Fantastik Edebiyatta Yepyeni Bir Akım: "Novel Günleri"

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/fantastik-edebiyatta-yepyeni-bir-akim-novel-gunleri/



Kimsenin aşina olmadığı, benzersiz bir fantastik kitap dünyasına adım atmak istiyor musunuz? O halde Çin ve Kore odaklı bu büyülü romanlar tam size göre. Novel Günleri sizleri mistik bir maceraya davet ediyor! (DEVAMI…)

3 Beğeni

Biraz inceledim de bayağı ilginç bir şeye benziyor. Takipte kalacağım.

1 Beğeni

Ne kadar ilginç, Uzakdoğu’dan bir fantastik türü çıkıyor ve içinde Taoist, Budist elementler var. Kendi dövüş sanatlarından (vuşu) ilham alıyorlar. Batı fantastiğiyle birleştirmişler. Yani adamlar Tolkien’ı, Rowling’i vs okumuş ve onların yazdığının aynısını yapmaya öykünmek yerine kendi kültürlerini de işin içine katmışlar. Allah bilir kendi kültürlerinden de utanmıyorlardır! Yani ne bileyim bunu gören de yerli fantastiğin kendi kültürümüzden beslenen örneklerinin daha başarılı olduğunu, Vikont Roedgrey’in feodal maceralarının ise dosya aşamasında çöpe gittiğini falan sanar. İnsan gerçekten hayret ediyor.

“Şüphesiz ki gören gözler için ironi her yerdedir.”

Yalnız ortalama 1.5-2 milyon kelime sayısına da “brüsst” diyorum.

7 Beğeni

Deniz bañımı açsana koala ben"

Ben bunu tam olarak anlamadım. Tamam çok geniş bir dünya var ama ne yapıyorum? Sadece okuyacak mıyım? E-book olarak mı bakacağım yoksa benim seçimlerime göre mi şekilleniyor hikaye? Role Play mi yapacağım? Merak uyandırıcı olmasının yanı sıra ücretli olması büyük problem. En azından kavrayana dek bir deneme sürümü olmasıni isterdim. 7 gün dahi yeterli. Çoğu yeni sistem çıktığında kullanıcıları çekmek için ücretsiz bir deneme hakkı tanıyor.

Eğer sadece telefon üzerinden ya da tablet, pc üzerinden okuma yapacaksak ben işkence olarak görüyorum milyon kelimelik bir şeyi okumayı. Gözlerim zaten 4.5 numara gittikçe kör olmak gibi bir niyetim hiç yok. Yeterince bozuk zaten. :smiley:

Benim anladığım ücretsiz üyelere günde bir bölüm okuma izni veriyor. Daha fazla okumak isterseniz paket almak zorundasınız ama paketler ne kadar o konuda bir bilgi yok.

Bir iki bölüm okudum siteden, öyle çok da fazla hoşuma gitmedi. Çok yüzeysel anlatılmış, hikayenin geri kalanında da kahramanlar oradan oraya koşturacak gibi geldi.

Bir de kafama takılan şey çevirmen ve editörün gerçek isimleri yerine takma isimler var. Bu da bende yaptıkları işi çok baştan savma yapıyorlar da isimlerini bunlarla lekelemek istemiyorlarmış hissi uyandırdı. Yayın periyodları da haftada 10 veya günde 3 bölüm gibi. Bu tempoda özenli işler çıkmaz gibi.

1 Beğeni

Ücretlere siteden bakmıştım. Yazılan metinler bile hoşuma gitmedi. Olayın ne olduğu anlatmaya çalışırken hiçbir şey anlatamamışlar. Baştan savma göründü benim gözüme de. Bir kart yapmışlar. Paypal gibi ona para yükleyip oyun parası gibi bir şey satın alıp onunla ödeme yaparak hikayeye sahip oluyorsunuz. Ücreti her ay vermeniz gerekiyor. Eğer para ödemezseniz hikaye yarım kalıyor filan.

Madem ki sadece okuma üzerine oturup mis gibi kitaplarımı okurum. Ben bir an için okurken seçimler yapacağız ve hikaye o yönde ilerleyecek sandım. Eğer böyle olsaydı gerçekten güzel olabilirdi. Bunun dışında bence fazla da gerekli değil. Okunacak binlerce güzel eser beklerken ekrandan böyle bir şeye vakit ayırmak çok da aklıma yatmıyor.

2 Beğeni

Uzun bir süredir sitenin takipçisi ve okuyucu olarak ben cevaplayabilirim sorularınızı.

Sitede çevrilen kitapların bir çoğunun ücretli pakete geçme bölümü 100.bölümden itibaren olmakta. 100 bölüm, bir kitabı, noveli anlamak için aşağı yukarı doğru bir süre.

1 Beğeni

Öncelikle selamlar. Birkaç şeyi netleştirelim. Bu tanıtım yazısını biz sadece türü anlatmak için yazmıştık; yani sitedeki politikalar vs. kısmını duyurulardan öğrenmek mümkün.

Şöyle başlayalım. Yayınladığımız kitaplar yazıda da ifade ettiğim gibi ‘ağır’ ve ‘derin’ manalarını olan, kurgusal boyutta Yüzüklerin Efendisi vb. tarzı romanlarla aşık atabilecek düzeyde değil. Bunlar daha çok bizim hızlıca okuduğumuz, karakter bazlı ve ilginç konulu fantastik romanlar.

Çevirmen nicklerine gelelim. Burada gerçek isim kullanmamazın sebebi, sitenin bir fantastik platform olması. Her nasıl siz Kayıprıhtım vb. yerlerde ‘Lakap’ kullanıyorsanız, çevirmenler ve editörler de aynı şekilde çalışıyor. Zaten gerek Discord, gerek Forum, gerekse yorumlarda çevirmenlerimizin ve editörlerimizin ismini öğrenebiliyorsunuz. İlk defa ‘baştan savma’ tarzında bir yorum duyuyoruz. Bunlar telif hakları alınmış eserlerdir.

Yayın periyotlarına da gelelim. Standart bir çevirmen günde 15-25 sayfa arası çeviri yapabilir. Bizim bölümlerimiz de ortalama 4-7 sayfa (1500-2500 kelime) arasında değişmektedir. Yani anlayacağınız, günde 3 bölüm yahut haftada 10-15 bölüm gelen eserler normal bir kitaba denk geliyor. Peki fark ne? Biz tür gereği kitapları bölüm bölüm paylaşıyoruz.

Yüzeysel anlatım kısmına değinelim. Sitemizde 20’yi aşkın kitap var. Rastgele bir kitap seçerek ‘bu kötüymüş’ demek ve ardından bütün kitaplara küsmek şahsen ilginç bulduğum bir yaklaşım. Bugün ‘baskı’ kitaplar arasında da saçma sapan trilyon tane esere rastlayabiliyoruz. Seçici bir insansanız, yorumlara bakarak istediğiniz ve arzu ettiğiniz kitapları seçebilirsiniz.

Merhabalar. Biraz da bu kısmı açıklayalım.

Öncelikle ‘İnternet üzerinden’ lafıyla çok karşılaşıyoruz. Yazıyı okumuşsanız, bu konudaki sıkıntıları da dile getirmiştik. Kimi insan ‘basılan’ kitaplardan vazgeçemez. Kimi insanın da tercihleri farklıdır. Yazılan metinler dediğiniz eserler, Çin ve Kore dolaylarında yüz milyonlarca ‘Evet, abartmıyorum. :)’ insan tarafından okunmuş ve tarafımızca seçilerek çevirisine başlanmış eserlerdir.

Okurken seçimler yapacaksınız kısmını nereden çıkardığınızı inanın bilmiyorum. Öyle bir şey yazdıysak da bizi affedin. Ayrıca hayatta birçok şey gerekli değil; ancak kitap her zaman gereklidir. Türünü, çeşidini ayırt etmeksizin kitap kitaptır.

