En Son İzlediğiniz Film?


(galeme) #531

Acaba uyarlandığı gerçek hikayeyi bilmediğim için mi böyle düşünüyorum diye sordum bir ara kendime. Ben Dr. Shirley’in tepkilerini yer yer abartı bile buldum işte. Çünkü geçmişini bilmediğim için pek bir şeyle bağdaştıramadım. Karaktere empati yapamadım yeteri kadar. Oscarlık bir empati yapamadım diyeyim yani. Viggo Mortensen’in oyunculuğu ise çok güzeldi. Onun almasını isterdim.
Bu arada filme puanım yedi sonuçta. Kötü bir puan değil. Sadece hayatımda iz bırakacak ve unutamayacağım kadar güzel bir film değil.


(Okan Akıncı) #532

Bugün The Miseducation of Cameron Post (Cameron Post’a Ters Terapi) adlı filmi izledim. Eşcinsel olduğu için ailesi tarafından dinî bir eğitim ve terapi merkezine gönderilen ve orada “tedavi edilmesi” istenen bir kızın başından geçenleri anlatıyor.

Yaşadığımız dünyanın ne kadar kötü ve adaletsiz olduğunu bir kez daha yüzüme vuran bir film oldu. Suçu sadece kendisi olmak olan insanları hapseden ve sözde tedavi eden, onların kendilerinden nefret etmelerini sağlamaya çalışan, onları olmadıkları bir şeye dönüşmeye zorlayanlar, iğrençsiniz. İnsanlar mutlu olmadıkları sürece sizin istediğiniz kalıba girseler kaç yazar!

Eşcinsel ve diğer farklı cinsel yönelimlerden insanların hikâyeleri pek çok yerde işlenmiştir ama onların bu sözde terapi merkezlerinde yaşadıkları hakkında bence yeterince şey söylenmemişti. Hâlbuki en çok değinilmesi gereken şeyler orada yaşandı ve yaşanıyor. Çünkü oralarda yapılan şey yanlıştan da öte düpedüz insanlık suçu.

Şunu da belirteyim ki bunu aşırı derecede drama kaçmadan, filmin izlenebilirliğinden ödün vermeden yapan bir film. Film, anlatmak istediğini anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Ortada bir dram var ama bunu izleyicinin gözüne sokmuyor, alt metni alan izleyici zaten dramı da alacaktır.

Yorumlara da biraz göz attım. Bazıları filmin boğucu, bunaltıcı olmasından şikâyet etmişler. Evet kısmen böyle boğucu bir hava var. Hâlbuki zaten filmin yapmak istediği şey bu. Ve bunu çok iyi yapmışlar. Eğer filmi izlerken bu insanların hissettiği boğulma hissini birazcık bile hissettiyseniz film, işini doğru yapmış demektir.

Chloe Grace Moretz’in oyunculuk yeteneğinde ise gözlü görülür bir iyileşme var. Umarım bu şekilde üstüne koymaya devam eder.

Bu film, Sundance Film Festivali’nde aldığı Büyük Jüri Ödülünü bence hak ediyor. IMDb puanına ise aldanmayın. IMDb’nin bu hâlde olması ise ayrı bir konu olduğundan burada söz etmeyeceğim. Kısacası bağımsız sinemadan hoşlanıyorsanız bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.


(Seray) #533

Film olarak Green Book’u izledim en son ve çok naif bir filmdi Oscar’ı cidden hak etmiş baya sevdim. Oyunculuklar güzeldi, diyaloglar iyiydi ve bazı replikler özellikle hayat dersi niteliğindeydi. Oscar bu aralar hep eşcinsellik, ırkçılık üzerinden gözümüze gözümüze sokulan hem kendilerinin yaptığı bir şeyi sıvamak istemişler gibi olan filmlere veriliyordu Green Book’ta da ırkçılık meselesi olmasına rağmen öbür filmlerdeki gibi abartılıp gözümüze sokulmamıştı. Geçen sene Oscar alan Shape of Water’ı hiç sevmemiştim mesela.
Daha sonra Ghibli Studio’dan çıkan ama senaryosunu Hayao Miyazaki’nin yazmadığı başkasının yazdığı Omoide Poroporo animesini izledim. Evet bir kadının kendini arayışını anlatıyor gibi gözükse de bence anime de erkek egemen olan Japon kültürü çok bariz vardı ve bu beni rahatsız etti. Hoşlanmadım.


(zeynep) #534

ben en son öneriye göre bu filmi izledim
karanlık gölgeler


#535

Green Book - 7/10

Film kusursuz bir film. İzlerken de bir an sıkılmadım bir hata bulamadım. Ancak Amerikan filmlerinde verilen mesajlarda samimiyet bulamıyorum. Film bittiğinde verdiği mesajlar güçlü olsa da etkileyici değildi. Filmde Dr.Shirley’in araba bozulunca indiği ve orada siyahi çalışanlarla göz göze geldiği sahne… işte film boyunca aradığım etkileyicilik tek o sahnede mevcuttu. Filmin benim için en yüksek noktasıydı.
Dr.Shirley’in bu arada çalıştığı hiçbir bireyin, beyaz Amerikalı olmadığı da gözden kaçmadı. Uşağı Hint, müzik ekibi Rus, şoförü de İtalyan’dı.

Kosmos 7/10

Reha Erdem filmi. Kasabaya gelen bir yabancının hikayesi.Yeşil Yol filmini andırmıyor da değil. Film sıkılarak izlenmeye çok müsait. Zaman zaman kendinden koparıyor. Ancak bir sinema eğitiminiz varsa iyi bir altyapı üstüne kurgulanmış. İkinci izleyişim oldu tekrar sıkıldım ancak film sonu bilen biri yorumlayınca bir aydınlanma yaşadım.


#536

The Guilty

Tek mekanda geçmesine rağmen çok sürükleyici bir film olmuş. Gerilimi güzel aktarmış. İben’ i oynayan kadın hiç gözükmese de çok iyiydi. Özellikle sonlara doğru sesi içimi ürpetti.


(galeme) #537

Bunu yazdıktan sonra filmin kusurlarını sayıp üstüne de 7 puan vermeniz biraz ironik olmuş. :sweat_smile: Ben de 7 puan veren birisi olarak izle geç çerez film şeklinde yorumlamıştım kabaca. Filmin benim aklımda kalacak bir sahnesi yok. +1 puanı zaten oscar alamayan diğer başrol oyuncusuna verdim, yoksa 6 verirdim.


(Hüseyin gök) #538

Schindler’in Listesi

Filim 2.Dünya savaşı yıllarında geçiyor.Konusu Oscar Schindler adında Alman bir iş adamının Polanya’da silah fabrikası kurması ile başlıyor.Schindler bir nazi Partisi üyesi olmasına rağmen bu kurdugu fabrika ile binden fazla Yahudi’nin kurtulmasını sağladı.Uzun bir filim 3 saat süresi var ve filime adepte olabilmemiz için ilk yarım saati izlemeniz gerek çünkü yarım saat boyunca karşınıza hovarda bir insan görüntüsü sunulduğu için filimi kapatma ihtimaliniz var onun için bu essiz yapımı izlemek için sabırlı olun derim.Filim çok fazla duygu yüklü ve her sahnesi vurucu etkiye sahip.KESİNLİKLE TAVSİYE EDERİM.


#539

Sorun filmde değil sorun bende :sweat_smile:
Şu anlamda kusursuz demek istedim, güzel bir senaryo, rolünün hakkını veren oyuncular, güzel müzik seçimleri… Normal olarak bakıldığında her şey çok güzel. Sinemasal anlamda hiç bir kusur bulamadım. Ama dediğim gibi verilmek istenen duygulardaki samimiyeti ve hissiyatı ben bulamadım. Bu da benden kaynaklı.


