E-Kitapların Okuma Tarzımıza Etkisi Üzerine Bir Araştırma

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/e-kitaplarin-okuma-tarzimiza-etkisi-uzerine-bir-arastirma/



BBC muhabirlerinden Rachel Nuver’in kaleme aldığı makale e-kitapların hayatımıza girişinden sonra değişen okuma alışkanlıklarımızı, basılı kitapların gelecekteki durumunu ve e-kitapların yaygınlaşmasını konu alıyor. (DEVAMI…)

3 Beğeni

Yazı ve bizimle paylaştıklarınız için teşekkürler. İzninizle bu konuda kendi fikirlerimi söylemek istiyorum.

Hayatının 2 yılını sadece e-kitap okuyarak geçirmiş biri olarak, hiçbir zaman basılı kitabın yerini tutamayacağını düşünüyorum. Bunun türlü türlü sebepleri var bana göre.

E-kitap okurken, kitaba sahip olmuş gibi hissetmiyorum kendimi. Bir kitabı okurken, o kitap benim olmalı gibi hissediyorum. Okuduktan sonra kitaplığıma yerleştirmeliyim özenle. Belki bu insanların çoğunda bulunan koleksiyonculuk hastalığından kaynaklanıyordur. Ya da okuduğum kitabı hala elimde somut olarak bulundurmak, ona her gözüm takıldığında kitabı hatırlayacağımı düşündürüyordur.

Özellikle dokunma ve koklama duyularımızın bize görmesek de bir şeyleri çağrıştıracağı ve duygularımızı yönlendireceğine inanıyorum. Kitabı alıp sayfalara dokunduğunuzda ve kitap kokusunu aldığınızda, kitabın içine girebilmek hep daha kolay gibi gelmiştir bana. Tıpkı uykunuz yokken bile yatağa girmenin sizi uykuya hazırlayabilmesi gibi.

E-kitap okurken rahatsız olduğum bir şeyden de bahsetmek istiyorum. Kitabın sonuna geldiğinizi farkedememek. Belki size çok saçma gelebilir. E-kitap okurken birçok kez, farkında olmadan bir de baktım ki son sayfadayım ve kitap bitmiş. Yirmi sayfa öncesine geri dönüp tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Bunun üzerine şöyle bir çıkarımda bulundum kendimce:
Belki de, basılı kitap okurken sona yaklaştıkça kendimizi buna hazırlayıp daha dikkatli okumaya başlıyoruz. Ve sonuna geldiğimizi bildiğimiz için heyecanımız da artıyor psikolojik olarak. Böylece kitabın sonundan daha çok zevk alabiliyoruz.

Tabi ki bütün bunların yanında, 3 kilo gelen bir kitabı sadece birkaç yüz gramla otururken, yatarken rahatça okuyabilmek veya yanında taşıyabilmek, bir seyahate çıkarken yanında birden fazla kitap götürebilmek gibi avantajları da var. Olaya sadece e-kitap okuyucu olarak bakarsak, akademik anlamda makaleler ya da ilgi alanına giren kaynakları bilgisayar başına tünemeden ya da telefon ekranından gözleri kan çanağına döndürmeden rahat rahat okuyabilmek de var işin içinde.

Ağaç olayına gelirsek… Kitaplardan da önce, bence asıl sorun(lar) çok başka. Keşke ağaç kurtarmak için kitap basmayı önleyebilmek yerine, geri dönüşümü daha çok yaygınlaştırabilsek. Ya da, yenilenebilir enerjiden faydalanabilsek. Ya da… Ya da… Ama bu çok başka bir tartışma konusu…

Yıllar önce bir arkadaşımla bu konuyu tartışırken bana; “Of! Sen de mi romantiklerdensin? İlla kitabı tutayım, kahvemi yanına koyayım mı diyorsun?” demişti. Onun tarifiyle bu gerçekten romantiklikse evet; sanırım romantik olarak hayatıma devam edeceğim. Bu sebeple bu açıklamalar beni dehşete düşürdü…

2 Beğeni

Bazen alıp almamak konusunda kararsız kaldığım romanlarda göz gezdirmek için e-kitaba başvuruyorum. Ya da heyecanla okumak istediğim bir kitapta sipariş gelene kadar dayanamadığım için elime ulaşana kadar e-kitap okuyorum. Yoksa benim mutlu olmam için o kitabı elime almam, sayfalarına dokunmam, canım istedikçe kitaplıktan indirip bakmam lazım. E-kitap zevk alanlar için çok büyük bir kolaylık ama bana hitap etmiyor ne yazık ki.

1 Beğeni

Tatile veya seyahate giderken bir çanta da kitaplarım için yapıyorum. Bunun mümkün olmadığı yerler oluyor. Bilindiği gibi en mümkün olmayan yerlerde de kitap okuma fırsatınız daha çok olur. Yanınızda yokken bir anda en çok ihtiyaç duyduğunuz şeye dönüşür ve pişman olursunuz. Henüz e-kitap okuyucum yok fakat sadece böyle durumlar için düşünmüyor da değilim. Rahatsızlığımdan ötürü de bazen ağır olan kitaplar işkenceye dönüşebiliyor. Sağlık durumları ve yolculuklar için sıcak bakıyorum. En büyük sorunu ameliyat sonrası yaşamıştım. Brandon Sanderson okursam olacağı buydu tabii. Ağırlığı yüzünden dikişlerime zarar gelmesin diye havada tutmak durumunda kaldım ve en sonunda bileklerim zonkluyordu devam edemiyordum ama anlarsınız ya bırakamıyordum da.
Ancak ne olursa olsun kitaplığıma eklemezsem ve canım istediğinde o kitapla göz göze gelmezsem rahatsızlık duyarım. Kitabın kokusu, o sayfaların hissi bir ekrandan alınamaz bence. Pratik olduğunu ne kadar kabul etsem de içimdeki duygusal ve daha demode kısım buna şiddetle karşı çıkıyor. Sanki kitaplarıma ihanet ediyormuşum hissi oluyor. :smiley:
Umarım basılı yayınlar fazla derecede düşüş yaşamaz yoksa çok mutsuz bir insana dönüşebilirim. Eminim benim gibi hissedenler de olacaktır. Yine de teknoloji bazen bizim duygularımızı ve mutsuzluğumuzu düşünecek kadar duyarlı olmuyor. Gelecek karanlık dostlar…

2 Beğeni