Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(xxxxxxxxxxxx) #22

Neden yarıda bıraktın?! :worried:


#23

Kitabı okurken hastalanmıştım, o da üzerimde farklı bir ruh hali bıraktı. Şimdi kitaba elim gitmiyor. Garip gelebilir ama kitap hastalık halini hatırlatıyor bana :slight_smile:


(xxxxxxxxxxxx) #24

Böyle yapma, bir şans ver derim ben, emin ol pişman olmazsın. ^^


(Pilav Ye, Kadınlara İnan) #25

Aynı durum bende de var. Bir şekilde devam edemedim aklım onda ama hiç de baslayamiyorum. Üstelik çok da sevmiştim…


#26

Bende katılıyorum… Nedenini bilmediğim bir şekilde kitap yarim kaldı ve araya bir sürü kitap girdi… Bir ara başlarım dedim, hala diyorum :(:cry:


#27

Ondan eminim zaten, Rotfuss hazretlerimizin delicesine beğendiği bir seri nasıl olur da kötü olabilir ki zaten :smirk:


(xxxxxxxxxxxx) #28

Vallahi ben ertelemeyin derim, kitaplar kalın, epey de göz korkutuyorlar. Bu yüzden yapılacak en yanlış şey seriyi her gördüğünüzde “sonra okurum yeaaea” demek bence. O yüzden en kısa zamanda bir şans verin derim ben. :kr:


(Pilav Ye, Kadınlara İnan) #29

Bir de serinin yalnızca ilk kitabı var elimde, bu da önemli bir etmen sanırım ertelememde :smile:


(xxxxxxxxxxxx) #30

Ha ona bir şey diyemeyeceğim, ilk kitabı okurken ikinci kitabı, ikinciyi okurken de üçüncüyü temin edersen hiç sıkıntı kalmaz aslında. Ama benim de seri bende tam olarak yok diye başlamadığım bir iki kitap var, o yüzden ne desem boş… :sinir:


(nostaljik portakal 🍊 ) #31

Usta ile Margarita’yı okuyorum Bulgakov’dan. Mizahi dili, karakterlerin derinliği, bir yabancının hazırcevaplılığı, öteki karakterlerin dumur oluşu ve atmosfer yaratımıyla çok başarılı buldum. İçerdiği felsefe ve ağır metafizikle varoluşsal şeyleri kurgusal olarak gayet akıcı anlatıyor. Daha önce Köpek Kalbi’ni okumuştum. Aynı Dostoyevski okumak gibiydi. Bilimkurgu ve alternatif kurguda çok başarılı buluyorum.


#32

The Walking Dead’in çizgi romanlarına başladım. Okurken aklım çıkıyor, uzun zamandır kurgu okurken bunu yaşamamıştım, yaşasın :smiley: Aksiyondan ziyade karakterlere yoğunlaşmaları da büyük bir artı.


#33

İthaki’den özen beklemek, dünyanın daha iyi bir yer olacağını beklemek gibi bir şey diyeceğim ama birazcık ağır olacak. Zaman Çarkı’nın bilmem kaçıncı basımında bile aynı hatalara ısrarla devam edebiliyorlar, kapağına konseptine özendikleri Bilimkurgu Klasikleri’nde bile bir sürü hata bulunabiliyor. İlginçler.

  1. sayı civarında bırakmıştım, ama efsaneydi. Dizisini 8’e katlayacak kalitede çizgi romanlar.

Ben ne okuyorum? Neil Gaiman ve Al Sarantonio editörlüğünde hazırlanan Öyküler’i okuyordum, Palahniuk öyküsüne denk geldim, onu okuduktan sonra kitaptan soğudum, ara verdim. Halbuki daha önce hiç adını duymadığım yazarların harika öyküleri vardı kitapta, içlerinden yapışkan renkli zımbırtılarla işaretleyeceğim kadar güzelleri vardı. İşin kötüsü, “Hayran olduğum Neil Gaiman böyle bir öyküyü nasıl olmuş da kitaba almış,” düşüncesi içimi kemiriyor.

Ona ara verince de Geliş’e başladım. İlk kez Chiang okuyorum, bu kadar akıcı bir şekilde bu kadar detaylı ve karmaşık kurguları anlatması epey hoşuma gitti açıkçası. Gidişatı çok merak ettiriyor. İhsan Abi’nin çevirisini de es geçmemek lazım.


(Hazal Çamur) #34

Güç - Naomi Alderman

Bu kitap hakkında iki nokta var ki beni sıkıntılara gark ediyor. Şöyle:

Ya kitap olayları yüzeysel geçiyor ve düzen değil karakter kitabı olmayı seçiyor, ya da yayınevi bazı yerleri atlıyor. Neden mi? Zamanında aynı yayınevinin Masaldan Öte, Melete kitabında biri 24 diğeri 26 yaşındaki kız kardeşlerin konuşmalarını 12-13 yaşındaki kızların konuşmalarına benzetmiştim. Sinir bozucuydu. Sonrasında (yorumu Goodreads’te yaptım) bir başka kullanıcının çeviriyi karşılaştırdığına şahit oldum. Orada benim yaşları çok daha küçük kızlara benzer konuşmalar içerdiğini söylediğim karakterlerin, aslında mesela erkeklerden bahsederken üstü kapalı biçimde cinsel içerikli şakalaştıklarını gördüm.

Bu bir iddiaydı. Doğrudur ya da yanlıştır, kendim karşılaştırmadım. Fakat 24 ve 26 yaşındaki iki kadının konuşmalarındaki naiflik çok canımı sıkmıştı.

Hal böyle olunca bazı noktalarda yayınevinin müdahalesi var mı diye düşünüyorum. Bunu Misis Kitap’ın yayın yönetmeni ile doğrudan konuşacağım.

Bunu bir kenara bırakacak olursak, çabuk okunan ama aradığım derinliği bulamadığım bir kitap oldu. Beklediğim sistem eleştirisini yakalayamadım. Konu çok güzel, 3’ü kadın 1’i erkek olmak üzere toplam 4 karakterin gözünden izliyoruz. Fakat karakterlerin birleştiği ortak payda kısmında, yani eklemlerde sıkıntılar var. Keyifli bir okuma seyri sunuyor, ona lafım yok. Fakat yoğun bir alt metin mevcut değil. Daha çok kurgu odaklı ve karakter odaklı ilerliyor diyelim.

Yaşanan olaylar da bir bakıma gerçekçi. Özellikle kadınların Güç’ü elde ettikten sonra birbirleriyle girdiği rekabet de dikkate değer. Fakat bazı noktalar daha da derinleştirilmeliydi bana kalırsa.

Kitabın yarısındayım. Aradığımı pek bulamadım. Eseri yanlış kategoriye koymuşum kafamda. Öte yandan yayınevinin hitap ettiği kitle için güzel bir kitap. Görece genç okurların kölelik boyutundaki ilişkileri aşk diye okumasının yanında nimet kalır.


(Cankut Değerli) #35

Katılıyorum. Centilmen Piç gerçekten de harika bir seri, tekrar okuma planları yapıyorum şu ara. :slight_smile:
Benim ne okuduğuma gelirsek, Kahinin Gülü serisi. Kitap beklediğim hareketi tam olarak vermiyor ama sıkmıyor da ve Margaret Weis ve Tracy Hickman’dan bir çöl kurgusu beklemiyordum. Daha ilk kitaptayım ama nedense serinin sonunu merak ediyorum ben. :smiley: Bakalım…


(xxxxxxxxxxxx) #36

Seri çok fazla övülüyordu zaten, bu türün sevdalılarından olmama rağmen fazla bile beklettim. İlk kitap çok güzel gidiyor şu anlık, bakalım ikinci ve üçüncü kitap da böyle mi :hanci:


(Cem) #37

Şu an Göktuğ Canbaba’nın yazdığı Tılsım-ı Kudret’i okuyorum.
Öncelikle kitabın masalsı ve zengin anlatımını beğendim, yazısıyla büyüleyici atmosferine sokuyor roman.
Indiana Jones esintileri çok tatlı, tabii temel olarak alınmış. Aksiyon dozu yerine, gizem ve araştırma dozu daha yoğun. Genel olarak ilgi çekici ve okuması hoş bir kitap. Olumsuz olarak gördüğüm kısımsa; yer yer karakterler, aralarındaki ilişkiler ve olaylarla ilgili anlatımların tekrarının gereğinden fazla olduğunu düşünüyorum.
Ancak okuyun, güzel. Osmanlı, tılsım, muska, gizem, fantastik unsurlar ve sürükleyici anlatım. En azından şans verin derim.


Beğendiğiniz Kitap Alıntıları
(xxxxxxxxxxxx) #38

Benim de elim bugün Oğuz Atay’ın Demiryolu Hikayecileri’ne gitti, gerçekten çok başarılı. İnanılmaz derecede beğendim, doyamadım bir de akşamüstü yatağımda hasta hasta yatıyorken Mehmet Atay’ın kusursuz sesinden tekrar dinledim. Herkese öneririm, inanın pişman olmazsınız.


(Fahrettin Levent) #39

Ben de şu an demir druid günlükleri serisinin ikinci kitabını bitirdim. Mitolojik kitaplar arayan arkadaşlara özellikle tavsiye ederim. Başrolümüz druidlerin sonuncusu olan Atticus O’sullivan. Arizona’da çölün ortasındaki küçük bir kasabada yaşıyor. Bu kitapta kelt tanrıları, cadılar ve diğer fantastij yaratıklar var. Üçüncü kitap Thor ve norse mitolojisiyle ilgili. Seri kolay okunan ve sıkmayan bir özelliğe sahip.


(Hazal Çamur) #40
Özet

Yukarıdaki yorumum kitabın 250li sayfalarından sonra bir hayli değişti. Şu anda Güç için oldukça farklı düşündüğümü ve bunun olumlu yönde olduğunu söyleyebilirim :slight_smile: Kitabı merak eden arkadaşlara duyurulur.

İncelemesi yazıldı, kuyruğa girdi.

Kadınlık Daima Bir Muamma - Ayşegül Utku Günaydın

Biz Kayıp Rıhtım ailesi olarak Ayşegül’e bir hayli aşinayız. Gerek Kayıp Rıhtım Tartışıyor’da canlı yayında ağırlamışlığımız vardı, gerekse kendisi Delidolu ve Desen Yayınları adına güzel çalışmalarıyla hep takdirimizi toplayan bir isimdi.

Ayşegül’ün daha önceden İyikitap Dergi’de makalelerini okumuş biri olarak, hem diline hem de bilgisine hayrandım. Şimdiyse doktora tez çalışmasını Metis gibi bir devle kitaplaştırarak ülkenin edebiyat çalışmaları külliyatına olduğu kadar, edebiyatın kadın kolları kısmına da büyük bir katkıda bulundu.

Dil aynı tatlılıkta, bilgi birikimiyse kendinden daha azını beklemeyeceğim bir seviyede. Kadın yazarlarımızın ta Osmanlı devrinde nasıl “özneleşmeye” çalıştığı (kitapta geçen bu tanımı çok sevdim) ve bunu başardığını izlemek harika. Öte yandan o gün yapılan kimi şeylerin bugün sözde modern bizlerce yapılmıyor olması bir o kadar ürkünç.


(Muhammed Dogan) #41

Drizzt serisi , iki kılıç kitabını okudum yeni. Tek eleştirim serinin sonlarına doğru yaklaşmış olmam ve bu yüzden üzülüyorum :confused: drizzt serisi beni kendine gerçek manada bağlayan serilerden biridir. hatta ejderha mızrağı serisine başlayayım bu seri bitmeden dedim ama bir türlü ısınamadım, seri önerilerine açığım :slight_smile: