru yapıp arama bekleyebilirsiniz, hem kendinize güveninizi de yerine getirir. Özelde etüt öğretmenliği de yapabilirsiniz, hem boş derslerinizde sınava çalışmak için zamanınız ve yeriniz de olur. İyi iş kötü iş diye de düşünmeyin bence, bir şeyler yapmak gerekiyor, pedalı çevirmek gerekiyor. Dışarıda yeni insanlarla tanışmak da yeni kapılar açabilir, seçici olma lüksümüz de çok yok bence bu koşullarda.

6 Beğeni

hocam aynı durumlar değil ama yaşımız benzer, ben 25’te okulu bitirdim 3 defa tus’a girdim ve yeterince çalışmadığım için kazanamadım. şimdi 6 ay daha çalışıp kazanıp atanırsam 27 yaşında ancak istediğim uzmanlığa yerleşebileceğim hedefim ve hayalim bu.

önceki tuslarda puanımla istemediğim halde farklı bölümlere yerleşebilirdim veya şuana dek pratisyen olarak çalışıp ekonomik olarak kendimi daha rahat ettirebilirdim,
ama şahsi düşüncem birkaç senelik kayıp tüm ömrü etkilediği göz önüne alınınca kabul edilebilir geliyor, keşke olmasa hepimiz ilk seferinde kazansak ama bazen bazı şeyleri yaşamadan fark edemiyoruz.

başarılar diliyorum umarım mutlu olacağınız bir meslek hayatınız olur

5 Beğeni

Teşekkür ederim arkadaşlar. Umarım sizlerin de çok güzel bir geleceği olur. Bir şeyler yapmaya çalışacağım. Fakat maalesef hiçbir konuda umudum yok. O yüzden şu an her şey çok zor görünüyor. Önümüzdeki aylarda eğer bir çıkış yolu bulamazsam her şeyden tamamen vazgeçerim sanırım. Yaşamak zorundayım diye bir kural da yok sonuçta. Varım ya da yokum çok da bir önem arz etmiyormuş gibi hissediyorum. Bir şeyler yapmaya çalışacağım. Fakat artık en ufak bir ışık göremezsem yapacak bir şey yok. Bu hayatın tamamen dışındayım demektir. Umarım her şey yoluna girer diyelim. Düşünce ve tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim, sağ olun. Gerçekten çok teşekkür ederim

2 Beğeni

Hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor malesef. İstediğimiz şeye ulaşınca da her şey güzel olacak diye bir şey yok. Ama ne zaman ne olacağı da belli olmuyor. O yüzden o tarz düşüncelere kaptırma kendini. Bence alanından bağımsız her türlü işi araştır. Şartları sana uygun olan bir iş bulduğunda gir çalış. Hem omuzlarındaki yük kalkacak hem de bu konuları düşünüp kendi kendini depresyona sokacak fırsatın kalmayacak. Devlet işleri süreçleri ile ilgili çok bir bilgi sahibi değilim ama hala hedefinde varsa rahatlamış bir şekilde o hedefe ulaşmak çok daha kolay olur. Tabii ki zorluğu da var , hiçbir şey kolay değil maalesef ama üstesinden gelinmeyecek hiçbirşey yok bu dünyada. Allah hastalık, kaza, bela vermesin gerisi halledilir.

4 Beğeni

Hocam sizin öncelikle bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor. Yahut kafanızdaki yapıyı kırmak zorundasınız. Ben okuduklarım kadarıyla sizde zaten yılgınlık ve pes etmeyi görüyorum , olabilir insani bir durumdur. Ama yazınızda hayatınıza dair bilgi eksikliği yoksa verdiğiniz emek bende çok yüzeysel duruyor. “Baba, hoca bana taktı” nın bir tık ötesi gibi.