Ücretlendirmeye gelelim. Muhtemelen bu konu sitemizin en çok gurur duyduğu kısımdır. Bizler aylık ortalama kitap başına 400-500 sayfa çeviri yapan çevirmenleriz. Sitemizde 20’yi aşkın kitap mevcut ve bunlar güncel olarak eklenmeye devam ediyor. Bu yorumu gördükten sonra yazıyı hiç okumadığınızı anlamış oldum. Zira orada romanların ortalama ‘1.5-2 milyon kelime’ olduğundan bahsetmiştik. Yani her biri yaklaşık 8000-9000 sayfaya tekabül ediyor ve bunlar bölüm bölüm ekleniyor.

Peki her ay ücret vermekle ne elde ediyorsunuz. Öncelikle ücretsiz olan ilk 100 bölümü (600 sayfa) okuyarak bir fikir ediniyorsunuz. Daha sonrasında sitemizin genel üyeliği, yani aylık 34,99 TL olan üyeliğini alarak bütün siteyi takip edebiliyorsunuz. Bu da yaklaşık 20x600 tarzında bir matematik ile ayda 12,000 sayfa yapıyor. Farklı bir seçenek arıyorsanız 11,99 TL’ye tek bir kitaba (600) sayfaya üye olabiliyorsunuz. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz.

Sitemizi açarken buna benzer tepkiler alacağımızı zaten biliyorduk. Ancak bizler, daha çok ‘kitap’ okumaya zaman ayıramayan ve her yerde ‘kitap’ okuyamayan insanlar için bir alternatif olduğumuzu düşünüyoruz. Elbette evde boş zamanınız varken kahvenizi alıp, kitabınızı açarak zaman geçirebilirsiniz. Fakat metrobüste, öğlen aralarında, iş aralarında, otobüslerde biz devreye giriyoruz. Tercih sizin.

İlginize teşekkürler. :slight_smile:

1 Beğeni

Kitap çevirmek o kadar kolaysa neden aylarca ithaki yky iş Bankası vs yayınlarından kitaplar hemen çıkmıyor. İlginç geldi bana misal zaten çevirmiş kitapları bile tekrar çıkarmaları bir yıldan fazla sürüyor.

1 Beğeni

Yayın aşaması gerçek manada çetrefilli olabiliyor. Sonuçta konu ‘baskı kitap’ olduğunda işin için türlü türlü karmaşık senaryolar giriyor. Reklamından baskısına, matbaasından redaktörüne kadar… Biz ise ‘Profesyonel’ olmayan yazarların, internet üzerinden direkt paylaştıkları eserleri çeviriyoruz. Yani bu konuda yayınevleriyle yapılacak bir kıyasın pek mantıklı olduğunu düşünmüyorum. :slight_smile:

1 Beğeni

Aslına bakarsanız ben tepki vermiyorum. Burada düşüncelerimi belirtiyorum. Ben ebook karşıtı biri değilim. Belirli ortamlarda oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum ama tercih olarak mümkünse basılı eser tercih ediyorum. İnternet üzerinden derken aslında ekran okumasından bahsediyorum. Benim için gözü rahatsız edecek dijital platform anlamını taşıyor.

Ben yeni ve farklı bir sistemden bahsedilince o şekilde mantık yürüttüm. Bunu sizin yazdığınızı söylemedim. Yeni ve farklı olan kısmı bana bu tip bir şey ifade ediyor. Aylık ücret ödeyerek çeviri kitaplar okumak fikri bana yeni gelmiyor. Online ve aktif çeviri olması dışında e-book ile benzer olduğunu düşünüyorum.

Buna istinaden size yukarıdaki şu cevabımı alıntılıyorum:

Gelelim ortalama aylık çıkan bölüm miktarına; çevirmenleriniz ayda yirmi milyon bölüm bile çevirseler oturup bunları bir solukta okuyacak vakte sahip miyim diye düşünürüm ben. Bir ay içinde ekran okuması yaparak ne kadar okuyabilirim? Gözlerimden şakır şakır su akarken neden böyle bir sıkıntıya sokayım kendimi? Kendim adına açık konuşmam gerekirse ebook ışığından, hatta bilgisayara ve telefon hatta ve hatta evdeki ışıklardan bile rahatsızlık duyan bir insanım ve sürekli loş ortamda vampir gibi yaşıyorum. En sevdiğim yazarların romanlarını bile bu şekilde kendi sağlığım açısından okumayı tercih etmem. Hatta en büyük endişem de gelecekte bu benim. Bir sürü ülkede milyarlarca insan bunları beğenebilir, sevebilir, tapabilir hatta bunlarsız yaşayamayabilir. Takdir edersiniz ki ben ve benim gibiler için bu pek de önemli bir kıstas değildir. Bu benim neyden zevk aldığım ile alakalıdır. Mesela ben Neil Gaiman sevmiyorum. Binlerce seveni var. Her sevmediğim şeyi söylemekle tepki göstermiş olduğumu düşünmüyorum. Bu tamamen zevkler ve renkler ile alakalı bir durum. Sevenleri için tercih edilebilir bir platform. Benim gibi düşünenler için ise tercih edilmeyen bir platform.

Ben bir kitaba para verip aldığımda onu istediğim zaman okuyabilme özgürlüğünü seviyorum. Bu ebook da olabilir fark etmez. Aylık üyelik aldığım bir ortamda ben okuyamadığım her an kendimi strese sokarım. Bu ay da bakamadım, bu ay da olmadı diye diye bunalmaya başlarım. Bu benim yapımla alakalı. Mesela geçen yıl hiç hesapta yokken acilen ağır bir ameliyat geçirdim. Bırakın bir şey okumayı televizyon bile izleyemiyordum. Koca iki ayımı tavana bakıp yürümeye çalışmakla geçirdim. Bu gibi acil durumlarda paramı havaya savurmuş olurdum. Erteleme seçeneği olsun isterdim. Bu sadece sizin için de değil herhangi bir ücretli site için de geçerli. Netflix de olsa bunu isterdim. Yani burada demek istediğim sadece okumak veya sizinle alakalı bir durum değil. Ben bu tip durumlarda böyle platformlara kendi hayatımı göz önüne alarak yaklaşıyorum. Kardeşim Netflix ve spotify kullanıyor bayılarak ama ben tercih etmiyorum mesela çünkü benim hayat akışıma uymuyorlar. Yeri geliyor aylarca dizi izlemiyor, müzik dinlemiyorum. Yeri geliyor ayın ilk haftası çok güzel okuma yapabilirken geri kalan günlerinde hiçbir şey yapamıyorum. Kardeşim ise her gün dizi izleyip, müzik dinliyor. Bu tip sistemler onun hayat standartlarına uygun lakin bana uygun değil.

11.99 olan tek kitap üyeliği biraz daha uygun gibi tabi istediğim her an açıp okuyacaksam. Ömür boyu kapsıyorsa. Yine de bunu gözlerimden rahatsız olduğum için tercih edemem ama böyle bir sorunu olmayanlar için ideal buluyorum.

Umarım yanlış anlaşılmaları çözmüşüzdür. Benim yaptığınız işi karalamak gibi bir niyetim yok. Neden olsun? Bundan benim çıkarım ne olabilir ki? Size neden tepki göstereyim? Tepki göstermemdeki amaç ne olabilir? Bir şey kazanmayacağım sonuçta. Hoş kazanacak olsam da böyle bir şeyi yapmazdım. Büyük emek isteyen ve sevenine hizmet edecek bir platform sonuçta. Nasıl ki her oyunu sevmek zorunda değiliz, her filmi, kitabı, yazarı ben de bu biçimi sevmiyorum. Ben sadece sistemi anlamak için birkaç soru yönettim. Belki benim fazla hayal gücüm biraz işbaşı yapmış olabilir. Bunun için onu suçlayamam.

Teşekkürler.

1 Beğeni

Tekrardan selamlar. Tabii ki sizin bu işi karaladığınızı düşünerek bir cevap yazmamıştım. Aksine, olayları biraz daha aydınlatmaya çalıştım. Takdir edeceğiniz üzere günde sayısız kez önyargılarla mücadele ediyoruz ve en çok karşılaştığımız konu da ‘internet’ meselesi oluyor. Daha fazla üstelemeye gerek yok. Yanlış anlaşılmalar için ben özür dilerim.

