Günceler

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/guncelerhaluk-cevik/



Kurban güncesi… Şeffaf matarada biraz su vardı. Ya da ben öyle sanıyordum. Yo, hayır. Su değildi. O şey olsa olsa çay falan olmalıydı. Adam matarasını kafasına dikerken gördüm. Berbat bir haldeyim. Günlerdir aç susuz bir vaziyette ormanın ortasında hapsolduğum bir çukurun ortasındayım. Çukur çok derin değil. Bu durum etrafımda olup bitenleri görebilmemi sağlıyor. Kafam gerçekten… (DEVAMI…)

Merhabalar;

Öncelikle elinize sağlık. Heyecan verici bir gerilim öyküsü olmuş. İçinde mistik öğeler de barındırıyor. Önceki iki öykünüzden farklı, içerik odaklı bir çalışma gibi geldi bana. Üstelik dil de daha sade.

Görüşmek üzere bol selamlar…

1 Beğeni

Merhaba,

Öykünüzde değindiğiniz konu insanların ne kadar vahşi olabileceklerini hatırlatıyor. Herkes ne kadar farklı yorumlar getirmiş öykülerinde ayın temasına. Sayenizde farklı bir pencereden bakmış olduk. Emeğinize sağlık, görüşmek dileğiyle…

1 Beğeni

Merhabalar,

Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Bana sorarsanız bu öykü diğer dört öyküme göre çok zayıf kalıyor (Kasıtlı olarak böyle yaptım diyebilirim). Örneğin gerilim bence ilk öykümde daha fazlaydı. Mistik öğeler ve örtülü mesajlar, semboller ise bir önceki öykümde çok çok fazlaydı.
Ama bu öyküyü de en azından yazması ve okuması kolay oldu sanırım. İyi mi olmuştur kısmına ise pek bir şey diyemeyeceğim. :slight_smile:

Sağlıcakla

1 Beğeni

Merhaba,

Yorumunuz için teşekkür ederim.
Galiba insanoğlu ekseriyetle vahşi de “persona, alter ego, vs” derken işi kotarıyor işte.

Sağlıcakla,

1 Beğeni

Merhaba

Korku öğeleri barındıran, gerilim kokan öyküleri çok seviyorum. Kaleme aldığınız öykü bana kendi yazdığım bir öyküyü hatırlattı, tema denk gelirse paylaşırım belki.

Fikir çok güzel elinize sağlık ama bazı fazlalıklar gözüme çarptı ve belki anlam kayması olarak niteleyebileceğim anlatımlar.

Bildiğim tek şey … Ya da almıştılar… Benim tek bildiğim… Hatırladığım en son şey…

Bakın bunları ard arda tek bir paragrafta kullanmışsınız. Üşenmeden saydırdım, 31 defa “şey” yazmışsınız.Halbuki eminim daha farklı kelimeler bulabilirsiniz.İşte bu “şeyler” öyküyü bence zayıflatan “şeylerden” biri. Almıştılar - Almışlardı.

Bulabildiğim solucanları ve diğer her türlü iğrenç şeyi

Eğer yer altı yaratıklarını tarif ederek metninizi zenginleştirmek istemiyorsanız en azından okuyucuya “elime gelen/parmaklarımın ucunda kımıldanan ne olduğunu hayal bile edemediğim kaygan küçük yaratıkları tiksinerek yiyorum” gibi bir cümle verebilirsiniz. Bu yaratıkları “afiyetle” o durumda yemezsiniz :slight_smile:

Bu öneklemelerimi lütfen yanlış anlamayın, sadece ne demek istediğimi daha açık ifade edebilmek için yazıyorum.

Katilin güncesinde kadını nasıl yakaladığını ve cesedin yanına koyduğunu yazmışsınız ama kurban güncesinde kadın en son araba kullandığını hatırlıyor. Yani metnin aşağısındaki ve yukarısındaki kadınla ilgili o bölüm çelişkili. İsterseniz siz de tekrar bakın.

Uykum kaçınca yazayım dedim :slight_smile:

Öykü fikrinizi, mızrağı işleyişinizi, dilin sadeliğini beğendim. Eminim siz de okuyunca, yukarıda değindiğim noktaları göreceksiniz. Sade bir okuyucu olarak paylaşmak istedim.

Kolay gelsin

1 Beğeni

Merhabalar,

Seçkiye katıldığım ilk aydan beri okuyup yorumlamanız ve böyle ilmek ilmek irdelemeniz gerçekten beni çok mutlu ediyor. :slight_smile:
Eleştirilerinize ben de katılıyorum. Çünkü bu öyküyü kasıtlı olarak bu şekilde yazdım ve genelde de bu minvalde yorum beklemekteyim. Bir çeşit deney gibi yani. Aslında bir değişiklik olduğunu daha önceki öykülerimi okumuş biri olarak siz de fark etmişsinizdir belki de (Örneğin, özellikle de dilin kullanımına dair eleştirdiğiniz kısımlar önceki öykülerimde yoktu diye düşüyorum). Bu öykünün ve bir önceki öykümün altındaki birer yorumla da kendimce bu farklılığın sebeplerini az da olsa açıklamaya çalıştım. Şimdi tekrar o noktaya değinmeyeyim vaktinizi almamak adına. Ama kısaca en az bu öyküdeki kadar yetersiz bir dil kullanımına sahip öykülerle, anlatımı çok kuvvetli öykülerin hemen hemen benzer yorumlara tabi tutulması kafamı kurcaladığı için bu yola başvurdum (Tabi sizin yorumlarınızı tenzih ediyorum. Ara sıra başka öykülerde de denk geldiğim için artık sizin yorumlarınıza az çok aşina oldum diyebilirim. Eleştiriden kaçınmayışınız, samimi tavsiyeleriniz dikkat çekici, memnuniyet verici).
Bu öyküdeki eleştirilere bundan dolayı katıldığımı tekrar belirtmekle beraber; hikayelere yapılan yorumları onaylamadığım zamanlar da oluyor. Bu hepimiz için böyledir sanırım. Özellikle de kurgu ve üslup için bunu söyleyebilirim kendi adıma. Çünkü bazen eleştirilen husus göze aldığım, öyle olmasını istediğim bir durum oluyor, bazen hemen anlaşılmasın istiyorum, gibi gibi. Bizzat öyle olmasını istiyorum yani.
Fakat yine bu öyküde olduğu gibi dilin kullanımına yönelik hatalar, eksik ve göze batan noktalar benim açımdan çok rahatsızlık verici oluyor. Halbuki ikinci, üçüncü okumalarda düzeltilebilecek sorunlar olduğunu düşünüyorum bunların. Yani öyle ki, bu hususta eleştiride bulunmak bile istemiyorum birçok sebepten dolayı. Nasıl desem, okuma ve yazma pratiği ile aşılabilecek sıkıntılar bunlar çünkü. O noktada da tavsiyede bulunmakta tereddütte kalıyorum. Bundan dolayı ben de böyle bir yol izleyerek bu öyküyü kurban ettim ama bu bir kereye mahsus yapılmış bir eylem elbette. :slight_smile:

Kolay gelsin.

Ama bu olmadı şimdi

Gece uyku tutmayıp zamanımı değerli öykünüzü okuyup eleştirmek için kullandım, meğer siz bir deney yapıyormuşsunuz

Bu eleştirilerinizi öykünüzü ve onu okuyanları kurban etmeden de yapabilirdiniz :slight_smile:

Size kolay gelsin :slight_smile:

1 Beğeni

Tekrar merhaba,

Peki, ben bu durumu sonraki seçkilerde telafi etmeye çalışacağım. :slight_smile:
Bu arada yorumunuzda bahsettiğiniz öykünüzü de okumak isterim tema denk geldiğinde.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Merhaba Haluk,

Buna benzer bir şey yapacağını bana söylemiştin. Bununla birlikte hem seni överek hem de sana katılmayarak bir yorum yapacağım.

Bir kere olmamış batıramamışsın :wink:
Ya da batırmak için daha basit bir öykü seçmeliydin. Bu çok kuvvetli olmuş. Ben dehşet ve öfkeyle doldum. Katil demiş ya ormanda mızrak malzemesi çok. Ben de kadıncağızın son aşamasında aynı şeyi düşündüm. Bir sopa dans ederken katilin şah damarından girebilirdi, bu denenmeliydi. Ama korku çok güçlü bir duygu sonuçta. O derece rahatsız oldum. Ve bu bir başarı.

Bu başarından hareketle, deneyinin sebebine geleceğim. Öncelikle konuşmuştuk. Aslında satır aralarında kibarca eleştiri yapılır diye ama daha fazlası var. Bazen içerik/esas usulün önüne geçebiliyor. O kadar güzel bir fikir o kadar naif şekilde yetersiz anlatılıyor ki kıyamıyor insan onu eleştirmeye. Fikir, konsept bazen önüne geçiyor zanaatin.

Kişisel olarak; yazma sanatına ihanet ile onu, hayata dair güzel şeylerden sadece biri olarak görme arasında kalıyorum bazen. Bilmiyorum hangisi doğru…

Her şeyin sonunda ben sanata tutuldum ve sen bunu zanaatle bozamadın :stuck_out_tongue_winking_eye:

Ellerine sağlık…

1 Beğeni

Merhaba Murat,

Sanırım tam olarak batıramayışımın sebeplerinden biri senin de dediğin gibi esasın usulün önüne geçmesi olabilir.
Bir diğer sebep de öykünün günlük şeklinde yani hikaye kahramanlarının ağzından anlatılması sebebiyle, gerçekçiliğini koruması adına zaten kusurlu bir dile sahip olmayı gerektirmesi.

Bu söylediğine gelirsek; tam olarak bir cevap niteliği taşımayacak belki de şimdi söyleyeceğim, ancak sen yazmaya devam etmelisin, hatta ek olarak film projeleriyle ilgili yeni hedeflerin de olmalı bence (Belki de vardır zaten). Neden dersen tam bir cevabım da yok aslında, zaten aslında haddime de değil elbette. Daha önce yorumlayıp çok beğendiğim öykündeki tarzı, şu yazdığın yorumda bile görüyorum. Aynı ölçüde keyif verici, yağ gibi akıyor sanki. Belki de satır aralarında kendini ele veren entelektüel birikimdir onları böyle yapan.

Bu arada öykünün hedefi belki de tam tersiydi ama yine de beğenmen hoşuma gitti elbette. :slight_smile:
Senin öykünü de okur okumaz dönüş yapacağım, yeni seçkilerde görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Merhaba.

Yorum 1:
Bir önceki öykünüze göre daha kısa ve akıcı bir dil kullanmışsınız. “Kara Delik” temalı öykünüzde isyan dolu satırlar arasında kaybetmiştim kendimi. Bu öykünüzde ise gerilimi iliklerime kadar hissettim.

Yorum 2:
Gerilimi iliklerime kadar hissedeceğim konusunda yanılmadığımı teyit etmiş oldum. Tabi diğer yorum yapan arkadaşların yorumları da Yorum 1’e ışık tutmuştu. Önceki öykünüze göre kullandığınız dil bakımından ciddi bir farklılık olsa da bu fark içerisinde olumsuzluğu barındırmıyor. @MuratBarisSari 'nın kullandığı “yazma sanatına ihanet” tabiri, sizi, siz istemeseniz de ele geçirmiş ve ortaya güzel bir öykü çıkmasına sebep olmuş. Film tadındaydı öykünüz. “High Tension” isimli bir filmi hatırlattı bana.

YORUM AÇIKLAMALARI

Yorum 1 : Öykü okunmadan yapılmış, öyküye yapılan yorumlardan yola çıkarak ve öykünün kısalığı göz önünde bulundurularak yapılmıştır.

Yorum 2 : Öykünüz okunmuş ve gerçek duygular içtenlikle aktarılmıştır.

Bu yazdıklarımı da okuyucunun yazara karşı yaptığı bir deney olarak düşünün lütfen :slight_smile:

Önümüzdeki öykülerinizde son iki öykünüzde kullandığınız dilin ortasını yakalayabilirseniz ortaya çok daha harika şeyler çıkabilir.

Sevgiler… Görüşmek üzere…

2 Beğeni

Merhabalar,

Okuyup yorumladığınız için çok teşekkür ederim. Hoş ve manidar bir yorum olmuş. :slight_smile:
Bir filmsever olarak zamanında türünün çok ses getiren filmlerinden ‘High Tension’ ile öykümü benzetmeniz beni gururlandırdı (Nostalji de yaşattınız bu benzetmeyle, yıllar ne de çabuk geçmiş).

Yazarımız @MuratBarisSari 'nın ‘Spaknios’un Ruhu’ ve o serinin başlangıcı olan öyküsünü bitirdikten sonra sizin öykünüzü okuyacağım. Hafta sonu bitmeden (Hazır vakit de varken) dönüş yapmış olurum.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

2 Beğeni

:slight_smile:
Rica ederim. Eski günlere özlem hepimizin yaşadığı bir duygu sanırım.
Öykümü okuyacak olmanıza sevindim. Şimdiden teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalın.

1 Beğeni