Gamsız

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/gamsiz-osman-eliuz/



Derinlere gömülü bir köy, ölgün; güneşinin bağrı yanık, toprağı kilden, kısır… Dumanlı derler, şimdilerde ıssızdır; inden cinden öte… Bir rivayeti vardır ki yıllardır dillerde dolanır, ama hep boştur, hep yalandır. Gelin size aslını astarını anlatayım. Gamsız derler, yeni yetme bir delikanlıdır. Öyküsünü anlatmaya değer kılan gece göğünün rengini içmiş gözleri değil, ki dikkatsiz bakışlara bu… (DEVAMI…)

6 Beğeni

Merhaba Osman, bir kez daha bizi kasvetli, ne idüğü belirsiz bir kasabaya, tedirgin bir şekilde sağımızı solumuzu kollayarak götürmeyi başarmışsın. Allah seni bildiği gibi… ehmm…

Öykülerin sanki nefes alıyor, o kadar canlı. Atmosferi yine mükemmel vermişsin. Dil, biçim; hepsi şiirsel ve sürükleyici. Karakterlerin kalp atışlarını duyduk ağzımızın içinde.

Gamsız’ın kaderi de kasabadan fakrlı değil aslında. Ne yapacağını, ne edeceğini bilmeden, çaresizce geçen günler. Ne yapıyorum, ne yapmalıyım diye sormadan geçen bir ömür.

Memo ile ilişkileri ve kasabadakilerin cinsellik dolu içgüdüsel davranışları da düşünülünce ikili arasında arkadaşlığın da ötesinde bir yakınlık varmış gibi bir portre çizmişsin. En azından ben öyle anladım. Bu kısmı biraz açabilirsen sevinirim. Subliminal bir mesaj var mı metinde? :slight_smile:

Bir de artık senin öykülerin benim gözümde iyiden iyiye öyküden çok novella potansiyeli taşımaya başladılar. Öykülerin uzunluğu yetmiyor bana senin yazılarını okurken. Daha fazlası lazım bize. :slight_smile:

1 Beğeni

Acele etmeyen, dilin kullanımının mükemmel olduğu, masal gibi bir öykü. Sizin ayrıca takdir ettiğim bir yanınız da farklı tarzlar deniyor olmanız. Okuduklarım içinde ilk defa köy ağzı okudum sizden -Gerçi Yeti öyküsünde de köylü çocuklar vardı sanırım-

Elbette Gamsız’ın kimliği ile ilgili yeterli ipucu verilmiş bir bilmece varsa da ben daha çok güzelliğe takıldım. Gerçekten de güzellik direnmesi güç bir aura oluşturuyor. İnsanın kendi elleriyle yaptıklarından tamamen bağımsız olan bu olgu kişinin kaderinde önemli rol oynayabiliyor. Gamsız örneğinde olduğu gibi yer yer son derece de yanıltıcı…

Gelecek seçkilerde görüşmek üzere…

1 Beğeni

Merhaba,

Son iki öykünüzü okumuş ve çok beğenmiştim fakat yorumlamak bugüne nasipmiş diyelim.

Öncelikle güçlü bir kaleminiz var. Sizi bu konuda tebrik ediyorum. Öyküye gelince, yazım olarak belki de alt alta sıralansaydı bir sehl-i mümteni olurdu diye geçirdim içimden. Ayrıca şiveyi, yazıya dökmek kolay değildir. Bunu da okuyucunun ağzına çaldığınız bir bal olarak görüyorum. Gayet hoş olmuştu.

Yalnız, bazı yerlerde unuttuğumuz kelimeleri kullanmışsınız. Sanıyorum ki bu öykünün dokusu için tercih ettiğiniz kelimelerdi. Bu durum, okuma sırasında; hem sizi o zamanın içine sürüklüyor, hem de bir yabancıymış gibi hissettiriyor. Ayrıca, Anadolu’nun bağrından kopmuş bir masal gibi, onu sanki saklı raflardan gün yüzüne çıkartmışsınız gibi de bir hava da verdiği kesin.

Elinize sağlık!

Sevgilerimle,
Gökay.

1 Beğeni

Merhaba Ufuk,

Öncelikle hayatta olduğunu bilmek beni ziyadesiyle mutlu etti :wink:

Memo ile ilişkileri ve kasabadakilerin cinsellik dolu içgüdüsel davranışları da düşünülünce ikili arasında arkadaşlığın da ötesinde bir yakınlık varmış gibi bir portre çizmişsin. En azından ben öyle anladım. Bu kısmı biraz açabilirsen sevinirim.

Tüm köylü Gamsız’a tutuluyor, Memo da dahil elbette; Gamsız’ın ise köylüleri belli bir noktaya dek göz ucuyla bakacak kadar bile önemsediğini sanmıyorum. Sonrasında işler değişiyor elbette; Gamsız finalde kabulleniş evresine girdiğinde onu birazcık daha itekleyen kişi Memo. Yani diyeceğim o ki yakınlık bu ana dek tek taraflı; bu andan sonrasını ise ben de bilmiyorum.

Subliminal bir mesaj var mı metinde?

Öykülerimde mesaj vermeye çalışmayı yazarlığımın ergenlik yıllarından sonra bıraktım, ama ben vermeye çalışmıyorum diye içermediği anlamına da gelmiyor tabii; yine de şunu diyebilirim ki bir mesaj varsa da subliminal değildir; iftira atmayınız :smiley:

Öykünün küçük çerçevesini romanın ya da novellanın geniş sınırlarına karşı daha sevimli buluyorum sanırım. Güzel sözlerin için çok teşekkürler.

Daha iyilerine.

1 Beğeni

Merhabalar,

Aslında köy ağzını, köy öykülerini diğerlerinden daha fazla yazıyorum. Farklı şeyler denemeyi her zaman seviyorum. Takdir ediyor oluşunuz teşvik edici; teşekkür ediyorum.

Gamsız’ın kimliği ile ilgili bir giz yok evet, köylülerin güzellik algısını yıkıyor yalnızca, bunu isteyerek de yapmıyor. Hayatı boyunca kömürden başka bir şey görmemiş birinin elmas bulması gibi.

Ayırdığınız zamana teşekkür ederek, daha iyilerine.

1 Beğeni

Merhabalar,

…belki de alt alta sıralansaydı bir sehl-i mümteni olurdu…

Ne güzel bir övgü sözü; çok teşekkürler.

Öykü içerisinde geçen kelimelerin büyük çoğunluğunun halen Anadolu’nun köylerinde yaşamakta olduğunu biliyorum, yine de yabancılık hissi verdiği doğrudur. Bu şekliyle yazmanın gerçeğe daha yakın olacağını düşündüm.

Güzel sözleriniz ve düşüncelerinizi aktardığınız için çok teşekkürler.

Sevgiler.

1 Beğeni

Öncelikle hayatta olduğunu bilmek beni ziyadesiyle mutlu etti :wink:

Seçkiden biraz uzaklaştım son dönemde. Aslında hemen her tema için yarım birer öyküm vardı ama bir türlü içime sinmedi hiçbiri. Geri dönüp bitirmedim o yüzden de. O mahcubiyet nedeniyle yorum bile yazmaktan çekindim burada.

Şimdi peri bacaları öyküsü üzerine çalışıyorum. Bakalım bu hoşuma gidecek mi :smiley:

Ne güzel bir dilek bu böyle… :slight_smile:

Selamlar,

1 Beğeni

Hadi bakalım :slight_smile:

Selamlar.

Sevgili @Osman_Eliuz,

Hikayedeki Memo, Denizin Çocukları hikayendeki Ryan’ın hayatta kalmış versiyonu sanki :slight_smile: nedense aklıma geliverdi bir an.

Bunun dışında karakterlerin hepsi oldukça güçlü, olgunlaşmış ve hikayedeki yerleri oldukça belli. Zamansal düzlemi kullanışın, öykünün ritmindeki iniş çıkışlar, Gamsız’ın köylülerle olan ilişkisi ve bu altyapılarla yarattığın finalin okuyucu tarafından içselleştirilmesi oldukça başarılıydı. Üstelik, hem Gamsız hem Memo’nun bundan sonrası için hikayesini de merak ettiriyorsun.

Köylülerin Gamsıza tutsaklığının yarattığı rahatsız edici ortama, Gamsızın pasif varlığı eklenine ortaya karakterin hem ilahiliğini hem tekinsizliğini vurgulayan ve karakteri güçlendiren bir atmosfer yaratmışsın. Demek ki neymiş; kutsal olanın kutsal olduğunu anlamak için konuşmasına bile gerek yokmuş.

Sadece Gamsızı biraz daha tanımak isterdim, şuan ki tahminlerim gökten düşen bir melek ve Memo gibi kendi köyünde dışlanmış bir varlık. Ancak iyi biri mi kötü biri mi, hangi yolu seçer, bu hikayeden sonra yan köyde katliam mı yapar yoksa kendini dağa bayıra mı vurur hiç bir fikrim yok.

Uzun lafın kısası, bence en zor olan şeyi büyük bir başarıyla yakalamışsın: okura, okumak ve hikayenin akışına dalıp gitmekten başka hiç bir iş bırakmamışsın.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz