Fahrenheit 451: Çeviri Değerlendirmesi ve Karşılaştırması

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/fahrenheit-451-ceviri-degerlendirmesi-ve-karsilastirmasi/



Ray Bradbury’nin Bilimkurgu Klasikleri kapsamında yeniden yayımlanan Fahrenheit 451’inin yeni çevirisini merak edenler burada mı? Daha önceki baskıya kıyasla, ne gibi farklılıklar bizleri bekliyor? Oldukça detaylı bir çeviri karşılaştırmasıyla sizlerleyiz! (DEVAMI…)

22 Beğeni

Tebrikler, tebrikler. Enfes bir değerlendirme olmuş bu. Birilerinin İthaki’ye çeviri sorunlarını ciddi ciddi hatırlatmasının zamanı gelmişti.
Şu Altered Carbon’ın problemli tercümesi üzerine veryansın etmiştim geçenlerde. Bazen öyle amatörce hatalar yapılıyor ki, sinirlenmemek elde değil.
Benim anlamadığım, ülkede birçok kitabı hakkını vererek çeviren varken neden tatsız tuzsuz, anlam kayıplı, yanlış çevirilere mahkum edildiğimiz.
Eminim sitenizde en az benim kadar bilim kurgu ve fantazi edebiyatı ciddiye alarak okuyan insanlar vardır. Sizden ricam, tüm bu kişiler adına sesimizi duyurun lütfen.
Biz bunları hak etmiyoruz. Hele hele anadilinde yazan edebiyat ustaları, hiç etmiyor.

3 Beğeni

Çok teşekkür ederim. Yazının girişinde de belirttiğim gibi, çevirmenlere de çok yüklenmemek lazım. Bu bir ekip işi. Çevirmen ile birlikte bir çok kişi sorumlu bu hatalardan.

1 Beğeni

Okur olarak böyle çeviri/baskı kıyaslarına çok ihtiyacımız var. Gayet temiz ve özenli bir dosya olmuş, elinize sağlık Bülent Bey.

1 Beğeni

Muazzam bir kıyaslama olmuş, tabii ki yine Bülent Bey’in imzasıyla… Ellerinize kollarınıza sağlık.

1 Beğeni

Benim de keyifle okuduğum bir karşılaştırma oldu bu. Hem tekrar hatırlama fırsatı buldum hem de yeni ve eskisi arasındaki farklılıkları gördüm. Ellerinize sağlık @periyodiknesriyat!

1 Beğeni

Gerçekten fevkalade bir çeviri analizi ve karşılaştırma yazısı olmuş. Emeğinize teşekkürler.
Ama çeviri sorunu sadece bu eserde ve bu yayınevinde mi?
Orta yaşlı bir kitapsever olarak çok iyi hatırlarım; gençliğimizde Türkiye’nin nüfusu 35-40 milyon ve üniversite sayısı çok az iken İngilizce den, Fransızca’ dan, ruscadan İtalyancadan harikulade çeviriler yaparak bizlere özellikle klasik eserleri sevdiren “efsane” mütercimler vardı. Bu çevirmenlerin çoğunun adını sahaf kitaplarından bilirsiniz. ( Nihal Y.Taluy, Rekin Teksoy, Ergin Altay, Vahdet Gültekin, Tahsin Yücel, N.Yeğinobalı ,Hasan A.Ediz vs…)
Peki şimdilerde, ülkemizde bu kadar üniversite ve bu üniversitelerin yabancı diller bölümü mezunu varken neden yayınevlerinden kötü tercümeler okuyoruz?
Bir kere (bu kitap için söylemiyorum elbette) sanırım dil bilenler gerekli ve yeterli çeviri yeteneği kazanamadan bu işi yapmaya hevesleniyorlar. Ancak en önemlisi tercüme yapacaklar Çok iyi yabancı dil bilmesine rağmen kendi dillerine yani Türkçeye yeterince hakim değiller. Kendi ana dilinizi iyi bilmezseniz iyi çeviri yapamazsınız. Bir de tabii, çeviride acelecilik olmaz!
Her neyse; İthaki’ ye ve emeği geçen herkese teşekkürler.
İyi okumalar.

4 Beğeni

Bu güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Benim için çok öğretici oldu.
Siz de keyif aldıysanız ne mutlu.

1 Beğeni

Katılıyorum. Yabancı dil hakimiyeti bir yana, Türkçe’yi iyi bilmek ve kullanabilmek te çok çok önemli. Cehaletin diz boyu olduğu, üniversitelerin öğretmediği, günlük 300 kelimeyle iletişimin “idare” edildiği, anlamsız sözcüklerin uydurulduğu, duyguların emojilerle ifade edildiği bir memlekette fazlasını beklemek iyimserlik oluyor sanki.
Bana bu tatsız gerçekleri yeniden hatırlattığınız için teşekkür mü etsem, sinirlensem mi bilemedim.

