Dünya Var Dünya İçinde


(Merve Aydın) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/dunya-var-dunya-icinde/



Sri her sabah uyandığında bir refleksle gözlerini kapatır ve pencereye koşarmış. Penceresinden binlerce yılın gizemini tozunda barındıran, bir rivayet içinde perilerin yaşadığına inanılan, bu yüzden de adına peri bacaları denen kahverengi, yer yer sarı dikine kayalar görünürmüş. Sri bunun hayatının en güzel hediyelerinden biri olduğunu bilir ve sabah ilk görmesi gerektiği şeyin peri bacaları olduğunu… (DEVAMI…)


(Cüneyt Özkurt) #2

Dokunduğumuz hemen her şeyi kirlettiğimiz çağımızda peri masallarına ihtiyacımız var elbette. Bu masallardan birisi bir rüyanın içinde “gerçeği” ve “değili” kadar içine işlemiş Sri’nin. Peri masallarına ihtiyacımız var, belki bizlere unutturulanları da birilerinin hatırlatmasına…

Bu güzel öyküyü bizlerle paylaştığın için teşekkür ederiz Merve.
Binlerce öykü dileğiyle…


(Emre Can Doğan) #3

Çok masalsı bir anlatım vardı ama takıldığım bir nokta var ki Sri Türkiye’de yaşadığı halde bir yabancı mı? O.o Adı Sri olmasından dolayı buraya geldim. Manisa Kula’da da peri bacaları olduğunu ilk kez öğrendim. Bir tane de Rusya’da var galiba bu tip bir yapı. Öykü sanki yarım kaldı gibi geldi bana, biraz zorlansa büyük bir masalın küçük bir parçası olabilecek bir potansiyele sahip aslında.


(Merve Aydın) #4

Cüneytciğim kesinlikle masallara olan ihtiyacımız konusunda hemfikiriz. Yorumun için teşekkür ederim :revolving_hearts:


(Merve Aydın) #5

Söz konusu peri bacaları olunca hiç farkında olmadan masala kaydı kalemim. İsmin Türkçe olmasına ya da olmamasına takılmadım. Diğer yazdıklarımda da Türkçe olması ya da olmaması kuralına pek takılmıyorum. İsimler benim nazarımda evrenseldir. Bu isimlere gelince Sri ve Lakshmi’nin aslında Hint mitolojisinde büyük yeri var. Bu sonuçta bir masal olduğundan işin içine yabancı sözcükler, bambaşka mitolojilerden isimler, periler, zaman kaymaları vs girebilir elbet. :slight_smile: Sonuçta her şey mümkün oluyor da neden yabancı isimler mümkün olamıyor mesela? :slight_smile: Benim için doğal bir şey. Evet Manisa’da da peri bacaları var. Ben de Rusya’da olduğunu senden öğrendim şimdi. Yarım kalması konusunda sana katılıyorum niyeyse kısa hikaye yazma konusunda biraz zorlanıyorum ve her defasında yazdığım öykülerin aslında çok uzadığını, dallanıp budaklandığını farkediyorum. O yüzden seçkide yayınladığım her şeyin özellikle kısa olmasına dikkat ediyorum. Kısalık ve özlük maharet ister çünkü öykü konusunda. Rıhtım okul oluyor bana o açıdan. Yorumun için teşekkür ederim Emrecan. :grinning:


(gayekskn) #6

Merveciğim💕 Ne güzel bir masalsılıkta anlatmışsın. Ne güzel bir hikaye doğurmuşsun. Tek eleştirim, hızın biraz daha düşük olmasını yeğlemek olabilir.
Hep yaz, hep okuyalım.
Sevgilerimle canım benim😘


(Merve Aydın) #7

Gaye o kadar haklısın ki durduramıyorum kendimi sanırım. Dediğim gibi burası bir okul, burada her ay bir sınav veriyoruz ve umarım daha sakinleşir zamanla. Teşekkür ederim yorumun için. Çoook. :revolving_hearts::star_struck::heart_eyes:


(Murat Barış Sarı) #8

Peri bacalarına yakışır bir peri bacaları masalı olmuş. Metin çok değilse de biraz koşuyor olsa da bence yarım kalmamış. Dengeli bir şekilde bitmesi gerektiği gibi bitmiş diye düşünüyorum.

Çok küçük bir geri bildirim; masal içinde solucan deliği dalmış ve kendini fantazyaya kaptırmış beyni gerçekliğe uyandırıyor.

Elinize sağlık.


(Merve Aydın) #9

Yarım kaldığı hissi başka insanlara geçmiş olabilir, kalmadığı hissi de geçmiş olabilir. Sonuçta edebiyat yoruma çok açık bir şey. O zaman hissettiğim şey yarım kalma değil de sanki daha çok şey konabilirdi hissi diyeyim. Hız konusunda ise evet biraz tempoyu yavaşlatmam gerekiyor. Aslında ne kadar fantastik yazarsam yazayım yazdığım her şeye çoğunlukla inanıyorum. Gerçekten bir solucan deliği var ve oradan geçtim, dese biri bana bir de mantıklı
anlatırsa inanmayacağım bir şey değil yani :slight_smile: Zaten neye bakarsak aslında özü fazlasıyla fantastik. Yorum için çok teşekkür ederim. Çok mutlu oldum.