Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz

Hepsi bi yerde tahammül edilebilir ama sayfalar kopunca insanın tadı kaçıyor. Eski kaliteyi mumla arıyoruz.

3 Likes

Son zamanlarda, İthaki’nin bastığı kitaplarla ilgili olarak gerek kağıt kalitesi, gerekse de yazım yanlışları gibi sorunlar sık sık dile getiriliyor. Umarız İthaki yetkilileri bu şikayetleri dikkate alır.

7 Likes

Ben son zamanlarda Öztürkçe’ye sonuna kadar bağlı kalan yazarları okuyorum ve nedense hepsinde dil yönünden bir… basitlik mi desem renksizlik mi desem karar veremedim ama bir şey var ve okuma zevkini bozuyor. Dili yabancı kelimelerden arındırmak istemelerini bir yere kadar anlayabiliyorum fakat bu da bir yere kadar gider. Önünde sonunda bazı kavramların ve nesnelerin Türkçe karşılıkları olmadığını, karşılığı olmayanlar için yeni sözcük türetmenin nafile olduğunu ve başka dillerden kelime almanın doğal olduğunu fark etmelerini isterdim. Bu tür yabancı kelimelerin sadece tarih türündeki romanlarda kullanılmasına gerek yok. Bence.

2 Likes

Tésekkürler alper (20 karakter zırvalığı)

Keşke daha önceden okusaymışım dediğim bir kitaptı. Özellikle son bölümdeki reklam imgelerinin irdelendiği kısım, sanata bakış açısından ziyade içinde bulunduğumuz sisteme dair çok vurucu önermeler içeriyor.

Şu an Dünyanın Ölçümü’nü okuyorum. Carl Friedrich Gauss ve Alexander von Humboldt’un hayatlarını ve yolculuklarını anlatan Tarihi Kurgu türünde bir roman. Beğenerek okumaktayım.

17 Likes

Ursula K. Le Guin - Güçler

Serinin son kitabında da önceki iki kitapta olduğu gibi bir çocuğun büyüme, hayatı sorgulama ve kendini bulma hikayesi okuyoruz.
Bu serideki hikâyelerde büyük kahramanlar yok, büyük savaşlar, tarihi değiştirecek olaylar da. Ama serideki olaylar öyle başarılı bir şekilde anlatılıyor ki bunların hiçbirinin eksikliğini hissetmedim.

Ursula öyle bir dil kullanıyor ki resmen olayların içinde kendimi buluyorum. Sanki çocukluğumdaki kış gecelerinde soba başında annemin anlattığı masallardan birindeyim.

Neden bilmiyorum ama Ursula’nın yazdığı her kitapta öyle bir hüzün var ki. Kelimelerin ne kadar etkili olabileceğinin göstergesi resmen yazdığı her kitap. Her kelimesi resmen iliklerinize işliyor.

Bugüne kadar hep merak ederdim; acaba bu son, bu zirve diyeceğim bir kitap okuyacak mıyım, diye. Belki öyle bir kitap yoktur ama kesinlikle Ursula öyle bir yazar. Son kitabını okuduğum an biliyorum ki artık hiç bir kitaptan yeterince haz alamicam. Hiç bir hikaye, onun hikayeleri gibi etkilemeyecek beni. Neyse ki daha okuyacağım kaç kitabı daha var ve onları uzun bir zamana yaymak istiyorum.

16 Likes

Konu olarak çok ilginç bir kitaptı. Özel isim bolluğundan ilk 100 sayfası biraz sancılı ilerliyor ama karakterleri tanıdıktan sonra geri kalanı gayet akıcı. Hinduizm ve Budizm konusunda bilgili birisi, Budizm’in doğuşundan ve Hindistan’ın dini yapısından esinlenmiş bu eserin daha ince noktalarını takdir edebilir. Benim gibi “sadece adını duydum” seviyesindeyseniz de endişelenmeyin, karakterleri hikaye ile birlikte tanıyoruz ve hikaye de bilim kurgudan ziyade fantastiğe daha yakın.
Dönemin birçok kitabı gibi karakter diyalogları dini metin resmiyetinde(sonuçta tanrılar) ama geri kalan kısımların dili oldukça süslü.

Özetle: dili zevkli, teması ilginç ve hem savaş sahnelerinin hem de uzun dini vaazların olduğu 300 sayfalık bir hikaye.

İthaki Yayınları’nın bilim kurgu klasikleri serisinde Türkçesi var.

