Forum Üyelerinin Aylık Okuduğu Kitaplar

Ağustos

Dava - Franz Kafka
Cennetin Doğusu - John Steinbeck
Beni Asla Bırakma - Kazuo Ishigiro
İvan İlyiç’in Ölümü - Lev Tolstoy

En büyük beklentiyle okuduğum kitap Cennetin Doğusu’ydu, beğenmeme rağmen beklediğim kadar etkileyici bulamadım.

Dava beklentilerimi aştı. Biraz günümüzden de izler görebildiğim, adalet sistemine dair güzel analizler içeren zekice yazılmış bir kitap.

Beni Asla Bırakma’yı çok beğendim, Kazuo İshigiro başlığına da kendimce analizini yazdım. Bu ay okuduğum kitaplar içinde favorim bu oldu.

İvan İlyiç’in ölümü de aradığımı bulamadığım bir kitap oldu ama sanırım çeviri etkisi var. Turkuvaz yayınevinin basımını okudum, zaten çok kısa bir kitap o yüzden başka bir çeviriyle tekrar okumayı deneyebilirim.

14 Beğeni

The Beginnings of Western Science - Rönesans’a kadar olan dönemde Avrupa’nın doğa felsefesini anlatıyor. Metafizik, astronomi ve tıp ağırlıklı; Arap-İslam düşünürlerinin Avrupa’ya katkılarından da bahsediyor.

All Tomorrows - İnsanoğlunun geleceğini anlatan bilim kurgu - korku karışımı resimli, kısa, eğlenceli bir kitap.

The Victorian Internet - Yarım asır gibi kısa bir sürede telgraf nasıl icat edildiğini, nasıl yüzyılın buluşu ilan edildiğini, ve nasıl hızla gözden düştüğünü anlatan kısa bir tarih kitabı.

Milton:Poems - John Milton’un seçilmiş şiirleri. 170 sayfanın 100’u Yitik Cennet(Paradise Lost) şiirinden bölümler.

14 Beğeni

Ağustos’ta okuduklarım :books:
Müthiş ötesi bir ay oldu benim için. :sparkling_heart::melting_face: Mini yorumlarımla birlikte şurada paylaştım; :link: https://www.instagram.com/p/DcqfdiYiANG/?igsi=ZmNoZ2xvZ252OXU0

18 Beğeni

Benim okuyabildiğim kitapların okuma süresi biraz daha uzun. Oyüzden aylık okuduğum kitaplar ama en az altı ayı aşan bir sürede okudum bu dokuz kitabı. Aşağıda bir kaç cümle ile anlatmaya çalıştım.

BUDALA

Dostoyevski’nin bu romanını çok sevdim. Aslında eskiden beridir bana ağır gelir Rus romanları. Okumaya daha hazır değilim gibi düşünürdüm. Nedenlerini az çok biliyorsunuz. Örneğin baş kahramanımız olan Prens’ten söz edelim. Kendisinin tam adı, Prens Lev Nikolayevich Mışkin. Adı karşımıza Prens olarak çıkıyordu çoğunlukla, Prens Mışkin’de oluyordu. Bazen Lev Nikolayevich oluyordu. İşte o zaman kimi kastettiğini anlamak zorlaşıyordu. Diğer karakterlerde bir isimle yahut lâkapla iki isimle anılıyordu. O zaman işler daha da karışıyordu elbette.

Prensimiz temiz her iki anlamıyla da saf biri. Yani hem tertemiz anlamında hem de biraz aklı kıt anlamıyla da. Bana kalırsa -ki Dostoyevski de benimle aynı fikirde gibi geliyor bana- kendisini “saf” kelimesinin I. Anlamıyla kabul ediyorum. Temiz kalpli sözlerin cümlelerin yan anlamlarını düşünmeden kullanan art düşüncesi ince hesapları olmayan biri. Maalesef tanındığı toplumlarda toplantılarda kelimenin 2. Anlamıyla kabul görüyor. Hatta çoğu zaman arkasından alay ediliyor.