Sizin üzerinizden diğer öğretmen arkadaş veya burayı okuyan işletme- iktisat öğrencilerine söylüyorum. Devlet yan gelip yatmak için iyi bir yerdir ama o hakkı elde etmek için bakan bir amca tarafindan atanmıyorsanız, çok çok kasmanız ve zorlamanız gerekir. Devlet kastırır ve yarıştırır. Allah herkesin bahtını talihini açık etsin tabi ama ben hem yaşadım hemde çevremde çok gördüm. Böyle ben Fen okudum, fen hocası olucam ile olmaz çok fazla çeşitlilik ve sınav deneyimi gerekiyor.

Şu anda bir yan odamda Matematik mezunu arkadaşım var. Bankadayız, ikimizin de ünvanı aynı, Uzman.
Endüstri Mühendisi en b.ktan mühendisliktir devlette, çünkü kadrosu yoktur. İstatistik de işletme ve iktisattan zor ama anlamsız bir bölümdür benzer şekilde. Bu alanı okuyan kişiler bilinçli ise deli gibi kasarlar. Yoksa soluğu özel sektörde ararlar.

İki tane yine sadece kendi bankamda örnek var. Madem Endüstri okuyoruz, açıktan da işletme okuyalım, zaten aynı dersin daha kolayı demişler, iki okul aynı senede aynı anda bitmiş. Adamlardan biri Bilkent mezunu, Anadolu açık öğretim işletme diploması+ KPSS ile geliyor. Buradan da durmayıp Ekonomi bakanlığına geçti. Şuan yurtdışında.

Bu yol böyle üzgünüm. Sağlam heves ve kafa olmadan olmaz. Her şeyden vaz geçiyim, 4 kere girdim olmuyor, arada askere gittim , sevgilim terk etti, ben zaten çok da hevesli değildim…Bunlarla olmaz.

Tekrar sizin dışınızdaki arkadaşlara da yazdığımı hatırlatmak isterim.

Kafanızda şu olacak ( özellikle Ekonomici tayfa için) : Senede kurum sınavları dahil 15 -20 civarı sınav olacak, belki 4-5 KPSS olacak , YDS puanı da olacak, bunlarla birlikte asla çökmeden vazgeçmeden devam edilecek. Çok isteninlen yerler için gerekirse bir kurumda çalışırken geceleri de sınava çalışılacak. Bugünün şartlarında, bütün bunların üstüne birde belki doğru koltuklarda amcalar- enişteler- arkadaşlar tanınıyor olacak. Daha en başında kayıp hissi ile yola çıkılmayacak

Çok çok çok üzgünüm ama yol birçok kişi için bu. Bir nefes alın, geçmişi unutun ve asılın.
Yine de insan halidir, bu bana göre değil diyorsanız o zaman en azından bu yolda yıllarınızı heba etmeyin.

4 Beğeni

Haklısınız. Söyledikleriniz doğru. Yanlış tercihler bazen her şeyi batırıyor ve işin içinden çıkılamaz bir hale getiriyor maalesef. Öğretmenlik diploması bu ülkede belki de en değersiz diplomalardan biri. Başka bir alanda çalışma olanağı çok az. İstenilen şartlarda mezun olunması gereken bölümler çok başka. Keşke farklı bir bölüm okusaymışım. Çalışırsam olur inancına sahip olabilmem gerekiyor sanırım, onu kaybetmişim. İş seçeneğim yok. İstemiyorum ama bir fabrikaya işçi olarak girebilirim. O da kolay değildir belki ama başka bir seçenek yok alanım dışında. Eğer girebilirsem orada nasıl ilerleyecek yaşayıp göreceğiz. Yalnız olmadığımı biliyorum, hayat çoğumuz için çok zor. Farkındayım. Tekrar çok teşekkür ederim düşünceleriniz için.

4 Beğeni

Merhaba, sizi en iyi ben anlarım.

Ben de 2016 Türkçe öğretmenliği mezunuyum. Hala atanamadım. Ben de bölüme 6000 sıralama ile girdim. Lisede durumum iyiydi, keza üniveristede de. Ama olmayınca olmuyor bir nasipsizlik var. Ben son sınıfta nişanlandım, evlilik, ailevi problemler vs. derken elimden geleni yaptım olmadı. Keşke zamanında açıköğretim okuyup başka bölümlere baksaydım. Öğretmenlik öldü, her şehre eğitim fakültesi açılınca anlayacaktık. Ama neyse geç olsun güç olmasın.