O zaman şöyle diyelim. İleride, kitaplarımızı bastırmaya karar verdiğimizde size popüler eserlerimizden birkaç tanesini hediye edelim ve o zaman yorumunuzu alalım. Çünkü ileride ilgiye göre bu kitapları basmak da istiyoruz. Zaman Çarkı gibi 10’u aşkın kitaba sahip olsalar da bunu deneyeceğiz.

Keyifli günler dilerim. :slight_smile:

1 Beğeni

Başarılar dilerim. Umarım basarsınız ve benim gibiler de okuyabilir. Başlamak bitirmenin yarısıdır sonuçta. Siz başlamışsınız umarım devamı da gelecektir :slight_smile:

1 Beğeni

Verdiğiniz cevaplar için teşekkürler, lakin bu baştan savma kısmı biraz yanlış anlaşılmış.

Çeviri süresini yayın evlerinin çeviri süreleriyle kıyasladım, yani 300 sayfalık bir kitabı çevirisi, editörü, redaksiyonu 3-4 ay sürüyor en az. Buna durum bende böyle bir soru uyandırdı. Yoksa okuduğum metnin çevirisini çok kötü bulduğumdan değil. Zaten takma isim olayında da böyle bir his uyandırdı dedim. Sebebi de ben böyle bir iş yapıyor olsam adımı künyeye yazmamamın iki sebebi olur. Ya yaptığım iş yasa dışıdır ya da kötü yapmışımdır adımın bununla anılmasını istemiyorumdur. Site yasa dışı olmadığına göre ikinci seçenek hissi ağır bastı. Forumlarda isimlerinizi verdiğini söylemişsiniz. Forumları okumadığım için görmedim. Siz söyledikten sonra durum değişti tabi.

Kitaplığınızda 3 kategoriden en çok puan almış birer hikayenin ilk bölümünü okudum, düşüncem de buna göre oluştu. Zaten bunlar benim görüşlerim, beni cezbetmediler. Yoksa bir sürü insan seviyordur. Sonuçta fantastik edebiyat konusunda bir otorite değilim :slight_smile:

1 Beğeni

Aslında ben sizin ön yargınızı anlayabiliyorum :)) Web Novel okumaya ilk başladığımda sadece fantastik kitaplar okuyordum ve dişe dokunur ulaşabildiğim her şeyi bitirdikten sonra yeni şeyler arama başladım. Arayışım beni fantastiğin bambaşka bir boyutu olan Web Novellere ulaştırdı, ilk başlarda yazım dillerinde dolayı ben küçümsüyor, okuyan kişiler ile dalga geçiyor. Hatta birçok normal kitap okuduğum için kendimi üstün görüyordum. “Kim okuyor lan bunları?” gibi düşünceler içerisine giriyordum fakat düştüğüm boşluk içerisinde okumaya devam ederek farkına bile varmadan bu kitaplara bağlandım.

Dillerinin basitliği konusunda şunlara söyleyebilirim, birçok normal kitap serisine göre uzun olan bu kitaplar, onların aksine çok kısa sürelerde, 8 ay, 1-1.5 yıl gibi kısa vakitlerde bitirilmekte. Bundan dolayı takdir edersiniz ki dilde bir basitlik mevcut, açıklamalar kısa ve net, betimlemeler şaşalı değil, dar ve hafif. Bu Web Novellerin asıl olayları kurgu ve hikayelerde zaten. Tabii ki herkes sevecek diye bir kaide yok ama gerçekten fantastikten hoşlanıyor ve farklı kültürlerin ürettiği fantastiği tatmak istiyorsanız kesinlikle ikinci bir şans vermelisiniz derim.

2 Beğeni

İçeriğin kalitesini bilemiyorum ama fikir olarak güzel. Bence en büyük eksiği ise Türk yazarların da alınabilecek olması(alınmamış gibi duruyor) yani genel olarak içerik genişletilebilir. Hem onlara da katkısı olurdu.

Yakında bununla ilgili bir çalışma da düşünüyoruz. :slight_smile:

1 Beğeni

Yayın politikası, kitapların çıkacağı zamanın ayarlanması ve fuarlar için neredeyse 1 sene bekletilen kitapların olduğu bir sektörle kıyaslama yapmak tek kelimeyle dahice :slight_smile: