Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Pelin ) #2110

Sanal ortam olması Türkçe konusunda hassas olmamızı neden etkilesin, anlayamadım. Bu tabirle küçük gördüğünüz forumda öyküler paylaşıp okuyoruz. Burada da dikkat edilmezse, nerede edilecek?


(Berke) #2111

dert edinmek başka bir şey, dikkat edilmesi başka bir şey. standart forum mesajı başka bir şey, öykü paylaşmak başka bir şey. forumu küçümsediğimi nerden çıkardınız?

akademik makaleler yazılmıyor burada. uğruna ücret aldığınız bir sorumluluk olsa, pekala imlaya en ince ayrıntısına kadar dikkatli olmalısınız fakat burada, sadece hoşça vakit geçirme gayesi ile paylaşım yapıyorsunuz. yanlış anlamayın, ben forumu küçümsemiyorum fakat siz ‘forum’ un ne anlama geldiğinin ayırdında değilsiniz sanıyorum. :stuck_out_tongue:

ben yazmayacağım daha fazla. sevgiler.


(Hiçliğin bekçisi…) #2112

Düşüncenize ve kararınıza saygı duyuyorum. Burası bir edebiyat forumudur ve bizler de burada mümkün olduğunca Türçe kurallarına uygun mesajlar görmek istiyoruz. Zira yukarıda da görüldüğü gibi yanlış anlaşılmalar, kırıcı cümleler edilebiliyor. Burada herkes eline geldiği gibi yazsa oluşacak karmaşayı bir düşünün. Yani bu kurallar daha çok kendimizi daha iyi ifade edebilmek için. Blogunuzda buna dikkat ettiğinizi söylüyorsunuz çünkü insanların sizi ciddiye almasını veya önemsemesine dikkat ediyorsunuz. Unutmayın ki buradaki insanlar da sizin potansiyel okuyucularınız ve onlara nasıl yaklaşırsanız onlar da size aynı şekilde yaklaşırlar. Siz bunları bir düşünün isterseniz. :blush: Eğer fikrinizi değiştirirseniz her zaman kapılarımız açık. Hoşça kalın.


(Pelin ) #2113

Makale, forum ya da basit bir telefon mesajı: Ben Türkçe’nin doğru kullanılabilecekken kullanılmamasına, buna gerek görülmemesine karşıyım. Bu konuda dilbilgisi polisliği yapıp herkesi uyaracak halim yok ama büyük harf kullanımına dikkat edilmesini savunanlar hakkındaki yazınızın üstüne sessiz kalamadım. Uzatmaya gerek yok, iyi forumlar dilerim.


(Emre ) #2114

Ah ah. Yine aynı şey, son zamanlarda her mesajını küçük harfle yazan bir kullanıcı var, o kimsenin dikkatini çekmemiş, kabak size patlamış. Üzücü olan da ne biliyor musunuz? Aynı şeyi ben de yaşamıştım ve tek suçumuz küçük yazmaktı. Forumda onlarca mesaj görüyorum anlatım bozukluğundan tut imlasına kadar ama bu linç kültürü işte birisini çekip alıyor.


(fatih çetin) #2115

Madem öyle kullanıcılar görüyorsanız hemen işaretle butonu ile moderatöre bildireceksiniz. Herkes yapıyor ben de yapayım diye bir şey yok. Böyle böyle o kişiler Türkçe kullanımını öğreneceklerdir.

Not: Sitemim geneldir, şahsi algılamayın.


(Can) #2116

İyi de aynı şey değil ki. Sen küçük yazmak istiyordun öylesinin daha estetik durduğunu düşünüyordun o yüzden yapıyordun foruma yönelik bir şeyin yoktu.

Arkadaşımız kendi bloğunda düzgün yazıp edebiyat forumunun bir “eğlence” platformu olduğunu düşündüğü için bunu kasıtlı yapıyor. Yani bir küçümseme söz konusu veya daha çok önemsemezlik diyebiliriz.

Seninkiyle kesinlikle aynı şey değil bence.


(Emre ) #2117

Ben moderatöre bildiririm bildirmesine de neden daha büyük sıkıntılara yol açan kişiler varken küçüğü öne çıkıyor?


(fatih çetin) #2118

Edebiyat forumunda Türkçe’den daha önemli ne sorunu olabilir?


(Emre ) #2119

Yok olmuyor demekki ben de Türkçe yazamıyorum. Ne demek istediğim bir türlü anlaşılmıyor.


(Hiçliğin bekçisi…) #2120

Bildirmek hepinizin hakkı ama ufak tefek hatalara zaten kimse burada kalkıp “Vay efendim nasıl böyle yazarsın?” demiyor. Bir mesajda bir-iki hata olabilir. Zaten bu kişilerin mesajını gördükçe düzeltiyorum. Onlar da bunu görerek zaten gereken açıklamayı yapıyorlar özelden. Biz de buna göre inisiyatif alabiliyoruz. Burada bilinçli bir şekilde ısrarla bir şeyde diretme durumu var. Yani üşendiğinden yapmıyor arkadaşımız. Mesela bir arkadaşımızın kullandığı klavye buna uygun olmadığı için mecburen böyle yazıyormuş. Bu tip durumlar olabilir. Herkes bir anda yazma hevesiyle veya dikkatsizlikle hatalar yapabilir. Bunlar normal şeyler. Rahatsız edici boyut ile dikkatsizlik arasındaki ince çizgiyi kaçırmamamız lazım. Ayrıca arka planda neler olduğunu, üyelerle neler konuşulup tartışıldığını bilmiyorsunuz. Buraya gelip “Efendim biz Mahmut adlı arkadaşla bu sorunu hallettik,” diyemeyiz takdir edersin ki. :slight_smile:


(Ahmet Boyraz) #2122

Dostlar hangi kitapları okumuş acaba derken, yine bir tartışma duvarına tosladık. :smiley: :smiley:


(∆) #2123

Sonsuzluğun Sonu

Bilimkurgu seven herkesin bu kitaba bayılacağını düşünüyorum.Beklenmedik olaylar, yok artık dedirten süprizler, tamam artık her şey ortaya çıktı kitap durağanlaştı diye düşünürken yazarın seni ters köşeye düşürmesi, sahiden usta işi.

Tolkien, K. Le Guin gibi yazarların kitaplarını okurken bir ustanın eserini okuduğunu hisseder ya insan işte bu kitap da aynı öyle, Asimov gerçek bir dahi ve bunu okuyucusuna hissettiriyor.

Kitap mükemmel bir kurguya sahip.Merak hiç bitmiyor, son sayfaya kadar acaba şimdi ne olacak diye düşünüp duruyor insan.Ayrıca hikayede aşk, kişisel ihtiraslar ve bunların yanı sıra zaman yolculuğu gibi temaların işlenmesi kitabı zenginleştiriyor.Okurken hiç sıkılmadım ve çok kısa bir sürede bitirdim.

Asimov’un okuduğum ilk kitabıydı ama son olmayacağına eminim.

Goodreads puanım 5/5


(Doğan) #2124

Aramızdaki En Kısa Mesafe Barış Bıçakçı

Sakin durgun güzel bir anlatımı var. Ahmet Büke’ye benziyor biraz ama Barış Bıçakçı daha temiz, sade şekilde anlatıyor öykülerini. Seviyorum bu tarz yazanları, bizde ne güzel öykücüler var daha diye düşündürüyor. Hoş, öykü-kısa roman tarzı bir kitap bu.

Aramızda İsahag Uygur Eskiciyan okuyan var mı? Tavsiye eder mi?


#2125

Tavsiye ederim. Yalnız Barış Bıçakçı tarzına benzer bir tarzla karşılaşmayacaksınız. Çok farklılar.


(Doğan) #2126

Teşekkür ederim, blogunuz güzel bir kaynak oldu benim için. :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #2127

Jules Verne - Karpatlar Şatosu

Son zamanlarda yoğunluktan arta kalan zamanlarda okumaya çalışıyorum. Hikaye güzel başladı. Merak uyandırıcı devam ediyor ama bir sorun var… Her satırda virgül var! Noktalar unutulmuş resmen. Her yer virgülle doldurulmuş. Bir değil, iki değil, üç değil bazen dört-beş adet satırlarda virgül var. Bu kimin başının altından çıkmışsa ona diyecek sözlerimi kendime saklıyorum. Bu beni ciddi anlamda rahatsız etti. Bir de kesme işaretleri var ki başı var, sonu yok. :rofl: Hadi diyelim ingilizce metine göre virgül koydunuz. Ey insafsızlar! Ey her kimseniz! Yahu bari azıcık “Virgül nedir? Nerelerde kullanılır?” diye bir baksaydınız. Virgül humması oldum resmen. :persevere::persevere: İnşallah okuyabileceğim. :smiley:


(Aslı Dağlı) #2128

Demir Druid Günlükleri serisinin ilk kitabı olan Takipçi’yi okudum.

Kitap açıkçası “geyik” ve mitolojili havasıyla bana istediğimi gani gani verdi. Son zamanlarda biraz odaklanma sorunu yaşadığımdan fantastik dünyalardan ödün vermeden kafamı dinlendirecek ve beni eğlendirecek bir kitap arıyordum. Hedefi on ikiden vurmuşum.

Kendimce bu seriyi eğlenceli olmasının yanı sıra eğitici de buldum. Zira Yunan, Roma, İskandinav ve Hint mitolojilerinde fena olmasam da Kelt mitolojisi konusunda zır cahilim. Bu serinin özü de Kelt mitolojisine dayandığından epey eğitici oluyor benim için. Bilhassa Ölümsüz Nicholas Flamel’in Sırları serisinin ilk kitabının üzerine okuduğumdan adım adım da olsa kafamda bir şeylerin şekillendiğini hissediyorum.

Seride temel olarak iki bin yaşındaki bir Druid’in (ki kendisi aynı zamanda dünyadaki son Druid’dir) maceralarını okuyoruz. İlk kitap tepeden tırnağa Kelt’ti. Dün ikinci kitabın 100 sayfasını filan okudum; bu kitapta da cadılığa ve İskandinav mitolojisine kaymaca var. Doğruyu söylemek gerekirse kitabı elimden bırakmayı pek istemiyorum. Tam bir havuz başı fantastiği.

Düzenleme: İki cümlemi hiç eden klavyemin neden olduğu anlatım bozukluğumdan ötürü üzgünüm. Pis klavye. :expressionless:


(Mustafa Utku GÖKER) #2129

Ben de birinci kitabı bitirdim bugün. Sayenizde bütün seti bedavadan biraz pahalıya almıştım. Çok eğlendim. Tavsiye ederim.


(Aslı Dağlı) #2130

Eger siz de benim gibi ilk 6 kitabi aldiysaniz 7, 8 ve 9’uncu kitaplar da 27.90’a dusmus okuoku’da.