Olay Petersburg’da geçiyor. Birkaç defa Moskova adı geçse de öyle olayları etkileyecek kadar değil Aslında karmaşık bir aşk hikâyesinden söz ediyoruz. Sonu hüsranla biten bir aşk hikayesi. Totsky adında zengin biri tarafından istismar edilen bir genç kızın az göründüğü ama varlığıyla tüm olayların merkezinde olduğunu hissettiğimiz biri; Nastasya Filippovna. Güzel hatta çok güzel ve akıllı bir kadın. Ama ahlaki olarak dışlanan biri. Neyse lafı uzatmayayım. Hakkında kitaplar yazılan bir yazar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Ve bir o kadar da eleştiri tanıtım vb yazısı makalesi yazılan romanıdır Budala. Yani Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Naçizane fikrimi sorarsanız okumanızı tavsiye ediyorum.

ÖMERİN ÇOCUKLUĞU

Muallim Naci’nin sekiz yaşına kadar olan hayatını anlatan bir kitaptır. İş bankası Yayınlarının kitabıydı okuduğum. Günümüz Türkçesine uyarlandığı için sıkılmadan okudum. Bazı dip notlarla zenginleştirilmişti roman. İncecik de olsa Ömer’in Çocukluğu’nun Türk edebiyatının köşe kaşlarından biri olduğunu düşünüyorum.

DUVARGEÇEN

Marcel Ayme’nin İş Bankası Modern Klasikler dizisinden çıkan bir kitabıdır. Bu hikâyeyi yıllar önce bir varlık Yayınları antolojisinde okumuştum ve hoşuma gitti. Tekrar okudum. Edebiyatın dönemleri hakkında derin bilgim yok ama sanırım Büyülü Gerçeklik diyebileceğimiz bir akıma uygun öyküler bunlar. Yaklaşık 180 sayfalık bir kitap ve içerisinde 10 hikâye var. Özellikle de Duvargeçen yani kitaba adını veren hikayeyi okuyunuz derim.

FALAKA

Ahmet Rasim işlek kalemlerimizden biridir. Hem bir gazeteci hem de bir romancı/hikayeci olarak üretkendir. Eserlerini hiçbir edebi akıma bağlanmadan vermiştir. Yazdığı kitapların konu başlıklarını anlatmaya kalkarsan, Roman, Hikaye, anı, şiir, makale, Tarih, seyahat, tercümeleri, ders kitapları vb. başlıkları açmamız gerekirdi. Hatta müzik konusunda da eserleri olduğunu söylemem gerekirdi. Cumhuriyet döneminde de yazmaya devam etmiştir. Unutmadan TBMM de 3. Ve 4. Dönem milletvekili olduğunu da söylemek gerekir. “Falaka” onun ve tabii Osmanlı’da, İstanbul’da çocukların durumunu anlatan öz yaşam öyküsü kitabıdır. Bu kitap 103 sayfalık lokmalık bir kitap. Okumanızı salık veririm.

KESİK BAŞ

En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Polisiye ve Mizah bir araya gelse nasıl olur? Sorusunun cevabını veren bir roman. Tabii imza Hüseyin Rahmi Gürpınar. Aileden yana epey sıkıntısı olan ve çözümü alkolde arayan Nafiz Efendinin bir gece yolunu şaşırır ve bir kuyuya düşer. Kuyudan çıkan Kesik baş sorun yaratır. Kime ait olduğu bilinmeyen bu kesik başın gövdesini aramak Emniyetten Remzi Efendi ile yardımcısı Seyit Efendi’ye düşer. Daha fazlasını okuyarak öğrenmelisiniz.

AGATHA’NIN ANAHTARI

Agatha’nın Anahtarı adlı hikaye destesi sevdiğim yazarlarımızdan birinin Ahmet Ümit’in hikayelerinden oluşuyor. 149 sayfalık kolay okunacak bir kitap. İçerisinde 15 polisiye hikaye var. Üstadım duymasın ama bazıları vasat düzeyde. Şimdi şurada karşıma geçse ve hangileri? Dese cevap veremeyeceğim bir soru bu ama bende heyecan, merak uyandırmadı demekten başka çarem yok maalesef.

KADİM IRK

Bir süre önce okuma yaptığımız bir kısa roman. Bilimkurgu. Yine de yapmış olduğum naçizane yorumdan kısa bir alıntı yapmadan geçemeyeceğim… “Kitap hakkındaki genel izleniminiz nedir? Genel olarak iyi. İlk başlarda bir hayli zorlanmıştım devam etmek için. Konuyu biraz daha açsaymış daha anlaşılır olurmuş elbette. Adam sanki kendiyle inatlaşmış da bilmem kaç kelimenin üzerine çıkmayacağım dermiş gibi. Çeviri hataları var ama arada kaynayıp gidiyor sanki. Bu ilk buluşma diyebileceğim okuma yazara karşı düşüncelerimin olumlu yönde ilerlemesine neden oldu.”

Mark Twain SEÇME ÖYKÜLER

Amerikan Edebiyatının güçlü kalemlerinden biridir Mark Twain yani gerçek adıyla Samuel Langhorne Clemens. İşbankasının bu kitabı Hasan Ali Yücel klasikleri arasından yayınlandı. Bu eserde Mark Twain’in uzun öyülerinden beşi yer alıyor.

Gizemli Yabancı, Hadleyburg’u Yozlaştıran Adam, Eskimo Kızın Aşk Öyküsü, Caleveras County’nin Adı Kötüye Çıkmış Sıçrayan Kurbağası ve 1.000 000 Sterlinlik Banknot. Güzel öyküler biraz eski birazda karanlık gibi dursalar da toplumu hicveden öyküler bunlar. Topu topu 267 sayfalık bir kitap, Kitap kurtları için hiçbir şey sayılmaz. Okunabilir hatta okunmalıdır derim

ÜÇ SİLAHŞOR

En çok basılan ve okunan romanlar arasında dereceye girecek bu dev eseri meraklıları defalarca incelemiş ve anlatmışlardır. Birde benden dinleyin demek çok iddialı bir cümle olacaktır. Biliyorsunuz iki Alexandre Dumas var. Biri Alexandre Dumas pere yani baba olan. Monte Cristo Kontu, Üç Silahşor, Demir maskeli Adam, Siyah Lale vb. Diğeri Oğul olan Alexandre Dumas, en bilinen eseri Kamelyalı Kadın. Üç Silahşor’a gelirsek. Konuyu bilmeyen bir kitap severin olduğunu düşünmüyorum. Taşradan Paris’e silahşor olarak gitmek isteyen bir gencin birbirine sıkı sıkıya bağlı üç arkadaşla olan dostluklarından söz ediyor. Onur, erdem, kahramanlık, entrika, gizem, aşk ve bir macera romanında olması gereken ve şu an aklıma gelmeyen her türlü duygu bu romanda.

Sonradan farkettim ki bir kitap daha var ondan da kısaca söz edeyim…

EDEBİYAT DERSLERİ

Vladimir Nabokov’un üniversitede verdiği derslerden oluşuyor. Bu kitap genel ama batı edebiyatı üzerine derslerden oluşuyor. Genel diyorum çünkü satır aralarında önemli bilgiler veriyor. Kitap bir yazar ve onun eserleri üzerinden yürüyor. Listede kimler var derseniz size şu isimleri sıralayabilirim.

Jane Austen, Charles Dickens , Gustave Flaubert, Robert Louis Stevenson, Marcel Proust, Franz Kafka ve James Joyce. Eğer bu yazarları seviyorsanız ve belli başlı kitaplarını okuduysanız seveceğiniz bir kitap. Tüm İletişim Yayınlarının kitapları gibi maalesef pahalı.

21 Beğeni

19 Beğeni

Bu ay benim adıma inanılmaz verimli geçti.

17 Beğeni

Demir Kral’ı rica etsem bir kaç cümle ile yorumlayabilir misiniz?

1 Beğeni

Çok sürükleyici bir kitap 500 küsür sayfayı 6 günde falan okudum. Dönemin tarihi ile alakalı hiç bir şey bilmeden okumaya başladım dipnotlar bayağı yardımcı oldu o konuda ama eğer tarihe merakınız ve bilginiz varsa muhtemelen benden daha fazla zevk alırsınız. Birde çoğu olay çok basitmiş gibi pat pat oluyor daha derin ve sindire sindire anlatılabilirdi olaylar o yüzden çok fazla sevemedim devam kitaplarını da almayı düşünmüyorum. Yine de elinizin altında var ise şans verilebilir diye düşünüyorum, veya tarihi kurgu seviyorsanız.

4 Beğeni

Teşekkür ederim yorumunuz için. Pek bir tarihi bilgim yok benim de sizin gibi okuyup devam kitaplarını almaya ya da almamaya karar vereceğim artık.

2 Beğeni

10 Beğeni

Ağustos ayını 9 kitapla kapatıyorum. Fizik tedaviye başladığım için her gün bir saatlik boş vaktim oldu nerdeyse, krizden kazanç :sweat_smile: güzel kitaplar okudum genel olarak memnun kaldığım bir ay oldu.

15 Beğeni

Bu ayı tek cümleyle özetleyerek olursam “Kindle etkisi” derdim…

Ek olarak kitaplar hakkında düşüncelerimi eklemek istedim:

  • Kurtadamın Döngüsü okuduğum en zayıf King kitabıydı ama hafifletici bir sebep var. Romandan ziyade novella olarak geçiyor. Üzüldüğüm nokta potansiyeli oldu, şöyle Salem’s Lot - IT tarzı 500-1000 sayfalık Losers Clup V2 gibi bir hikaye okumak isterdim. Marty Coslaw karakteri çok ilgi çekiciydi.
  • Inuyashiki ve Asadora! çok keyifli, iyi bir hikayeye ve çizimlere sahip 2 güzide seri, şimdilik oldukça iyi gittiklerini söyleyebilirim. Hotel’de BOİCHİ çizim konusunda bir kez daha insan olmadığını gösteriyor, mangalar arasında hakikaten zirveyi temsil eden birkaç mangakadan birisi, hikaye ortalama ama oldukça farklı.
  • Kışlalı’nın kitabı sizi 30 yıl öncesine götürüyor, bazı sorunların ve bunlar hakkında olası çözümlerin 1995 yılında da 2026 yılında da aynı olduğunu acı şekilde gösteriyor. Üçok’un kitabını ise buna kıyasla çok daha zayıf buldum.
  • Perinçek, cumhuriyet tarihinin en kendine münhasır kişiliklerinden birisi olabilir. Avrasya Seçeneği kitabında Çin ve Rusya hakkındaki görüşlerinin inanılmaz yanlı olduğunu anlıyorsunuz ama 30 yıl öncesinde Çin özelinde özellikle ekonomisi hakkında yazdıklarının bugün aynen yaşanmış ve yaşanıyor olması takdir edilesi. Türkiye, ABD’nin Irak’da vb yerlerde bize biçmeye çalıştığı rolü, yaptığı baskıları çok iyi tespit ediyor sadece ana sıkıntısı çareyi Rusya ve Çin’de buluyor. :slight_smile:
  • Gel gelelim Mehmet Oymak’ın Bursa’daki Kaynana Cinayetlerinin Sırları kitabına…Açıkçası ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu kitabın kapağını gördüğümden beri, yıllardır nedensizce okumak istiyordum. PDF’ini bulunca daha fazla dayanamadım. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki Mehmet Bey’in ciddi psikolojik rahatsızlıkları var. Hastaneye çilek getiren eşi için bile “bilerek hormonlu çilek getirdi” beni öldürmeyi planlıyor diyecek kadar uç seviyelerde düşüncelere sahip. Herkes ona düşman; eşi, kızı, oğlu, arkadaşı… Yani çevresindeki neredeyse herkes ona göre kendisine “zarar vermeye” çalışıyor. Kitabı okudukça beyefendinin psikolojisini daha iyi anlıyorsunuz. Anlattıkları gerçek olabilir; eşi ve kayınvalidesi gerçekten “şirret” insanlar olabilir. Ama kendisinde de bir sıkıntı olduğu hissediliyor. Herkesi eleştirirken, örneğin kendisinin dost hayatı yaşadığını ya da bazı olaylarda kendi payını pek anlatmıyor. Sürekli mağdur olduğunu söylüyor ama kendisinin ne yaptığını çoğu zaman aktarmıyor. Yani bazı tutarsızlıklar var. Şahsen anlattıklarında bir miktar gerçeklik payı olduğunu, ancak büyük bir kısmında olayları kendi zihninde çarpıttığını düşünüyorum. Sonuç olarak sıradan bir amcanın biyografisi; şans verilebilir. PDF’i yükleyen arkadaş her sayfada olayla alakalı komik komik notlar almış, okumayı daha keyifli bir hale getirmiş. :sweat_smile:
14 Beğeni

  • A. Nevill - Kıyamet Mabedi
    Korku kitabı. Ben sevdim, korktum. Yazarın konuyu işlemesi hoşuma gitti,güzel bir geçmiş de düşünmüş.

*H. Harrison - The Stainless Steel Rat Saves the World
Mizahi(?) bilimkurgu.

*R.J. Bennett - American Elsewhere
İlahi Kentler serisini çok çok sevmiştim, bu kitabı da okuyayım dedim. Benzerlikler çok fazla. Yazar gizem yaratma konusunda benim için çok iyi. Her sayfayı merakla okutuyor. Hatta kitabın ortalarına kadar 9-10 puanlıktı benim için. Hem fantastik, hem de bilimkurgu olarak gidiyordu. Öyle devam etseydi keşke… Yine de beğendiğim kitap oldu. 8/10. Sadece yazarın DEVASA savaş sahnelerine ilgisini anlayamıyorum.

*R. Asprin - Another Fine Myth
Beğenmeyeceğimi düşünerek başladım ama beğendim. Hafif, rahat, bir az da komik bir fantastik eser. Cozy türüne girer mi bilemedim,benim için öyle oldu.

*C. Carter - Haçlı Katil
Robert Hunter serisinin ilk kitabı. Polisiye kısmı iyiydi, sonlarda bir az mantıksızlık vardı ama göze çok batmıyor,neler olduğunu unuttum bile. Kitapta işkence kısımları gereksiz derece fazla geldi bana. Bu kadarına ne gerek var yani?!

*C. McCarthy - İhtiyarlara Yer Yok
Sonlara doğru beğenmeye başlayacaktım ki kitap bitti.

15 Beğeni

Bu ay pek bereketli geçmedi. Ötüken Neşriyat’ın Uğursuz Rivayetler derlemi olmasa doğru düzgün bir şey okumamış olacakmışım.

1) Uyurgezer

Işın Hanımın kalemiyle bir türlü barışamadım. Hikaye bana sıkıcı geldi. Sondaki twist ile hikayenin ana gövdesi pek bağlanmıyormuş gibi geldi bana.

2) Daüsseher

Emrah Ece’nin kalemine sağlık. Öykünün dili dönemi yaşatıyor. Hikayedeki Evliya Çelebi göndermeleri* çok hoştur. Şiddetle tavsiye ederim.

*“Kelle suâl ider idün, şol imdi al a bu kelleyi!”

3) Derman

On numara korku öyküsü. Çarşının bir anda karıştığı, tüyleri diken diken eden bir öykü. Galip Dursun’un bu tarz öykülerini çok seviyorum.

4) Bir Garip Ölmüş Diyeler

Karakterlerin motivasyonları ile yaptıkları işlerin tutarsız olduğu, hikayenin sonunda yükselttiği gerilimi taşıyamadığı bir öykü olmuş.

5) Kafter

Mustafa Bey’in kalemi gayet kuvvetli. Ancak ben 19. Yy İstanbul’unda cemiyet hayatı arka planında hazzetmediğim için öyküden de çok zevk almadım. Sizin böyle bir durumunuz yok ise öyküden çok zevk alabilirsiniz.

6) Pas

Murat Başekim sürekli övülen bir yazar. Ancak ben okuduğum hiçbir eserini sevmediğim gibi rasyonel olarak övülecek bir noktasını da bulamadım. Bu eserden çok daha iyi kurguya ve çok daha gerçekçi karakterlere sahip wattpad kitapları gördüm.

15 Beğeni

Sıkıntılı bir ayda kıt bir okuma oldu.

18 Beğeni

15 Beğeni

Ayı son dakika kitabıyla yine 4 ile kapattım. Gerçi kitap çok kısa ama kim sayıyor, değil mi? :smiley: Hem gerçek okur kitabı da okumuş oldum böylece. :stuck_out_tongue:

17 Beğeni

Mayis- Haziran- Temmuz- Ağustos.

23 Beğeni

Merhaba foruma yeni katıldım,14 yaşındayım LGS sınavı bittiğinden bugüne lisenin başlamasına kadar 3 ay kendimce çok değerli kitaplar okudum, sınav sürecindeki kitap hasretimin acısını çıkardım. İlk gönderimi de buraya atayım dedim.Kitaplarımı yere çok kötü dizdiğim için çıkaramadım onun yerine ajandama gün gün geçirdiğim listeyi atayım dedim.Düşüncelerinizi bekliyorum
Haziran (10 kitap)
​Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar - Şevket Süreyya Aydemir
​Simyacı - Paulo Coelho
​Sırça Köşk - Sabahattin Ali
​Balonla Beş Hafta - Jules Verne
​Babalar ve Oğullar - İvan Turgenev
​Oblomov - İvan Gonçarov
​Denemeler - Michel de Montaigne
​İki Yıl Okul Tatili - Jules Verne
​Mutluluk - Hermann Hesse
​Dakikalar İçinde Dünya Tarihi - Tat Wood
​Temmuz (20 Kitap)
​Ölüler Evinden Anılar - Fyodor Dostoyevski
​Goriot Baba - Honoré de Balzac
​Dakikalar İçinde Felsefe - Marcus Weeks
​Diriliş - Lev Tolstoy
​Moby Dick - Herman Melville
​Çankaya - Falih Rıfkı Atay
​Katip Bartleby - Herman Melville
​Felsefeye Giriş - Ahmet Arslan
​Felsefeye Giriş - Nigel Warburton
​Üç Büyük Usta - Stefan Zweig
​Suç ve Ceza - Fyodor Dostoyevski
​Deniz Kurdu - Jack London
​Yeraltından Notlar - Fyodor Dostoyevski
​Okumak, Yazmak Üzerine - Arthur Schopenhauer
​Martin Eden - Jack London
​Satranç - Stefan Zweig
​Kumarbaz - Fyodor Dostoyevski
​Ezilenler - Fyodor Dostoyevski
​İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
​Budala - Fyodor Dostoyevski
​Ağustos (14 Kitap)
​Anna Karenina - Lev Tolstoy
​Tüfek, Mikrop ve Çelik - Jared Diamond
​Felsefeye Giriş - Ahmet Cevizci
​Dünya Tarihi 101 - Tom Head
​Felsefe 101 - Paul Kleinman
​Zaman Makinesi - H. G. Wells
​Bir Delinin Anı Defteri - Nikolay Gogol
​Öteki - Fyodor Dostoyevski
​Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe
​Dorian Gray’in Portresi - Oscar Wilde
​Suikast Bürosu - Jack London
​Rubailer - Ömer Hayyam
​Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Puşkin
​Ölü Canlar - Nikolay Gogol
​Eylül (4 Kitap - Yaz Bitişi)
​Atatürk: Hatıralar, Belgeler - Afet İnan
​Sokrates’in Savunması - Platon
​Yeniyetme - Fyodor Dostoyevski

31 Beğeni

Aramıza hoş geldiniz…

1 Beğeni