Fullmetal Alchemist ve Yerdeniz Üzerine: Onları Bizim İçin Bu Kadar Özel Kılan Ne?


#1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/fullmetal-alchemist-yerdeniz-benzerlikler/



Fullmetal Alchemist ve Yerdeniz serilerinin sevilen kahramanları Elric Kardeşler ile Çevik Atmaca Ged’in yaşamları, maceraları ve büyüme hikâyelerindeki benzerlikleri masaya yatıyoruz. (DEVAMI…)


(M. Ihsan Tatari) #2

Harika bir yazı olmuş. İkisine de çok hâkim değilim, Fullmetal Alchemist’in sadece ilk birkaç bölümünü izledim, Yerdeniz serisinin de ilk kitabını okudum. Buna rağmen makaleyi okurken büyük keyifle aldım :slight_smile: İkisi arasında bu kadar paralellik olduğunu fark etmemiştim doğrusu. Elinize sağlık.


#3

Çok teşekkür ederim, birazcık bol spoilerlı bir yazı yazmışım ama beğenmenize sevindim :cherry_blossom:.


(Hiçliğin bekçisi…) #4

Harika bir anime ve harika bir seri… İkisine de ayrı ayrı hayranlık duyuyorum fakat inceleme pek muhteşem olmuş. Hiç bu açıdan bakmamıştım ve bayıldım. Tebrik ederim çok güzeldi. :slight_smile:


(Umut Özak) #5

Ortak noktaları yakalayıp gayet açıklayıcı ve okurun yüzünde ufak bir tebessüm bırakabilecek samimiyet ve incelikte anlatmışsınız. Harika olmuş, tebrikler :smiley:


#6

Yerdeniz serisini okudum ve FMA’ nın da son bölümlerini izlemiştim. Yerdeniz zaten çok güzel bir seri. FMA ise son bölümleri itibariyle güzeldi. Aralarında böyle bir ilgi olduğu aklıma gelmemişti. Hatta ikisini bir arada bile düşünmemiştim. Sen düşündüğün için teşekkürler. :smiley:

Güzel yazı olmuş. :slight_smile:


(Biri Si) #7

Harika bir yazı. Yerdeniz ile ilgili hiçbir bilgim olmasa da Fullmetal Alchemist ile ilgili birkaç hatadan bahsetmek istiyorum. Mesela Ed ile Al’ ın annelerinin homonculus oldukları anime Fullmetal Alchemist iken Ed’in finalde eve simya yapmaya çalışıp başarısız olması Fullmetal Alchemist: Brotherhood serisine aittir. Birde yazınızda bulunan “ne kadar düşmüş olursak olalım ayağa kalkıp yürümeye devam edebilmemiz için hala sağlam bacaklarımız var” sözü tam olarak doğru sayılmaz.Çünkü bu sözü Rose’ye yönlendiriyor. “Kalk ve yürü. Hala iki sağlam bacağın var değil mi?” tarzı bir çeviriye sahip. Anlayışınız için teşekkürler.


#8

Teşekkür ederim :cherry_blossom:. Aslında yazının başında hem Fullmetal Alchemist’ten hem de Fullmetal Alchemist Brotherhood’tan spoiler içerir diye belirtmiştim, ama sanırım düzenlerken o kısmı atmışız. Evet, homonculus muhabbeti sizin de belirttiğiniz gibi Brotherhood’tan değil, eski versiyonundan, onun haricindeki kısımların neredeyse tamamı Brotherhood’tan alınma kısımlar. Belki kalan kısımların hepsi Brotherhood’tan alıntı olduğu için hata olarak gözükmüştür, biraz ortaya karışık yapmış olabilirim, eski serinin en sevdiğim kısmı orasıydı çünkü :cherry_blossom:.

Alıntı konusunda haklısınız, sözün birebir çevirisini hatırlamadığım için alıntı içinde vermektense hatırladığım gibi cümle içerisinde geçirmek istedim. Rose’la olan ilişkileri ve onun geçtiği bölümler müthiş etkileyici kısımlardı benim için :cherry_blossom:.


(Boş İnsan) #9

Yazı hakkındaki yorumum yazı içerisinde gizli. Tabi biraz değişiklikle :blush:


(evren) #10

Henüz Yerdenizi okuma fırsatım olmadı ve spoilera bulaşmamak için de yazıyı sonraya saklayacağım ama Fullmetal’e hikaye işlenişi ve karakterlerin birbirlerine olan bağları açısından en ufak bir benzerliği var ise kitabın direk olarak en sevdiğim fantastik eserlerden biri olacağına eminim.


(Muhammet Topcu) #11

İkisi de en sevdiğim eserler arasındadır. Güzel benzerlikler yakalamışsınız. Ellerinize sağlık.


(Tabibitosan) #12

Ged ruh çağırırken kaç yaşındaydı hatırlamıyorum ama Ed ve Al annelerini yeni kaybetmiş akılları uçup gitmiş on yaşındaki iki çocuktular, kibirle bir alakasını göremedim. Hele Al ve kibir kelimesini birlikte kullanmak hiç olmamış.

İsimlerin gücü sadece Yerdeniz’de olan bir durum, Fma’da simya yapmak için bir isme gerek yok. Ed ateist biri olduğu için zaten dini korkuları yok. Her isim her şekilde söylenebilir Fma’da.

Aynı şekilde eşit takas da sadece Fma’da olan bir şey. Elinde olanı verip başka bir şeyi alırsın. Okuyup çalışarak simyager olabilirsin ama Yerdeniz’de gücün varsa büyücü olursun. Büyü yapmak için bunun dışında bir şeye gerek yoktur.


#13

Bu dönüşümleri gerçekleştirdiklerinde Ged de Al da çok büyük yaşlarda değillerdi. O cümledeki kibir kelimesiyle anlatmak istediğim, çocukça bir meydan okuma ve yapmaması gerektiğini bildiği bir şeyi yapma cesareti göstermeydi. Yaptıklarının yasaklı eylemler olduğunu ve şimdiye kadar deneyen herkesin sonunun kötü bittiğini bilmelerine rağmen denediler. “Şimdiye kadar deneyen herkes başarısız oldu, ama ben başarılı olabilirim.” gibi bir cahil cesareti vardı o tavrın altında. O yüzden ben bu tavra kibirli bir tavır diyorum.

Fma’da simya yapmak için isme gerek yok, ama birçok fantastik serinin aksine dönüşümler birkaç havalı el hareketiyle olup bitmiyor. Çalıştıkları şeyin yapısı üzerine bilgi sahibi olmaları ve gerçekten bir bilim insanına dönüşmeleri gerekiyor. Yazıda da “etki etmek istedikleri nesnenin doğasıyla ilgili bilgi olma zorunluluğu” şeklinde geçiyor, tam olarak isimlerin gücü şeklinde değil.

Eşit takas da sadece Fma’da olan bir şey, evet. Zaten ben de metinde her iki evrende de -muhtemelen Uzakdoğu felsefesi ile olan alakalarından dolayı- evrenin dengesi, eşitlik ve bedel ödeme konularının ne kadar vurgulandığından bahsettim. Yerdeniz’de “eşit takas” olarak tanımlanmasa da büyücüler yaptıkları her şeyin bir bedeli olduğunun bilincinde ve o sorumlulukla hareket ediyorlar, çoğu zaman büyüyü kullanmaktan çekiniyorlar mesela. Bir yerde bir büyü rüzgarı çıkarsa bunun dünyanın bir başka yerini etkileyeceğini biliyorlar çünkü.

Anlatmaya çalıştığım biraz daha böyle bir durumdu, teşekkürler :cherry_blossom:.


(Tabibitosan) #14

Ed ve Al o an sağlıklı düşünemiyor zaten nasıl kibirli olabilirler ki?

Çıkış noktaları neredeyse tüm fantastik seriler ile aynı, etki tepki meselesi. Her evrenin benzer çıkış noktalarının olmasının serileri benzer kıldığını düşünmüyorum. Bu bağlamda da eşit takas ve bedel ödemek iki farklı şey. Simya yaparken dünyaya bir zarar verilmez. Elinde olanı yeniden yapılandırabilir, bozulabilirsin ve bu sadece maddeyi etkiler. Devlet simyacılardan kurulu bir orduyla soykırım yapar ama Yerdeniz’de böyle bir şeyi büyücüler yapamaz. Çünkü soykırım yaparken kullanılırken kullanılan onlarca simya dünyanın dengesini etkilemez.

Bedel ödeme konusu sadece insan dönüşümü için geçerli. Onun sebebi de eksik malzeme ile yapılması. Felsefe taşına sahipsen bu eksikliği de giderebiliyorsun. Yerdeniz’de ise dediğiniz gibi normal bir büyü yapmaktan bile çekiniyorlar.

Ayrıca temelde baktığımızda simya da havalı el hareketlerinden ibaret diyebiliriz çünkü maddenin yapısından ziyade enerjiyi yönlendiren dönüşüm çemberi çok daha önemlidir. Madde ve ismin serilerin içindeki konumları pek de benzer değil.