Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Sislerin vampiri -Christie Golden
Jander Sunstar isimli elf vampirin intikam hırsıyla yanıp tutuşurken bir anda kendisini Barovia da bulması ve macerasını anlatıyor.Vampirliğin iyi ve kötü tarafını da güzel bir şekilde aktarmış.Bir vampir için zaman nedir ? sorusunu bizlere hissettirmiş.Zaman ilerlemesi çok hızlı.Karakterlerin hikayelerini oldukça beğendiğimi söyleyebilirim.Zihnimde karanlık bir atmosfer oluşsada beni korkutmayı başaramadı :)Keşke tüm Ravenloft serisi tekrar basılsa :frowning:

Marsta Zaman Kayması-Philip K. Dick
Otizm ve şizofrene bakış açısı ve bunu zaman yanılsaması ile süslemesi gayet hoş.Bilimsel terimler fazla kullanılmamış.Kitabın yazıldığı dönemin fazlaca etkisi olduğunu düşünüyorum.Aşk,aldatma,toprak hırsı,kötü adamlar,çöladamı zenciler:)

Yaban Kızlar-Ursula Kroeber Le Guin
Bir çırpıda okunan kısa bir öykü .Sona eklenmiş söyleşi ve makale yazıları da oldukça ilginç .

4 Beğeni

Boris Vian - Mezarlarınıza Tüküreceğim

Bugün başladım. Erotizm seviyesi biraz yüksek. 130 sayfaymış. Büyük ihtimalle bugün biter.

Düzenleme : Kitabı bitirdim. Hayli rahatsız edici bir hikayeydi. Erotizm seviyesi biraz değil abartılı derece fazlaymış. Pedofili, nekrofili, tecavüz, sadizm vs. hepsini içinde barındırıyor.

5 Beğeni

Özge Arıkal Gönül - Hawking’in Düşleri

Distopik 3 öykü. İlk öykü 'Pragma’yı büyük bir keyifle okudum. Yerli Bilimkurgu’ya da arada bir göz atmak gerekiyormuş. :slight_smile:

1 Beğeni

Deniz Kurdu - Jack London

Jack London çatışmaların yazarı. Süreğen hayatın içinde insanın verdiği her türlü mücadele romanlarında bir yerde karşımıza çıkıyor. Ya mücadele vereni anlatıyor ya da mücadelenin kendisini. Deniz Kurdu’nda bu ikisini birlikte görüyoruz. Kahramanımız Van Weyden geçirdiği bir deniz kazası sonunda Hayalet isimli bir gemi tarafından kurtarılıyor ve bu onun için zorlu bir köleliğin başlangıcı oluyor. Hikaye geminin kaptanı Wolf Larsen ve Van Weyden’in birbirleriyle mücadelesinden Van Weyden’in kendi içinde verdiği mücadeleye, temelde doğayla olan mücadeleden idealizm ve materyalizm arasındaki müthiş mücadeleye doğru sürükleniyor.

London bu çatışmaların hepsini çok iyi anlatıyor. Van Weyden’in denizde geçirdiği zaman içindeki değişimi insanın doğaya uyumunu yansıtırken bizim saf Van Weyden’in Nietzsche’nin üst insanının vücut bulmuş hali olan Wolf Larsen’in sert ve acımasız düşünceleri karşısındaki içsel çatışmaları romanı derinleştiriyor.

Wolf Larsen şu ana kadar okuduğum en derin kötü adam olabilir. Düşüncelerindeki saflık, Van Weyden’in o düşüncelerin karşısında ufalıp kalması aynı şeyi okurun da hissetmesine sebep oluyor. Yine de bu karakteri büyük bir hayranlıkla okuduğumu söyleyebilirim. Dorian Gray’in Portresi’ndeki Lord Henry ve Wolf Larsen’i karşılaştırmak isterdim. Bir gün bütün edebiyat dünyasının bir arada olduğu o büyülü yere gittiğimde bunu yaparım :woman_mage:

Deniz maceralarını hep çok sevmişimdir, bunu en iyi anlatan yazarlardan biri de Jack London, hayatı da denizlerde geçmiş bir adam için denizin uçsuz bucaksızlığını ve acımasızlığını ondan daha çarpıcı anlatmak mümkün değildir diye düşünüyorum. London’da beni diri tutan bir şeyler var, romanlarını okurken sayfaları yutarcasına çeviriyorum, müthiş bir sürükleyicilik ve gerçekçilik. Deniz Kurdu akıcı ve dolu dolu bir kitap. Okumalısınız.

9 Beğeni

Kurgu, tarih, anı döngüm yeniden anılara doğru meyillendi. İran devrimi ve Türkiye arasında gidip gelen bir yaşam hikayesi…

2 Beğeni

Kabuk - Zeynep Kaçar

Kitabın kendisine gelmeden önce…

Ne güzel şey insanın kendi dilindeki nidaları. Küfürleri ne güzel. Edepsizlikleri, delirmeleri ne güzel. Kendi dilinde gündelik bir konuşma yapması ne güzel. Sevmesi, nefret etmesi, bağırması ve geri kalan her duygusunu kendi dilinde yaşaması ne güzel… Çünkü dilin kendisi organiktir ve aynı şeyden bahsediliyor olsa bile asla tamı tamına aynı hissi vermez.

Kabuk, bir başka çeviri eser olan Amatka’yı bitirmemin ardından bize ait olanlara dalmak için elime aldığım kitap oldu. Şu anda 7. baskıda olan eser, aldığı övgüleri hak ediyor.

Zeynep Kaçar bizi bize öyle güzel anlatıyor ki, var olmayan diyarların insanlarının tepkilerini değil, ortak duyguların farklı dillerdeki karşılıklarını değil de her gün olduğumuz kişinin sözleriyle bu anlatımı taçlandırıyor.

Zaman zaman bilinç akışı tekniğine de kayarak her bölümde aynı ailenin 3 kuşaktan başka bir üyesini başrole koyuyor. Hepsi adım adım deliriyor. Delirmek ırsi mi? Yoksa delirmeleri için hayat onlara oyun mu oynuyor? Nedeni ne olursa olsun: deliriyorlar.

Başlarda takip etmesi zor, ama kimin kim olduğunu anladıktan sonra, Zeynep Kaçar’ın dile hakimiyetine de teslim olmanın ardından roman elden düşmeden akıp gidiyor.

Bir gecede 100 sayfa okuduğum roman 174 sayfa. İnsanın canını acıtan, ama bu acıya rağmen elden bıraktırmayan gerçekten güzel bir eser.

10 Beğeni

Vahşi Kızlar-Ursula K. Leguin

Ayrıntı bilimkurgu serisinden okuduğum üçüncü kitap. Kitaptaki öyküyü çok sevdim. Farklı olmak üzerine, sömürü üzerine, kölelik üzerine birşeyler söyleyen hikaye akıcı ve derli topluydu. Okurken Uyanık Kalmak yazısı ise kesinlikle nitelikli okur olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatan cinstendi. Söyleşiyi ise çok sevemedim çünkü yazar oldukça ketumdu.

6 Beğeni

İthaki Modern Serisinden devam ediyorum. Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret’i okuyorum.

6 Beğeni

Uğultulu Tepeler’i okuyorum. Şimdiye kadar güzel gitti, merak ediyorum devamını bakalım neler olacak.

5 Beğeni

5. Cinayet - J. D. Barker

4 Maymun devam kitabı. Önceki kitap gibi akıcı, her sayfada yeni gizemleriyle bir solukta okunuyor. Sıra dışı bir seri katilin sıra dışı amaçları… İlk kitabı okudunuz ve sevdiyseniz bu kitabı da severseniz.

İlk kitabı ciltli basan nemesis 2. kitabı karton kapak basmış. Ayrıca 1-2 bölümde bölüm başlığında geçen kişi adı yanlış yazılmıştı Yani bölüm X şahsının hikayesi ama başlık Y şahsıydı…

3 Beğeni

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye’sini bitirdim. Hoşuma gitti. Tam anlamıyla traji komik bir roman. Osmanlı’nın son dönemdeki insanımızın durumunu ortaya seren bir yapıt.

3 Beğeni

Illuminae Dosyaları #2 Gemina’yı okuyorum. Henüz başlarında sayılırım ama gidişat pek beklediğim gibi olmayacak gibi duruyor.

Illuminae genel itibarı ile Bilimkurgu ve Young-Adult türünün bir kırmasıydı. Hatta bilimkurgu daha ağır basıyordu denebilir. Kısaca Bilimkurgu sevenlerin de beğeneceği ve severek okuyacağı bir kitaptı. Gemina’da okuduğum kısıma kadar bilimkurgu bir köşeye atılmış, hatta “Adult” kısmıda kırpılmış ve sadece “Young” kısmı kalmış… Liseli kızların, kalpli renkli sevimli günlüklerine çevresindeki erkekler hakkında düşündüklerini yazdığı cıvık “Teen Romance” hikayeleri kafasında ilerliyor. Şöyle şeyler var :smile:

Henüz 100 sayfa okudum, çok erken konuşuyor olabilirim ama ilk izlnenim olarak beklediğimden çok çok farklı çıktı. İlerde durumun değişmesini umuyorum. Bitirince editlerim…

1 Beğeni

John Verdon/ Fırtınada Yanacaksın
Bitti.
Serinin içinde en sevdiğim kitap bu oldu. Yazar seriye hızlı başlamıştı. “Peter Pan Ölmeli” kitabında dedim ki tamam, artık karakterleri tükettik. “Kurt Gölü” sıfır beklentiyle okuduğum ancak karakter gelişimleriyle beni şaşırtan ve seriye dair umutlarımı canlandıran bir kitaptı. Bu son kitapsa son derece nefisti. Gerek karakterler gerek olayın çözümlenmesi bir suç romanından beklediğim tadı verdi.

Katil kimle ilgili bir yorumum vardı ancak gönderinin bir kısmını bulanık yapmayı beceremedim spoiler olmasın diye onu kendime saklayacağım mecburen :sweat_smile:

5 Beğeni

İleride çok sinirleneceksin, o yüzden kendine hakim ol =P

2 Beğeni

Flora Rheta Schreiber- Sybil
Kurtlarla Koşan Kadinlar’dan sonra bu kitaba bulaşmak hataydı galiba. Dedikodusunu da yapacağım, hele bi’ bitireyim.

2 Beğeni

Kelly Link - Tuhaf şeyler oluyor

11 güzide tuhaf öyküden oluşan bir kitap kendileri. Masal kahramanlarıyla, tarihi kişilerle ve dahi mitolojik kahramanlarla harmanlanmış öyküler. Ama tabi bildiğimiz hikayeleriyle değil yazarın tuhaf hayal gücünden süzülen olaylarla.

İlk okumaya başladığımda bir Karin Tidbeck- Zeplin havası solumuş gibi bir heyecana kapıldım. Biraz da Chris Priestly’den Montague amcanın dehşet hikayeleri. Ama açıkçası bu kitabı diğer ikisine nazaran daha az beğendim. Yine de Kelly Link’in harika bir iş çıkardığı belirtmeliyim.

Kitabın ilk öyküsükaranfil, zambak, zambak, gül adlı öykü en az beğendiğimdi. Tabi bunun sebebi yazarın kurgusuna alışamamış olmam da olabilir. Kaybolma Numarası ve Karlar Kraliçesiyle Yolculuk’da en çok beğendiğim öykülerdi. Son olarak okuyun efenim.
Haa bi de unutmadan Güzel kızlarla dans edin…

7 Beğeni

İlk kitap bence de hoştu. Bu kitabı daha okumadım ama Marie Lu’nun eli değdiyse bu tarz şeyler normal. Bu çizimler kendisine ait ve hiç hazetmiyorum kendisinden.

1 Beğeni

Garanti Cep/Internet’e girisiniz, idefix.com’da 100 TL ve uzeri alisverisinize 20 TL indirim kazandirdi. Kodunuz: B5AFEB13

1 Beğeni

Kuzgunun Gölgesi Anthony Ryan.
Bu seriyi insanlar nasıl sevmemiş anlamadım. Dili akıcı, evreni ve kültürleri zengin, politik entrikasının yanısıra aksiyonu ve gizemi de bol ki asıl önemli olan benim için son ikisi.
Özellikle Kule Efendisi Kan Şarkısı’ndan çok daha güzel bence, Ateş Kraliçesine de yarın başlayacağım, bakalım o nasıl? :slight_smile:

3 Beğeni

En merak ettiğim serilerden birisi. Henüz edinebilmiş değilim seriyi ama edinip okumayı düşünüyorum hala. Tüm kötü yorumlar beni biraz düşündürmüştü açıkçası. Ama yorumlarınızla tekrar bu olumsuz düşünceler kafamdan gitti.

1 Beğeni