Esaret

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/esaret-funda-kartal/



Karanlığa karşı çıkan yıldızlar Ay’ın kırmızı ışığıyla parlayıp ahenkle dans ediyorlardı. Yıldızlar, körebe oynayan kaygısız çocuklar gibi Ay’ın etrafında koşturup duruyorlar ve insanı büyülemeye yetecek bir görsel şölen hazırlıyorlardı. Gösteri, kırmızı Ay tutulmasını beklememe değdiğine dair bir işaretti. Dünyaya indiğimde büyük bir ışık patlaması olacaktı. Bu yüzden dikkatleri başka yöne çekmek iyi bir fikir gibiydi.… (DEVAMI…)

2 Beğeni

Kayanin arkasindaki kiz cocugu durumu positive yonde degistirirmi acaba diye umitlenmistim ama olmadi.Cocuklarin zarar gordugu tum olaylar huzun verici…Tebrik ederim Funda…

Maalsef her şey her zaman olumlu yönde değişemiyor :frowning: okuyup yorumladığınız için teşekkür ederim.

Merhaba @Yuzuri

Masaldan çok bana karabasan gibi geldi bu öykü :frowning:
Çocuklara üzüldüm, bu kötülüğe kitabın alet edilmesine üzüldüm, hele ki bunun masal kitabı olmasına daha da üzüldüm. Ama hayat adil değil elbette :slight_smile:

Öykünde bazı şeyler aklıma takıldı. Mesela;

Yıllardır süren esaretimden kurtulmaya çabalıyorum. Ruhum tamamen kötülüğün eline düşmüş

Buradan ben kötülüğün eline düşmekten memnun olmayan, kötülüğe esir olmuş ve iyiliğin tarafına geçmeye çalışan bir ruhun serzenişini okuyorum.
Ama öykü sanki böyle devam etmiyor. Kiplerde beni zamanda kolay sürüklemiyor. Dünyaya egemen olmak isteyen bir kötülük, saf ve masum çocuklardaki iyilikle beslenerek, kendisi prenses oluyor.

Yani şöyle arkasında yatan mantığı eğer doğru kavradıysam beğendim ama anlatımındaki bir şeyler bunu gölgelemiş. Belki de ben yanlış anlıyorum.

Aslında herkese daha kısa olsaydı diyen ben sana bu sefer acaba biraz daha mı uzun tutup açıklayıcı olsaydın diyeceğim :slight_smile:

Senin tarzın karanlık öyküleri güzel kotarıyor, belki biraz daha çalışılabilir bu metin üzerinde

Eline sağlık
Sevgiler

Merhaba @Muge_Kocak okuyup yorumladığınız için çok teşekkür ederim. Aklımdaki kurgu uzuuun yıllar önce saf iyilikten dünyaya gelmiş prenses birisi tarafından lanetlenip masal kitaplarındaki meşhur cadımız haline geliyor. Uzun süredir hapis kalmasıyla içindeki saf iyiliği unutuyor ve amacına ulaşıp tekrar dünyaya geliyor. Onu hapsettikleri gibi o da masum çocukları katlediyor.

Tabi aklımda düşündüklerimdi bunlar. Yazıya tam dökememiş olabilirim :smiley: sizin de dediğiniz gibi biraz uzun olması gerekiyordu ancak bu ay içimde pek yazma isteği yoktu o yüzden yarım kalmış gibi oldu :frowning:

Selamlar @Yuzuri,

Öyküyü okurken zaman çekimlerindeki tutarsızlıklar biraz akıcılığı bozuyor. Konu olarak da evet, karanlık bir dünya, kötücül karakter ve hatta çocuklara zarar verilmesi, bunlar karanlık kısmı derinleştirmiş olsa bile öykünün genelindeki olay örgüsüne ben tam olarak giremedim maalesef. Yorumlarda yazdıklarınızı okuyunca daha iyi pekişti. Aktarmak istediğiniz fikir çok güzelmiş. Bu arada şu yorumunuz için bir şey söylemek istiyorum,

Geçen ay da zamanla ilgili bir sıkıntı konuşmuştuk sanıyorum, bu ay yazma isteksizliği demişsiniz. Araf temasında sizi artık her şeyiyle yazmaya hazır görebiliriz diye umuyorum. Hem önümüzde kocaman iki ay var hem de sizde o yazma şevki ve potansiyeli var bence. :sweat_smile:

Sevgiler,

Sena

3 Beğeni

Vallahi ne deseniz haklısınız :smiley:

İnsanın her zaman bahanesi vardır :stuck_out_tongue: şaka bir yana şu sıra isteksizim araf konusuna yazmayı da şimdilik düşünmüyorum :frowning:

Karar sizin, ben yüreklendirici bir yorum yapmış olmak istedim naçizane. :sweat_smile:

Arafa daha çok var. Yarını, yarın düşünürüz. :wink:

Sevgiyle,
Sena

3 Beğeni

Merhaba @yuzuri :slight_smile:
Öykünün fikrini başarılı buldum. Bence iyi bir konu bulmuş, iyi bir taslak çıkarmışsın. Bu öykünün üzerinde bir iki kez daha okuma yapıp çalışırsan hakkını alacağını umuyorum. Zaman kiplerinde sıkıntılar var; ama ben de bunu ilk yazmaya başladığımda yapardım. Hâlâ daha yaptığım oluyor. Yoğun okuma ile önüne geçebilirsin.
Çocuklar ve masaldaki hüsranlarını sevmedim; ama yazara saygılıyım :slight_smile: Sonuçta sevilmeyecek bir ayrıntıyı başarılı şekilde işlemişsin.
Yorumlarda gördüğüm için yazıyorum, ara ara kopmalar yaşadığımız, kendimizi yazamayacak gibi hissettiğimiz zamanlar oluyor. Böyle zamanlarda kendini yazmaya zorlama. Odak noktanı değiştir, ben de işe yarıyor, eminim sende de öyle olacaktır.
Fikri sağlam bu öykün için teşekkür ederim. Görüşmek üzere :slight_smile:

2 Beğeni

Lütfen her zaman yapın sizlerin yorumları sayesinde her zaman daha da ileriye gidebiliyorum :heartpulse:

2 Beğeni

Merhaba @gayekcelik okuyup yorumladığınız için çok teşekkür ederim.

Çok teşekkür ederim. Benim içime sindi konu o yüzden bırakmayacağım konuyu ilerleyen zamanlarda eklemeler yaparım diye düşünüyorum.

:frowning: ben de çok üzülerek yazdım lakin sanki bu öyküde çocukların olması gerekiyormuş gibi geldi o yüzden çıkaramadım onları :frowning:

Öyle yapacağım sanırım biraz uzaklaşmak iyi gelir diye düşünüyorum. Tamamen kopmadan azıcık elimi çekeceğim. Sizleri hep takipte olacağım ama :hugs:

2 Beğeni

Sevgili Yuzuri,

Öyle hemen pes etmek, gardını düşürmek yok. Yorumlara bakarken moralinin çok düşük olduğunu gördüm, üzüldüm.
Bu kadar takılı kalmanı gerektirecek bir durum yok. Düşünce olarak sağlam bir öykü. Her zaman yazdıklarımız çoğunlukça kabul görmeyebilir. Hatta geri çekilip okuduğumuz da kendimiz bile sevmeyebiliriz. Sonuçta çok başarılı bir yazı da bir sonraki yazı için baskı unsurudur ve hep beklenti yüksektir. Şu an tam da konsantre olma dönemin bence. Hem uzun bir süre var hem yeni konu sana bakıyor. Açıkçası yeteneklerini keşfetmiş birisi olarak, sıra dışı bir kurgu beklentim var senden.

Rastgele diyorum

3 Beğeni

Merhaba @Yuzuri,

Kötü perspektifinden bir masaldı. Absürd ve kanlı. Sonuçta nasıl iyi perspektifli masallarda her şey güllük gülistanlıksa bunda da kan gövdeyi götürüyordu, en azından ben öyle anladım.

