Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(kimyager _ferhat gürdoğan) #414

İthaki Bilimkurgu klasiklerinden Frankenstein’ı okudum.Çok beğendim.Hep filmlerde görüyordum.Biraz hikayeyi biliyordum ama fazlası varmış.200 yıllık bir baş yapıt.


#415

James Tiptree Jr. - Uzaktan Kumandalı Kız

Ursula Le Guin’in önsözü ile 70 sayfalık kısa bir hikaye… Alice Bradley’in anlatımı çok farklı geldi. Doğru tabiri bu mudur bilmiyorum ama dördüncü duvarı yıkan bir üslubu var. Benim hoşuma gitti. Kitabın başından sonuna bir Ghost In The Shell atmosferi canlandı zihnimde. Sonuç olarak beğendiğim bir kitap oldu.

Düzenleme : 1998 Yapımı kısa bir TV filmide mevcut. Youtube’da bulabilirsiniz.


(Emre ) #416

sineklerin tanrısı, malesef mina urgan eski dile uygun bir çeviri yapmış, bazı reaksiyonlar özellike “yuha” kısmı kitaptan koparıyor. kitap bazı yerlerde mükemmel edebiyat yapmasına rağmen bazı yerlerde “gitti, geldi, şu oldu , bu oldu” gibi basitliğe kaçıyor. kitabı okurken sürekli dikkatim bozuldu benden kaynaklanıyor da olabilir.


#417

John Milton - Kayıp Cennet

Yıllardır ha şimdi ha sonra derken nihayet alıp okumaya başlayabildim. Şeytan hiç bu kadar karizmatik, idealist ve güçlü anlatılmamıştır heralde.


(fatih çetin) #418

Korku (Stefan Zweig) adlı kitabı okudum. Kitaba ismini veren bu duyguyu Zweig abimiz enfes işlemiş. Kitabı okurken sizin içinizde de bir korku kaplıyor. 70 sayfa ama okurken bitmesini istemiyorsunuz.

Konusuna gelirsek; mutlu bir evliliği olmasına rağmen bir anlık bir heyecan ile genç piyanist ile ilişkisi başlayan Irene Wagner karakterini anlatıyor. Aldattığının ortaya çıkacak olma korkusu karakterimizi içten içe kemiriyor.

1-2 saatte bitebilecek güzel bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.


#419

Dediğiniz gibi o bize yaşattığı korkuyla okurken her kurgu eserlere yapmaya çalıştığım gibi sonucu bulmaya çalışmamıştım. O yüzden şaşırtıcıydı da bir yandan. eşinin karşılayışına da hayran kaldım


(fatih çetin) #420

ben de böyle bir son beklemiyordum.


#421

Sislerin Vampire-Christie Golden

İki yüz sayfa okudum, şu an hikayenin ta başındaki amaç için hala doğru düzgün bir gelişme olmadı.

Jander intikam için Barovia’ya gitti ve nereden baksak 150 sayfadır Strahd ile ev arkadaşlıklarını okuyorum.

Kurguda zaman hızlı akıyor. Seneler, günler gibi harcandı gitti. Kitabın başında Sasha yoktu, doğdu, 30 yaşına geldi.

Okuduğum kadarıyla oldukça memnunum gidişattan, evrenle tanıştım öncelikle. Jander Sunstar çok güzel bir karakter, kitabın dili gayet akıcı. Günde 50 sayfa okumadan bırakmıyorum, kitap bıraktırmıyor da kendini.

Çeviriyi de beğendim, çok nadiren garipsediğim yerler oldu. Mesela:

“Yaşamımı kurtardı.” Bu cümle dikkatimi çekti. Hayatımı kurtardı, yerine bu cümle tercih edilmiş ve sürekli bu şekilde kullanılmış. Orijinal haline bakmadım kitabın o yüzden neden böyle bir tercihte bulunmuş çevirmen bilmiyorum. Kulak kaşındırıyor azcık: “Yaşamımı kurtardı.”

“Sayın Bayan,” gibi yine garip çeviri ile karşılaştım. Jander zarif ve nazik biri ama bu çeviri eğreti geldi bana. Duman şarkısı gibi :smiley:


(Ahmet Boyraz) #422

Maymunlar Gezegeni’ni okudum. Kısa sürede okuyup bitirdiğim ilk kitap. O ne finaldi öyle! Hala okumayan varsa öneririm. :slight_smile:


(Yasin) #423

Ayrıntı bilimkurgu serisinden çıkan , John Shirley’in Yeni Tabuları’nı okudum. Kitap bir uzun öykü, iki kisa makale ve bir röportajdan oluşuyor. Öyküye bayıldım. Hatta birkaç yerde beni dehşete düşürdü. Makaleler oldukça güncel ve bilgi verici. Röportaj ise çok eğlenceliydi. Kısacası kitaba bayıldım. Herkese tavsiye ederim. Bilimkurgu sevmeyenler dahil.


(Ahmet Boyraz) #424

Uzayda Piknik - İlk başlarda sıkıcı geldi fakat haksızlık edip yarıda bırakmayarak iyi etmişim. :slight_smile: Bakalım devamı neler gösterecek.


(Ahmet Boyraz) #425

Bir ara elime alıp kasaya doğru yönelip tekrar vazgeçip almadığım bir kitap. Hata etmişim gibi geldi bu yorumunuzu görünce. :slight_smile:


(m) #426

Yakma Zevki… Bazı hikayeler çok havada kalsa da genel olarak iyi gittiğini söyleyebilirim


(Yasin) #427

Maya Kitap etiketiyle çıkan Kızılderili Masalları’nı okudum. Gayet güzel bir baskı, yeterli bir çeviri ve iyi bir editörlükle yayınlamışlar kitabı. Masal sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. İçinde vasat olduğu kadar güzel masallar da var.


#428

Wulf Dorn- Karabasan
Kitabın ismine bakarak genelde ergen kitabı diye bırakılıyor aslında alakası yok. Yazar eskiden psikiyatr ve Şizofren diye ilk kitabını yayınlıyor ve yazarlıktan daha çok hoşlandığı için devam ettiriyor. Psikolojik-Gerilim kitapları yazıyor ve 1 gece de 1 kitap bitirdiğimi biliyorum.


(kimyager _ferhat gürdoğan) #429

Bir Mars Destanı’nı okudum.İçinde mükemmel öyküler var.Son iki öyküde geçen Prof. Haskel Van Manderpootz süper bir kararter.Gerçek hayatta olsa tanışmak isterdim. :smile: .İcatlarına bayıldım.Öykülerin konularına kısaca değinmek gerekirse; Marsa yolculuk yapan Ares gemisiniz başından geçen iki öykü.Marslıların sempatik davranışları, korkutucu yaratıklar.Bir bilim insanın geliştirdiği ilaç ile mükemmele ulaşan uyum ve sonrası.Bir diğer öykü ise Pygmalion’ın Gözlüğü yani şuan ki sanal gerçeklik 1934-1935 yılları arasında yazılmış olması geleceği öngörmesi alkışlanacak bir öykü :clap:t6: Jüpiterde geçen bir macera.Prof. Van Manderpootz 'Eğer Dünyaları.'Ya yapmadığınız bir şeyi yaptığınız dünyada nasıl sonuçlar getirdiğini görseydiniz.Son öyküde yine Prof. Manderpootz süper icatlarından 'İdeal.'İstediğiniz ideali görün.


(fatih çetin) #430

Gotik Öyküler’i okudum.

Birbirinden kaliteli 7 yazarın 7 hikayesinden oluşan bu derleme korku edebiyatının güzel örneklerini bünyesinde barındıran bir kitap. İçindeki hikayelere gelecek olursak;

  1. Sarı Duvar Kağıdı (Charlotte Perkins Gilman) : Bir kadının yazlık evinde bulunan sarı duvar kâğıdı ve onunla kurduğu tuhaf bağı anlatıyor.

  2. Papazın Kara Peçesi (Nathaniel Hawthorne) : Rahip Hooper’ın yüzünü tamamen örtmesiyle çevresindeki insanların üzerinde oluşturduğu tekinsizlik hissiyatını anlatıyor. Bölüm sonundaki not ise konuyla alakalı ve dikkat çekici. Okumayı unutmayın.

  3. Kuledeki Oda (E.F. Benson) : Rüya ve gerçeklik arasında gidip gelen genç bir adamın sonunda korkularıyla yüzleşmesini anlatıyor. Rüyalardaki olaylar hoşunuza gidecek ve çok korkutacak.

  4. Duvardaki Fareler (H.P. Lovecraft) : Eski bir malikane, duvarlardan gelen sesler ve yeraltı şehrinin keşfi gibi unsurları anlatan enfes bir hikaye. En beğendiğim hikaye oldu.

  5. Topal Rahip (S.Carleton) : Efsaneleri, efsanevi varlıkları ve kurt adamları anlatan bir hikaye. Yazarın ilk eseridir.

  6. Ceset Hırsızları (R.L. Stevenson) : İki doktorun tekinsiz kişilerce sağlanan bedenler üzerindeki çalışmalarını konu alıyor. Yazarın ünlü eserleri de elimde. Kısa zamanda onları da okuyacağım.

  7. Berenice (Edgar Allan Poe) : Çiftlerden birinin ölüme olabildiğince yakın olması ve diğerininse eşinin dişlerine karşı duyduğu sapkın takıntısı anlatılıyor.


(Bahri Doğukan Şahin) #431

Bir yanlışı düzelteyim. Öyküler 1934-1935 civarında yazıldı. Weinbaum da zaten 1935’te öldü.


(kimyager _ferhat gürdoğan) #432

Aklımada geldi yanlış bakmışım teşekkürler bilgi için :+1:t6:


#433

Stanislaw Lem - Yenilmez

İthaki’nin Bilimkurgu Klasikleri içinden beğenmediğim bir kitap çıkmayacak galiba :smile: Kitabın yarısında sayılırım. Kaybolan “Kondor” adlı uzay gemisi ve mürettebatının başına gelenleri öğrenebilmek için “Regis III” isimli gezegene giden “Yenilmez” adlı uzay gemisi ve mürettebatının yaşadıklarını konu alıyor.

Bilim insanlarının bir gizemi araştırmak için hakkında hiçbir şey bilinmeyen bir gezegene inmesi ile başlayan bilimkurgu hikayeleri herşeyden çok ilgimi çekmiştir. Bu hikayede tam bu sevdiğim türdenmiş :+1:

Anlatımı çok sade yada çok ağır olmadığı için hoşuma gitti. Bir cümlenin en fazla 4-5 kelimeden oluştuğu, betimlemelerin yeterince yapılmadığı yazım tarzı bende ilkokul kitabı okuyormuşum izlenimi yaratıyor. Bilimsel ve Astronomi terimleri bolca kullanıldığı için o bilimkurgu atmosferine çok hızlı bir şekilde çekiliyorsunuz.