Dune İncelemesi: Denis Villeneuve'den Çağdaş Bir Bilimkurgu Resitali

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: Dune İncelemesi: Çöl Gezegeni Film Uyarlaması – Kayıp Rıhtım

image

Dune incelemesi ile karşınızdayız. Frank Herbert’ün kült bilimkurgu serisinden Denis Villeneuve imzasıyla sinemaya uyarlanan Çöl Gezegeni hakkındaki ilk yorumlarımız sizlerle. Dune kitaptan filme uyarlanan her eser gibi incelemeye, üzerine düşünmeye, hatta tüketmeye başlamak konusunda önünüze zorluklar çıkaran bir yapım. Filme gitmeden önce kitabı okumalı mı yoksa filmden tek başına durabilen bir bütün sunmasını mı beklemeli?… (DEVAMI…)

3 Beğeni

Filmde beklentilerimin aşağısında olan bir şey yoktu. Beklentilerimin çok çok üzerinde de değildi. Görsellik çok iyiydi. Uzay gemileri, topterler; solucan tasarımları güzeldi. Gelecek diğer film(ler)le beraber, bütün olarak çok daha iyi olacaktır. 10/8,5. :smiley:

2 Beğeni

Linç edilmeyeceksem ben hiç beğenmedim.

Alın bunu buradan!

:rofl:

Şaka bir yana olabilir size uygun değildir. Kimseye zorla beğendiremeyiz. :smirk:

Bence çok güzel olmuş ve sorunsuz bir şekilde devamı gelir diyorum. Kitap uyarlaması olarak gördüğüm en başarılı işlerden oldu. Keşke bizim burada da imax olsaydı da aldığımız keyif katlansaydı.

1 Beğeni

İlginç bir yazı… İngilizce ve biraz uzun ama dediğim gibi ilginç…

Kitabını okumamış biri olarak fikrim şu : Dune klişe konseptleri çok iyi işlemiş bir yapım olmuş. Karakterlerin yüzeysel olması da hikayenin kalitesini düşüren ama izleyici sayısını arttıran bir unsur olacak bence. Ortalamanın üstünde, derin olmayan bir film gibi görüyorum.

Mavibahçe imax 3d film için değer mi? Pek 3d filme seven bir insan değilim bir de daha önce hiç imax salona gitmedim. Varsa forumdaşlarin yorumlarını duymak isterim. Keşke şu imax filmleri 2d olarak vizyona soksalar.

Ben biraz önce çıktım filmden. Uzun zamandır 3D film izlemediğim için ve filmde detay kaçırmak istemediğim için aşırı odaklanmadan dolayı baş ağrısıyla çıktım. Değer mi derseniz ses kalitesinden ötürü değer derim.

1 Beğeni

Yorumunuz için çok teşekkürler. 3d gerçekten çok kötü baş ağrısı yapıyor.

Geçen akşam “artık ne olacaksa olsun, atın ölümü arpadan olsun” şeklindeki kararmış gözlerimle maskemi kuşanıp sağım solumu dezenfektanlarla doldurarak AnkaMall Imax’a daldım.
İstanbul’da durum ne bilmiyorum ama, filmi izlemeye gelenlerin dörtte biri maskesizdi. Arkamda oturan arkadaş ta sürekli hapşırıp öksürerek covid paranoyama katkıda bulundu, ayrıca teşekkürü borç bilirim.
Salon girişinde güya ya güncel pcr testi, ya da aşı kartı istenmesi gerekiyordu ama bırak bakan edeni, temizlikçi garibanlar dışında bir Allah’ın kulu yoktu. Bu açıdan sinema yöneticilerini de içten tebriklerimle ödüllendiriyorum. (Bu arada, maskeyle patlamış mısır yemenin zorluğu üzerine neredeyse bir öykü çıkar.)
Filme gelince, son zamanlarda kitap uyarlamalarının başlarına gelenlere yakından şahit olduğumdan, bayağı bir çekinerek girmeme karşın en azından genel olarak yönetmenin kitabı okuduğunu ve F. Herbert’a saygı duyduğunu söyleyebilirim.
Dune ağır tempolu, politik oyunlar, kişisel çatışmalar ve dinsel göndermelerle dolu şahane bir içsel tartışma romanıdır. Ne kadar iyi bir yönetmen olursa olsun, bu havayı perdeye yansıtmak neredeyse imkansız olduğundan, sanırım yönetmen bezip, “okuyan gelsin abicim” demiş. Peki neler oldu:

  • Seans gecenin bir vakti başlayıp neredeyse sabaha karşı sona ermesine rağmen salon hınca hınç doluydu. Sosyal mesafe falan gibi “eskimiş” söylemler hak getire.
  • Salonda aksiyon bekleyen bazı arkadaşlar daha filmin yarısına gelmeden “bu ne la” nidalarıyla terk-i diyar ettiler.
  • Kitabı okumamış olan bazıları, kendilerini konuya uzak hisseden, ama “sevgilimle sinemaya gidecem heyoo” duygusal itilimiyle koltuklara yayılmış olan genç kızlarımız, sırf ertesi gün “ben de gittim Dune’a” şeklinde hava atmak amacıyla sadece saksı taklidi yapıp işletmeciye havadan para kazandıran delikanlılarımız, daha ilk yarının ortaları bile olmamışken horul horul uyumaya başladılar. (Şaka değil, yemin ederim etrafımda epeyce çoktaan rem uykusuna geçmiş epeyce bir kitle vardı.)
  • Liet Kynes’ın kadın olmasına çok şaşırdım ve bir süre “inşallah Leto’dan hamile falan değildir bu hanım kızım” kaygısı yaşadım. Neyse ki cinsiyet farkına rağmen Dr. Kynes kendisinden beklendiği gibi davrandı. Böyle değişiklikleri çok rahat tolere edebilirim.
  • Kitaptaki bazı bölümler atlanmış. Film bittiğinde de müsamaha gösterdim çünkü kalan kısımlar yeterince Herbert okuyormuşum izlenimi vermişti.
  • Görsel ve işitsel efektlere diyecek hiç bir şey bulamıyorum. Beni resmen aldı, Arrakis’in kucağına atıverdi.
  • Dune uyarlamalarının diğer ikisini de seyretmiş biri olarak (biri Lynch’in, diğeri mini dizi olanı) bu film de dahil olmak üzere şu Bene Gesserit "ses"ini, atonallerini bir türlü tutturamıyorlar ya, ona çok güldüm.
    Sonuç:
    Dune gibi bir kütüğü sinemaya uyarlamanın zorluğu, yönetmen açısından tam bir meydan okumadır bana kalırsa. Çok takdir ettiğim Lynch’i bile fena halde çuvallatan bir roman. Bir yana kitabı, diğer yana da filmi koyduğum zaman şunu söyleyebilirim: Ufak tefek aksamalar, atlamalar, zıplamalar olsa bile genel olarak beğendim ben. Epey beğendim hem de. Tavsiye ederim.
4 Beğeni