Çevrem başka mesleklere yönelmemi istedi. Katiplik, infaz koruma, düz memurluk illa öğretmen olacağım da olacağım dedim. Ben de 2024 puanımla 2500 e yaklaştım. Yeni mezunlarla boy ölçüşemiyorum maalesef. Gk gy iyi eğitim bilimleri düzelmedi bir türlü mantığını kavrayamadım. Puanım ondan yükselmedi. 2025 AGS’ye girip denemek istedim. Ama benim mentalite bozuktu düşük yaptım ve kendimi yeni toparlayabildim. Bu sene de girmedim AGS’ye. Sınav ile ilgili hiçbir fikrim yok. Gelecek yıl seçim öncesi diye girmeyi düşünüyorum. Kaybedecek bir şeyim yok sonuçta. Farklı yollar denedim deidm ya 2024 YKS’ye girdim ama bu sınava özel çalışmadım. KPSS’ye çalışıyorum yaparım diye bakmadım. Sözelde sıralamam 10 bin civarıydı puanım 425. Felsefe ve Din kültürü çalışsam olacaktı. Özel Eğitim öğretmenliği okuyum dedim, devlet üniversiteleri gelmedi. Son sıraya İstanbul Kültür Üniversitesi %50 burslu geldi. Gidip okuma imkanım olmadı. Af Kanunu çıktı. Aynı puanla farklı üniversite tercih edebilsem devlet üniversitelerini gene denerim. Ben üniversite eledim, elimde az seçenek kaldı. Dersleri saydırmak için yıl şartı olmayan üniversiteler ve Ankara’ya yakın olanlar. İstanbul Kültür Üniversitesi ile konuştuk 22 ders sayılacaktı. Türkçe öğretmenliğinden baya ders muaf edecekti beni. Ama olmadı. Hala çabalıyorum.

2022 de açıktan ön lisans Çocuk Gelişimi okudum. İlk DGS ile açıköğretim Sosyal Hizmet lisansa tamamladım. İkinci DGS ile açıköğretim Sağlık Yönetimi lisansa geçtim. GSB’nin sosyal çalışmacı alımı oldu yeni belki duymuşsunuzdur. Ankara’yı tercih ettiğim için 0.60 puanla elendim. Kırıkkale’yi tercih etseydim şimdi heyecanla ile işe başlayacağım günü bekleyecektim, 75 ile kapattı Kırıkkale. Neyse ben kendimi ikna ettim bu iş olmayacak diye. Bunlara yöneldim. Ben eşit ağırlıkçıyım zamanında Türkçe öğretmenliğini değil de sosyal hizmeti yazsaydım çoktan atanmıştım, puanım iyiydi geliyordu, hukuk olmuyorsa Türkçe öğretmenliği olsun dedim. Sınıf öğretmenliği de geliyordu onu bile yazsam çoktan atanmıştım. Sosyal hizmetin son sınıfında staj var ve çok hoşuma gitti bu meslek. Sağlık yönetimi bitmedi son sınıfım ve puanı düşük. Artık diyorum ki atanıyım öğretmenlik aklımda kalırsa girerim sınava gene.

Şimdi Aile Danışmanlığı Eğitimi alıyorum. Bakanın bir açıklaması var, her ailenin aile danışmanı olacak diye. İstanbul’da 2024’te bir çocuk iki sevgilisini öldürmüştü oyun mu görev mi neydi. Birinin başını kesip kaleden atmıştı. Bakan gene orda dedi çalışmaları hızlandırıyoruz diye. Eskaza bir alım olursa benim de sınav puanım olursa elimde bulunsun dedim. Ücretli çalışabilmek için Ücretli Öğretmenler için Özel Eğitim kursuna gittim. Ne arayan var ne soran. Ben çok çabaladım hala çabalıyorum, bırakmadım. Ben kendi yaptıklarımı anlattım ki size de fikir olsun atanmış değilim. Ama çabalıyorum. Haftasonu sınav var heyecanlıyım ve korkuyorum. :see_no_evil_monkey:

Keşke infaz koruma veya polis olsaymışsınız. Çalışırken sınava giremezsin diye bir durum yok.

