Forumdaki çevirmenlere küçük bir soru

Lisede dil okudum ve hayalim hep çevirmen olmaktı. Daha önce internet üzerinden dizi/film sitelerine çevirmenlik yaptım. Önemsiz küçük işler de olsa gerçekten çok severek yapmıştım zamanında ve ileride bunu ilerletip çevirmen olmak istedim. Şimdi 2. Senemin sonunda üniversite sınavından çıktım ve tercih zamanı da geldi artık bir tercih yapmam gerekiyor.

Şimdiye kadar hep ingiliz dili ve edebiyatı yazmayı planlamıştım ancak dershane hocamla görüşünce tek dil ile çevirmen olamayacağımı söyledi. Daha sonra da 4 dil/bölüm önerdi bu konuda:

  • Alman dili ve edebiyatı

  • Fransız dili ve edebiyatı

  • İtalyan dili ve edebiyatı

  • İspanyol dili ve edebiyatı

  • Rus dili ve edebiyatının da çevirmenlik için yararlı olabileceğini düşünüyorum o yüzden belki bu da olabilir.

Eğer forumda bir çevirmen varsa şunları merak ediyorum:

  • Hangi bölümden mezunsunuz ve kaç dil biliyorsunuz?

  • Eğer ingilizce dışında bir bölümden mezunsanız okurken 2. bir dil (seçmeli veya zorunlu farketmez) gördünüz mü?

  • İngilizcem kötü değil ancak profesyonel çeviri yapabilecek seviyede de değil. Eğer başka bir dil seçersem o dilin yanında ingilizce de görecek miyim? Ingilizcemi ilerletme imkanım olur mu üniversite sayesinde yoksa unutur gider miyim?

  • Rusçayı -hazırlık da okursam- 5 yıl içinde çeviri yapabilecek kadar öğrenebilir miyim?
    (Çünkü ekşi sözlükten baktığımda herkes çok zor bir dil olduğundan ve mezunların b1 seviyesinde çeviriler dahi yapamadığından yakınıyorlardı.)

  • Hangi bölümü seçmemi önerirsiniz?

10 Beğeni

Merhaba!

Öncelikle dil edebiyat bölümleri tercih etmeyi düşündüğünüze göre hayaliniz edebi çevirmen olmak, doğru mu?

Bu sorunun cevabından bağımsız olarak tanıdığım birçok çevirmen, farklı diller bilseler de çevirmen olarak tek bir dil çifti üzerinde uzmanlaşmayı tercih ediyor. Bunun temel sebebi çeviri açısından farklı dil çiftlerinde uzmanlaşmanın gerçekten zor olması. O yüzden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki dershane öğretmeniniz tavsiyeyi oturma organını kullanarak, bu mesleği hiç bilmeden yapmış.

Soruma dönecek olursak… eğer yönelmek istediğiniz alan teknik çeviriyse -ki üzülerek ekonomik olarak daha doğru bir seçenek olabileceğini belirtmek zorundayım- mütercim tercümanlık ya da çeviri bilim bölümleri daha doğru bir adres olabilir.

Ben -bir edebi çevirmen olarak- çevirmenlikle ilgili bir alandan mezun değilim, kendimi bu mesleğin içinde bulanlardanım. İngilizce ve Fransızca bilmeme rağmen sadece İngilizceden Türkçeye edebi çeviri yapıyorum.

Çevremde benim gibi çevirmenlerin yanısıra dil edebiyat mezunu ve mütercim tercümanlık, çeviri bilim mezunu çevirmenler de var. Dil edebiyat bölümlerinin asıl odağı çevirmenlik olmadığından bildiğim kadarıyla bu bölümlerde çeviri tekniği eğitimi verilmiyor.

Bence üniversite eğitimi süresince herhangi bir dili çeviri yapabilecek düzeyde öğrenmek mümkün değil. Ayrıca kullanılmayan yetenekler köreleceği için İngilizcenizin de gerilemesi söz konusu olabilir.

Umarım sorularınızın bir kısmını cevaplayabilmişimdir. :slight_smile:

17 Beğeni

Evet asıl isteğim bir yayınevine girip edebi çevirmen olmak. Ancak sadece ingilizce ile alınıp alınmayacağımdan ben de emin olamıyorum açıkçası. İngiliz dili ve edebiyatı okurken ikinci dil göreceğimi sanıyordum ve hep onu ilerletirim sonradan kendi çabalarımla da olsa diye düşünmüştüm. Ancak şimdi ne yapacağımı gerçekten bilemiyorum.