İyi prenses hem kurban hem canavardı bunu anlıyorum zaten isim de buna refere ediyor. Belki tarihçesi daha net anlatılabilir ve asıl kötü karşımıza konabilirdi. Ama bu bir masalsa ve şöyle bitiyorsa; “Saf iyilikten dünyaya gelmiş bu prenses artık kendisini tanıyamaz hale gelmişti. Ardında bıraktığı cesetlerin hiçbiri hakkında pişmanlığı yoktu. Son.” Bence içerik olmuş demektir.

Zanaat olarak geçen aya göre hafif bir hızlı yazım/karar verme hissettim. Onun dışında bunun absürd bir masal olması dolayısıyla büyük büyük analizlere girmek yanıltıcı olur.

Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle.

3 Beğeni

Ufak nüanslardan bahsetmek istiyorum.

Karanlığa karşı çıkan yıldızlar Ay’ın kırmızı ışığıyla parlayıp ahenkle dans ediyorlardı.

Sade ve güzel bir benzetme ile başlamışsınız öyküye. Yıldızları kişileştirirken dozu tutturmuşsunuz. Yıldızlardan sonra araya bir virgül koysak daha iyi olur. Burada ufak bir detayı daha dillendirmek istiyorum. Yıldızlar açık bir özne olduğu için fiile çoğul eki eklememek anlatımdaki şişkinliği önlemek adına kulağa daha iyi geliyor. Eğer cümlemizde belirgin bir özne bulunmasaydı, yani cümle sadece “Dans ediyorlardı.” şeklinde kurulu olsa idi fiildeki çoğul eki gerekliydi. Çünkü “o” mu, “onlar” mı anlayamazdık. Bu nedenle "…yıldızlar… dans ediyordu."şeklindeki yapı tercih edilebilir. Elbette bu bir tercih meselesi, sadece belirtmek istedim.

Yıldızlar, körebe oynayan kaygısız çocuklar gibi Ay’ın etrafında koşturup duruyorlar ve insanı büyülemeye yetecek bir görsel şölen hazırlıyorlardı.

Bir önceki cümlede aynı özneyi (yıldızlar) kullandığımız için tekrarından kaçınmak anlatımı zenginleştirir, akışa ket vurmaz. Örneğin nasıl olabilirdi? “Üstelik, bununla da kalmayıp körebe oynayan…koşturup duruyorlar…şölen hazırlıyorlardı.” Burada örneklediğim gibi yıldızlar artık gizli özne olduğundan dolayı fiile çoğul eki getirmemiz gerekiyor ve anlatımı kalabalıklaştırmıyor.

Yıllardır süren esaretimden kurtulmaya çabalıyorum. Ruhum tamamen kötülüğün eline düşmüş.

Burada İngilizce’deki “absolutely” tuzağı var. Ruhun, başlı başına bir bütünlük arz ettiği ve fragmanlardan oluşmadığı düşünüldüğünde cümledeki “tamamen” sözcüğü vurgudan ziyade fazlalık rolünü üstlenir. Bu sözcüğü çıkardığımızda da anlatımda herhangi bir daralma ya da vermek istediğiniz anlamın cilasında bir eksilme olmaz. “Ruhum, kötülüğün eline düşmüş.”

Var ediyorum tüm kötülükleri istemsizce.

İstemsizce kelimesi gündelik konuşma dilinde olsa da doğru bir kullanım değil. İngilizce’deki “ly” eklerinin bazı çevirmenler tarafından -ce/ca eki şeklinde çevrilmesi sonucu dile sokulmaya çalışılıyor gibi geliyor bana. Bunun yerine istemeden şeklinde bir kullanım seçebilirsiniz. “Tüm kötülükleri, istemeden var ediyorum.”

Şu anda da son umudumu gerçekleştireceğim.

