Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


#1618

Ray Bradbury - Yakma Zevki

Kitap kısaca, Fahrenheit 451 yazılmadan önce Ray Bradbury’nin yazdığı öncül hikayeleri içeriyor. Açıkçası ben başlamadan ön yargılıydım. Zaten Fahrenheit 451’i de çok çok beğenmemiştim ama hikayelerin şu an için okuduklarım hoşuma gitti. Bazı hikayeler Fahrenheit 451’e çok benzediği için okumamış olanlar için önce Fahrenheit 451’in okunmasını öneririm. Onun dışında çok büyük bir Ray Bradbury hayranı değilseniz okuyabileceğiniz pek çok başka kitap varken zaman ayırmaya değer mi emin değilim. Ben beğendim ama olmazsa olmaz olarak görmüyorum.


(Umut K.) #1619

John Gribbin - Bilim Tarihi

Kitabı kısaca tanıtmak gerekirse: Bilim Tarihi dünyayı algılayışımızı değiştiren insanların ve onların içerisinde yaşadıkları altüst oluş dönemlerinin büyüleyici öyküsüdür.
Yani kitabın ismine aldanmayın. Bu kitabın ismi ‘‘Bilim İnsanlarının Yaşamları’’ olsa içeriği hakkında daha açıklayıcı olurdu.

Kitap Kopernik döneminde başlıyor. Rönesans öncesindeki insanlara ve buluşlara ise çok az yerde değiniyor. İlk önce bilim insanlarının yaşamı hakkında bilgiler veriliyor, sonra da bilim insanının buluş ve keşiflerine değiniliyor. Klasik dönemde bilimle uğraşan kişiler az olduğundan, bu dönem kişileri hakkında daha fazla bilgi veriliyor. Zaman ilerledikçe ve o dönemde bilimle uğraşan kişi sayısı arttıkça, artık kişiden ziyade keşif ve buluşlara daha çok değiniliyor. Yaşamlar kısmında en çok gördüğüm şey, klasik dönemdeki bilim insanlarının birbiriyle olan bağı. O onun hocası, o onun bilmem nesi, o onu ölmeden ziyaret etti vs. diye bolca şey okumak mümkün.

Dönemler:

Kitabın baştaki “Teşekkürler” kısmında John Gribbin, yazılan sözlerin bilim insanları olmayanların da iyi şekilde anlamasına yardım ettiği için karısına teşekkür ediyordu. Bunu iyi olarak başardığını söyleyemem. Bir sürü farklı farklı insanın hayatı, bir sürü farklı farklı keşif ve buluşları arka arkaya okumak ise çok yorucuydu. O yüzden her bölümde bir, kurgu kitap okuyayım dedim. Buna rağmen yine de yorucu bir deneyimdi. Hele hele jeolojiyle ilgili bölüm insanı bitirecek cinsten. Modern Zamanlara geldiğinizde ise sayısız keşif ve buluşu arka arkaya görüp bunları özümseyebilmek de oldukça zor. Yani bu konularda bilginiz yoksa, o kadar çok şey görüyorsunuz ki, kitap bittiğinde kaç tanesi aklınızda kalır bilemem. (Çok az olacağı kesin.)

Yani kısaca, rönesans döneminden itibaren hem bilim insanlarının yaşamını hem de onların buluş ve keşiflerini öğrenmek ilginizi çekiyorsa ve kurgudışı kitaplar sizi yormuyorsa veya yukarıdaki anlattıklarım sizi zorlamayacaksa keyifle okuyabilirsiniz. Ben zorlansam da yine de okuduğum için mutluyum. Sonuçta hiç bilmediğim yeni insanlarla tanıştım, yanlış bildiğim bazı şeylerin doğrusunu öğrendim. Tabii, keşke Isaac Asimov’un Bilim ve Buluşlar Tarihi adlı kitabını okurken aldığım keyfi bu kitapta da alabilseydim.


#1620

Yakın bir zamanda ben de başlamayı planlıyorum bu kitaba ve muhtemelen sizin dediğiniz gibi bölüm aralarında kurgu molaları vererek okuyacağım


(∆) #1622

Nevernight’ı okuyan var mı?

Yorum alabilirsem sevinirim.

Kitabın konusu ilgimi çekti ancak olumsuz yorumlar kafamı karıştırmış durumda.

Genç-yetişkin romanı olduğunu söyleyenlerle karşılaştım.

Kitabı tavsiye eder misiniz?


#1623

Ben bitiremedim… Çok yavaş ilerliyor hikaye ve klişe olaylarla dolu olmasına rağmen karışık bir anlatım var ve epik bir dünya yaratılmak istenirken saçmalanmış. Ben tavsiye etmem.


(∆) #1624

Teşekkürler, yorumunuz için.

Doğrusu kitabın tanıtımı yapılırken suikastçiler okulu konsepti ve epik fantastik denilince çok ilgimi çekmişti ancak böyle sağlam bir tema olmasına rağmen kitabın gündem olmaması da ben de şüphe uyandırdı mutlaka eksik bir şeyler olmalı diye düşündüm ve şüpheye düştüm.

Zaman çarkı, kral katili güncesi gibi kitapların seviyesinden çok uzak anlaşılan, sanırım almayacağım kitabı.


(Ahmet Boyraz) #1625

jpeg

Başkan Bilimkurgu Serisinden okuduğum ilk kitap Mars’tan Gelen Ölüm olmuştu. Şuan serinin 18. Kitabı olan Süper Kompüter Colossus’u okuyorum. Randa’nın kitabına göre daha oturaklı daha iyi bir eser.

Yazarın tarzı bana Asimov’u animsattı hafiften. Karakterlerin iç dünyası, konuşmalar ve olaylar gayet iyi işlenmiş. Bakalım finali nasıl olacak.


(fatih çetin) #1626

Kitap, alışveriş sitelerinde 200 sayfa belirtilmiş ama elimdeki İthaki basımı 165 sayfa. Bir eksiklik var mı acaba?


#1627

Kitap 165 sayfa. satış sitelerinde olan bilgi yanlış.


(Yasin) #1628

Dostoyevski’nin Suç Ve Cezası’nı okudum. Şu an yorumlayamıyorum ama şunu diyeyim:Dostoyevski sen ne büyük bir yazarsın öyle. Ne büyük bir dehasın.


(Erdal) #1629

Philip K. Dick - Alfa Ayının Kabileleri

Kitabı yeni bitirdim ve çok sevdim. Başından sonuna kadar sizi içinde tutan ve çok özgün bir kurgu oluşturmuş üstat. Hem alttan alta verdiği mesajlarla dünyada sadece normal insanlara yaşam şansı verilip, akıl hastalarının dışlanmasını anlatırken, bir yandanda mizahi bir dille akıl hastalarının kendilerine ait bir dünyaları olsa neler olurdu onları okuyoruz. Tabi onların kurduğu bu düzenin karşısına da yine dünya ve Amerika çıkıyor.


(fatih çetin) #1630

Yasa Kitabı ve Yalanlar Kitabı (Aleister Crowley) okudum.

Kitabı okurken çok değişik kafalar olduğunu anladım. Biraz internet araştırması ile neden böyle bir kitap yazdığını anladım. Kitap bana ve genel olarak birçok kişiye de hitap edeceğini düşünmüyorum. Pek fazla bir yorum yapamayacağım o yüzden. Kısacası ruh halim aşağıdaki gibidir.


#1631

Crowley’in ezoterik saçmalıklarına temel oluşturmak için yazdığı bir kitap. Belki de sadece şöhret için yazmıştır. Felsefi bir kitap diyenler var fakat benim bildiğim felsefe akla ve mantığa dayanır ki bu kitapta pek yok.

Crowley bazı kesimlere ses getirdi fakat bence Türkiye’de mehdiliğini ilan edip vahiy aldığını iddia edenlerin eğitimli hali sadece.


(Emre ) #1632

Dune ikinci kitapta noldu ya? Sanki başka bir kitap okuyormuşum gibi niye böyle oldu ): Bir de hemen ensest muhabbeti girdi zaten araya ne yazsam bilemedim.


(galeme) #1633

Güzel değil mi? Ben ikinci kitabı çok beğenmiştim. Biraz geçiş kitabı gibiydi sanırım, öyle aklımda kalmış hafızam iyi değil. Üçüncü kitap da ilk ikiye nazaran bir tık daha az güzel gelmişti bana. Bu siteye de yorum atmıştım sanırım.


(Emre ) #1634

Yok, güzelliğinde değil mesela daha sonuna gelmedim zaten. İlk kitabı okurkenki gibi burnumda baharat kokusu, dilimde pas tadı oluşmuyor sorun o. Daha çok iç mekan takılıyorlar, yeni karakterler felan ondan sanırım. Şu Yüz Dansçılarını sevdim ama baya, özellikle Scytale.

Tamam bir de iyi genlerin çiftleşmesini her zaman savunurum da Paul Atreides’e yakışmadı bu olay. Her şeye açığım ama bu olayı içselleştiremem maalesef.


(Atakan) #1635

Yaban Diyarlarda Yabancı - Robert A. Heinlein

Kitap, Marslılar tarafından yetiştirilmiş bir insanın dünyaya gelip alışmasını ve kendi kilise toplumunu kurmasını anlatıyor. Kitabın ön sözünde bahsedilen 220.000 kelimeden 160.000 kelimeye düşürülüşünü kitabı okuyunca anlıyor insan. Dinler ve cinsellik üzerinden ilerleyen bir kitap. Ben okurken beğendim. Uzunluğu tam yerinde. Yaklaşık 2 haftada bitirdim. Okumanızı tavsiye ederim.


(galeme) #1636

Sen deyince fark ettim de evet bu konuda haklısın. Ama sana teminatını veriyorum, üçüncü kitap da ilk kitaptakinden bile daha fazla baharat kokusu hissedeceksin.


(Emre ) #1637

Umarım öyle olur ikinci kitap bittikten sonra biraz ara vereyim, Dune’yi özleyeyim tekrar döneyim, daha çok haz alacağımı düşünüyorum. Zaten etkisi geçmesin diye çok yavaş ve nadir okuyorum.


(Onur Uslu) #1638

Camilla Lackberg’in Vaiz adlı polisiye romanını okuyorum. Şu an çok fazla karakter ve tek bir cinayet var, bakalım nereye doğru sürükleyecek beni :grinning: