Eylül ayı böyle geçti ![]()
Bu ay da iki kitap ile geçti. Bu yıl bu şekilde devam ederim sanırım.
Ek olarak bazı çizgi roman cilt ve fasiküllerini aradan çıkarmış oldum.
Güzel listeymiş. 3 aya sığmayacak ağırlıkta olanlarda var.
Ben merak ettim bir ilk 3 yapsan bu eserlerden “en iyi vakit geçirdiğin 3 kitap” diye neleri seçerdin?
Bende ilkokul çağımda dünya klasiklerine vs dalmış birisi olarak görünce hoşuma gitti bu okumaları yapan genç yaşta arkadaşları. ![]()
![]()
Merhabalar, güzel yorumunuz beni çok mutlu etti.50 kitap arasından ilk 3ü seçmek gerçekten çok zor tabi ki
ama en çok bütünleştiğim ve zevk aldığım kitaplardan bazıları şunlar:
Martin Eden-Zaten 14 yaşındaki bir gencin etkilenmesinin çok doğal olduğu ve bana da kitap okumayı sevdiren bir kitaptı.Aynı zamanda Martinin o amansız hırsı ve de Jack londonun kitabın içerisine kendisi sosyalist olmasına rağmen bireyci karakter koyup öyle senaryo kurması da yazarı tanımam yönündeki isteğimi güçlendirmişti ve bu büyük adamı da bu vesileyle tanıdım.
Suç ve Ceza-Raskolnikovun iç çatışmaları, vicdan anatomisi ve de o ünlü Napolyon felsefesi… Porfiri Petrovik ile raskolnikovun konuşmalarında ben tedirgin olmuştum
o kısımları zirveydi.Aynı zamanda büyük Rus klasiklerine olan korkum kesinlikle bu kitapla son buldu, ve Rus edebiyatı benim için özel bir değer kazandı
Moby Dick-Bu kitabı okumaya hazırlanırken 800 sayfalık bir macera kitabı okuyacağımı düşünüyordum hani balinayı kovalayacaklar, savaşacaklar falan diye.Ama zaten ilk sayfadan anladım ki karşımda metafor cenneti olan bir kitap var.Kitaptaki istisnasız her ismin bir mesajı var ve HAY serisinden okumamın dipnotlarla bana bunların anlamını kolayca açıkladığını ve sevdirdiğini düşünüyorum. Ve son olarak demek isterim ki TOPLUMCA Kaptan Ahab’lara dur demeli, Stubb gibi “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” cılardan nefret etmeli, Starbuck’ların ise yolunu açmalıyız.
Böylelikle başlık adabına da uydum galiba çünkü gözlemlediğime göre burada okunan kitapların yanı sıra kitaplarla alakalı yorumlar kesinlikle oluyor.Ben biraz liste attım gibi oldu![]()
Aslında cevabınızda sizin de küçük yaşlarda okumaya başladığınızı belirtmişsiniz. Doğrusu sizi o zamanlarda etkileyen özel kitaplar var mıydı merak ettim.
Çok güzel bir liste olmuş. Zamanın varken bol bol okuyun.
Biraz giriş kısmından bahsedeyim bende o zaman. ![]()
İlkokul 2. sınıftaydım. Çocuk klasikleri diye geçen kitapları tamamen tüketmiştim. Kendi kendime dedim ki ben bu dünya klasiklerine başlayayım sıkıntı olmaz. Gittim şehrimin en büyük kitapçısına (Trabzon) dünya klasikleri arasında geziyorum. Çalışanlar “oğlum sen şu taraflara gitsene” diye çocuk kitaplarına iteliyor ben dönüp tekrar klasiklere geliyorum. ![]()
İlk senin listede de olan Bir Delinin Hatıra Defteri ni aldım elime iri bir kitapta değil okunur ne olacak ki dedim. Aldım okudum “bu neymiş ya çok sıkıcı saçma sapan bir şey” dedim. Bunaldım okurken. Attım kenara başka bir kitap için tekrar gittim. Öyle internetten bak yorumlara al filan olayı yok. Kitabın arka kapaktan ilgini çekerse alıyorsun. ![]()
“Fareler ve İnsanlar” seçtim aldım bu sefer bir günde bitirdim tadı damağımda kaldı. Tekrar gittim kitapçıya. “Abi bana bu John Steinbeck in tüm kitaplarını ver” dedim. Adam anlamadı. Dedim ki abi hepsini ver hepsini. Kaç kitabı varsa istiyorum. ![]()
Hepsini de okudum hepsini de sevdim. Benim serüven böyle başladı. Ben biraz yazar odaklı gittim hep. Bir yazarı beğendiysem “tüm kitaplarını ver” dedim hep. ![]()
Jules Verne aynı şekil London aynı şekil Dostoyevski aynı şekil o yaşlarda tükettiğim yazarlardandı. Kitabını beğenmediklerimi de sonralardan 2. şans 3. şans olarak tekrardan ele aldım tabi ilerleyen yıllarda.
Ama sözün özü benim ilk göz ağrım Steinbeck.
Ra kitapevinden mi aldın yoksa kitapları ![]()
Ben klasik okumasına Suç ve Cezadan başladığım için Raskolnikov’un buhranları beni de buhrana sokmuştu. Sonrasında uzun süre ara verip Monte Kristo Kontu ile tanışınca tekrar alevlenmişti. Monte Kristo Kontunu çok severim.
Ra benim lise çağlarımda açıldı.
Oranında müşterisiydim ama bahsi geçen zamanlar daha eski… ![]()
Serüvenimiz az çok birbirine benziyor gerçekten
. 2 yıl önce yeraltından notlarını okumuştum ve çok garip bir ruh haline düşmüştüm, sanki kitap Türkçe değil de Çinceydi benim için. Aynı şekilde ben de önceki mesajımda belirttiğim gibi Londonu okuyunca kendimi Londonla kaybetmiştim
.
Sanırım benim de ilk göz ağrım Jack London
-
Guiguzi (İş Bankası, çv. Giray Fidan)
-
Poetika - Aristoteles (İş Bankası, çv. Ari Çokona ve Ömer Aygün)
Öncelikle tebrik ederim kardeşim. Bu yaşta çok güzel bir seçki okumuşsun ve kendini çok güzel yöneltmişsin. Umarım okuma alışkanlığın ve seçki kaliten aynı şekilde devam eder. Sana lise hayatında başarılar dilerim. Her zaman fikir ve yazılarınla seni aramızda görmek isteriz.
Eylül ayında okuduklarım ![]()
![]()
![]()
Müthiş ötesi bir aydı
Detaylar ve kitaplar hakkında yazdığım minik yorumlar burada;
https://www.instagram.com/p/Dd8q9yBiA4P/?stkn=MW43eTloMzZqc3EzOQ==
Pardayanlar kendini tekrar edip ufaktan sıkmaya başlayan aşamasına geldi bende, önümüzdeki 1-2 ay yüklenip bitireyim bu seriyi aradan çıksın
.
Millenium 4. kitap şaşırttı, farklı yazarla devam ettiği için bunu dener seriyi bırakırım diyordum ama beğendim. Kalanları da okurum.
