(zeynep) #540

Bende tavsiye üzerine Neredeyse Evli filmini blogger arkadaştan rica ettim. mail olarak filmi gönderdi bana. Çok eğlenceliydi film. Teşekkürler.


(Kadir) #541

Serinin devam filmleri arasında kalite olarak en yakın olan film bu bence. Film içinde film olayını güzel aktarmışlar. Espriler çok yerinde olmuş. Filmin sonu şaşırtmasa da katili doğru tahmin edemedim. Yalnız oyuncu kadrosu da yıldızlar geçidi gibi olmuş.

Tüm sarışınlar ölmedi, buna çok şaşırdım. Bu korku filmi klişesi değil miydi ben mi yanlış hatırlıyorum acaba. Bu seri dışında çok az korku filmi izlediğim için tam olarak bilmiyorum.

Netflix’in yaptığı yine aynı adlı bir dizisi var, güzel bir dizi tavsiye ederim.


(Hüseyin gök) #542

Güzel bir aile filimi.
Konusu :Pete ve Ellie çifti bir aile kurmaya karar verdiğinde koruyucu aile olarak evlat edinme yoluna başvurur. Amaçları küçük bir çocuğu evlat edinmektir ancak birbirinden tatlı üç kardeş görünce fikirleri değişir. Kardeşlerin en büyüğü asi bir kız olan 15 yaşındaki Lizzy’dir. Çift kendilerini bir gecede üç çocuklu bir aile olarak bulur. Pete ve Ellie, artık bir aile olma umuduyla, nasıl ebeveynlik yapılması gerektiğini öğrenmek zorundadır.sonları doğru filim biraz afallasada sıkılmadan izleyeceğinizi düşünüyorum.


(Hüseyin gök) #543

AAAABeKcNomeG_-dh9N9mRT-3c--IFjyDNUgSOKbjMH-c3SBo7YFXPmu8X24aEcNmgH6xNjxhQ6p8MMtTtNW1ubj5T2JdymQwr3T
Netflix yapımı güzel ve başarılı bir paralel evren filmi.Filimin konusu berlin duvarının yıkıldığı bir zamanda bir fırtına sonucu oluşan bir zaman kaynası ele alınmış Filimde leyra adında bir çocugunun 1989 yılında video kaydı sırasında aynı sırada 2018 yılında bu videoyu izleyen bir kadının bir biri ile temas etmesini ve bu nedenle zaman kayması olur bütün olay bundan sonra başlar.Daha fazla yorum yapmıyacam kalanı spoiler olur.Filimi tavsiye ederim.


(Hüseyin gök) #544


MIRAI NO MİRAİ

Çok çok güzel bir anime filimiydi.Görsel olarak harika bir eser sunmuşlar.Filimin konusu 4 yaşındaki afacan mı afacan yaramaz mı yaramaz Kun’un yeni bir kardeşi olması ile anne ve babasının bütün dikkati mirai’ye vermesi sonucu Kun’un kıskançlıklarını konu ediniyor.Filimde Kun’un her kıskançlık ve yaramazlığı sonrası yaptığı hatayı ve sorunu hayal dünyasına dalarak hallediyor ve bu filimin çok iyi olması bu sayade olmuş diyebilirim.Animeyi kesinlikle tavsiye ederim.Alttaki sahne beni gülme krizine sokmuştu :joy: :joy:
tumblr_p16ctvnAEz1qjdg9po2_500


(Ahmet Boyraz) #545

BAJRANGİ BHAİJAAN

İkinci kez izleyipte aynı duyguları yaşadığım ender filmlerden birisidir. Hint filmi sevmem diyen arkadaşlara bile şiddetle tavsiye ediyorum. Az kalsın ağlıyordum vallahi. Küçük kızın oyunculuğu parmak ısırtıyor.

Filmin konusunu merak edenler için şunu şuraya kopi past yapıyorum.

Salman Khan’ın başrolünde yer aldığı Bajrangi Bhaijaan, tedavisi için annesiyle çıktığı yolculuk sırasında kaybolan konuşma engelli beş yaşındaki Shahida ile iyi kalpli biri olan Bajrangi’nin yollarının kesişmesinin akabinde ikilinin Shahida’yı yuvasına kavuşturmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyor.


(Okan Akıncı) #546

Bugün Chris Evans’ın yazıp yönettiği ve Alice Eve ile baş rolü paylaştığı Before We Go (Gece Bitmeden) adlı filmi izledim. New York’ta bir tren istasyonunda tesadüfen tanışan bir kadınla erkeğin şehirde bir maceraya atılmasını ve birbirlerini tanımasını konu ediniyor.

Konu belki çok orijinal görünmeyebilir ama güzel işlenmiş ve sonunda da çok fazla klişeye kaçmamışlar. Son derece yaratıcı diyaloglara sahip. İzlerken kâh güldüm kâh duygulandım.

Oyuncular da rollerini oldukça iyi oynamışlar. Alice Eve’in ilk kez bir filmini izledim ama kendisini çok sevdim. Chris Evans’ı ise Captain America olarak tanıyoruz. Süper kahraman filmlerine bir türlü ısınamadığımdan kendisini bu filmde sevdim, yeteneğini bu filmde gördüm. Kendisini bu tarz filmlerde daha çok görmek isterim.


(Hüseyin gök) #547


UYANIŞLAR

Robert De NİRO ve Robin WİLLİAMSIN başrolde olduğu essiz ve beni bir o kadar ilerleyiş şekli ile saşırtan essiz bir film.Konusu çocukluk veya genclik yıllarında sebebi belli olmadan komaya giren bir grup insanın tedavisi için yeni doktor olmuş bir doktorun(Robin Williams) mücadelesi ele alınmış.Film başlangıçta herşey çok olumlu şekilde işliyor ama ortalardan sonra tamamen karamsar bir hava işliyor.Kesinlikle tavsiye ederim.


#548

Sinemada ‘Us’ ı seyretmiştim. Değişik bir konusu vardı, gerilimle komedi bir arada pek sevmem ama bu filmde güzel serpiştirilmiş araya komedi. Sevdim. Müzikler de ayrı güzeldi.


(Hüseyin gök) #549

images%20(16)

Çizgili Pijamalı Çocuk

Filimin konusu 2.Dünya savaşında toplama kampına göreve gönderilen bir komutan ve ailesini ele alıyor.8 yaşındaki Alman çocuk yeni yerleştiği eve yakın olan toplama kampına yaklaşması ile kamptaki Yahudi esir olan bir çocukla arkadaşlık kurar.Filim fazla iyi değil ama sıkılmadan izlenir.Çoğu kişi bu filimde Yahudi propagandası oldugunu iddaa etti ama filim tamamen tarafsız bir şekilde işlenmiş ve auschwitz kampında ki sadece insanların yakılmasını az bir şekilde göstermiş.


(bilge) #550

a scanner darkly.

philip k. dick’in aynı adlı kitabından uyarlama, robert downey jr. keanu reeves ve winona ryderlı animasyon filmi. filmde richard linklater abimiz rotoscope tekniğini kullanmış, çok da güzel olmuş. aynı zamanda senaryo, ben kitabı okumadım ama, pkd eserlerine en bağlı kalan senaryo olarak da görülüyormuş.

filmin konusuysa kısaca uyuşturucu. film, uyuşturucu karşıtı bir filme dönüşürken, izleyiciye neredeyse tam bir deneyim yaşatarak madde bağımlılarıyla empati kurduruyor bir nevi ki beni en etkileyen şeylerden biri buydu. yer yer ne kadar komik diyaloglar olsa da o karanlık hava hem renk tonlamalarıyla hem de müziklerle desteklenerek hiçbir şekilde düşmedi. sonda yer verilen pkd notuysa her şeyi özetler nitelikte.