Hangi Dizileri İzliyorsunuz?

Bu sezon da gayet iyiydi.

4 Beğeni

4 Beğeni

Stargate 1. Sezon Bitti.

Tüm sıkılmalara rağmen içimdeki bilim kurgu sevgisi sayesinde, zor da olsa ilk sezonu bitirdim. İkinci sezondan umutluyum.

7 Beğeni


Bu yıl izlediğim en iyi dizi olan Black Sails’i bitirdim. Neden underrated diziler arasında anıldığını artık anlıyorum. Karakterleri, dünyası ve prodüksiyon tasarımıyla çok iyi bir diziydi. Tarihsel dönem dizilerini oldum olası severim; Black Sails artık sevdiklerim arasında.

12 Beğeni

Friday Night Lights (Prime Video) & Kurtlar Vadisi (YouTube)
Tam kültür şoku yaşamalık ikili. :sweat_smile:

4 Beğeni

ben Lanterns’e bayıldım, yaklaşık 10 yıldır süper kahramanlara dair en severek izlediğim yapım. hele dc için nolan’ın batman üçlemesinden beri en iyi yapım diyebilirim. cast seçimi çok iyi oyunculara bayıldım, umarım bu ekip (özellikle hal jordan) film de çekerler. sadece bu diziyle kalırsa biraz yazık olacak

3 Beğeni

Kesinlikle katılıyorum. Keşke bir 10 sene filan önce çekselermiş de Kyle Chandler’ı doya doya izleyebilseydik.

1 Beğeni

Sitcomlara sardım bu ara. Modern family bitirdim yeni. Şimdi de its always sunny in philladelphia izliyorum

1 Beğeni

Gilmore Girls’in son sezonundayım. Geç kalınmış bir dizi. :grimacing:

3 Beğeni

El Problema Final - 2026

İspanyol yapımı polisiye dizisi. Konusu, adada kalanlar öldürülmeye başlar. Konusu pek iyi değil, senaryo kötü, oyunculuklar ortalama, çekim kalitesi sıkıntılı. “If It’s Tuesday… It’s Murder” in gazıyla seyredelim dedik ama pek beklediğim gibi çıkmadı. Konu sıradan ve problemli, senaryo yapmacık diyaloglarla dolu, birkaçı hariç oyunculuklar ortalama altı, dönem dizisi olması gerekirken hiç öyle durmuyor. Neyse ki sadece 4 bölüm. Ben beğenmedim.

1 Beğeni

1 Beğeni

Lanterns’i izleyip bitirdim.

Öncelikle ben çizgi romanlarını okumadım. Pek DC’ci değilim daha çok MARVEL tarafındayım. Böyle olunca DC karakterlerine girmedim hiç. Bu yüzden klasik olan bir şeyi söyleceğim. Bir eserin kaynak materyalini bilmiyorsanız. Orijinal içeriğine hakim değilseniz, oradan buradan görüp izliyorsanız genelde çok seviyorsunuz. Çünkü bir şey bilmiyorsunuz ve buna bağlı olarak da beklentiniz minimal oluyor.

Nasıl ben Resident Evil filmini çok sevmedim ama oyunlarla ve canon animasyon filmlerini bilmeyenler ayılıp bayıldılar. O hesap. Film kötü değildi gerçekten de ama ben artık eline arkeolog gibi mala alıp bir şeyler çıkartıp sonrada fırçayla tozunu alıp bulguyu ortaya çıkarttığım için yavan geliyor. Çok biliyorsun, sürekli araştırıyorsun kaynağından makaleler alıp okuyorsun. Yetmiyor Japonca metinlere çeviri yaptırıyorsun derken bu iş olmuyor. Ben bunun aynısını Star Wars için de yapıyorum. Sonra film çıkıyor yerden yere vuruyoruz. Neyse Lanterns’e geri döneyim.

Bir defa dizinini bütçesi inanılmaz düşük. Yüzük taşıyıcılarının neler yapabildiğini biliyoruz. Yeşil Fener (Green Lantern) filmini 2011 yılında sinemada izledim ben. O gün sinemaya gideceğimizden bile haberim yoktu. Patronum İş çıkışı filme gidiyoruz hazırlan demişti. Ne filmi sordum, ne hangi sinemaya gidiyoruz onu sorabildim. Çıkıp gittik bu garabet filme gittiğimizi sinemada öğrenmiştim. :sweat_smile: Hatta letterboxd’a puan vermeyi bile unutmuşum. Az önce 1 yıldız verdim geçtim. O güden sonra zaten bildiğim kadarıyla Lantern işi bitti daha adını sanını duymadık. Yanılmıyorsam Zack Snyder’s Justice League filminde varlardı bir tek.

Dizi bence süper kahraman işleri arasında en iyi castlerden birisine sahip. Kyle Chandler abimiz muazzam oynamış. Belki bilmeyeniniz vardır kendisi Alien Earth dizisindeki Sydney Chandler’ın babası. Dizi de Wendy karakterini canlandırıyordu. Direkt babası. :face_with_hand_over_mouth:

Verilen görevini layıkıyla yapmış hatta daha fazlasını vermiş. Aaron Pierre’de çok çok iyi oynamış. Ben normalde siyahi karakter sevmem. Bunun nedeni her yapıma uysa da uymasa da bir şekilde sokuşturuluyor olmaları. Sadece siyahi değil bu arada Asyalı soksalar da gıcık olurum. Aslı neyse, nasıl tarif edildiyse o şekilde olmasını isterim. Karakter beni gram rahatsız etmedi. Hatta karakteri sevdim bile. Dizi de yine bilmem nerelere mesaj vereceğiz muhabbeti yok. Aksine sorunlu anne babalarını güzelce işliyor. Döneminde bu insanların yaşadığı sorunlara değiniyor. Ailesiyle sorun yaşadığı için sonradan ailesine nasıl davrandığını görüyoruz. Atlamadan, içini doldurarak güzelce işlemişler.

Örnek veriyorum.

Dizi de çocuğun babasını Lanternler bölgenin koruyucusu yapmak için habersiz ziyarete geliyorlar ve korkuyor musun diye soruyorlar. Babası da korkuyorum diyor ve gerçekten psikolojisi bozuluyor adamın. Hatta evlilikleri etkileniyor. Özür dilemek için bunlara elmas getiriyorlar. Sorun yaşattık, bu bizim özürümüz olsun diyorlar. Bunlar elması satmaya gidiyorlar. Kuyumcu bunlar siyahi çalmışlar bunu diyerek şikayet ediyor. Sonra araştırılıyor ki bunlar suçsuz parayı alıyorlar vs vs.

Dizi de CGI kullanımı tabi ki de var ama çok kısıtlı düzeyde tutulmuş. Sadece 1 bölümde epey bir kullanılmış ve o kadar. Finali final gibi değil. Fakat pazartesi olsun da Lanterns izleyeyim dedirtiyordu bana. Uzun zamandır böyle bir şeyi HBO dizileri dışında dediğimi pek hatırlamıyorum açıkçası.

Ben hiç bir şey bilmeyen birisi olarak izlerken epey keyif aldım. Bunun sebebini de yukarıda örnekleriyle yazdım zaten. Bilen, yalayıp yutmuş insanlar büyük ihtimalle burun kıvıracaktır fakat benim için belli bir yaşın üstünde insanlar için ayakları yere basan. Yaşatmak istediği duyguyu yaşatan iyi bir diziydi.

Puanım 8/10

4 Beğeni

Batman: Caped Crusader Sezon 1

Klasik Batman atmosferi çok güzel. Görselliği ve müziklerini çok sevdim. Harvey Dent’in hikayesi ve yan karakterlerin hedef alındığı bölümlerdeki aksiyon sahneleri falan özellikle çok iyiydi. Her bölümde bir olayın başlayıp sonlanması işi harika. Yalnız hayalet eleman ve Nocturna bölümleri biraz keyfimi kaçırdı. Baştan daha gerçekçi, Nolan’ın Batman’i gibi bir evren hissi verirken, yapımın bir anda doğaüstü olaylara girmesi gereksiz geldi. Onun dışında sezon boyunca aynı keyifle izledim, devamından da umutluyum.

8.5/10


Lanterns Sezon 1

Öncelikle Lanterns okumadım ve bildiğim tek şey Ryan Reynolds’ın oynadığı film. Övgüler sonrasında 3. bölümde yakaladım diziyi ve ilk 2 bölümde açıkçası pek ısınamamıştım. Özellikle Hal ve John arasındaki uyumsuzluk çok garip gelmişti ama ilerledikçe bunun zaten böyle olması gerektiğini fark ettim. Bir öğrenci ve bir usta iki kafadar tarzında bir şey bekliyordum açıkçası. Bu yanlış beklenti, benim diziden aldığım keyfin oldukça artmasına sebebiyet verdi.

Gizem tarafını çok beğendim, oyuncu seçimleri ise gerçekten nokta atışı. Sırıtan tek bir kişi yok, herkes sanki kendi rolü için yaratılmış gibi. Özellikle 6 ve 7. bölümler çıtayı baya yükseltti. Finalin daha sakin geçeceğini düşünüyordum, öyle de oldu ve bana geçti. Artık her yapımdan aşina sayılırız. Final öncesi büyük bombalar patlıyorsa, final sakin geçiyor.

Tek takıldığım nokta sarı renkti, korkuydu, Sinestro’ydu falan derken, dizi o taraflarda biraz Green Lantern evrenini biliyormuşuz gibi davrandı, bilene oynadı sanki. Ben pek hakim olmadığım için bazı şeylerin önemini anlayamadım o kısımlarda. Dünya dışı tarafını da biraz daha görmek isterdim ama hikaye gereği böyle olması anlaşılır.

Genel olarak beklentimi fazlasıyla karşıladı. Gizemi, oyunculukları ve hikayenin bağlanışından oldukça razıyım. Büyük ihtimal evreni bilseydim bu kadar beğenmezdim. X’te ortalık yangın yeri Pazartesi’den beri :slight_smile:

8.5/10

4 Beğeni

izledim, herife sinir oldum spora başladım. insan hevesleniyor :cigarette:

1 Beğeni

Carrie - Sezon 1

İlk bölümler atmosferiyle beni bayağı içine çekti ama sonrasında ergenlik draması ve zorbalık olayları gereğinden fazla uzadı. Özellikle sosyal medya üzerinden dönen olayların bağlandığı sonuçları sevsem de o noktaya gelene kadar biraz sıkar gibi oldu. Bir de bazı yerlerde Hint dizilerini aratmayan güvenlik açıkları, yanlış anlaşılmalar ve iki kelime konuşsalar çözülecek meselelerin uzatılması yine can sıkıcıydı. Hikayenin asıl merak ettiğim taraflarına da biraz geç girildi. Neyse ki son bölümlerde oldukça toparladı.

Oyunculuklara ise diyecek lafım yok. Carrie’yi canlandıran kız kesinlikle ödül almalı. Annesini oynayan Samantha Sloyan ablam zaten müthiş. Chris’i oynayan kız da çok iyiydi. Saf kötü sarışın rolü bu kadar mı yakışır insana? Her sahnede kendinden nefret ettirmeyi başardı.

Senaryodaki bazı tercihlere rağmen atmosferi, müzikleri ve oyunculuklarıyla oldukça güzel iş. Yalnız anlaşılan Flanagan abinin daha anlatacakları var ki o yüzden asıl meseleyi biraz fazla ağırdan almış. 3 sezonluk hikaye varmış zaten kafasında. Tek sezonluk bir iş olsaydı ve daha derli toplu anlatılsaydı muhtemelen çok daha yüksek puan verirdim. Genel olarak oldukça beğendim ama dediğim gibi daha fazla puan vermeyi dilerdim.

7.5/10

5 Beğeni

Netflix’de yayınlanan Below’u seyrettim.

Below, başrolünde Josh Harnett’ın olduğu, gizem/gerilim türünde 6 bölümlük bir mini dizi. Kendi halindeki küçük bir balıkçı kasabasının bulunduğu koya, dev bir deniz canlısının musallat olmasını konu alıyor.

Dizinin türünün en iyi işlerinden biri olma potansiyeli feci yüksekmiş. Sadece işlediği konuyu ciddiye alarak çok daha ayağı yere basan bir yapım olabilecekken, gerek bütçesiz b sınıfı filmleri kıskandıran absürdlükleriyle, gerek sömestr zamanı 3. sınıf sinema salonlarında denk geldiğimiz 8-10 yaşa hitap eden kalitesiz çocuk filmleri gibi işi sulandırmasıyla tüm bu potansiyeli çöpe atıp vasat bir diziye dönmüş. Çok çok yazık olmuş…

Trailer’a kanıp büyük bir beklentiye girmemek gerek. Yine de öyle sıkmadan baymadan izleniyor.

4 Beğeni

Tank Chair

Değişik ve güzel gibi.

1 Beğeni