4 Beğeni

Cevabınıza teşekkür ediyor ve cevabınız içeriğindeki saptamalara da üzülerek fakat yürekten katılıyorum.
Ülkenin durumu budur. Nicelik -nitelik uyumunu bir türlü tutturamadık maalesef.
Uzun yıllar önce, " varlık yayınlarından olabilir" rusça dan tercüme bir kitabın künye sayfasında iki mütercim ismi görmüş ve seneler sonra bir vesileyle mütercimle tanıştığımda kendisine bu romanda diğer yazarın da kendisi kadar iyi Rus dilini bilip bilmediğini sormuştum. Bana;
“hayır bu kişi rusca bilmiyor ama fevkalade Türkçe dilbilgisine hakimiyeti var. O’na bu önemli eserin tercümesinde ihtiyacım vardı. Bu nedenle kendisi bana yardım etmiştir”. demişti. Çok şaşırmıştım.Şu özenli iş çıkarma ahlakına bakar mısınız…

2 Beğeni

Harika bir araştırma olmuş. Yalnız iş dolayısı ile edebi nitelik taşımayan makaleler çevirmek dahi son derece zor olabiliyor. Bir edebi eser çevirisi ise büyük bir mücadeledir. Ben de çevirmenlerin zaman kısıtı nedeniyle zaman zaman hatalar eksiklikler yapabildiğini düşünüyorum. Çeviri yaparken metnin Türkçe mantığı ile yeniden yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Aksi durumda yazınızda bahsedildiği gibi akışı etkileyen, yazar muhtemelen bunu söylemek istemedi ama çeviriden kaynaklı bir kopukluk var hissi oluşuyor okurda.

Çeviri her zaman ilgimi çeken bir uğraş olmuştur. Çevirmenlere büyük saygı besliyorum imreniyorum. Çeviri üzerine yaptığınız değerlendirmeler son derece özenli olmuş. Tane tane okumaya çalıştım. Ellerinize sağlık teşekkürler.

2 Beğeni

Dost Körpe çevirilerinde çok sık karşılaşıyor gibi hissettiğim bir durumu örneğiyle birlikte ortaya sermeniz güzel olmuş. Çevirisi gelecek nasılsa diye İngilizce okumuyoruz veya İngilizce bilgimiz bazen yetmez diye düşünüp çeviri bekliyoruz. En azından sıkıntı olduğunu İthaki de fark edip bundan sonraki çevirilerde birden çok kişi ile çevirirler umuyorum. Emeğinize sağlık. Teşekkürler

1 Beğeni

İthaki Yayınları’nın Bilimkurgu Serisi benim için çok önemli bir seriydi. Birçok kitabı okumuştum ama okurken fark ettiğim çeviri hataları(çoğunlukla birebir, duyguyu veremeyen) canımı sıkmaya başlamıştı. Yayınevi ile birkaç kez iletişim kurmaya çalıştım ama geri dönüş alamadım. En son bu Fahrenheit kitabındaki berbat çeviriyi de görünce İthaki okumayı bıraktım. Şu an çok merak ettiğim 2-3 tane daha kitap var ama aynı şeyi yaşamaktan korkuyorum. Son 1 yıldır bu konuyu çözmek için birşeyler yaptılar mı? Bilen varsa, paylaşırsa sevinirim.

1 Beğeni

Çok merak ettikleriniz hangileri? Okuyan arkadaşlar varsa çeviri konusunda fikir verebilir size.

1 Beğeni

Kitabı okumaya başladıktan yarım saat sonra ne okuyorum diye düşünmeye başladım. Çok kötü bir çeviri. Anlamsız cümleler, gereksiz tasvirler. Sanırım orijinali böyle değildir.

1 Beğeni

Öncelikle Bülent Bey’e bu değerli çalışmasını bizlerle paylaştığı için teşekkür ederim. Kitabın daha ilk sayfalarını okumamla birlikte çeviride bir terslik olduğunu sezdim. Kısa bir araştırmayla da bu çevirmenin felaket çevirilerinin ne kadar aleni olduğunu da öğrendim. Burada asıl kabahatli, yıllarca bu çeviriyi kabul edip bir de üstüne Dune gibi daha pek çok eseri aynı çevirmene yine aynı hatalarla çevirten İthaki’dir.

3 Beğeni

Zamanında okurken İngilizce metin ile karşılaştırmadan bile sorunlar olduğunu pek çok sayfada hissettiriyordu dediğiniz gibi. Dosyadaki detaylı karşılaştırmalara bakınca durum tekrar canlandı zihnimde. Çok güzel bir çalışma olmuş, elinize sağlık.

1 Beğeni

Dost Körpe’nin her çevirisi kötü değil. Sadece aradaki kötüler çok kötü. Mesela Dune ve Otomatik Portakal çevirileri iyi. Ama Poe çevirileri Fahrenheit’tan bile kötü.

1 Beğeni

Ben çevirmeni araştırırken Dune hakkında da birçok olumsuz yorum gördüm ama dediğiniz gibiyse Dune’a bir şans verebilirim. Ya da belki de Dune’u kabalcı yayınlarından okumalıyım. Siz ne dersiniz?

2 Beğeni

Daha önce burada tartışılmıştı. Hatta ismini hatırlamadığım bir üye uzun bir mesajla Kabalcı, Sarmal ve İthaki çevirilerini kıyaslamıştı ama şu an mesajı bulmadım. Sonuçta en iyisi İthaki çıkıyordu. Ayrıca Kabalcı da Dost Körpe’nin çevirisi. İthaki aynı çevirinin gözden geçirilmiş hali.

2 Beğeni