Ekleme: Ben Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ücretli öğretmenlik yaptım yarım dönem. Mahkûmlara okuma yazma, dilekçe, bireysel farkındalık, trafik kuralları kursları verdim. Ben ücretli çalışırken bir infaz koruma görevde yükselme ile öğretmen kadrosuna geçmiş. Branşı edebiyattı. Okuma yazma kursu başta benim diğer saydığım kurslara girecek, bir yandan da büro personeli gibi çalışacak mis gibi. Bunu çoğu kimse bilmez demez de. Ben bunu öğreneli 4 yıl oldu, niye kendiniz uygulamadınız dersen boy kilo endeksine takıldığım için. Bu sorunu çözene kadar yaş şartına da takıldım. :woman_shrugging:t3:

4 Beğeni

Bazen bir şeyler olmayınca olmuyor hocam. Bazı şeyleri yok yere kaçırdım. İnsanın nutku tutuluyor galiba. Olası yoksa olmuyor. Ben bunu nasıl akıl edemedim, nasıl kaçırdım bunu diyorsunuz. Lisansa ben de gireceğim. Artık ne olur bilmiyorum. Aileden bir işe gir çalış baskısı da oluyor artık. Ne yapabilirim bilmiyorum. Uzun zaman evde kalınca sosyal fobi de oluşuyor. Aşılır belki ama şu an harekete geçmekte zorlanıyorum. Bu girdaptan çıkabilmeyi umuyorum. Sizin için de her şeyin güzel olmasını dilerim. Umarım istedikleriniz gerçekleşir. :folded_hands:

4 Beğeni

Gerçekten olmayınca olmuyor. Nasipsizlik bir şey bahane oluyor. Önemli olan elimizden geleni yapıp pişman olmamak. Ben pişman değilim. Umarım atamamız gönlümüzdeki gibi olur. Hayatı kaldığı yerden yakalayabiliriz en azından. :grimacing:

4 Beğeni

Umarım hocam. İyi dilekleriniz için teşekkürler. :folded_hands:

3 Beğeni

Ne yaşamayı ne de ölmeyi becerememek sanırım bir insanın içinde bulunabileceği en kötü durumlardan biri.

3 Beğeni

KPSS’nin de Allah belasını versin

3 Beğeni

Hocam çok geçmiş olsun. Sanırım kimsenin iyi geçmemiş.

2 Beğeni

Sağ olun hocam. Denemelerde yaptığım hiçbir şeyi sınava dökemiyorum ya da sınavlar çok zor. Ne olur artık bilemiyorum. Hayırlısı diyeceğiz yine

2 Beğeni

Geçmiş olsun hocam. Sınava girenler matematiğin gereksiz zor olduğunu belirtiyor.

3 Beğeni

Yalnız değilsiniz hocam, deneme rahatlığıyla gerçek sınavın psikolojisi ve soru kalıpları ne yazık ki birbirini hiç tutmuyor. Aylarca verilen emeğin karşılığını birkaç saatlik bir stres anında görememek insanı çok yıpratıyor, çok haklısınız. Ama sınav zorsa herkese zor, sıralama sınavı olduğu için bazen o ‘kötü geçti’ hissi yanıltıcı olabiliyor. Şu an canınızın sıkılması çok normal, birkaç gün kafanızı dinleyip hiçbir şey düşünmemeye çalışın. Emeklerinizin karşılığını bir şekilde almanız dileğiyle, tekrar geçmiş olsun.

3 Beğeni

Sağ olun hocam. Sözelciyim ve normalde en az 10 matematik yapardım. Yapamadım. Hayırlısı artık

3 Beğeni