Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Aslı Dağlı) #2700

Hep gecenin bir yarisinda, uyumadan once forumu okurken geliyor aklima. Her defasinda yarin yazarim diyorum. Her defasinda unutuyorum. Yarin en azindan birini yazsam keske. :pensive:


(Berfin) #2701

Aslı Hanım incelemelerinizi merakla beklemekteyim. Hatırlatayım dedim :blush:


(Muhammet Topcu) #2702

Bir de bir vlog vardı çevirmenlikle alakalı, ne oldu o? :smile:


(Aslı Dağlı) #2703

Ya benim kalbim bozuldu durduk yere. Gectigimiz iki hafta hep acilerde, hastanelerde gecti. Simdi iyiyim ama haliyle video biraz otelendi.

Bugun bir tane yazacagim. En azindan ikiye dusureyim:)))


(Muhammet Topcu) #2704

Ötelensin canım o halde, sizden kıymetli değil ya. Geçmiş olsun. Ama darlarım yine, çok bekletmeyin.


(Hüseyin gök) #2705

Bugun hepsini bitirebildim ve çok güzel bir eser olduğunu gördüm Kara kulenin.Altın kitaplar ne yazık ki bu eseri eksik baskıda bırakmış.6-7 tane daha cilt olmasına rağmen onları basmamış.Çizgi romanlar 5 cilt’e kadar silahşörlerin şehri olan gilead’ın yavaş yavaş içerden ve dışardan saldırıya uğramasını ele almış.6 ciltte ise son silahşör olan Roland Deschain’in kara kule’yi aramasını ele alıyor.Tabi 6.cı kitapla seri bitmiyor.Seri bundan sonra tam manası ile fantastik ve mistik bir havaya bürünüyorken ne yazıkkı devam kitaplarının Türkçeye çıkmaması ile kursağımızda kalıyor.:frowning:


(Hiçliğin bekçisi…) #2706

Napsak “İmece” diye bir yayınevi mi kursak? :smiley: Bir fon hesabı yaparak el birliği ile artık bağışlarla filan :smiley: Bazen ciddi ciddi bu işi düşünmüyor değilim. Şöyle gökten biraz para düşse ilk girişeceğim iş bu olurdu. :smiley:


(Hüseyin gök) #2707

Hahaha :slight_smile: valla bu gidişle bence bunu yapmak mantıklı geliyor.Bizim ülkenin yayınevlerini anlamak çok zor.Bir işe başlıyorsun bari tamamla.%90 bütün yayınevleri her zaman serileri yarıda kesiyor anlamadım gitti


(Hiçliğin bekçisi…) #2708

Kağıt Ev - Carlos Maria Dominguez

Çeviri ve edisyon konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmadım. İkisi de gayet güzeldi fakat illüstrasyon konusunda aynı şeyleri düşünmüyorum. Kitabın aslında da acaba resimler böyle miydi bilmiyorum ama sayfa arasındaki illüstrasyonlar biraz bulanık ve ufacıktı. Pek de hoşuma gitmedi. Hikayeye bir katkısı var mı bunu düşünmek gerek. Bana biraz fazla sürrealist geldiler.

Kısaca konusuna değineyim. Üniversitede eğitim veren bir öğretmenin ölümüyle başlıyor kitap. Onun ölümündeki giz perdesini aralamak ise başka bir meslektaşına kalıyor. Aslında kalmıyor ama postayla gelen bir kitap onu meraklandırıyor ve kendisini istemsizce o kitabı geri iade etmekle görevlendiriyor. Böyle olunca da başka başka kitap koleksiyoncularına düşüyor yolu. Böylece kitap biriktirmeyi sevenlerin de farklı türleri ile karşılaşıyoruz.

Kitapta dikkatimi çeken ve bana üst üste gelmesinden dolayı tuhaf görünen bir nokta ise Tanizaki’nin “Gölgeye Övgü” kitabında bahsettiği noktaya Dominguez’in de değinmesi. Tabi Tanizaki kadar derinlemesine konuyu ele almasa da bu konuya değiniyor. Tabii bunun da bazı tehlikeleri var…

Başka kitaplara da göndermeler yaptığı için belki farklı bir yazar veya kitap keşfedebilir ya da zaten aklınızda olan bir yazar ise belki daha çok merak edip öncelik verebilirsiniz. Benim özellikle Conrad konusunda merakım kabardı. Daha önce okuma fırsatım olmamıştı mesela bu yazarı. Elimde birkaç kitabı vardı. Bakmayı düşünüyorum. Diğer açıdan ben hikayeyi sevdim. Kendine has bir dokusu ve merak uyandırıcılığı vardı. İpin ucunu kaçırınca neler olacağını gösteren bir yanı da vardı. Burada bahsettiğimiz kitaplıklar veya kitaplar on sekiz bin adetten filan oluşuyor arkadaşlar. Hatta daha fazla… Kitap seksen dokuz sayfa ve fiyat açısından da uygun olduğu için birkaç saatte okunacak sonrasında da damağınızda hoş bir tat bırakacak bir eser. Şans verilebilir.

Bu arada kitapta benim dikkatimi çeken bir nokta vardı o da patikalardı. Gerçekten o noktada bir kal geldi. Yok artık, dedim kendi kendime. :smiley:

Sevgili @alper 'e kitabı önerme nedenim de -artık okuduğuna göre- kitaplarını yığmasından dolayı kitaptaki karakterle ister istemez bağ kurmam. :smiley: Başka bir sebebi yok. Umarım kendisi de kitabı inceler. (Kesinlikle emrivaki yapmıyorum. :smiley: )

Puan: 6/10

Yaşamak - Yu Hua

Pek sevgili @Ufuk 'nin aylar önce bana bahsettiği fakat benim ancak alabildiğim ve okuyabildiğim bir kitap. Kendisine, benim kahırlardan kahırlara sürüklenmeme ve yüreğimin dağlanmasına vesile olduğu için esefle teşekkür ederim. :smirk: Kesinlikle ama kesinlikle kınamıyorum.

Çeviri, edisyon konusunda diyecek bir şey yok. Gayet sorunsuzdu.

Kitabın konusuna aslında değinmek pek de istemem ama yapacağım. Eğer taş bir kalbiniz yoksa bu kitabın sizi etkilememesi imkansız neredeyse. İlk olarak burada şiddetli tavsiye edip yazımın sonunda yine şiddetle, tehditle ve hatta büyüyle yeniden tavsiye edeceğim. (Yo, hayır benim gibi sizin de yüreğiniz parçalansın diye değil. Kesinlikle değil hem de… Galiba mı ki acaba, belki, sanki, olabilir, asla!.. :sweat_smile:)

Köy köy, kasaba kasaba gezen bir adamın bir gün Fugui denilen bir adama rastlaması ve onun hayat hikayesini dinlemesiyle başlıyor kitap. Bu gezgin adamın da kendine edindiği görev bu arkadaşlar. İnsanların hikayelerini dinlemek. Başlarda yer yer komik başlıyor hikaye fakat sonra bir lanet gibi kara bulutlar çökmeye başlıyor. Fugui’nin umursamaz, acımasız tavrı sizi rahatsız ediyor. Sinirlenip “Neden birisi şunun kafasına odunla gömşürmüyor ki?” diyorsunuz. Gerçekten dayağı hak ediyor. Hatta bırakın dayağı neyse… Fakat onun gençliğindeki bu tavırları, seçimleri, yapamadıkları başta kendisiyle birlikte tüm ailesini bir çıkmaza sürüklüyor.

Kitapta beni etkileyen tam dört kişi olmuştu. Onların durumları beni öyle kahretti ki boğazım düğümlendi. Uykum kaçtı. Hayatım boyunca sanırım unutamayacağım bir eser oldu. Diğer açıdan Çin savaş tarihine de değindiği için güzeldi bana kalırsa. Ben pek savaş sevmediğimden ve tarih alanında biraz zor anladığımdan tıkandığım noktalar oldu ama bunlar ufak tefek noktalardı. Muhtemelen benim araştırmacı tarafım yüzünden böyle zorlandım. :smiley:

Okurken kendi hayatınızı da gözden geçirmenize neden olacak bir eser. Bu iki yüz beş sayfalık nadide eseri ve yazarı şiddetle, büyüyle, kahırla, aklınıza gelebilecek her türlü baskıyla tavsiye ediyorum. Eseri okurken ikilemde kaldığım en önemli nokta ise “Bu yaşananlar gerçek mi?” sorusunun kafamda bas bas bağırmasıydı. Bu konuda bir bilgi yok. Yani yaşananlar bir kurgu ama öyle gerçekti ki bu da yazarın başarılı olduğunun kanıtıdır benim için. Resmen Çin topraklarında gezdim, Fugui oldum kendime sövdüm, savaşa katıldım, bir anne oldum ve öldüm. Gerçekten çok ağırdı bize yaşattıkları. Son noktaya gelene kadar kendime hep “Tamam,” dedim “tamam bu son nokta artık.” ama yazara bu noktada sinirlendim. Benim sanırım bir noktada yüreğimin dayanamayacağı şeyleri yazmış. Ben bir noktada mutlaka iyimser yaklaşırdım. Dayanamazdım ama yazar bize acımamış. Beynim hâlâ gerçek bunlar diyor. Aksine kendimi ikna edemiyorum…

Puan: 9.5 /10

Şimdilik benden bu kadar. Yoruldum yahu… :sweat_smile:

@Ufuk Şaka bir yana teşekkür ederim. Güzel bir öneriydi.:vulcan_salute:


#2709

Rica ederim benim için bir zevkti :innocent: Yani üzülmen değil yanlış anlama :slight_smile:

Sonraki kitaplarda görüşmek üzere :wave:

@alper’de okusun zaten ben bunu yazıp sen beğenene kadar okumuş olur :joy:


#2710

Eksen - Robert Charles Wilson

Dönüş üçlemesinin ikinci kitabı Eksen’de hikaye yeni karakterler, yeni dünya ve önceki gizemlerin üzerinde yeni gizemlerle devam ediyor. Asıl merak edilen “şey” ile ilgili ise ilk kitapta olan arayış yeni dünyada devam ediyor ve gizemini koruyor.

Daha fazla ayrıntı yazmak istemiyorum çünkü birkaç cümle bile sadece 2. Kitap Eksen için değil ilk kitap Dönüş için de sürpriz bozan olacak.

Hikaye ilk bölümlerde oldukça yavaş ilerliyor. Dönüş’te ortaya çıkan sorulara bir yanıt verilmiyor oluşu ve bu cevapsız soruların üzerine yeni soruların ortaya çıkması bana tüm cevapların 3. Kitaba saklandığı ve Eksen’in bir ara kitap veya geçiş kitabı olduğunu düşündürdü.




@Agape Kağıt Ev ile ilgili bana denilecek bir şey kalmamış,Bu kitaptan bir karakter olacak olsaydım evet kolleksiyoncu Delgoda olmak yerine Carlos olmayı tercih ederdim.


#2711

Yine gözlüklerimi yanıma almayı unutmuşum,:slight_smile: mesajın tamamını okuyamadım. Alıntı yaptığım cümleyi Girdap’ı okuduktan sonra okuyacağım.


(Hiçliğin bekçisi…) #2712

Ama doğru söylüyor. Gözlükleri bul bir an önce. :smiley:


#2713

Dönüş serisinin 3. kitabı Girdap’ı okumadan bulmam :slight_smile:


#2714

Eksen bitti mi? Bende Dönüş’e başladım bugün, yarıladım ama öyle pek bir şey yok şimdiye kadar :smirk:


(Hiçliğin bekçisi…) #2715

Tamam canım Girdap dediğin nedir ki? İki saat mi? Üç mü? Hadi beş olsun… :smiley: Sen yeter ki bul.:wink:


#2716

@Agape Dönüş üçlemesini sana da tavsiye ederim.

Okuyan olacak, gazı kaçacak diye yazamıyorum ama bir kere yazarın betimlemeleri çok iyi, ne diyorsa ne anlatıyorsa kafamızda canlanıyor.

Bilimkurgu bugün ve gelecek için olması muhtemel olgulardan spekülasyon yapıyorsa ve bunu bir mantık içerisinde fantastik yolculuklara çıkmadan, muhtemel geleceğin bilimi ile yapıyorsa bence o hikaye çok iyidir.

Bir bilimkurgu hikayesinden bence macera romanı ya da gizem beklememek lazım (gerçi bir çok bilimkurgu da var bu, ama olması şart değil anlamında söylüyorum) bence bilimkurgu hikayelerinin çarpıcılığı ve okuru etkilemesi yaşadığımız gerçekliğin içerisindeki bazı gerçekliklerden hareketle yaratılan olası spekülasyonlar.

Gerçi sen başlamışsın @Ufuk okumaya ama olsun ben yine de tekrar tavsiye edeyim seriyi :slight_smile:


#2717

Yok okurum zaten öyle kötü değil, güzel de gidiyor ama biraz fazla farklı konulara girmiş gibi geldi. Bir türlü beklediğim noktaya gelemedik. Hani bazı kısımları hiç okumadan devam etse biri şu ana kadar gördüğüm kadarıyla çok da sorun yaşamaz :slight_smile:

Bazı kısımlar ilerisi için altyapı kuruyor gibi ama bazı yerlerde gerçekten çok uzamış.


(Hiçliğin bekçisi…) #2718

Bitmiş bir seri olmasından dolayı merakımı cezbetmedi diyemem ama bilimkurgu okuma konusunda kağnı ile yarışırım. :smiley: Daha BKK’'ye bile doğru dürüst el atamadım. Bir fırsat bulursam almayı planlıyorum ben de. Dursun üç-dört seneye okurum. :stuck_out_tongue_closed_eyes:

Düzenleme Notu: Şu an @Ufuk yüzünden okuyacak kitap seçemiyorum. Yaşamak beni üzdü. Bu sebeple kafamı dağıtacak bir şey peşindeyim. Yaklaşık yirmi dakikadır yanımdaki her kitaptan 10-15 sayfa okudum ama sarmadı. :sweat_smile:


#2719

Aslı ablacığım inceleme yazacakmişsin.Hatırlatın demişsin.

Not:Aklıma ne geldi benden Barut Büyücüsü başlığında düzenleme yapmamı istemiştiniz. Be tamamen unutmuşum o işi. Size söz yarın başlıği düzenleyip daha kullanışlı bir hale getireceğim.

Düzenleme: Başlığı düzenledim. Yazarın ismi çevirmen gibi künye bilgisi ekledim.