Umudu gerçekleştirmek, dilimizde mevcut bir eylem olmadığı gibi, mantığa da çok uygun değildir. Hayallerimi gerçekleştireceğim diyebileceğiniz gibi, eğer bunun ifade etmek istediğinizi karşılamadığını düşünüyorsanız, umut ettiklerimi gerçekleştireceğim diyebilirsiniz. Böylece soyut bir kavramı, nesne atfıyla gerçekleştirmek eylemine iliştirebiliriz. Hayal de soyut bir kavramdır ancak içinde nesne taşımaktadır ve gerçekliğe yakınsamış bir soyutlukta yer alır. Oysa umut, dürtüsel bir duygudur ve nesnesi yoktur ya da olması gerekmez. Nesne ile doğrudan ilişkisi olmadığı için de gerçekleştirme eyleminden muaftır.

Sabrım her şeye yetmişti artık.

Burada ne ifade etmeye çalıştığınızı ben anlayamadım açıkçası. Sabrım taştı?

Bunların dışında, elimizde büyük, sihirli bir mıknatıs olsa da dağılmış tüm parçacıkları tek bir noktada toparlayabilsek diye düşündüm. Mecaz ve alegorik anlatım yolundaki adımlarınız bana umut verici geldi açıkçası. Nedendir bilmiyorum, şu an Sefiller’in kalın ve iki ciltli olan versiyonunu okumanız gerektiğini düşündüm. Kurgusal açıdan, yola valiziniz dolu çıkmışsınız. İçindekilerin bir kısmı dökülmüş, kaybolmuş olabilirler. Hatta ve hatta valiz, çalınmış bile olabilir. Anlatımda ilerlerken ardınıza bakmayı, kontrol etmeyi unutmayın. :slight_smile:

2 Beğeni

Yorumlarınızı geç cevapladığım için özür diliyorum. Foruma girmiyordum. Bugün bir bakınayım dedim :smiley:
@Umutunjelibonu
Teşvik edici cümlelerin için çok teşekkür ederim. Şu sıra Kpss stresine girdiğim için ne yazabiliyorum ne de okuyabiliyorum. O yüzden biraz boş vermişlik var üstümde :smiley: sınavı atlatınca bu duyguları da atlatacağımı düşünüyorum. Çok teşekkür ederim.

@MuratBarisSari

Aynen prensesimiz öyle bir çıkmazdaydı maalesef :smiley:

İçerik olarak da eksikler vardı ancak olabildiğince içerikten kısmamaya çalıştım. Anlatmak istediğim anlaşıldığı sürece sorun yok diye düşündüm. :smiley: Maalesef 1- 1 buçuk saatte yazıp gönderdim o yüzden böyle sorunlar oldu :frowning:

@Aremas Bu kadar uzun ve ince analiz yaptığınız için teşekkür ederim. Yazdıklarınızda haklısınız. Düzeltilebilecek şeyler. Sizler sayesinde yanlışlarımı görüp üzerine düşünebiliyorum.

Zihnimi boşalttıktan sonra deneyeceğim. Tekrardan teşekkür ederim

4 Beğeni

Uzun uzadıya yazdığın hikayelerden sonra bu hikaye hem yazım şekli hem de kısalık olarak bana daha cazip geldi. Çok çabuk içine aldı ve hızlı ilerledi. Sadece gelişme kısmının biraz daha detaylı olmasını isterdim ama böyle de bahsetmek istediklerini anladım. Kötü sonlu masalları daha çok sevmişimdir, mutlu sonlu masalların mutluluğunun çok abartılı olmasından da kaynaklı olabilir. Fresh yazım tarzını da çok sevdim diğer hikayelerini de bekliyorum canım arkadaşım :slight_smile:

Merhabalar.
Biraz aceleye gelmiş hissi var. O yüzden bir türlü içine giremedim. Zaman çekimleri, paragraf geçişleri bu aceleciğin getirdiği eksiklikler belli ki. Daha iyisini yapabileceğinize inanıyorum. Bu ay ben beğenemedim. Özür dilerim kötü yorum için. Görüşmek üzere.

Acele değildi aslında keyifsizlik vardı üzerimde. O yüzden böyle eksiklikler oluştu maalesef :frowning: Ben daha iyi bir eser sergileseydim sizin kötü yorum yapmanıza gerek kalmazdı o yüzden her şey benim sorumluluğumda :smiley: kendinizi kötü hissetmeyin bu konuda :smiley:

1 Beğeni