Mütercim tercümanlıktan bahsetmişsiniz. İngilizce mütercim tercümanlık okusam daha mı iyi olur sizce? Mütercim tercümanlıkta bildiğim kadarı ile 2. dil de var derslerde ve üniversite bittikten sonra bunu ilerletebilirim kendi çabalarımla, kurslarlal. Ama ingiliz dili ve edebiyatı da o dilin tarihini, edebiyatını öğrenmem için daha yerinde olur ve çevirmenlik için bana daha yardımcı olur beni daha çok geliştirir diye düşünüyorum bir yandan da. Siz ne düşünüyorsunuz? Tavsiyelerinizi almayı çok isterim bir çevirmen olarak.

3 Beğeni

Ben İngilizce Mütercim Tercümanlık okuyorum. 2. sınıfı yeni bitirdim. Henüz öğrenci olsam da okuyan biri olarak bildiklerimi belirtmek istedim. Farklı, daha önce hiç bilmediğiniz bir dille ilgili bölüm seçmek oldukça yaygın aslında. Hazırlıkta en baştan öğretiyorlar ama gerçekten çok sıkı tutmak lazım. Bu da kişinin kendisine bağlı. Dil farklılıklarını göz ardı ederek iki örnek verebilirim. Hiç bilmediği halde Fransızca Mütercim Tercümanlık seçen bir arkadaşım vardı. Doğal olarak zorlandı ama üzerine düştü ki şu an durumundan memnun olduğunu söylüyor. Ama başka bir arkadaşım Rus Dili ve Edebiyatı seçmişti. İki yıl hazırlıkta kaldığı için bölüm değiştirmek zorunda kaldı, tabii dili öğrenmek için pek çaba göstermiyordu açıkçası. Bu açıdan başka bir dili okumak kendi kişisel özelliklerinize ve ilgi alanlarınıza göre farklı sonuçlar doğurabilir. Burada seçilen dil de önemli. O dile bağlanmanızı sağlayacak unsurlar olmalı bence. Çünkü haşır neşir olacaksınız. Aklıma daha iyi bir örnek gelmedi şu an ama mesela Kore’ye aşırı ilgisi olan insanlardan bir kısmı Kore Dili ve Edebiyatı okuyup ilgi alanları vasıtasıyla o dili şevkle öğrenebiliyorlar.
Bunun dışında dil bölümü ile ilgili pek bilgisi olmuyor genelde insanların. Dershane hocanızın tutumunu tam olarak bilemiyorum ama söylediği doğruysa bizim bölümden her sene çevirmen olamayacak 100 kişi falan mezun oluyor. :joy::joy: Ben sadece İngilizce’yi çeviri yapabilecek kadar e bilerek mezun olacağım yani. İkinci dil olarak çoğu üniversite imkan sağlıyor ama o dilde de profesyonel çeviri yapacak kadar iyi olmak için iki kat daha efor sarf etmek lazım. Tabii bunu İngilizce bölüm okuyanlar için diyorum. Bir de okuduğunuz dil farklı olursa İngilizce’niz sürekli bu dile maruz kalmazsanız körelebilir. Çünkü başka dil okuduğunuzda İngilizce ile alakalı ders olmayacaktır. Dizide, filmde bu dili duymaya devam edecek olsanız bile akademik olarak yetkinliginiz bir nebze düşebilir.
Hangi bölümü seçeceğinizi tavsiyeler alarak ama kimsenin ağır etkisinde kalmadan kendi başınıza karar vermelisiniz. Bunu da hem araştırarak hem de kendinizle alakalı özelliklerinizle karşılaştırarak yapabilirsiniz.
İngiliz Edebiyatı ve Mütercim Tercümanlık farkı da şöyle. Aslında meslek olarak aynı şeyleri yapabiliyorlar ama İngiliz Edebiyatı daha bilgi ve kültür ağırlıklı. Mütercim Tercümanlık tamamen teknik gidiyor. İkincisi genel kültürden eksik kalırken birincisi de teknikten eksik kalıyor maalesef. Ancak mesela benim bölümümde edebi çeviri ile ilgili dersler de mevcut, İngiliz Edebiyatı’nda da çeviri dersleri oluyor. Tabii birçok ders olduğu için bunların da ders sayısı az oluyor. O yüzden yine kendinizi geliştirmekle alakalı. Ben de her ne kadar herkes ekonomik olarak olumsuz olduğunu söylese de edebi çeviri ya da altyazı/dublaj çevirisi yapmak istiyorum. İkisiyle de alakalı dersler göreceğim. Sadece İngilizce ile de alacaklardır mutlaka. Ek dil her zaman avantajdır tabii ki ama aynı anda iki dili çeviri yapacak düzeye getirmek dediğim gibi oldukça güç. Ek dili elinizden geldiği kadar geliştirmek yine sizin elinizde tabii. İngiliz Edebiyatı bölümünde gösterilen derslerden bu konuda bana yardımcı olacak olanları da araştırarak, okuyarak tamamlamaya çalışıyorum. Tabii ekonomik kısım hala tedirgin ediyor ama gerçekten yapmak istediğim meslek de bu…
Bu arada edebi çeviri yapmanın ekonomik şartları ile ilgili daha çok bilgi verebilecek varsa çok sevinirim.

10 Beğeni

Ben de Fransız Dili ve Edebiyatı okuyorum ve eğer tercüman olmayı düşünüyorsan edebiyat bölümlerini kesinlikle tavsiye etmiyorum. Mütercim tercümanlık senin için daha iyi olacaktır, kolay bir meslek gibi görünse de kesinlikle değil, öğrenilmesi gereken çok teknik var. Bir dili iyi biliyor olman iyi bir tercüman olacağın anlamına gelmez. Edebiyat bölümlerinde simultane çeviri yapmayı öğrenemezsin mesela.

4 Beğeni

Çevirmenlik bölümü okumadım, mühendislik mezunuyum. Video oyun merakımdan dolayı 7-8 yıl önce gönüllülük esasıyla başlamıştım çeviriye. 2-3 yıldır resmi oyunların çevirilerini yapıyorum.

5 Beğeni

Bu konuda bilgi eksikliğine sahipsiniz. Bünyesinde çevirmen barındıran yayınevi sayısı çok az, o yayınevlerinde de en fazla birkaç tane kadrolu çevirmen var. Edebi çeviri işi herhangi bir yayınevinde bağlı olmaksızın, gelen teklif üzerinden yapılan bir iş; kitap başına sözleşme yapılıyor. İşe alınmak değil, işi almak önemli yani. Kitabın yazım dili tek olduğundan -kesin bunun da istisnaları vardır :slight_smile: - tek dil bu konuda bir eksiklik yaratmaz.

Bu şansa, yeteneğe, hıza ve ilişkilere çok bağlı bir durum. Her yayınevinin kendi yoğurt yeme tarzı var elbette ama benim deneyimlerime göre çoğunluğu o kitap için çevirmene vermeye gönüllü oldukları toplam ya da sayfa başı ücret üzerinden sözleşme yapmayı tercih ediyor. Her baskıda çevirmene para ödenen, telifli sözleşmeleri genel olarak tercih etmiyorlar. Piyasada genelde çevirmenler aldıkları ücretleri konuşmayı sevmezler dolayısıyla temel olarak kendi deneyimimden yola çıkarak vardığım sonuç şu: eğer düzenli olarak ayda bir kitap çevirisi çıkartabiliyorsanız aylık ortalama bir beyaz yakalı maaşını kazanabiliyorsunuz, yukarıda söylediğim faktörlere göre bunun üzerine çıkmak ya da altında kalmak da söz konusu.
Tavsiyem yayınevi bağlantılarınızı öğrenciyken kurmaya başlamanız. Basılmış çeviri ya da bağlantı olmadan büyük yayınevlerinden çeviri almak zor bir şey çünkü. Küçük yayınevlerinde de ücretler gerçekten çok düşük olabiliyor ve ödeme sorunlarıyla karşılaşabiliyorsunuz.

Bu arda şunu da belirtmek zorundayım ikinci dili ne kadar iyi bildiğinizden bağımsız olarak edebi çeviride başarıyı sağlayan şey hedef dildeki -yani genel olarak Türkçeye çevireceğinizi varsayarak Türkçedeki- dil yeteneğiniz.

13 Beğeni

@leydiandromeda @leydiandromeda @muaet @YaprakOnur

Cevaplarınız için hepinize çok teşekkür ederim. Gerçekten yardımcı oldunuz ve kafamda da yavaş yavaş bir şeyler oluşmaya başladı tercihler için. Tekrar çok teşekkürler.

@YaprakOnur size son bir sorum olacak. Öğrenciyken bağlantı kurmamı söylemişsiniz yayınevleri ile bunu nasıl yapabilirim acaba? Çünkü herhangi bir bağlantım ya da çevirmen tanıdığım yok şu an.

2 Beğeni

Buna katılmamak elde değil. Bu işleri çok bilmiyorum ama bu konu aslen editörün görevi olsa da, Türkçe ye ne kadar hakim olunursa, editörün işi de o kadar azalır diye düşünüyorum.

İngilizce’ye o kadar hakim olup Türkçe ifade yeteneğinin bu kadar az olması anlaşılır gibi değil, üstelik bu bölümü kazananlar sözel ağırlıklı öğretimden geliyor (diye biliyorum).

2 Beğeni

Şu anki şartlarda çok mümkün değil bu fakat benim bildiğim en iyi yöntem fuarlar. Fuarlarda stantlarda çalışmak size editörlerle tanışma fırsatı sağlıyor.

Yazım yanlışlarını ve cümle düşüklüklerini toparlamak elbette editörün görevi fakat çevirmen Türkçeye hakim olmadığında ortaya bunların dışında sorunlar; anlam kaymaları, zaman kaymaları, yanlış kelime seçimleri, yanlış bağlaç seçimleri, aynı cümle içinde 50 tane ve bağlacı kullanmak gibi editörün düzeltemeyeceği ya da düzeltirken baştan çevirmek kadar zorlanacağı durumlar çıkıyor.

6 Beğeni

İngiliz Dili ve Edebiyatı son sınıfta okuyorum, dördüncü( beşinciymiş, o kadar olmuş mu ya hehe) kitabımı çeviriyorum şu anda. Elbette forumda benden çok daha iyi olan üstadlarımız var ama ben de birkaç tecrübemi yazayım istedim, @YaprakOnur’un söylediklerinin bir kısmına katılıyorum.

Kendi tecrübelerimi aktaracak olursam eğer, benim tavsiyem kesinlikle İngiliz ya da hangi dili istiyorsanız onun edebiyatını okumanız, okulda size öğretilen şeyler sayesinde edebi bir eseri daha iyi anlayabileceksiniz. Mütercim tercümanlık kadar olmasa bile bizler de çeviri dersleri alıyoruz. Çok ama çok Türkçe kitap okumanız bence oldukça önemli ancak Türkçe kitaplarda da hata çıkabileceğinden buna hem Türkçe yayın okuyup hem de dilin kurallarına hakim olmak desek daha iyi olur.

Bizim okulumuzda yabancı dil zorunluydu, Fransızca, Almanca ve Japonca vardı ama bence bir dilde edebi çeviri yapabilmek için o dilin kitaplarını yoğun bir şekilde okumak gerekiyor ve çoğu zaman kendi derslerinizden ya da işlerinizden buna vakit kalmıyor. Ben ortalama derecede -okuduğumu anlayacak kadar- Fransızca öğrendim mesela ama çeviri yapmaya çekinirim şahsen. Çeviri yapabilmek için 1-2 sene Fransızca kitap okumam ve onları sindirmem gerekiyor bence.

Hangi dili seçmeliyim konusuna gelince; duruma ne açıdan baktığınıza göre değişir bu. Hiçbir dil diğerinden daha kötüdür diyemeyiz ama edebi çeviri konusuna gelindiğinde dillerin sağladığı ticari olanaklar birbirlerinden farklı olabilir, amacınız bu yöndeyse size sağlayacağı ticari olanakları da göz önünde bulundurarak seçim yapmanız gerekiyor. Tabii ki seçtiğiniz dili sevmeniz de çok önemli çünkü hayatınız o dille geçecek.

İş konusuna gelince, yukarıda söylendiği gibi kendinizi çeşitli yerlerde sürekli geliştirmeniz gerekiyor. Çeşitli projelere katılmanız gerekiyor. Zaten yayınevleri size çevirmeniz için metin (deneme metni) yolluyor başvuru yaptığınız zaman, bence yeteri kadar piştiğinizde başvuru yapabilirsiniz. Bu konuda kendi tecrübemden yola çıkacak olursak eğer, ben bütün başvurularımı mail ile yaptım şimdiye kadar, hiçbir tanıdığım yoktu, varsa bile kimseciklere haber vermedim (huyumdur), geri dönüş yapan yayınevleriyle konuşup anlaştım ve kendime bir yol çizdim, o yolda ilerliyorum, sonuçta tecrübeniz arttıkça daha iyi bir yere geleceğiniz bir gerçek.

Yine yukarıda dendiği gibi kendinizi aşmanız çok ama çok önemli. Üniversitede verilen eğitimin ne kadar yeterli olup olmadığı tamamen size bağlı bence, gittiğiniz üniversiteye göre de değişir elbette ama sonuç olarak size bir kapı açıyorlar ve siz o kapıdan içeri girmezseniz, kendinizi her gün biraz daha geliştirmezseniz kimse bir şey yapamaz. :slight_smile:

Okul hakkında anlattıklarımın ya da anlatmak istediklerimin çok büyük kısmını da @ilydious daha önce söylemiş zaten. Güzel söylemiş. Son olarak benim maille başvuru yapmış olmama bakmayın, yukarıda dendiği gibi ne kadar çok insan tanırsanız, ne kadar çok fuarlara giderseniz o kadar iyi. Sosyal olmanın, faydanıza olabilecek yerlerde çalışıp bağlantılar kurmanın (fuarlar gibi) iş hayatında size çok büyük getirileri oluyor. :slight_smile:

7 Beğeni

Merhaba,

Ben Ege Üniversitesi, Alman Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum ve üç yılı aşkın bir süredir yalnızca edebiyat çevirisi yapıyorum. Ben de bölüme İngilizceden girmiştim, yani İngilizce de biliyorum fakat sadece Almancadan Türkçeye çeviri yapıyorum. Mesajların hepsini okuyamadım, belki söylenmiş olabilir ama edebiyat çevirmenliği için iki yabancı dil bilmek bir gereklilik değil, bir dilde uzmanlaşmak çok daha iyi. İngilizce bilginizle Almanca öğrenmeniz nispeten daha kolay olabilir, zaten birkaç dil öğrenmek isteyenlere genelde aynı dil ailesinde kalması önerilir. Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca da oldukça rağbet gören diller ama İngilizce ile bir bağları yok. Almanca öğrenmek isterseniz iki dili aynı anda ilerletebilir hatta en başta Almanca-Türkçe değil Almanca-İngilizce kaynak kullanarak Almancayı çok daha hızlı öğrenebilirsiniz.
Ege Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünün ders programında dört yıl boyunca çeviri dersi var. Hatta 2. ve 3. sınıfta Almancadan Türkçeye ve Türkçeden Almancaya olmak üzere iki ayrı ders var. Bu da 8 dönemde 12 çeviri dersi demek. Kendini yazılı ve edebi çeviride geliştirmek isteyen biri için mükemmel. Elbette bunun dışında kişisel çaba da göstermeniz gerekir, ben öğrenciyken bir blog açmış, dili basit kısa öyküler çevirip orada yayınlamıştım. Hem geri dönüş almamı sağladı hem de mezuniyetten sonra yayınevlerine başvururken işime yaradı.
Almanca çok rağbet gören bir dil, neredeyse bütün yayınevlerinin sürekli olarak Almanca çevirmen ihtiyacı var. İngilizcede kalabalıktan sıyrılmanız, öne çıkabilmeniz biraz daha zor olabilir ama özellikle Türkçeye hakimiyet sayesinde iyi çeviriler yapabilirseniz Almanca size bir kariyer sunabilir. Dediğim gibi İngilizceden de uzaklaşmamış olursunuz.

10 Beğeni

Merhaba. Herkesin yazdıklarına göz attım ve hepsine de katılıyorum :slight_smile:

İngiliz Dili ve Edebiyatı 2. sınıfı bitirdim. Lisede de dil öğrencisiydim ve yıllardır çeviri konusu benim için gündemde olan bir konu olmasına rağmen sizin rehberlik hocanızın dediği gibi “Çeviride iki dil bilmek şarttır” gibi bir cümleyi edebi çeviri için hiç duymadım.

Sizin hocanız muhtemelen simultane ya da ardıl olarak ikiye ayrılan sözlü çeviri için bu şekilde bir cümle kurdu. Çünkü iş bulma alanında sözlü çevirmen olarak ilerlemek istiyorsanız iş imkanı açısından ekstra yabancı dil inanılmaz fırsat sağlıyor. Nitekim sözlü çeviri kesinlikle kolay bir meslek olmayıp, teknikleri iyi bilmek adına bir mütercim-tercümanlık bölümü tercih etmenizi gerektirecektir, çünkü edebiyat bölümleri sözlü çeviri eğitimi sağlamıyor. Başka bir konu ise her mütercim-tercümanlık mezununun sözlü çevirmen olamaması. Yani aslına bakarsanız sözlü çevirmenlik edebi çevirmenlikten keskin çizgilerle ayrılıyor.

Sizin ilgi alanınız olan edebi çeviriye gelecek olursak eğer, edebiyat bölümleri yazılı çeviri dersleri verdiği için eğitimsel olarak bu alanda çalışmaya sizi hazırlayacaktır. Kalanı ise sizin gayretinize ve kendinizi adamanıza kalmış. Yazılı çevirmenlikte sözlü çevirmenliğin aksine ekstra bir yabancı dil bilmek size gözle görülür bir avantaj sağlamayacaktır, çünkü edebi çevirmenler genelde tek bir dil üzerine yoğunlaşıp bu dilde çeviriler yaparlar. Edebiyat bölümü mezunu olup da edebi çeviri yapmak konusuna tekrar gelecek olursak eğer, elinizdeki İngilizce kitapların çevirmenlerinin eğitim geçmişine baktığınızda büyük bir çoğunluğunun İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olduğunu göreceksinizdir. Dahası, İDE bölümü hariç çok alakasız, sayısal ya da başka bir bölüm okuyan edebi çevirmenlerin olduğunu da göreceksinizdir. Bunun sebebi, edebi çevirmenliğin mezun olduğunuz bölümden ziyade kendinizi ne kadar geliştirdiğinize bakıyor olması.

Hangi dil konusuna gelecek olursak eğer, benim şahsi görüşüme göre başa bir dili üniversitede sıfırdan öğrenmeye başlayıp 4-5 yıl içerisinde kendi imkanlarınızla ileri düzey edebi çeviri yapacak kıvama gelmenizin zor olduğu kanaatindeyim. Gerçekçi olmak gerekirse böyle bir durum üniversitede size verilen eğitimin ötesinde inanılmaz bir özveri gerektirir; çünkü bilmediğiniz dili size yalnızca hazırlıkta öğretecekler, bölüme geçtiğinizde ise size dili değil nasıl çeviri yapılacağını ya da o dilin/ulusun edebiyatını öğretiyor olacaklar. Ama zaten bildiğiniz İngilizceyi üniversitede yalnızca ilerletiyor ve isteseniz de istemeseniz de dil bilginizi artırıyor olacaksınız.

Toparlamak gerekirse eğer karar tamamen sizin ne istediğinize kalmış.

  • Sözlü çevirmenlik imkanım da olsun diyorsanız mütercim tercümanlık; ben kesin edebi çevirmen olmak istiyorum derseniz her iki bölümü de tercih edebilirsiniz. (Tabii mütercim tercümanlık bölümü teknik eğitim ağırlıklıyken, edebiyat bölümleri tarih ve edebiyatla uğraştığı için entelektüel birikim açısından daha avantajlı)

  • Ben İngilizce’den farklı bir dilde çeviri yapmak istiyorum, çok çalışıp o dilde 4-5 yılda c1-c2 seviyesine gelirim, diyorsanız farklı bir dili seçebilirsiniz; ki birden fazla yabancı dil size sözlü çeviride fayda sağlayacakken, yazılı çeviride aynı oranda fayda sağlamayabilir ve yıllar içinde üzerine düşmezseniz İngilizceniz körelebilir.

Ekonomik anlamda edebi çevirmenliğin yeterli olup olmadığı konusunda ise farklı görüşler var. Ben de edebi çevirmen olmayı düşünüyorum fakat bu alanda ekonomik olarak umduğumu bulamazsam farklı mesleklere de açığım. Gerçekçi olunması gereken farklı bir konu ise edebi çevirmenliğin genelde ek meslek olarak yapılması ve getirisinin yeterli olmadığı yönünde. Tabii bu söylediğim madalyonun öteki yüzü. Siz bu alana kendinizi adadığınız ve başarılı olduğunuz taktirde ekonomik anlamda umduğunuzdan fazlasını da bulabilirsiniz…

İyi tercihler :blush:

8 Beğeni

Bu gönderi Rıhtım halkı tarafından rahatsız edici bulundu ve geçici olarak gizlendi.