Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Yasin) #2357

Film kitaptan uyarlanmış. Ben daha izlemedim ama izleyeceğim.


(Kadir) #2358

Kral Lear bitti. Shakespeare’in okuduğum 11. eseri oldu ve bu eserle birlikte Shakespeare’in 4 büyük tragedyasını(Hamlet, King Lear, Othello, Macbeth) da okumayı tamamladım.

King Lear okuduğum en trajik ve kanlı Shakespeare eseriydi. Diğerlerine göre daha karmaşık bir yapısı olduğu için oyunu takip etmeyi biraz zorlaştırıyordu, bu yüzden birkaç kez ara verip okudum. Sonuç olarak eseri sevdim ama en sevdiğim Shakespeare eseri (Hamlet) olmayı başaramasa da 2. sıraya yerleşti.

Oyunun karmaşık yapısı dolayısıyla okumaktansa, izlemeye daha yatkın bir eser. Sahnede izleseydim bu eserden daha da fazla hoşlanabilirdim aynısı Macbeth için de geçerli, malesef yazarın hiçbir oyununu izlemek nasip olmadı.

Çevirisi çok iyiydi ama çevirmen notları kitabın arkasına konulacağı yerde, sayfa altında gösterilseydi daha iyi olurdu.


(Ismail Turhan) #2359

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları sponsorluğunda, yeni bir kitap önerisiyle karşınızdayım😊 (Bu aralar yayınevinin Türk Edebiyatı Klasikleri ve Modern Klasiklerini dönüşümlü okuyorum da.)
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın seriden okuduğum üçüncü kitabı Efsuncu Baba. Diğerleri gibi bunu da sevdim. Gülme garantili, kolay okunur bir kitap. Hüseyin Rahmi Gürpınar kitaplarında en hoşuma giden şey dönemle ilgili izlenim edinmek. Evet, Hüseyin Rahmi Gürpınar, güldürürken düşündürmüyor belki ama güldürürken öğretiyor. “Hoygoygoyculuğa çıkan torbalı körler gibi…” Goygoyculuk yaygın kullanılan bir sözcük ama kökeninin buradan geldiğini bilmiyordum örneğin. Eskiden dilenciler toplu halde dilenirken içlerinden biri maniler söylerler arada hep beraber “Hoy goygoy canım” diye ağlaşırlarmış.


#2360

Yerdeniz Büyücüsü/Ursula K. Le Guın
Sürgün gezegeninde aradığımı pek bulamamıştım.Devam eden serilerim olduğu halde merak edip başladım.Sürgün gezegeninden sonra abartılan bir seri mi acaba diyordum.
Seriye başlayıncada çok yanlış düşündümü farkettim.Seri 6 kitaptan oluşuyor ve yerdenizde büyücü olan çevik atmacanın maceraları anlatılıyor.Aslinda maceraları okuyorken bir çocuğun büyürken duygularınada tanık oluyoruz.Yazar ara ara hayatla ilgili çıkarımlarını alt metinlerde veriyor.Kitabın kendine ait mükemmel bir havası var.Bu kadar beğendiğim çok nadir seriler vardır.Fantastik sever arkadaşlar bence mutlaka bir şans vermeli.İlk üç kitabı okudum ama diğer üç kitabında en az bu kadar guzel olduğunu düşünüyorum.


(Hüseyin gök) #2361

Uzun süre Asimov kitabı çıkmayacağını düşünerek 4 kitaplık Rama serisine başladım.Başlangıcı bu kadar etkili çok az Bilim kurgu kitabı vardır heralde dedim.Şimdilik daha çeyreğinde olsam bile muhteşem bir seriye başladığımı düşünüyorum.Çeviri muazzam derecede anlaşılır Ümit kayalıoğlu’nu tebrik etmek gerek Bilimkurgu kitaplarına zor adepte olmama rağmen akıcı bir anlatımı ve iyi bir çeviri ile karşımıza güzel bir eser çıkmış.İnş.yakın zamanda İthaki yayınları @irbis tekrar baskısını yaparlar.:slight_smile:


#2362

Yakın gözlüğümü alınca Frank Schatzing - Sürü kitabına başladım. Çünkü kitabın puntoları karınca duası gibi ve 850 sayfa. Normal bir punto ile 1000 sayfayı rahat rahat geçermiş. Bu ayın ortalarına kadar okurum diye tahmin ediyorum. Henüz 100 küsür sayfa okudum. Bitince burayı alıntılayıp birşeyler yazarım.


#2363

Ben çok sevmistim kitabı.


(saitama) #2364

Kitabı alırken matematikte kullandığımız tüm sembollerin kısa kısa tarihlerini öğreneceğimi umuyordum. Bu yönüyle beklediğimi bulamadım.
Kitap ilk olarak günümüzde kullanılan rakamların bugünlere nasıl ulaştığını genişçe anlatmış. Ayrıca eski uygarlıkların, çinlilerin kullandıkları rakamlar ve sayı sistemleri de verilmiş, bu sembolleri kullanmayı rahatlıkla öğrenebilirsiniz. :slight_smile:
Ardından cebirin nasıl ortaya çıktığını da uzun uzun anlatmış. Tabii cebiri anlatmış derken cebirde kullanılan sembol ve gösterimlerin günümüze nasıl ulaştığını detaylıca anlatmış dersem daha doğru olur.
Yazar ayrıca sembollerin zihinle olan ilişkisini de açık açık anlatmayı ihmal etmemiş.

Kitapta tam olarak beklediğimi bulamadım lakin okuduğuma pişman değilim, keyif vericiydi.


(Tansel Diplikaya) #2365

Arthur C. Clarke en sevdiğim bilim kurgu yazarıdır. Rama serisi baştan sona çok güzel. 2. Kitaptan sonrasını Gentry Lee ile yazdığı için anlatım tarzı değişiyor ama kötü anlamda değil.


(Hüseyin gök) #2366

Yorumunuz daha çok hevesimi arttırdı teşekkürler:) yazım tarzı aynı veya daha iyi devam ediyor ise çok iyi çünkü 3 ve 4 tuğla gibi biraz beni korkutmuştu:)


(Tansel Diplikaya) #2367

Karakter betimlemeleri ve hislerine daha çok yer verilmiş, bu sayede karakterlerin seçimleri daha anlaşılır oluyor. Benimde gözüme çok gelmişti ama başlayınca nasıl bittiğini anlayamadım. :grin:


#2368

Vakıf - Isaac Asimov

Öneri üstüne almıştım ama konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Çok ‘bilimkurgu bilimkurgu’ olacağını sanmıştım ama bambaşkaymış. Bu yüzden başlarında kitabı anlamaya çalıştım ve ortalardan sonraysa bayıla bayıla okudum bitirdim. Diğerleri de elimde vakit kaybetmeden devam etmek niyetindeyim. Kitabın yapısı, bölüm bölüm oluşu puntosu vesairesiyle zaten çok hızlı okunduğunu düşünüyorum. En sonlarında kazandığı ekstra akıcılıkla da uçuyorsunuz.


(Hüseyin gök) #2369

Hocam ben ilk bölümü izledim çok keyif aldım.Dediğin gibi kitap her zaman daha iyidir.


(Hüseyin gök) #2370

En beğendiğim şey ise Asimov’da her bölümün son sayfası o kadar heyacanlı ve güzel oluyor ki o üslubu başka yazarın verebilecegini düşünmüyorum.Vakıf’ın şuan üç kitabı tekrar baskı yaptı İthaki tarafından onlardan sonra istersen tamamlanmış Galaktik İmparatorluk serisi var,Vakıf kadar olmasada (çok çok) güzel bir seri.


#2371

Duymuştum onları da. Teşekkür ederim bilgi verdiğin için. Şu an okumayı düşünmüyorum hemen arkasından ama ileride alır okurum muhtemelen. İnsan bir evrenin içine girince bırakmak istemiyor. Galiba onlar da aslında Vakıf öncesini anlatıyor.


(Hüseyin gök) #2372

Vakıf öncesi değilde Trantor ve diğer büyük güçlerin nasıl oluştuğunu ve önceki dönemde olan münakaşalarını anlatıyor.Uzay akımların da Trantor ve sark gezegini arasında ki casus ve egemenlik oyunu ele alınmıştı ama sonu beni bu sefer mutlu etti.


#2373

3.Bölüm yani 63. sayfadan sonra 3 günde yalnızca bir bölüm -34 sayfa kadar- okuyabildim. Çok içerik var, çok fazla dip not ve açıklama var, editörlük gördüğü belli kitabın. Benim tahminim şu:

Bence cümleler uzun ve karmaşık olduğundan bir noktada çevirmen yorulmuş ve cümleyi çevirip belki bir kez okuyup geçmiş. Tuhaf kurgunun da garip yapısıyla bu cümleleri normal görmüş. Çünkü sayfalar ilerledikçe çok eğreti cümlelerle karşılaşmaya başladım ama bazı güzel çevrilmiş cümlelerin de anlam bakımından zayıf ve hatta yer yer içlerinin dolu olmayışı tamamen yazarın gevelemesi bunu da ekleyeyim. Öyle cümleler, paragraflar da çokça var.

Aynı şekilde editör de böylesi çok fazla yabancı ve özel içerik olan kitabı düzeltirken yorulmuş hissiyatı verdi. Belki de kitapla debelenirken ben yoruldum da bunu onlara mı addediyorum bilmem.

Kelime-harf hatası çok değil zaten. İlk okuyuşta anlaşılmayan kısa cümleler bana bu bahsettiğim yorgunluğu hissettirdi.

“Göçmüş olduklarını düşündükleri kişileri bilenler, onlarla geçen zamanlarını anlattılar.” s.88

:eyes: Dönüp tekrar okumam gerekti mesela burada. Sanki diğer şeyler yetmiyormuş gibi cümleler de akıcılığı mahvediyor yer yer. (Akıcılık dedim ama öyle bir şey yok kitapta, yanlış anlaşılmasın.)

Yukarıda belirttiğim bir de eserler durumu var ki böylesine akıcılığı(!) katleden başka bir şey daha bilmem. Dipnot neyse de, bir sürü Fransızca özel terim, eser adı… vs. Tam zaten yavaş olan okuma hızımı bulmuşken çat değişik bir kelime, sonra dipnot, dipnot yok mu o zaman bölüm bitsin arka sayfadan bakarız, o da mı açıklayıcı değil peki yukarıda vermiş olduğum linkten bakayım. Bu nedir ya!

Kitabı bitirip son yorum atmak istemiştim ama zorlamadan elime başka bir kitap alıp bunu arkada minik minik tüketme planım var. Muhabbeti geçmediği sürece bu kitap hakkında daha fazla yazmam, süreci beni böylesine baltalamışken isterse en harika finale sahip olsun. Mieville romanları arasında açık ara en sevmediğim bu oldu.


#2374

ŞE7T4N - JOE HİLL

Bazı insanlar düşüncelerini, hayal dünyalarını gerçek kılıyorlar ve bir anlamda düşünce evrenlerini gerçek evrene yerleştiriyorlar. Bu insanlardan bazıları Şe7T4N plakalı adam gibileri bunu çarpık mantıkları nedeniyle kötülük için kullanıyorlar.

Hikaye ilginç, anlatımı etkili bir kitap Şe7T4N. Joe Hill’in okuduğum ikinci kitabı ve Stephen King ne yazarsa okurum düşüncem oğlu Joe Hill için de okuduğum bu ikinci kitabıyla benim için netleşti.

İsmini yaramazlar listesine yazdıran herkese bedava Noelistan bileti Joe Hill’den. :slight_smile:


(fatih çetin) #2375

Abi 150. sayfaya geldim. Bu kitabı zorla tamamlatacaksın bana. :slight_smile:


#2376

Tam yerindesin aslında bundan sonra olay akışı hızlanıyor :slight_smile: