Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Damla) #677

Serinin en sevdiğim kitabı olabilir. Bazı olaylar aceleye getirilmişti ama Paul :heartpulse:


(kimyager _ferhat gürdoğan) #678

Douglas Adams- Hayat, Evren ve Her Şey
Yine macera dolu bir kitaptı. Seriye başlamakta kararsızlar varsa evren sizi bekliyor. Siz kimi bekliyorsunuz ?


(Turgay) #679

Mezarlarınıza Tüküreceğim - Boris Vian

İthaki Modern serisi ile tanıştığım bir eser. Genel anlamda akıcı bir üslüba sahip kitap. Kitabın bazı yerleri ağır erotizm. Yetişkinlerin okuması tavsiye edilir. :wink:


(fatih çetin) #680

Gece Yarısı Gezegeninden Raporlar’ı okudum.

Ayrıntı Yayınları bilimkurgu dizisinde okuduğum 3. kitap oldu. Diğer 2 kitapta olduğu gibi yine değişik kafalarda yazılmış hikayeler var. Kitapta Şişedeki Mesaj ve Değişim öyküleri, yazarın Fantastik Edebiyat’ta Irk konulu konferanstaki konuşmaları ve seriyi ortaya çıkaran Terry Bisson ile yaklaşık 30 sayfa söyleşi kısmı bulunuyor.

Şişedeki Mesaj adlı öykü; sanatçı olan Greg’in arkadaşının kızı Kamla ile olan ilginç arkadaşlığından oluşuyor. Kamla büyüme eksikliği olan bir çocuktur. Yavaş büyümesine rağmen ilginç konulara merak salıyor. Evlilik ve çocuk yapma telaşı, türcülük ve gen aktarımı gibi konulara değiniyor. Sonlara doğru kafam biraz çorba oldu ama beğendim öyküyü.

Değişim adlı öykü ise çok değişik bir öykü olmuş. Ne anladın desen cevap veremem. Abi kardeş var, abinin sevgilileri var. Anne çok değişik bir varlık galiba. Neyse işte pek beğenmediğim (anlayamadığım için) bir öykü oldu.

Serinin şimdilik elimdeki son kitabı Yeni Tabular’ı okumaya başlayacağım.


(Ahmet Boyraz) #681

PKD - Kader Ajanları’na başladım. İkinci Tür adlı öykü neydi öyle yahu? Yaratılan atmosferi iliklerime kadar hissettim açıkçası ve sonu da beni çok şaşırttı çok. Okunacak 24 öykü kaldı. :slight_smile:


#682

Clive Barker Lanetlenme oyunu bitti. Beğendiğim bir korku-gerilim romanı oldu.

Roman, II. Dünya Savaşının bittiği 40’lı yılların ortalarında, bir nevi şeytan ile anlaşma yapan kumarbaz bir hırsızın hikayesi ile başlıyor ve olaylar genel olarak 90’larda geçiyor. Korku-Gerilim türü sevenlere tavsiye ederim.

Bugün Marvin Harris - İnekler, Domuzlar, Savaşlar ve Cadılar’a başlayacağım.


#683

Şu anda Mitat Enç’ in Bitmeyen Gece isimli kitabına başladım. Biter mi bitmez mi Allah bilir. :slight_smile:


#684

YARIM DUNYA
Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplar arasındaydı, yeni okudum.
Kitap zevkle okutuyor kendisini, olaylar ve kurgusu akıcı. Aynı zamanda alışılagelmişin dışında bir kurguya sahip.
Fakat, karekterlerin ayrıntılı işlenmesini sevenler ve sahneyi gözünde ayrıntılı bir biçimde canlandırmak isteyenler betimlemeler açısından tatmin olmayabilir. Fantastik Kurgu romanlarında doğaüstü olgulardan bahsedildiği için betimlemelerin canalıcı bir nokta olduğunu düşünüyorum.
:fleur_de_lis:️ Yine de okunmaya değer bir kitap , zaman kaybı olmayacaktır.


(Yasin) #685

Türker Ayyıldız-Vapurlara Küsmek

Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü sonuna kadar hak eden bir yazar ve kitap. Yazarın dili çok güzel, çok temiz ve oturmuş. Hikayeler birşeyler anlatıyor. Çoğu modern öykü yazarında olduğu gibi sadece dile yüklenip içeriği boş bırakmamış yazar. Hem dil hem içerik yönüyle tatmin edici bir eser. Bazı öykülerin kahramanları ortak. Çok sevdim bu kitabı. Yazarın diğer öykü kitabı Şikeste’yi de listeme ekledim.

Sırada canım Peter Straub’dan Gizem romanı var.


#686

Innsmouth’un Üzerindeki Gölge - H.P. Lovecraft

Cthulhu ile alakalı daha geniş bir öyküsünü okumak çoooook zevkliydi. İkinci kitabıyla birlikte Lovecraft sevgim fazlasıyla arttı. Dehşet, merak, endişe bir sürü duygu yaşayarak okuyorum.


(Erdal Hellaçoğlu) #687

Boris Vian - Mezarlarınıza Tüküreceğim

Yarıya geldim. Kitabın anlatımı, akıcılığı çok güzel. Ama biraz fazla mı erotik sanki :thinking:


(Turgay) #688

Aynen ben de okuduğumda aynı hisse kapıldım. :grinning:


#689

Rüzgarın Adı / Patrick Rothfuss

O kadar pişmanım ki bu kadar geç okuduğum için. Çok çok çok güzeldi. Hikaye, karakterler, anlatım şekli. Her cümle özenerek yazılmış gibiydi. Fantastik kurgu tamam ama kitap buram buram edebiyat kokuyordu. Daha önce bir kitabı okurken bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum.

Kvothe’yi çok sevdim ve o kadar bağlandım ki karaktere çoğu zaman kendimi onun yerine koydum. Parasız kaldı üzüldüm, dayak yedi benim canım acıdı, aşık oldu beni de aşık etti karaktere, yeri geldi kazandığı her kuruşta kendim kazanmışım gibi sevindim. Bazen sırıtarak okudum bölümleri, bazen de gözlerim yaşardı. Böyle bir deneyimi harbiden beklemiyordum.

Son olarak en çok beğendiğim satırları alıntılamak istiyorum;

Tarihçi kalemini aldı, ama onu mürekkebe batıramadan önce Kvothe elini kaldırdı. “Başlamadan önce bir şey diyeyim. Geçmişte hikayeler anlattım, sözcüklerle tablolar çizdim, ağır yalanları ve daha da ağır gerçekleri dile getirdim. Bir keresinde kör bir adama renklerin şarkısını söyledim. Yedi saat çaldım ama emeğime değdi. Sonunda onları görebildiğini söyledi; yeşiliyle, kırmızısıyla, sarısıyla. Sanırım o bile bundan daha kolaydı. Yani sadece sözcükleri kullanarak o kadını anlamanı sağlamaya çalışmaktan. Onu hiç görmedin, sesini hiç duymadın. Bilemezsin.”


(yunusemre) #690

Kemal tahir- Kurt kanunu
Yakın tarih hakkında düşünmemi sağlayan bir eser,çoğu yorumuna katılmasamda.


(kimyager _ferhat gürdoğan) #691

Douglas Adams- Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler. İlk 3 kitaptan farklıydı. Romantizm olmuş bu sefer. Yinede sıkmadan okutuyor kendini.


#692

Ya sen aşırı hızlı okuyorsun kıskanıyoruum.


(Emre ) #693

-Böyle Buyurdu Zerdüşt

Kitap tamamen aforizmalarla yazılmış gibi. Zerdüşt’le belirli konular üzerinden yürümüş hep. Üstinsan denilen bir olgu oluşturmuş ve onu açıklamaya çalışmış Nietzsche. Kitap tamamen aforizmalarla dolu olduğu için neden popüler olduğu belli. Evet her konu hakkında insanın ve dünyanın bütün kötülüklerini çok güzel açıklamış ama okurken şöyle hissettim ben bunları zaten biliyordum ve sürekli yakınıyordum. İyi ama bunları nasıl değiştireceğizi soruyordum okurken ama kitapta bunlar yok. Biraz bana Gazali’yi anımsattı. Gazali de yatın uyuyun lan bomboş gezin her şey Allah’tan gelir, kaderden öte bir şey yoktur gibi saçma sapan bir düşünce atmıştı ortalığa ve İslam’a inanan büyük bir kitle çöküşe geçmişti. Bu kitapta da: “İnsanoğlu ve dünya çok kötü” kaçın, uzaklaşın mesajı var hep. Zaten pesimistik bir insanım iyice dibe vurduracak beni. Anlamak için de kitabı tek seferde bitirmek yanlış. Yavaş yavaş okuyorum bakalım ama anlattığı şeyler çok değerli zaten insanları az çok tanıyordum ama diğer kitaplar gibi bu kitabı bitirdikten sonra da çevrem-dünya değişmeyecek zaten boktan hayatıma geri dönüş yapacağım. Kendini değiştirmeye yarayabilir tabiki.

“insan ancak kendi hayatını ve kendi içini yaşar. bana benim olmayandan başka ne düşebilir? benim olan bana döner, sonunda bana döner.”


(Kaan Aşkın) #694

Sen bi de Max Stirner oku. Nietzsche’nin intihal, Marx’ın da laf yetiştirmek için kıçından terler akıttığı korku kaynağıydı.

Bu arada Ebu’l Alâ el-Maarrî, Gazali ve türevlerinin pekmezini akıtır ve yedirir.


#695

Sen ‘Alo’ demeden önce.

Az önce bitirdim. İtalo Calvino’nun okuduğum ilk kitabı oldu. Kitap daha önce dergilerde yayınlanmış veya yayınlanmamış öykülerin derlemesi. İlk kısım öyküleri daha çok sevdim. Kitabın diğer yarısı o kadar içime sinmese de en sona doğru hayali Henry Ford diyaloğu çok güzeldi. Yüz karası isimli öyküde herkesin hırsız olduğu bir ülkede dürüst birinin varlığına dair öykü ve sonunun günümüz toplumuna benzerliği hayran bıraktı.

Genel olarak insan, zulüm, politika, ilişkiler ve hayatta edindiğimiz bazı anlamların aslolan anlamı görmemize engel olan boş ve manasız işker olduğu mesajlarını veren öyküler. Bazı öyküleri anlamlandıramdım sanıyorum dönem farkı bunun sebebi. O an anlam taşıyan şey bugün benim için belirsiz. Genel olarak iyiydi lakin kısa sayfasına rağmen bitirmek güç oldu benim için.


(Emre Saydam) #696

Batılı Gözler Altında

Eserin içinde konu olarak siyaset, aşk ve suçluluk duygusunun birbirine karıştığı bu sürükleyici bir akış var.Yazar sık sık derinliklere inmeyi bunla beraber sık sık güzel mesajları da vermeyi ihmal etmemiş.Dili oldukça sade olan bu eserin olay örgüsü temel olarak üniversiteli bir gencin kendisini Rusya’da casusluk oyununun içinde görmesini konu alır. Çok beğendiğini bir eser oldu, şayet tür olarak sizin alanınıza giyiyorsa okumanızı içtenlikle tavsiye ederim.