Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Ahmet Boyraz) #3032

Herhangi bir okuma sırası yok. Yazarı tanımanız açısından okuyabileceğiniz daha anlaşılır kitaplar var. :slight_smile:


#3033

PKD okuyamadığım bir yazar. Bütün önerilere açığım :smile:


(Ahmet Boyraz) #3034

O zaman okumaya PKD Toplu öykülerle başlamanızı öneririm. :smiley:


#3035

Ölüm Labirenti’de olur. Vulcan’ın Çekici’de olur. Ben de aksine öyküleriyle başlamamanızı öneririm. Mesela Elektrikli Düşler kitabı öykü kitabı ama ben çok sevmeme rağmen bazı öykülerini bir türlü okuyamadım. Hemde @SJack bahsettiği Toplu Öyküler kitapları hacimli ve diğer kitaplarına göre pahalı, sevmeme olasılığınıza göre yazdığım bu romanlar daha iyi seçim olacaktır. Tercih sizin :slight_smile:


(Ahmet Boyraz) #3036

Bilemiyorum. Belki de ben kısa kısa öykülerden oluşan kitapları seviyorumdur. Ama roman da okuyorum severek. :smiley: :smiley: Kararı yüzük taşıyıcı… Kararı arkadaşların kendileri verir artık.


#3037

Elektrikli Düşleri okuduysan Electric Dreams dizisini izlemeni öneririm. Öykülerin uyarlanmış halleri :slight_smile:


(Ahmet Boyraz) #3038

Okudum dersem yalan söylemiş olurum. Kitabı okumak için açtığımda tüm öykülerini PKD Toplu Öykülerde okumuş olduğumu anladım. O yüzden tekrar okumadım.

Dizisini ise ilk bölümü izliyordum ki araya başka şeyler girince unuttum. Ama yakın zamanda izleyebilirim.


#3039

O zaman Bay Uzay Gemisinden başlamak uygun olur :sweat_smile:


#3040

Elizabeth Kolbert - Altıncı Yok Oluş’u okuyorum.

Yüz milyonlarca yıl önce yaşanmış olan ve dünya üzerindeki canlı türlerinin çok büyük bir kısmını yok etmiş büyük yok oluşları irdeleyen bir kitap. Yok oluş nedir? Türler nasıl yok olur? Bilim insanları bu yok oluşları nasıl farketmiş, nasıl yorumlamış ve adlandırmış? An itibarı ile büyük bir yok oluşun içinde olabilir miyiz? gibi sorulara açıklık getiriyor.

Anlatımı sade, anlaşılabilir ve eğlenceli. Yazar bir yandan bilgi verirken bir yandan kendi gözlemlerine ve bilim insanları ile yaptığı konuşmalara yer vermiş. 18.yy’dan itibaren yaşamış olan bir çok bilim insanının görüşlerine, bakış açılarına ve aralarındaki ilişkiyede değinmiş. Umduğumdan daha keyifli bir kitap ile karşılaştım. Örnek bir sayfasını ekliyorum.


(Lanfear ) #3041

Teftiş-Josh Mslerman
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Diğer kitapları tür olarak korku ve gerilim ama yazar bu sefer farklı bir şey denemiş ve bir bilimkurgu yazmış. Bu yüzden diğer kitaplarıyla özellikle kafesle kıyaslamadan okudum ve oldukça beğendim. Çok yaratıcı bir konusu ve akıcı bir dili var. Sadece sonunun biraz aceleye geldiğini ve basit geçildiğini düşünüyorum.

Spoiler

-Eşcinsellik konusu hiç gündeme getirilmemiş. Ama çocukların birbirleriyle yakınlaşması gibi bir olasılık da var ve bu yok sayılmış.
-Kuleler dışardan hiçbir yardım almadan yaşamak için tasarlanmış yani her kulede yaklaşık 40-50 tane çalışan olması gerek. 50 tane 12 yaşındaki çocuk en az 80-90 tane yetişkini nasıl öldürebildi? İsyan kısmı çok basit geçilmiş halbuki en önemli kısım burasıydı. Bence kitabın tek eksik yönü sonu.


(Hiçliğin bekçisi…) #3042

Bildiğim kadarıyla o kadar yetişkin yoktu. Taş çatlasa 15 kişi filandılar.


#3043

Bir şey denedim. Bu sorunlarla ilgili bildirim sana mı gidiyor? :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #3044

Evet bana geliyor. :slight_smile:


#3045

Hmm tamam o zaman :joy: Şansımı denemiş oldum :joy:


#3046

Bilim Kurgu Öyküleri - Korkunun Bütün Sesleri

7 öyküden oluşan bir bilimkurgu derlemesi olan Korkunun Bütün Sesleri’ni kısa sürede keyif alarak okudum. İçindeki Lem’e ait olan öykü hariç diğer öyküler kısa sürede okunabilecek metinlerdi.

Öykülerden en beğendiğim Ballard’ın Bilinç Eşiğini Atlayan Adam adlı, tüketim çılğınlığı ile ilgili öyküydü. Ballard’ın daha önce Gökdelen isimli kitabını okuyup sıkılmıştım. Şimdi sorunu buldum, Ballard bu öyküyü de uzun şekilde yazsa gene aynı durumu yaşardım. Ben Ballard’ın konu olarak aldığı, toplumu çok yakından ilgilendiren sorunlardan bahseden yazılarını öykü şeklinde, kısa yazınca seviyormuşum :slight_smile: Gerçekten bu kadar kısa bir metinde çok güzel anlatmış durumu, çok sevdim.

Ray Bradbury’e ait Gülümseme isimli öykü ise aralarında dilini en beğendiğim, okuduktan sonra bende farklı bir tat bırakan öykü oldu. Değişik bir dili var yazarın, akıp gidiyor metin. En beğendiğim 2. öykü diyebilirim.

Harlon Ellison’un kitaba adını veren öyküsü okurken beni en çok etkileyen, psikolojik olarak çarpıcı bir öyküydü. Asimov ve Vonnegut’a ait öyküler de güzeldi. Lem’in Maske isimli öyküsü başlarda çok yavaş ilerledi, sonraki kısımlarda hikayeye dahil olmayı başarsam da sevemedim. Heinlein’in öyküsünü ise bu derlemeye neden eklediklerini anlamadım. Diğer öykülerin yanında çok başarısız buldum. Yazarın yazım hayatının ilk yıllarında yazmış olmasının payı da vardır elbette.

Öykü, derleme ve bilimkurgu seviyorsanız, tavsiye ederim.


(Lanfear ) #3047

Ama o kulelere dışardan yardım gelmiyor. Yani her ihtiyaçlarını içerde karşılamak zorundalar bu yüzden birsürü Personel olması gerek. Aşçı, bulaşıkçı,temizlikçi vs.


(Hiçliğin bekçisi…) #3048

Mantıken dediğin gibi olması gerekse de yazar personeli az tutmuş. Bunu da gizli bir proje olmasına bağlamış bence. Taş çatlasa 10-15 kişi vardı her bir bina için. Diğer açıdan ben caniliklerine daha çok şaştım. :slight_smile: 12 yaşındaki çocukların içinden psikopat ve acımasız katillerin çıkması bana daha garip geldi. Üstelik öldürme biçimleri ve bunu yadırgamamaları, daha da fazla istek duymaları daha korkutucuydu. Okuyucudan okuyucuya değişiyor demek ki kurcalayan noktalar. :slight_smile:


(Lanfear ) #3049

Beni bi orası rahatsız etti. Kule çok savunmasızdı. İsyan da çok kolay oldu. Çocukların canilikleri temel içgüdüyle açıklanabilir belki. Sineklerin Tanrı’sında olduğu gibi.


(Bahri Doğukan Şahin) #3050

Ballard’ın uzun metinlerini sevmeyip kısa öyküsünü beğendiysen sana 2 öykü derlemesini tavsiye edeyim: Yakın Geleceğin Mitosları ve Al Kumsallar. Böylelikle Black Mirror’ın ilham kaynağı yazarlardan olan Ballard’dan inanılmaz öyküler okumuş olursun.

Not: Baskıları yok ama Nadir’den bulunabiliyor.


#3051

Listeme aldım, teşekkürler.