14 Likes

Güçlere ben de bir ara başlamalıyım. Ama Sesler biraz canımı sıktı, biraz daha özel güç gösterisi görmeyi bekliyordum. Güçlerde böyle bir sahne var mı?

Sesler’den daha fazla yok.
Seride aslında pek Özel Güç’ün anlatılmadığını, genel olarak bir başkaldırı hikayesinin anlatıldığını düşünüyorum.

1 Like

Marifetler’de pek bir savaş savaş sahnesi yoktu ama gücünü kullananların hikayeleri bolca vardı.

1 Like

Evet öyleydi. Eskilerin hikâyeleri anlatılırdı. Güçlerde böyle bir şey yok. Ama demek istediğim seride genel olarak gücü kullananların hikayesi anlatılsa da asıl anlatılmak istenen, çocukların büyüme ve kendini bulma ve düzene karşı koymaları. Yani savaşlar kahramanlıklar bekleyerek okursanız, hayal kırıklığı yaşamanız olası.

2 Likes

Yeniden başladım Fırtınaışığı’na. Üçüncü kitap çıkana kadar tekrar bitiririm diye düşünüyorum ilk 2 kitabı.

7 Likes

Bu kapağa bakınca aklıma hilal ve yıldız geliyor, öyle olunca da evde uluyasım geliyor .

7 Likes

Huni takmayı unutma amam ha.:slight_smile:

3 Likes

Şu saatten sonra ocak dışısın :expressionless:

1 Like

Fablehaven1

Kitap: Fablehaven
Özgün Ad: Fablehaven
Yazar: Brandon Mull
Yayın: Pegasus Yayınları
Baskı: 2012 Haziran, 1. basım
Çeviri: Yelda Rasenfos
Sayfa: 352
Özgün Basım: 2006 Temmuz, ABD

Beş kitaplık Fablehaven dizisinin ilk kitabını okudum (hemen ardından ikinci kitaba geçeceğim). Akıcı bir biçimde okunabilen çok güzel bir masal. Evet bir çocuk kitabı ama büyükler de (tabi benim gibi içinde çocukluk kalmış olanlar) zevkle okuyabilir. Ben okurken çok keyif aldım… Ayrıca, çevirmen Yelda Rasenfos’un, çok temiz bir Türkçe kullandığını belirteyim.

Öykümüz Kendra ile kardeşi Seth’in tatile çıkan anne babaları tarafından, büyükbaba Stan’ın bir arazide bulunan konağına emanet edilmeleriyle başlıyor. Büyükbaba torunlarını yakındaki ormana girmemeleri konusunda uyarıyor. Çünkü ormanda büyülü yaratıklar bulunmaktadır (tabi büyükbaba bu yaratıklardan çocuklara söz etmiyor). Eh; serüvenin başlaması için birinin muzurluk yapıp ormana girmesi gerek ki bu kişi de Seth oluyor. Seth ormanda bir ağacın kovuğunda yaşlı bir kadına rastlıyor. Bu yaşlı kadın… Gerisini alın okuyun kardeşim… :sweat_smile:

Not: Kitabı öneren ve kitap hakkındaki düşüncelerini paylaşan @Asli_Dagli ile @Seli.nnn 'e teşekkür ederim.

İkinci Kitap
Üçüncü Kitap
Dördüncü Kitap

24 Likes

Elbette unutamazsın:kissing_smiling_eyes:

Demek ki fantastik bir eser, temiz bir Türkçeyle de çevrilebilirmiş…

1 Like

Murakami’nin Kumandan’ı Öldürmek kitabı da iyi bir Türkçe ile çevrilmişti.

1 Like

Şah ve Sultanı okuyorum. Önceden Türk edb. Küçümserdim. Son sınıfta gördüğüm edebiyat dersi özellikle Ahmet Hamdi Tanpınarın bir kitabında rüya gören karakterin uyandıktan sonra tarihin 2. Dünya savaşının başlangıç tarihi olmasi çok etkili oldu .

Neyse Şah Ve Sultani cok beğendim. Hadım edilmiş bir gencin Âskı ve sevgiyi sorgulamasi beni kitaba bağladi. Ikiz kardeşlerden birinin şahın diğerinin sultanın yanında olmasinida etkiledi.

Edit: okuldaki tüm öğretmenlerim bu kitabın ağır olduğunu söylüyordu ancak kitap hiç ağır degil.

6 Likes